"Açıkgözler için hiçbir şey yazmayacağım. Dünyalarını kaybetmişler için… Kendim için yazacağım. Erken bunamışlara, hayalperestlere, çok acıklılara, bu dünyadan gitmek için hazırlık yapanlara yazacağım. Sevim Burak abla
"ilk tümce, kendi kendine gelir. her zaman, her yöne çekilen bir anlam taşır. 'demir kapıdan girdiler.' yazmaya oradan başlarım, bir daha da unutmam, nasıl başladığımı, çünkü, bütün çabam, sonuna kadar devirmemektir o tümceyi. ilk tümce, hikâyemin alınyazısıdır."
Kelimeler birer eylem olarak, realitenin analizini yapıp onun nasıl biçimlendirilebileceğini gösterirken, gerçekliği kontrol etmekteki tek UMUTTU. Kavramlar ve dil, gerçeğe ayak uydurmak için çırpınırken anlamsızlaşabilmekte, SLOGANLARA dönüşebilmekte, gerçek anlamları olmayan kalıplar haline gelebilmekte.