Ben seni sevdiğim kadar bir duvarı sevseydim şimdiye çiçek açardı Sen bana bir yaprak bile vermedin Meğerse senin kalbin duvardan bile katiymis Bunu anladim ben senin canın sağolsun
Gerçek bir biyografik film baya çabuk bitti film izlerken bian kpss geldi aklıma resmen bizim ülkem Filmde Monaj polis olmak ister bunun için delhide sınava girer bi yandan sınava hazırlanırken bir yandan da değirmende her yerde çalışır filmde çok güzel…devamıGerçek bir biyografik film baya çabuk bitti film izlerken bian kpss geldi aklıma resmen bizim ülkem
Filmde Monaj polis olmak ister bunun için delhide sınava girer bi yandan sınava hazırlanırken bir yandan da değirmende her yerde çalışır filmde çok güzel bi soz var
Dürüstlükle alınan düşük not hile alınan yüksek nottan yeğdir
Hüseyin Nihal Atsızın geri gelen mektubun hikayesi Nihal Atsız’ın öğretmen olarak çalıştığı okula bir gün bir hanım öğretmen gelir. O zamana kadar kimseye bakmayan, kimseyle pek alakadar olmayan Atsız içeri giren o öğretmene ilk görüşte aşık olur. Evet kelimenin tam…devamıHüseyin Nihal Atsızın geri gelen mektubun hikayesi
Nihal Atsız’ın öğretmen olarak çalıştığı okula bir gün bir hanım öğretmen gelir. O zamana kadar kimseye bakmayan, kimseyle pek alakadar olmayan Atsız içeri giren o öğretmene ilk görüşte aşık olur. Evet kelimenin tam anlamıyla bu bir ilk görüşte aşktır. Ve aşık olduğu o meçhul hanım öğretmene bu şiirin giriş kıtasını yazar. Bir zarfa koyar ve öğretmenin dolabına bırakır. Aradan günler geçer ve Atsız mektubuna cevap alamaz. O bir görüşte aşık olduğu kadın o mektubuna ve aşk ile yankılanan şiirine cevap vermemiştir. Atsız’ın büyük bir merakla, hasretle ve dört gözle yolunu beklediği cevap bir türlü gelmek bilmez. Daha doğrusu Atsız, mektubuna hiç bir cevap alamamıştır!. Sonraki bir zaman da kendi dolabını açar ki, bir de ne görsün!. Mektup zarfı bile açılmadan kendi dolabına bırakılmıştır.
Derin bir teessür, şaşkınlık ve biraz da hayal kırıklığı…
Söz susar, kelam başlar…
Yüreğinin dip dalgaları dile gelir ve şiir olur kelama dökülür.
Atsız bu şiirinin adını o gün Geri Gelen Mektup koyar ve gerisini tamamlayarak yayınlar. Malum aşığın meçhul sevgiliye bir mektubudur bu. Ne kadar derin bir aşk ve ne kadar derinden yanan, yankılanan bir sevda hikayesi bu böyle. Öyle olmasaydı bu kadar yanık sevda kokusuyla bu şiiri yazabilir miydi? Armağan olsun bütün sevda yüklü yüreklere..
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Dinmez! Ebedi özleyişin bestesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler!
Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma ‘Kaabil’
İmkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik
Hüseyin Nihal Atsız
Bazen dayanmaktır Sevmek; hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek… Bazen yaşamaktır Sevmek; soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek… Bazen ağırdır Sevmek; sevdiğine layık olabilmek… Ve bazen hayattır Sevmek; birini çok uzaktayken bile, …yüreğinde taşıyabilmek… -Özdemir Asaf
Birbirine iyi gelecek olan insanların hayatları aniden kesişir ve uzun zamandır tanıyormuş hissiyatı yaşarlar. Bazı ruhlar birbirlerine çok evvelden aşinadır...
Ormanda kadının biri yabanci biri tarafından ilaç ile uyuşturulur bunun sonucunda gözler hariç hiç biyeri hareket etmez Film güzeldi beğendim akıcı gerilimli güzeldi
Size kendi Psikoljimden bahsedebilirmiyim hocam Kafam karma karışık 22 yaşındayım 22 yıldır etrafıma bakıyorum Nefret, kavga ve ölüm Ölüm diyorum düşünebiliyor musunuz? Bizler edebiyat okuyoruz. Yer yüzünde yazılan en güzel şiirlerden haberimiz var . Okuduğum romanları düşünüyorum İnsanlar ne güzel…devamıSize kendi Psikoljimden bahsedebilirmiyim hocam
Kafam karma karışık 22 yaşındayım
22 yıldır etrafıma bakıyorum
Nefret, kavga ve ölüm
Ölüm diyorum düşünebiliyor musunuz?
Bizler edebiyat okuyoruz.
Yer yüzünde yazılan en güzel şiirlerden haberimiz var .
Okuduğum romanları düşünüyorum
İnsanlar ne güzel şeyler yaşamışlar hocam
İnanıyorum ki hala da yaşıyorlar
Ya biz hocam ya ben
Neden o duyguları hiç tanımıyorum
Bu beni çok korkutuyor....
Bir sonbahar hikayesi filmi
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz,…devamıGittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
Şükrü Erbaş