Çiçeklerin eksilen suyuna su, yazın yanına hatırayı ekledik, çekirge sesleri ve öğle güneşi altında narın olgunlaşmasını bekledik. Bekledik, başka başka odalarda çektiğimiz ağrı dinsin, bir çocukluk düşü gibi ince bir sızıya dönsün diye yaza sedeften bir anlam ekledik. Biliyorsun, bir…devamıÇiçeklerin eksilen suyuna su,
yazın yanına hatırayı ekledik,
çekirge sesleri ve
öğle güneşi altında narın
olgunlaşmasını bekledik.
Bekledik, başka başka odalarda
çektiğimiz ağrı dinsin,
bir çocukluk düşü gibi
ince bir sızıya dönsün diye
yaza sedeften bir anlam ekledik.
Biliyorsun,
bir baş dönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada,
ağırlığına duygunun, taşınamazlığına
ve yazlar hatıraya…
Sığındığımız konuşmalar kesecek mi ağrıyı?
Ağacın güzelliğindeki mana sönmeyecek,
köklerinde sürecek mi aşk?
Ah benim hayal kardeşim,
bizim bu aşktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar.
Daha dokunmadan kurudu irem Çöllere bir türlü yağamıyorum Yeni bir koşunun başlangıcında Biraz deprem sonrası Biraz şehir hülyası Bir kalp yangınından geriye kalan Siyah gözlerine beni de götür Artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri Sarardı tiryaki menekşeleri Sonbaharın…devamıDaha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum.
Pembe uçurtmalar yolladığından beri
Sarardı tiryaki menekşeleri
Sonbaharın tozlu kafeslerinde
Sevgi turnaları yakalıyorum
Turnalar gidiyor; ben kalıyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garında banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanlıkları
Yitik düşlerimi kovalıyorum
Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharın koynundan koparıp sana
İpek bir mendile sardığım yüreğimle
Şehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kalıyor; ben gidiyorum.
Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanları sorgulayan
Yanından geçen küheylanların
Korku tufanına yakalandığı
Siyah gözlerine beni de götür
Güneş ülkesinden gelen yiğitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayrılığın boynunu vursun.
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.
Yakılacak yara bu Yandırır diye içtim Dudakların şarabı Andırır diye içtim. Kahroldum gidişine İçtim peşi peşine Gönlüm senin işine Son verir diye içtim. Vurduğun günden beri Sormadın derbederi Ateş ettiğin yeri Söndürür diye içtim. Ne hâl bildin ne hatır Yazmadın…devamıYakılacak yara bu
Yandırır diye içtim
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hâl bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Sâkiye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflah olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
İçtim sensiz yarına
İçtim intiharına
Selviler diyarına
Gönderir diye içtim...
Zannetme bu dünya seninle döner. Sen yoksan saatler durur zannetme. Zannetme gidersen yıldızlar söner, Gelmezsen denizler kurur zannetme. Bir gün yorulursun yol bile olsan. Denize kadarsın sel bile olsan. Olmaz ya, dikensiz gül bile olsan, Güller hep tomurcuk kalır zannetme.
Deli rüzgar gördün ise haber ver, Züleyha'yı anlat bana bu akşam. Yüreğimde onulmaz bir sızı var Züleyha'yı anlat bana bu akşam. Senelerdir sokağına varmadım, Aylar oldu hiç rüyamda görmedim, Çekindim de kimselere sormadım, Züleyha'yı anlat bana bu akşam. Kovaladık sıra…devamıDeli rüzgar gördün ise haber ver,
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Yüreğimde onulmaz bir sızı var
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Senelerdir sokağına varmadım,
Aylar oldu hiç rüyamda görmedim,
Çekindim de kimselere sormadım,
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Kovaladık sıra yıllar yılları,
Savurdu ömrümü sevda yelleri,
Perişan mı zülüfleri, telleri?
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Anlat bana, şu canımı vereyim,
Çile çemberinde gönül sarayım,
Belki dayanamaz ama yüreğim,
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
O da benim gibi bakar mı yola?
Bakıp gözyaşını döker mi yola?
Burnumda tütüyor kokusu hâlâ,
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Alsan gelsen Karadağ'ın karını,
Söndüremez bu sevdanın korunu.
Kim doldurur Züleyha'nın yerini?
Züleyha'yı anlat bana bu akşam.
Herkes seni sen zanneder. Senin sen olmadığını bile bilmeden, Sen bile.. Seni ben geçerken, Derim ki, Saati sorduklarında; Onu “O” geçiyordur. Kimse anlam veremez. Tamir ettirmedin gitti derler şu saati. Ettirmek istiyor musun demezler. Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende…devamıHerkes seni sen zanneder.
Senin sen olmadığını bile bilmeden,
Sen bile..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sorduklarında;
Onu “O” geçiyordur.
Kimse anlam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezler.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Kuşlar vardır, cana benzer havalarda; Soğuksa kar, baharsa yaprak; Bir başına büyür toprakta ömrümüz, Güneşle yeşil elleriyle çıplak; Uslu ayaklarla başlamış yolculuk Yürünmez öyle, bazen durulur, Ve iner erenler katına yorgunluk; Kapanır sukun üzre kitaplar. Nefeslerle sürüp giden yaşamamız Bir…devamıKuşlar vardır, cana benzer havalarda;
Soğuksa kar, baharsa yaprak;
Bir başına büyür toprakta ömrümüz,
Güneşle yeşil elleriyle çıplak;
Uslu ayaklarla başlamış yolculuk
Yürünmez öyle, bazen durulur,
Ve iner erenler katına yorgunluk;
Kapanır sukun üzre kitaplar.
Nefeslerle sürüp giden yaşamamız
Bir su kenarına gelir durur;
Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;
Yürünmez öyle hep, bazen susulur...