(...) Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine; Kiminin rengi ak, kiminin sarı. Ah, beni vursalar bir kuş yerine! Akşamları gelir incir kuşları... Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında. Hayatla doldurur bu boş yelkeni O mâsum bakışlar...Su…devamı(...)
Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine;
Kiminin rengi ak, kiminin sarı.
Ah, beni vursalar bir kuş yerine!
Akşamları gelir incir kuşları...
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O mâsum bakışlar...Su kenarında
Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni
(...)
Süsledim gelin misali gençliğimi sandığıma kaldırdım Sensiz geçen yılları sildirdim, sana yeni zaman aldırdım Sen aydınlığa, ben sana hasret Gel eritir demirleri bendeki ateş Hasret - Sezen Aksu
Umarım tek başıma başarabilirim kimse lazım değil Yani tek başıma yaşayabilirim Sikiyim aşkı, kaşarın birinin sevgisine ihtiyacım yok, kaçığın biriyim Kafamın İçi Dolu - Ceg
Her insan acısıyla birlikte büyür Ben acılarımı avutmak için beşiğimde salladım En büyüğünün benden de umarsız olduğunu bildiğimden İlk umutsuz aşkımı ona bağışladım Acım ve ben hep aynı sularda yıkandık Yıkık külhanlarda başka acılarla tanıştık Hele biriyle öyle dost olmuştuk…devamıHer insan acısıyla birlikte büyür
Ben acılarımı avutmak için beşiğimde salladım
En büyüğünün benden de umarsız olduğunu bildiğimden
İlk umutsuz aşkımı ona bağışladım
Acım ve ben hep aynı sularda yıkandık
Yıkık külhanlarda başka acılarla tanıştık
Hele biriyle öyle dost olmuştuk ki
Sahibine dönme vakti geldiğinde ardından ağladık.
Herkes kendi acısını ayak sesinden tanır
Zamanla aileden olurlar
Onlara alışıyorum gittiklerinde özlüyorum
Benden ayrı yaşarlar mı bilmiyorum
Geri dönmelerini istemesem de ayıp olmasın
Gittiklerinde arkalarından bir kova su döküyorum
Türk sinemasında nadir görülen cesur ve özgün işlerden biri, herkesin kolayca tüketebileceği bir yapım olsa da aslında kime hitap edeceğine karar verememiş bir yapım. Distopik dünyasının tekinsizliği, Türkiye'nin tanıdık ama yabancılaşmış bir versiyonuna benziyor. Totaliter bir düzenin baskısı altında yaşayan…devamıTürk sinemasında nadir görülen cesur ve özgün işlerden biri, herkesin kolayca tüketebileceği bir yapım olsa da aslında kime hitap edeceğine karar verememiş bir yapım. Distopik dünyasının tekinsizliği, Türkiye'nin tanıdık ama yabancılaşmış bir versiyonuna benziyor. Totaliter bir düzenin baskısı altında yaşayan insanların çaresizliğini ve suskunluğunu yansıtıyor. Peri'nin fiziksel yoksunluğu, sadece bireysel bir trajedi değildi; aynı zamanda toplumun bastırılmış seslerinin metaforu olarak işlev görüyor. Dolayısıyla baskıcı rejimlerin birey üzerindeki etkisini sanatsal bir dille anlatıyor. Peri'nin iç dünyasındaki sıkışmışlık seyirciye oldukça başarılı hissettirilmiş. Ayrıca duyguların konuşmadan aktarılabilmesi, hem oyuncunun performansını hem de yönetmenin başarısını ortaya koyuyor.
Bence kesinlikle izlenmeli hepimiz için önemli mesajlar içeriyor.