Spoiler içeriyor
The Others; kasvetli havasıyla, konusuyla conjuring ve sixth sense karışımı bir film gibi geldi bana. Film boyunca atmosfer; sisli, korkutucu bir malikaneden oluşuyor bu da doğal olarak insanın içini daraltıyor ve insanı sürekli tetikte tutuyor bir şey olacak mı diye.…devamıThe Others; kasvetli havasıyla, konusuyla conjuring ve sixth sense karışımı bir film gibi geldi bana. Film boyunca atmosfer; sisli, korkutucu bir malikaneden oluşuyor bu da doğal olarak insanın içini daraltıyor ve insanı sürekli tetikte tutuyor bir şey olacak mı diye.
Başları biraz ağır ilerliyor, biraz sıkıldım bile diyebilirim ama sonlara doğru yağ gibi akıp gitti hiç pişman olmadım. Özellikle Grace’in 1891 yılından kalma eski hizmetçilerin fotoğrafını görüp hayalet olduklarını anladığı sahnede baya bi etkilendim. Final kısmında hepsinin hayalet olduğunu film boyunca geçen bazı diyalogları iyice anlamlandırdı. (mesela bir sahnede hizmetçi çocukları karanlıktan çıkarmaya, bir şey olmayacağını anlatmaya eşinin de bir zamanlar romatizmaya sahip olduğunu bir gün aniden yok olduğunu anlatması gibi yani aslında orada onların da hayalet olduklarını anlatmaya çalışıyor ya da sabrının taştığını artık mezarları açmaları gibi...) Oyunculuklar da baya iyiydi hiç biri sırıtmamış.
Kısacası, ağır ağır yükselen gerilimi, sürprizli finali ve sağlam oyunculuklarıyla izlemesi keyifli, düşündüren bir film.
Spoiler içeriyor
Ruhların Kaçışı, ailesi domuzlara dönüşen 10 yaşındaki Chihiro’nun, onları kurtarmak için gizemli bir ruhlar dünyasında verdiği mücadeleyi ve bu süreçteki olgunlaşmasını anlatır. Miyazaki’nin izlediğim ilk animasyonuydu birçok yerde övülüyordu ve kendi alanında birçok ödül almış zirvede bir film ki hak…devamıRuhların Kaçışı, ailesi domuzlara dönüşen 10 yaşındaki Chihiro’nun, onları kurtarmak için gizemli bir ruhlar dünyasında verdiği mücadeleyi ve bu süreçteki olgunlaşmasını anlatır.
Miyazaki’nin izlediğim ilk animasyonuydu birçok yerde övülüyordu ve kendi alanında birçok ödül almış zirvede bir film ki hak ediyor bence. Araştırdığımda film içinde birçok mesaj barındırıyor bunları madde madde listelemek istiyorum.
1-Chihiro’nun ailesinin domuza dönüşmesi Japon Halkının çalışma kültürü ve baskısına atıfta bulunuyor. “İş bulmazsan domuza dönüşürsün.” Bu cümle, Japonya’daki çalışmazsan insan değilsin anlayışının bir özeti. Belki de neredeyse her alanda başarılı olmalarının nedeni bu baskıdır.
2-Filmde temizlik için gelen çok pis bir ruh vardı temizlendikten sonra nehir tanrısı olduğu ortaya çıkmış olup doğanın kirletilmesine karşı sert bir mesaj veriyor. Meğersem Japonya'nın geçmişte yaşadığı çevre krizlerine ve bunlarla mücadele için yürüttüğü kampanyalara bir gönderme imiş.
3-Aslında Miyazaki, filmi arkadaşının küçük kızını gözlemlemesiyle çekmeye karar veriyor. Çocukların okuduğu dergilerde yer alan sığ aşk temalarının etkisi, Japonya’daki genç yaşta seks işçiliği sorunu ve bu sektörün manipülasyon mekanizmaları filme sembollerle yedirilip eleştirilmiş. Yubaba’nın isimleri çalması, seks endüstrisinde sahte kimlik kullanımına bir gönderme. Ayrıca Yubaba genelevi yöneten kişilere verilen bir admış.
4-Yubaba’nın bebeğini dışarıya çıkarmaması, dış dünyaya dair korkular aşılaması(dışarıda mikrop var vs demesi), Japonya’daki aşırı korumacı ebeveyn tavrının eleştirisi. Bu da bir dönem Japon hükümetinin toplumu bilinçlendirmek için kampanyalar yürütmesine neden olmuş bir meseleymiş.
5-Filmde ekonomik olarak da gönderme var. Siyah kömür ruhlarının ağır şartlarda çalışması, sendikalaşma korkusu, işçilerin kolayca kandırılması gibi konulara gönderme yapılmış.
Filmin sonunda da pixar lambasına benzeyen bir karakter vardı selamlaşıyorlardı o da batı ve doğunun birbirine olan saygısını ve birbirlerini desteklediğini gösteren çok güzel bir göndermeydi. İzlemeye kesinlikle değer, filmin içinde kayboluyorsunuz adeta kesinlikle öneririm.
Film, doğuştan gelen yüz farklılığıyla okula başlayan küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Dış görünüşten dolayı yaşanan zorbalık ve onunla baş etme süreci.Duygusal bir film ama gidişatı da sonu da oldukça tahmin edilebilirdi. Bu da beni biraz sıktı açıkçası. Asıl karakterden…devamıFilm, doğuştan gelen yüz farklılığıyla okula başlayan küçük bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Dış görünüşten dolayı yaşanan zorbalık ve onunla baş etme süreci.Duygusal bir film ama gidişatı da sonu da oldukça tahmin edilebilirdi. Bu da beni biraz sıktı açıkçası. Asıl karakterden çok ablasına daha çok üzüldüm. Sessizce geri planda kalan ama kendi içinde çok şey yaşayan bir karakterdi. Empati üzerine düşündüren eeeh işte filmdi. Sonunda da güzel bir sözle bitirdiler onu da not aldım.
"Zorlu bir mücadele veren herkese karşı nazik olun ve insanların aslında nasıl biri olduğunu görmek istiyorsanız tek yapmanız gereken bakmak."
Filmin konusu uzayda kapana kısılan bir mürettebatın ölümcül bir yaratıkla mücadelesini anlatıyor. Kurgusu dönemine göre baya iyi düşünülmüş şahsen. Atmosfer başarılıydı, özellikle ses ve mekan kullanımı çok etkiliydi. Bazı sahneler mantık açısından zayıftı ama genel akışı bozmadı. Kediyi dahil etmeleri…devamıFilmin konusu uzayda kapana kısılan bir mürettebatın ölümcül bir yaratıkla mücadelesini anlatıyor.
Kurgusu dönemine göre baya iyi düşünülmüş şahsen. Atmosfer başarılıydı, özellikle ses ve mekan kullanımı çok etkiliydi. Bazı sahneler mantık açısından zayıftı ama genel akışı bozmadı. Kediyi dahil etmeleri hoşuma gitti :D Filmden sonra uzaya çıkan hayvanları merak ettim ve araştırınca öğrendim ki Layka, 1957’de uzaya çıkan ilk hayvanmış. Bunu da not düşmek istedim genel kültür açısından.
Genel olarak güzel bir filmdi, tavsiye ederim.
Rear Window, evine hapsolmuş bir fotoğrafçının penceresinden komşularını gözlemlemesiyle başlıyor. Gözlem zamanla bir takıntıya dönüşüyor ve sıradan gibi görünen bu manzara, yavaş yavaş bir gerilim hikâyesine evriliyor. Film eski ama atmosfer olarak oldukça etkileyici. Özellikle tek bir mekânda geçmesi (12…devamıRear Window, evine hapsolmuş bir fotoğrafçının penceresinden komşularını gözlemlemesiyle başlıyor. Gözlem zamanla bir takıntıya dönüşüyor ve sıradan gibi görünen bu manzara, yavaş yavaş bir gerilim hikâyesine evriliyor.
Film eski ama atmosfer olarak oldukça etkileyici. Özellikle tek bir mekânda geçmesi (12 Angry Men, The Hateful Eight gibi) bu etkileyişi biraz daha farklı bir boyuta taşıyor. Ancak başları benim için oldukça durağandı; hatta yer yer sıkıldım. Yavaş ilerliyor ama bir noktadan sonra gizem duygusu ve neler olacak düşüncesi ile izlemeye devam ediyorsunuz.
Genel olarak iyi düşünülmüş, sade güzel bir film olmuş. Final sahnesi yüzümde gülümseme bıraktırdı :D
Alfred Hitchcock’un Psycho filmini izledim ve gerçekten etkilendim. Siyah beyaz filmlere ayrı bir zaafım var, izlemesi bana her zaman daha estetik ve büyüleyici geliyor. Bu filmde de o siyah beyaz atmosfer gerilimi çok iyi desteklemiş.Senaryo dönemi için bence oldukça iyi…devamıAlfred Hitchcock’un Psycho filmini izledim ve gerçekten etkilendim. Siyah beyaz filmlere ayrı bir zaafım var, izlemesi bana her zaman daha estetik ve büyüleyici geliyor. Bu filmde de o siyah beyaz atmosfer gerilimi çok iyi desteklemiş.Senaryo dönemi için bence oldukça iyi düşünülmüş. Psikolojik bir film olması daha da ilgimi çekti. Psikolojik filmler iyidir,severiz. Özellikle 40. dakikadan sonra film hızla açılıyor, gerilim tırmanıyor ve son 5 dakikada her şey çözülüyor. Finali izlerken gerçekten şaşırdım ve açıkçası çok keyif aldım.Böyle merak duygusunu sonuna kadar taşıyan filmleri seviyorum. Norman'ın birden çok kişiliğe sahip olması ve o kişiliklere göre hâl ve hareketlerinin değişmesi güzeldi.
İzlemediyseniz bu kült filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
The Handmaiden filmi, benim için hayal kırıklığı yaratan bir deneyim oldu. Filmdeki aşırı cinsellik içeren sahneler rahatsız ediciydi ve hikâyenin özüne zarar verdiğini düşünüyorum. Öte yandan, olay örgüsünü filmin yarısında kolayca tahmin edebildim, bu da gerilimi ve merak unsurunu azalttı.…devamıThe Handmaiden filmi, benim için hayal kırıklığı yaratan bir deneyim oldu. Filmdeki aşırı cinsellik içeren sahneler rahatsız ediciydi ve hikâyenin özüne zarar verdiğini düşünüyorum. Öte yandan, olay örgüsünü filmin yarısında kolayca tahmin edebildim, bu da gerilimi ve merak unsurunu azalttı. Oyunculuklar ise ne yazık ki vasat düzeydeydi; karakterlerin duygusal derinliği yeterince yansıtılamamış. Sonuç olarak, izlediğime pişman oldum ve bu filmden beklediğim tatmini alamadım.