Gerçekten iyi yazılmış bir kitap. Çok çeşitli mekanlar ve karakterler harika tasvir edilmiş. Ben kitabını okumadan önce filmini izlemiştim ve beğenmiştim. Ama kitabını okuyunca filminde kitaptakilerin çeyreği bile olmadığını gördüm. Bilim kurgu seviyorsanız tavsiye ederim.
"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun…devamı"Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında sen orada olursun. Ne olduğu önemli değil, dokununca onu değiştirdiğin ve ellerini çektiğinde sana benzeyeceği bir şeye dönüştürdüğün sürece, derdi. Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çim biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansa bir ömür boyu orada olacak."
Film boyunca olayların gerçekten yaşanabileceğini düşündüm. Film harikaydı. Süper kahraman filmleri yapanların filmleri zamanından kopmuşken, aynı tip konuşmaların geçtiği ardı ardına gelen filmlerden sonra ayağı yere sağlam basan bir film izlemek güzeldi. Sinemanın zamandan bağımsız olmaması çok önemli bence.
Farklılık olsun diye izlediğim bu film Nijerya yapımı. Pembe dizi havasında, 90 ların sonu 2000 lerin başında yaygın olan tarzda. 30 yaşını geçmesine rağmen evlenmemiş bunun için annesinden ve çevresinden baskı gören bir kadının, yetersizlik duygusuyla baş etmeye çalışmasını ve…devamıFarklılık olsun diye izlediğim bu film Nijerya yapımı. Pembe dizi havasında, 90 ların sonu 2000 lerin başında yaygın olan tarzda. 30 yaşını geçmesine rağmen evlenmemiş bunun için annesinden ve çevresinden baskı gören bir kadının, yetersizlik duygusuyla baş etmeye çalışmasını ve kendini olduğu gibi kabul etme yolculuğunu anlatıyor. Güzel mesajları vardı ama filmi izlerken vakit kaybettiğimi hissettim ki film ne kadar kötü olursa olsun genelde böyle hissetmem. Her filmin bana öğrettiği yada fark etmemi sağladığı şeyler vardır diye düşünürüm. Neyse farklı ülkelerin filmlerine şans vermek istiyorsanız deneyin. Ama söylemiş oluyum film ilerlemiyor. Yine de vasat değil.
Sevimli karakterleri ve güzel müzikleriyle çok sevdiğim bir animasyon olsa da yaş ilerledikçe hikayedeki boşluklar daha çok hissediliyor. Çocuklar için olduğundan sorun değil tabi. En sevdiğim Barbie filmi. Arada izlerim.
Şimdiye kadar izlediğim en eğlenceli Fransız komedi filmi. Abartılı karakterler ve birbiri ardına gelişen abartılı olaylar genelde sıkar ama filmin temposunu yüksek tutarak bunu normalleştirmişler. Tavsiye ederim.
Olaylar bir tarafa Murakami'nin anlatım tarzı çok etkileyici. Kitap başlar başlamaz okuyucuyu hikayenin içine alıyor ve sayfalar tükendiği zaman bile etkisini yitirmiyor.