"Bir yerin yaralandığında tabii ki sabah akşam orayı düşünmeyeceksin. Ama yaralanmamış gibi davranmaya, incinmiş yerin üstüne abanmaya devam edersen de sızına yeni sızılar eklersin. Biliyorsun, insan kolay yaralanıyor. Sonra çareyi doktorlarda filan arıyor ama yaralanan sensen eğer, kendine önce kendin…devamı"Bir yerin yaralandığında tabii ki sabah akşam orayı düşünmeyeceksin. Ama yaralanmamış gibi davranmaya, incinmiş yerin üstüne abanmaya devam edersen de sızına yeni sızılar eklersin. Biliyorsun, insan kolay yaralanıyor. Sonra çareyi doktorlarda filan arıyor ama yaralanan sensen eğer, kendine önce kendin merhamet edeceksin."
Spoiler içeriyor
Barbora beni o kadar rahatsız etti ki baştan sona kadar. Ya sabır diye diye bitirdim yarım kalmasın diye. Gerçek hayattan tamamen kopmuş biri bu Barbora, sorunlu bir tane insan bulmuş, bu kişi de ona karşı mahçup olduğu için kullanıyor. Tam…devamıBarbora beni o kadar rahatsız etti ki baştan sona kadar. Ya sabır diye diye bitirdim yarım kalmasın diye. Gerçek hayattan tamamen kopmuş biri bu Barbora, sorunlu bir tane insan bulmuş, bu kişi de ona karşı mahçup olduğu için kullanıyor. Tam olarak bu. Yok sanatmış, sevgiymiş, birbirini kurtarmakmış boş. Bunların hiç biri yok. Kadının gözündeki hırsı görebiliyorsunuz, dert keder sorun dinlemiyor oradan ne çıkarabilirim diye bakıyor. Bir noktada sevgilisi eleştirince bir oh dedim, bu açıdan kimse bakmadı mı acaba diye düşünmeye başlamıştım çünkü. Böyle şımarık liseli bir genç kızın okulun sorunlu tipini takip edip onu anlamaya çalışması gibi, tam olarak bunu hissettiriyo. Daha fazla kin ve nefret kusmak isterdim ama boğuldum, bana çalınan bu vaktimi geri verin imdat
Spoiler içeriyor
Çok çok çok sevdim. Paralel bir evrede burada yaşayıp fil bakıcılığı yaptığıma dair kanıtlarım var ndjdn İzlerken sanki bir kedi besleyip seviyorlarmış gibi hissettiriyo, kocaman bir fil olduğunu unutuyorsunuz. Görüntüler harika, filler harika, insanlar harika. Ama çook büyük bir eksiklik…devamıÇok çok çok sevdim. Paralel bir evrede burada yaşayıp fil bakıcılığı yaptığıma dair kanıtlarım var ndjdn
İzlerken sanki bir kedi besleyip seviyorlarmış gibi hissettiriyo, kocaman bir fil olduğunu unutuyorsunuz. Görüntüler harika, filler harika, insanlar harika. Ama çook büyük bir eksiklik var o da bilgi. Yani bunu izlerken herhangi bir bilgi almayı, bir şeyler öğrenmeyi beklememek gerek. Sadece insanlarla filler arasındaki ilişkiyi izliyoruz (Benim için bu yeterliydi ve oldukça güzeldi)
Önceliklee bu belgesel 2023'te En İyi Belgesel Kısa Film Oscar'ını kazanmış ve böylece bu kategoride Oscar kazanan ilk Hindistan yapımı film olmuş. Kısa olmasına rağmen yarattığı duygusal etkiyi herkes beğenmiş, ben de çok beğendim. Çok samimi ve doğal hissettirdi her şey. Ama insanlar bu yüzeyselliği eleştirmiş, 41 dakikada çok daha güçlü bir hikaye kurulabileceğini söylemişler. Haklılar, çok daha derine inilebilirdi, özellikle bazı konular çok havada kaldı ama bu beni rahatsız etmedi.
Zincirlerin kullanılmasına da tepki gösterilmiş ama bence burada da atlanan bazı noktalar var. Bu hayvanlar bakıma muhtaç olan hayvanlar. Yani insanlar gidip rastgele bir fil seçip onu tutsak etmiyorlar. Ve fil bakmak kedi bakmak gibi bir şey değil ndksnd tabii ki hem insanın hem de o filin güvenliğini sağlamak için böyle şeyler kullanılacak. Ayrıca bunlar (bana kalırsa) asla fili rahatsız edip kısıtlayacak şekilde değildi.
Bir diğer tartışma konusu da Oscar alındıktan sonra ortaya çıkmış. Belgeseldeki çifte bazı vaatler verilmiş ve karşılanmamış olduğu söyleniyor. Sonradan reddedilmiş ama bana mümkünmüş gibi geldi. Çekilen bu işler kime hizmet ediyor konusu önemli.
Raghu neden başka bir bakıcıya verildi konusu da oldukça yüzeysel geçildi. O yüzden biraz bakındım... Erkek fillerin büyüdükçe kontrol edilmesi daha da zorlaştığından bakımı başka bir ekibe verilmiş. Öyle bir gösterildi ki saçma bir sebeple zorla alınmış gibi hissettirdi amaa varmış onun da mantıklı bir açıklaması.
Spoiler içeriyor
"Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler." "Istıraptan korkmamanın tek ilacı ıstıraptır." "Kımıldanmak istemiyorum. Yatağımın harareti, ümitten, aşktan ve tembellikten mürekkepmiş gibi vücudumu çekiyor." "Onunla aramızda herşey o kadar bitmiş ki bir kelime bile konuşamıyoruz."
Spoiler içeriyor
Her şey yorup bunaltınca döndük konfor alanımıza, onlarca kez izlesem yine tüm duyguları aynı seviyede yaşayacağım. Taylor gördüğüm enn harika insanlardan biri. Onu izlerken dinlerken büyüleniyor gibi hissediyor insan. Ben de büyülendiğim için asla objektif yorumlar yazamayacağım, eğer bunları okuyan…devamıHer şey yorup bunaltınca döndük konfor alanımıza, onlarca kez izlesem yine tüm duyguları aynı seviyede yaşayacağım. Taylor gördüğüm enn harika insanlardan biri. Onu izlerken dinlerken büyüleniyor gibi hissediyor insan. Ben de büyülendiğim için asla objektif yorumlar yazamayacağım, eğer bunları okuyan biri varsa bunu göz önünde bulundursun.
Konudan konuya atlaya atlaya gidiyorum... Öncelikle grammy adaylığı... Aday olmadığını gördüğünde, daha iyisini yapacağım demesi beni hep etkiliyor. Yani hemen bunu düşünmüş olması hem etkileyici hem de direkt kendini suçluyor olması bir çıt üzüyo.
Enn çok sevdiğim şeylerden biri de hikaye anlatıcılığı. Onun şarkıları sadece bir şarkı değil baştan sona bir hikaye anlatıyor, bazı şarkılar birbirine bağlayan hikayeleri anlatıyor, bazıları kendi hikayesini bazıları çevresinin bazıları göz önünde olmasından rahatsız olunan insanların. HER BİRİNE AYRI AYRI BAYILIYORUM.
Vee ödül töreni... Her izlediğimde aynı sinir krizini yaşamam delirdiğime bir kanıt dkdnk ama orada öylece kalışı, tepkinin ona gösterildiğini sanması... her detayıyla perişan ediyo beni ndkdn
Magazinin, insanların tavrı da ayrı bir sinir krizi sebebi. Kendinlerine hedef olarak bir kadını seçiyorlar ve üzerine istedikleri gibi konuşuyorlar. Bedeni, giyimi, sevgilileri, alıp verdiği kilo... buna her alanda neredeyse her kadın maruz kalıyo ve izlerken de tahammül edemiyorsunuz bir süre sonra. Özellikle erkeklerin hatasını savunan kadın görmeye dayanamıyorum NEDEN YAPIYOSUNUZ BUNU
İlişkisiyle ilgili bazı şeyler de hassas ve sinir bozucu... Şu anki durumu bildiğimiz için öyle aslında. Ama o zamanlar ihtiyacı olan şey gizlilikti ve bu kişi de ona bunu verdi gibi hissediyorum her izlediğimde. Olması gereken buymuş gibi.
"Clean" şarkısı benim için çok değerli ve ondan sonra yaptığı konuşma... o mahkeme... Kadınların her alanda (bu kadar ünlüyken bile) ne kadar zorlandığını tekrar tekrar görüyoruz. Elinde kanıt olmasına rağmen, şahitler olmasına rağmen...
Taylor her şeyi bu kadar detaylı düşünmesiyle, insanlara verdiği bu değerle, her zaman en iyisini yapmak için çabalamasıyla, heeerrr şeyiyle bence mükemmel biri. Bir sonraki konfor alanıma dönme ihtiyacıma kadar veda ediyorum bu belgesele de... mutlaka geri dönerim.
Spoiler içeriyor
Görüntüler gerçek dışı gibi hissettirdi. Tüm bunları yapan bunlara sebep olan insanlardı, bir felaket doğaüstü bir varlık değil. Durumu asıl korkunç hale getiren de bu, mesele yalnızca geçmişte olan bir olay değil insanların kötülük kapasiteleri, bunu tekrar tekrar kolaylıkla yapabilme…devamıGörüntüler gerçek dışı gibi hissettirdi. Tüm bunları yapan bunlara sebep olan insanlardı, bir felaket doğaüstü bir varlık değil. Durumu asıl korkunç hale getiren de bu, mesele yalnızca geçmişte olan bir olay değil insanların kötülük kapasiteleri, bunu tekrar tekrar kolaylıkla yapabilme ihtimalleri.
Hayatta kalanların normal bir şekilde hayatlarına devam etmeleri mümkün değil, ölmediklerine sevinmeleri de imkansız hale getirilmiş. Kamplar 1944–45'te kurtarıldığında hayatta kalanların önemli bir bölümü aşırı derecede hasta, aç ve zayıfmış (açıkça görüldüğü gibi) Hatta bazıları kurtarıldıktan sonra bile hastalık, açlık ve vücutlarının uğradığı ağır hasarlar nedeniyle ölmüş. Hayatta kalanların ise dönebilecekleri bir evi bir ailesi olmadığından yüz binlerce insan savaş sonrasında Displaced Persons (DP) kamplarında yaşamış.
Özellikle o saç yığınını görmek çok tuhaf hissettirdi, bunlarla giysiler yaptıklarını bilmek. Kemiklerden gübre yapmayı denemeleri cesetlerden sabun... "Yok etmeliyiz ama daha verimli şekilde."
Fransa filme sansür istemiş, Almanya Almanları kötü gösterdiği gerekçesiyle Cannes Film Festivalinden çekilmesini istemiş...
2014'te isee Sight & Sound eleştirmenlerinin yaptığı ankette tüm zamanların en iyi dördüncü belgeseli seçilmiş... Tüm bu görüntüler ve anlatım tarzıyla (özellikle sonradan o boş alanları görmemiz) etkileyiciydi.