kanadali yazar guy delisle'nin kuzey kore de yasadiklarindan yola cikarak cizdigi siyah beyaz bir cizgi roman. kuzey kore hakkında tahmin ettiginizden çokta fazlasını katmıyor size ancak yazarın samimi sohbetleri okurken eğlendiriyor.
önümüzdeki 10 yıl içerisinde metaverse sisteminin artik yeni sanal internet olacağını tahmin ediyorum. metaverse nedir? sorusuna en iyi cevabı spielberg bu filmle vermiş. çok yakında gerçek dünyadan çok sanal dünyada zaman harcayacağız. günlük hayatta yaptığımız her şeyi (işlerimiz dahil) sanal…devamıönümüzdeki 10 yıl içerisinde metaverse sisteminin artik yeni sanal internet olacağını tahmin ediyorum. metaverse nedir? sorusuna en iyi cevabı spielberg bu filmle vermiş.
çok yakında gerçek dünyadan çok sanal dünyada zaman harcayacağız. günlük hayatta yaptığımız her şeyi (işlerimiz dahil) sanal dünyada halledebilir hale geleceğiz. gelecek heyecan verici.
asalet, zarafet, nahiflik ve daha akla gelebilecek pek çok güzelliği barındıran film. uzun zamandır bekletiyordum daha erken izlemediğim için çok pişman oldum.
tek mekan filmlerini çekmek ve seyirciyi sıkmamak oldukça zor bir iştir. film bunu başarıyor. başından sonuna kadar gerilerek izlemeye devam ediyorsunuz. filmin sonunda da ters köşe oluyorsunuz. kesinlikle tavsiye ederim.
gerçek türkiye'yi anlatmak için gerçek türkiye'nin imkansızlıkları içinde çekilmiş bir film. bu film görmek istemediğiniz türkiye'dir. tarık akan, 1997 yılında 32. gün'e verdiği röportajda filmi şu şekilde anlatmıştır; "1981’in ocak veya şubat ayında bu filmi çekmeye başladık. o dönemin şartlarını…devamıgerçek türkiye'yi anlatmak için gerçek türkiye'nin imkansızlıkları içinde çekilmiş bir film. bu film görmek istemediğiniz türkiye'dir.
tarık akan, 1997 yılında 32. gün'e verdiği röportajda filmi şu şekilde anlatmıştır; "1981’in ocak veya şubat ayında bu filmi çekmeye başladık. o dönemin şartlarını da anlatmak lazım. 1980 darbesi olmuştu ama daha tam olarak askeri yönetim yerine oturmamıştı; bu yüzden de bir karmaşa hakimdi. askeri kuvvetler tarafından baskı altına alınıyorduk ve bu yüzden de kameraları otobüsün içine saklayarak o sahneyi çekip, hemen başka bir ile geçiyorduk. diyarbakır sıkı yönetim komutanlığı ve bir başka sıkı yönetim komutanlığına, filmin başka bir versiyonunun yazılı metnini vererek oradan gelen askerleri filmlerimizde oynatıyorduk. daha sonra film hemen bir kurye ile istanbul’a gidiyordu. oradan da filmin negatifleri isviçre’ye gidiyordu çünkü her an tutuklanma ihtimalimiz var, filmin yasaklanma ihtimali veya filmin negatiflerine el koyulma ihtimali var. buna karşı olarak biz de negatifleri hemen isviçre’ye gönderiyorduk. filmin her şeyi tamamıyla yılmaz güney’e aitti. filmi çektiğimiz sırada kendisi ısparta yarı açık ceza evi’nde yatıyordu. yol filmi politik bir filmdir. türkiye’nin içinde her şeyin hapishane olduğunu söyleyen bir filmdir. demokrasinin olmadığı, yasakların olduğunu, özgürlüğün olmadığını anlatan bir yapıttır."
10-11 milyon kadar insan yahudi, eşcinsel, roman olduğu için veya siyasi farklılıkları nedeniyle soykırıma uğradı. bunları rakamsal duyduğumuz zaman hissedemiyoruz belki. işte anne frank bu rakamlardan biri ve size gerçekten bu soykırımı hissettiriyor. çünkü bu sayıların her birinin bizim gibi…devamı10-11 milyon kadar insan yahudi, eşcinsel, roman olduğu için veya siyasi farklılıkları nedeniyle soykırıma uğradı. bunları rakamsal duyduğumuz zaman hissedemiyoruz belki. işte anne frank bu rakamlardan biri ve size gerçekten bu soykırımı hissettiriyor. çünkü bu sayıların her birinin bizim gibi insan olduğunu hatırlıyor ve onlarında hayalleri, duyguları, umutları olduğunu hissediyoruz...
anne günlüğünde kitty ismini verdiği arkadaşına arka evdeki hayati anlatıyor ve birden bire o kitty siz oluyorsunuz. bu yüzden ki sonunda bir arkadaşımı kaybetmiş gibi üzüldüm ve ağladım.
herkesin okuması ve okutması gereken bir kitap.
hırs ve kibir insanın içindeki en büyük canavardır. aşıraya kaçtığında şeytanı doğurur ki şeytan diye bir şey yoktur. şeytan bizim kötü yanımızın baskın geldiğinde bahane ürettiğimiz bir yardımcıdan ibarettir. çünkü böylesi daha kolaydır. şeytan, melek ve tanrı insan karakterinin bir…devamıhırs ve kibir insanın içindeki en büyük canavardır. aşıraya kaçtığında şeytanı doğurur ki şeytan diye bir şey yoktur. şeytan bizim kötü yanımızın baskın geldiğinde bahane ürettiğimiz bir yardımcıdan ibarettir. çünkü böylesi daha kolaydır. şeytan, melek ve tanrı insan karakterinin bir ürünüdür. siz hangisi olmak istiyorsunuz? neden kendi tanrınız olmayasınız? ama bu kez kibirsiz bir tanrı. ve kötülüğe şans vermeyen bir tanrı. belki bu kez hakli oluruz. hepimizin içimizdeki tanrıyı bulma ve şeytanı yok etme ümidiyle. iyi seyirler.
neo'nun benim için en iyi filmi diyebilirim. filmin içindeki o simetri ve renk seçimi izlerken çok zevk verdi. erotik sahneler evet fazla ki bunu abartılı bulmuyorum. hayatında hiç gerçek bir ilişkisi olmayan insanlar için abartılı gelmiş olabilir. veya hayatı yaşadığını…devamıneo'nun benim için en iyi filmi diyebilirim. filmin içindeki o simetri ve renk seçimi izlerken çok zevk verdi. erotik sahneler evet fazla ki bunu abartılı bulmuyorum. hayatında hiç gerçek bir ilişkisi olmayan insanlar için abartılı gelmiş olabilir. veya hayatı yaşadığını sananlar için..
aşk tam olarak budur arkadaşlar. en çok sevdiğiniz insandan aynı anda nefrette edebilirsiniz. ayni anda tüm kininizi ağzınızdan boşaltirken kendinizi sevişerekte bulabilirsiniz. bazen onunla çok bunalır uzaklaşmak ister ama birden onsuz bir hayat düşünmezsiniz. ama en güzeli sevişmek icin hep bir nedeneniniz vardır. yani diyecegim o ki bu filmi sadece pornografi olarak görmek duygusuzluktur..
rus yönetmen andrey khrzhanovskiy'nin 1968 yapımı kısa animasyonu. mor ve ötesi'nin uyan isimli şarkısının video klibi bu kısa animasyonun bir parçasıdır. kısa animasyon SSCB'de fazla anarşist bulunup yasaklanan ilk animasyondur. vahşi kapitalizmi, yolsuzluğu ve zorbalığı konu edinen film kasabaya gelen…devamırus yönetmen andrey khrzhanovskiy'nin 1968 yapımı kısa animasyonu. mor ve ötesi'nin uyan isimli şarkısının video klibi bu kısa animasyonun bir parçasıdır. kısa animasyon SSCB'de fazla anarşist bulunup yasaklanan ilk animasyondur. vahşi kapitalizmi, yolsuzluğu ve zorbalığı konu edinen film kasabaya gelen bir müzisyenin ilhamı sayesinde halkın uyanışını ve tüm bunlara karşı gelişini anlatıyor. fazla spoiler vermek istemiyorum. izlediğinizde çok derin anlamlar çıkaracaksınız zaten. izledikten sonra film üzerine konuşmak isteyen olursa memnun olurum.
bunun dışında görsel tercihleriyle son derece özgün bir noktada duran steklyannaya garmonika’yı hareketli kübist ya da sürrealist bir tabloya benzetebiliriz. izlerken bu tablolarda tanınmış kişileri bile görebilirsiniz..
iyi seyirler.
kadro çok iyi. konusu sıkmadı. oldukça sakin ve psikolojik bir filmdi. viggo mortensen' in film için sibiryada bir süre yaşadigini ve çok fazla araştirma yaptigini öğrendiğimde filmi izlemek istemiştim. gerçekten de hakkini verdiğini izledikten sonra gördüm. filmin tek beğenmediğim tarafi…devamıkadro çok iyi. konusu sıkmadı. oldukça sakin ve psikolojik bir filmdi. viggo mortensen' in film için sibiryada bir süre yaşadigini ve çok fazla araştirma yaptigini öğrendiğimde filmi izlemek istemiştim. gerçekten de hakkini verdiğini izledikten sonra gördüm. filmin tek beğenmediğim tarafi çok erken bitti. sonuna çok fazla şey eklenebilirdi.