normal savaş konulu dram filmi beklerken devamında oldukça şaşırtan bir fransız filmi. o kadar renkli ve eğlenceliki animasyon izler gibi izledim. zamanınızı kesinlikle boşa harcamayacağınız tatlı bir film bence bu gece izleyin.
ikinci kez izlediğim yalnızlık konulu bir film. dünyamız insani ilişkileri artırırken ilginç olarak duyguyu azalttı. artık daha çok insanla iletişim kuruyoruz fakat bir o kadarda o insanlara uzağız ve onlara ihtiyaç duymuyoruz. modern dünyadaki bu duygu açlığını ve bununla mücadeleyi…devamıikinci kez izlediğim yalnızlık konulu bir film. dünyamız insani ilişkileri artırırken ilginç olarak duyguyu azalttı. artık daha çok insanla iletişim kuruyoruz fakat bir o kadarda o insanlara uzağız ve onlara ihtiyaç duymuyoruz. modern dünyadaki bu duygu açlığını ve bununla mücadeleyi işleyen, durağan bir film. sanırım aynı duyguları hissettiğim ve karekteri kendime benzettiğim için fazla etkilenmiş olabilirim.
spoiler
filme gelecek olursak başroldeki karakter ve kız kardeşinin hüzünlü bir öyküsü var ama bu çok gizil kalmış. acı dolu bir geçmişin ortak hikayeleri olduğu hissediliyor ancak acı neydi bu izleyicinin hayal dünyasına bırakılıyor. ancak filmde tamamen bir ensest olmasa da rahatsız edici derecede bir yakınlaşma var iki kardeş arasında. banyoda çıplak yakalama anları, gece üşüyorum diye abisinin yatağına girmesi, abisinin yatağında sevişmesi, kilitlenmeyen kapılar, sürekli çıplak ya da mastürbasyon halinde basılması, kız kardeşin baştan çıkarıcı giyimi ensesti hissettirecek düzeyde ama bunu sadece hissettiriyor. filmin bir noktasında kız kardeş abisine diyor ki, "cinsellikten hiç bahsetmeyelim istersen" geçmişe gönderme yaparak bunun söylenmesi bana taciz ya da istenmeyen cinsel yaşantıları düşündürttü.
tacize ya da sedüktif anne babaya maruz kalmış çocukların cinsellik üzerinden yoğun uyarılması, tamamen kaçması ya da bağımlılık gibi yaşanabilir. filmdeki karakter tüm gün cinsellik düşünüp, mastürbasyon yapıp, porno izlese de ya da eskortlarla seks yapabilse de yakınlık hissettiği bir kadın karşısında tamamen başarısız oluyor. hiç ilişki yaşamadığı ve bundan kaçtığı görülen karakterin bunu denediği noktadaki iktidarsızlığı şefkat ile cinselliği bütünleştiremediğini düşündürtmektedir. şefkat ile cinselliğin bütünleşemediği yani aşık olunan kadın ile doyum içeren bir seks yaşanamaması buna rağmen eskort ya da fahişe gibi his ya da şefkat gibi bağın olmadığı kadınlarla aşırı seks deneyimi doyumsuzluğu da beraberinde getiriyor. psikanalitik kuram üzerinden düşünürsek filminde bize hissettirdiği ensest üzerinden, ödipal arzuların yeterince bastırılamaması şefkat ile cinselliğin bütünleşememesi ve yakınlık duyulan kadının ebeveyn imgesine dönüşmesiyle karşısında yoğun suçluluk ve cinsellikte başarısızlık diye düşünebiliriz
bunları yazdığım için linç yiyebilirim. aşırı derecede sıkıcı, akmayan ve yeşilçam klişesinde bir kitaptı. neden bu kadar abartıldığını ve sevildiğini de cidden anlamış değilim. fazla mı duygusuz anımda okudum bilemiyorum. ama romantikliğe ve duyguya bakış açımda böyle olmadığından eminim. raifle…devamıbunları yazdığım için linç yiyebilirim. aşırı derecede sıkıcı, akmayan ve yeşilçam klişesinde bir kitaptı. neden bu kadar abartıldığını ve sevildiğini de cidden anlamış değilim. fazla mı duygusuz anımda okudum bilemiyorum. ama romantikliğe ve duyguya bakış açımda böyle olmadığından eminim. raifle tamamen farklı bir kişiliğe sahip olmam da kitaptan soğutmuş olabilir. neyse benim için kötü bir kitaptı. zor bitirdim. umarım sizde de aynı etkiyi yaratmaz.
vietnam savaş filmlerine ayrı bir ilgim var. özelliklede kendilerini böyle eleştirebilen savaş karşıtı filmler takdire şayan. en iyi savaş filmlerim arasına girmeyi başaran bu kült yapım sizi vietnam savaşının içine sokuyor ve tüm kirli yüzünü gerçekliğiyle gösteriyor. filmin başındaki askerin…devamıvietnam savaş filmlerine ayrı bir ilgim var. özelliklede kendilerini böyle eleştirebilen savaş karşıtı filmler takdire şayan.
en iyi savaş filmlerim arasına girmeyi başaran bu kült yapım sizi vietnam savaşının içine sokuyor ve tüm kirli yüzünü gerçekliğiyle gösteriyor. filmin başındaki askerin girdiği görev alana kadarki psikolojik bunalım güzel bir başlangıç olmuş. yani filmin başında sizi o bunalıma sokuyor diyebilirim. devamında ise savaşın içersinde geçirdiğiniz zamanın filmin sonunda birden farklı bir hale büründüğünü görüyorsunuz. filmi diğer vietnam filmlerinden ayıranda sonundaki bu gerçek dışı, ilkellik anlatımı diyebilirim.
eski istanbul ve eski beyoğlu. bu belgesel sizi hüzünlendirecek, mutlu edecek, günümüzdeki o yozlaşmış beyoğlunu bildiğiniz için de sinirleneceksiniz. bir semt 15 yılda bu kadar mı duygusuzlaşır anlam veremiyorum. beyoğlunu beyoğlu yapan o sokaklar ve sanatçıları. özgür sesleri, türkçesi, kürtçesi,…devamıeski istanbul ve eski beyoğlu. bu belgesel sizi hüzünlendirecek, mutlu edecek, günümüzdeki o yozlaşmış beyoğlunu bildiğiniz için de sinirleneceksiniz. bir semt 15 yılda bu kadar mı duygusuzlaşır anlam veremiyorum. beyoğlunu beyoğlu yapan o sokaklar ve sanatçıları. özgür sesleri, türkçesi, kürtçesi, semazeni, arabeski, türküsü, rapi, rocku ve kültür karmaşasıyla gerçek istanbulu bu belgeselde göreceksiniz. hayatımdaki en iyi istanbul anlatımı diyebilirim.
diziden 1984 vari bir distopya hissini alıyorsunuz. erkek egemen bir totaliter ülkede geçen, yaşam mücadelesini anlatan bu dizi size çok şey katacak. 11 dalda emmy ve 2 dalda altın küre ödülleri alan 2017 yapımı bir dizi. yeni sezon için 2021…devamıdiziden 1984 vari bir distopya hissini alıyorsunuz. erkek egemen bir totaliter ülkede geçen, yaşam mücadelesini anlatan bu dizi size çok şey katacak.
11 dalda emmy ve 2 dalda altın küre ödülleri alan 2017 yapımı bir dizi.
yeni sezon için 2021 yılı söz konusu şimdilik.
zor bir filmdi. cevaplanmayan çok soru var. devam filmi olursa umarım cevapları alabiliriz yoksa havada kalmış olacak. filme gitmeden önce bence “büyükbaba paradoksu” hakkında araştırma yapsanız iyi olur. bu paradoks etrafında dönen bir film. film kahramanlardan çok konuya odaklanmış. hala…devamızor bir filmdi. cevaplanmayan çok soru var. devam filmi olursa umarım cevapları alabiliriz yoksa havada kalmış olacak.
filme gitmeden önce bence “büyükbaba paradoksu” hakkında araştırma yapsanız iyi olur. bu paradoks etrafında dönen bir film.
film kahramanlardan çok konuya odaklanmış. hala kahramanların isimlerini bilmiyorum mesela. hiç bir şekilde sıkılmayacaksınız sadece filmin başlarında konu hakkında biraz bilgilendirme olacağı için durağan gelebilir.
filmde karanlık bir atmosfer hakim. müzik seçimlerini beğendim.oyunculuklar da uyumluydu diyebilirim yani beğendim.
-spoiler
film biraz oldu bitti şeklinde ilerliyor çok fazla cevapsız soru var aklımda. özellikle son sahnedeki savaş çok karmaşıktı anladığım kadarıyla bir döngünün içerisindeler ve bu döngüde ileri ve geri giden askerlerde sürekli devam eden planların parçaları ve olayın içindeki herkes kendilerinim tekrarı. bu döngüden şunu anlayabiliriz filmin başı veya sonu yok yani neresinden izlemeye başladık bilinmiyor. kaçıncı kez bu döngü tekrarlanıyor o da bilinmiyor.
anlayamadığım,aklıma takılan bir soru var. bilenler beni aydınlatırsa çok sevinirim. başrol abimiz bir zamanda kat'e (sarışın kadın) bir alet verdi ve bunu yardıma ihtiyacın olduğu zaman kullan dedi. şimdi kadın kocasını öldürmek için zamanda geriye gittiğinde kocasını öldürdü ve tekneden atladı. o anda tekneye gelen kat'in o zaman ki hali geleceğe devam ettiyse o yardım çağırma aletini nasıl aldı? çünkü kocası ölünce otomatik olarak başrol ile tanışamayacak. ama tekneden atlayan kat, geleceğe devam ettiyse o anda tekneye gelen hiçbir şeyden haberi olmayan kat'e noldu? kafamda deli sorular var.
yönetmen jacques becker ölmeden 2 hafta önce tamamladığı bu film size tüm hapishaneden kaçış filmlerini unutturacak. bu filmde klişe akıl dışı kaçış planları yok sadece bir kıl testere ve mahkum kurnazlığı var. yönetmen filmde hiç müzik kullanmamayı tercih etmiş. bunun…devamıyönetmen jacques becker ölmeden 2 hafta önce tamamladığı bu film size tüm hapishaneden kaçış filmlerini unutturacak.
bu filmde klişe akıl dışı kaçış planları yok sadece bir kıl testere ve mahkum kurnazlığı var. yönetmen filmde hiç müzik kullanmamayı tercih etmiş. bunun yerine mahkumların kaçıştaki çıkardıkları seslerle sizde geriliyor ve terliyor, kaçışın bir parçası oluyorsunuz.
finaliylede vurucu bir son yapan bu başyapıtı kesinlikle izlemenizi öneriyorum.
“sosyalizm radikal olmalıdır. radikal olmak, köklerine inmektir ve kök insandır.” itaatsizlikin gelişimi ve tarihi üzerine bir inceleme. hümanist sosyalizimi araştıranlar için açıklayıcı bir kitap. aynı anda kapitalist sistem ve sscb sosyalizminin karşılaştırması ve hümanist sosyaliziminin bu sistemlere göre yeri hakkında…devamı“sosyalizm radikal olmalıdır. radikal olmak, köklerine inmektir ve kök insandır.”
itaatsizlikin gelişimi ve tarihi üzerine bir inceleme.
hümanist sosyalizimi araştıranlar için açıklayıcı bir kitap. aynı anda kapitalist sistem ve sscb sosyalizminin karşılaştırması ve hümanist sosyaliziminin bu sistemlere göre yeri hakkında da güzel açıklamalar içermekte.
film, kendi içindeki iyi ve kötünün olağanüstü harbi, çekişmesi, çelişmesi ve savaşı yansıtılıyor. hırsın, egonun ve mükemmel olma isteğinin bir insanın karakteri, gelişimi ve psikolojisi üzerinde ne tür etkiler ve paranoya yarattığını çok güzel şekilde gösteriyor. dikkatimi ilk çeken şey…devamıfilm, kendi içindeki iyi ve kötünün olağanüstü harbi, çekişmesi, çelişmesi ve savaşı yansıtılıyor. hırsın, egonun ve mükemmel olma isteğinin bir insanın karakteri, gelişimi ve psikolojisi üzerinde ne tür etkiler ve paranoya yarattığını çok güzel şekilde gösteriyor. dikkatimi ilk çeken şey karakterlerin giydikleri renkler oldu. keskin bir çizgi ile ayrılmış beyaz-gri-siyah renkler ile karakterler yansıtılmaya çalışılmış. filmin karanlık havası, çekim açıları ve gerilimi yansıtmak amacıyla yapılan ani çıkışlar/geçişler çok etkileyiciydi. oyunculuklar da mükemmeldi, özellike natalie portman ve vincent cassel.