İlgi çekici bir hikayesi var ve işin ilginç yanı gerçek hayattan alındığı iddia ediliyor. Dicaprio'nun oyunculuğu da eklenince hoş bir film olmuş. Eksi yan olarak da eski hissettirmesi ve konusu muazzam olmasına karşın belki işlenişten dolayı sıkması söylenebilir.
Spoiler içeriyor
Sürükleyici aksiyon sahneleri vardı. Beklenmedik yerde biri çıkıp birini vuruyor falan, izlemesi oldukça keyifliydi. 3 saat sürmesine rağmen sıkmadı. Dişçinin ölüşü üzdü, sempatik bir karakterdi.
Spoiler içeriyor
Hissizleşen bir insanın yeniden canlı hissetmek için yaptığı birtakım yanlış ve doğru olaylar dizesi. Sonunda vardığı nokta, başka insanların acısıyla üzülmek, mutluluğuyla sevinmek oldu. "Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez…devamıHissizleşen bir insanın yeniden canlı hissetmek için yaptığı birtakım yanlış ve doğru olaylar dizesi. Sonunda vardığı nokta, başka insanların acısıyla üzülmek, mutluluğuyla sevinmek oldu.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."
"Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümseme kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında! Vereceğim selamı bir çamur lekesini silkeler gibi öfkeyle küçümseyerek elinizin tersiyle geri çevirirdiniz. Ama daha siz beni dışlayamadan ben sizi dışladım, bugün öğleden sonra, benim de bir parçası olduğum o soğuk, kemikleşmiş dünyanızın dışına fırlattım kendimi, pistonların üstünde duygusuzca kayan ve kendi etrafında kibirle dönen o büyük mekanizmada sessizce çalışan bir çarktım ben de. Hiç bilmediğim bir uçurumun içine düştüm, yine de o bir saatin içinde sizin aranızda geçirdiğim kaskatı yıllardan çok daha canlı hissettim kendimi."
Çok etkilemedi beni, klişe bu sebepten biraz sıkıldım ama kötü değildi sadece alışılmışın dışına çıkılmadığı için yorumum böyle. Çocuklar izlese çok beğenecektir, ben artık yaşlanmışım pek geçmedi bana duygu.
Spoiler içeriyor
Bazı sahnelerde gereksiz çıplaklık vardı hani sırf bu filmde çıplaklık yok, ne yapsak da olsa diye düşünülmüş gibiydi. Ayrıca kadının kendi içinden çıkan göbek bağını falan yemesi gerçekten iğrençti, o sahneden sonra nasıl kusmadım hayret ediyorum. "Seni dünden çok seviyorum"…devamıBazı sahnelerde gereksiz çıplaklık vardı hani sırf bu filmde çıplaklık yok, ne yapsak da olsa diye düşünülmüş gibiydi. Ayrıca kadının kendi içinden çıkan göbek bağını falan yemesi gerçekten iğrençti, o sahneden sonra nasıl kusmadım hayret ediyorum.
"Seni dünden çok seviyorum"
"yarından az"
Müşterileri yalnızca hayaletlerden oluşan gizemli bir otel düşünün, otelin CEO'su da yaptığı kötülükler sebebiyle ölümle yaşam arasında kalmış Man Weol. Hotel Del Luna kaybolmuş, hayatı yarım kalmış, öc almak isteyen ruhların sığınağıdır ve hayattayken yaşayamadıklarını burada sınırsızca yaparlar ve çözülememiş…devamıMüşterileri yalnızca hayaletlerden oluşan gizemli bir otel düşünün, otelin CEO'su da yaptığı kötülükler sebebiyle ölümle yaşam arasında kalmış Man Weol. Hotel Del Luna kaybolmuş, hayatı yarım kalmış, öc almak isteyen ruhların sığınağıdır ve hayattayken yaşayamadıklarını burada sınırsızca yaparlar ve çözülememiş meseleleri varsa otel çalışanları yardımıyla çözerek, huzura erip öteki dünyaya giderler. Sonra köprüden bir sonraki hayatlarına yürürler. (falan filan.. reeankarnasyon olaylarını kesinlikle saçma buluyorum.) Ayrıca Mago denen tanrı bozuntusu yaşlı teyzeler.. (yorumsuz)
Dizi işleniş bakımından mükemmel değildi ama kesinlikle vasat da diyemem, izlerken keyif aldım. Jang Man Weol karakterinin tarzından ve IU'nun oyunculuğundan hoşlandım. Bu tarz tiplemelere pek rastlamıyordum uzun zamandır.
"İnsanlar neden kendi yanlışlarını düşünmeden hep başkalarını suçlarlar?"
Bataklık bir bölgenin, üzerinde beyaz zambaklar açan güzel bir alana dönüştürülmesini hem gerçek hem de sembolik yönüyle ele alıyor. Çalışkan ve azimli Fin halkı, bilirsiniz. Finlandiya'nın eğitim sisteminin ne kadar güzel olduğunu duymayan da kalmadı sanıyorum. Ufkunuzu açıp devrimci yanınızı…devamıBataklık bir bölgenin, üzerinde beyaz zambaklar açan güzel bir alana dönüştürülmesini hem gerçek hem de sembolik yönüyle ele alıyor. Çalışkan ve azimli Fin halkı, bilirsiniz. Finlandiya'nın eğitim sisteminin ne kadar güzel olduğunu duymayan da kalmadı sanıyorum. Ufkunuzu açıp devrimci yanınızı ortaya çıkaracak bir kitap.
“Ülke insanının çoğunluğunun eğitimden yoksun bırakılmış olması bir cinayettir. Devletin kendi kendini yok edişi, intihar etmesi demektir.”
"Sev, sev, sev! İnsanları sev! Her çeşit insanı sev! Yaşayan her varlığı sev! Tüm dünyayı sev. Ağacı da, taşı da, tarladaki kum tanesini de, gökteki yıldızı da sev. Her şeyi sev! Her şeye hayat vereni sev!"
"Milyonlarca halk bedenen, ruhen, fikren ve ahlaken çürüyor da, hiç kimse bu kokuşmuşluğu görmüyor. Herkesin karakteri bozulmuş veya herkes bu yozlaşmışlığa alışmış da bunu doğal bir durum sanıyor sanki. Ama bu böyle mi olmalıdır..?"
"Bizim şansımıza bataklıklar ve kayalar düştü fakat biz onları işledik ve uygar bir ülke kurduk."
Filmde işlemediği bir suçtan dolayı ağır cezalar alan, 7 yaşındakı kızı ile aynı akıl yaşına sahip bir babanın hayatı anlatılıyor. Aras Bulut İynemli'nin oyunculuğunu da beğenmiştim, bence aklı başında olmayan tiplemeleri güzel canlandırıyor. Nedendir bilmem bu filmin yeri bende ayrı,…devamıFilmde işlemediği bir suçtan dolayı ağır cezalar alan, 7 yaşındakı kızı ile aynı akıl yaşına sahip bir babanın hayatı anlatılıyor. Aras Bulut İynemli'nin oyunculuğunu da beğenmiştim, bence aklı başında olmayan tiplemeleri güzel canlandırıyor. Nedendir bilmem bu filmin yeri bende ayrı, birkaç kez izleyip sıkılmadığım nadir filmlerden. Zannedersem kendi hayatımdan bir şeyler buldum.
"Halbuki sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."
"Benim hastalığım, yalan söyleyenlere inanmak."