Sahaftan denk gelen bir DVD. Nerden nereye geldi film. Mutluluk ve kaos bir arada. Çocukluk travmaları çözülmezse insanın karakterini sarmaşık gibi şekillendiriyor. Ortalama bir film.
"Ama hareket etmeyi reddedebilirsin. Konuşmayı reddedebilirsin. O zaman en azından yalan söylemezsin. Böylece düşünceye dalıp, kendi içine kapanabilirsin. Artık rol yapmaz, herhangi bir maske takmaz ve yalancı davranışlarda bulunmamış olursun. Sen öyle sanırsın. Ama gerçek inatçıdır. Saklandığın yer su geçirmez…devamı"Ama hareket etmeyi reddedebilirsin.
Konuşmayı reddedebilirsin.
O zaman en azından yalan söylemezsin.
Böylece düşünceye dalıp, kendi içine kapanabilirsin.
Artık rol yapmaz, herhangi bir maske takmaz ve yalancı davranışlarda bulunmamış olursun.
Sen öyle sanırsın. Ama gerçek inatçıdır.
Saklandığın yer su geçirmez değildir.
Yaşam dışarıdan sızar içeri.
Ve tepki vermek zorunda kalırsın.
Hiç kimse de bunun gerçek olup olmadığını, sen içten misin yoksa yapmacık mısın diye sormaz. Bu soruların önemsendiği tek yer tiyatrodur.
Seni anlıyorum Elizabeth, hayali bir sistemin içerisinde apetiye girmeni anlıyorum. "
Üzerinde çok düşünülülmüş sözler. Anlam ve anlamsızlık. Konuşmak ve susmak. Var olmamaya çalışmak dahi var olmak çabasının içerisinde.
Sanatsal açıdan olsun, fikir ve duygu açısından olsun muhteşem bir film. Müzikleri insanın içinde bir his patlaması yaşatıyor. Hayatta boğucu geceler bizi bekliyor olsa da, hırçın dalgaların içinde yanlız kalsak da mücadele etmek, duruş sahibi olarak ölmek anlamlıdır. Her ne…devamıSanatsal açıdan olsun, fikir ve duygu açısından olsun muhteşem bir film. Müzikleri insanın içinde bir his patlaması yaşatıyor. Hayatta boğucu geceler bizi bekliyor olsa da, hırçın dalgaların içinde yanlız kalsak da mücadele etmek, duruş sahibi olarak ölmek anlamlıdır. Her ne kadar kimse için bir şey ifade etmese de anlamlıdır. Anlatamamak, anlaşılamamak ölümden beterdir.
Tiyatro metinlerine giriş için güzel bir kitap. Moliere nin iğneleyici dili dönemin bir çok yanlışına temas ediyor. Harpegon'u tanıdıkça aklıma güldür güldürdeki cimri Şevket geldi 🙂. Adam bir şey vermiş olmamak için selam bile vermiyor. ➡️ "erkekler saf bir aşkın…devamıTiyatro metinlerine giriş için güzel bir kitap. Moliere nin iğneleyici dili dönemin bir çok yanlışına temas ediyor. Harpegon'u tanıdıkça aklıma güldür güldürdeki cimri Şevket geldi 🙂. Adam bir şey vermiş olmamak için selam bile vermiyor.
➡️ "erkekler saf bir aşkın fazla ateşli ilgisine her zaman zalimce bir soğuklukla karşılık verirler."
Mükemmel ötesi bir kitap benim için. Hele sonu. Bin tane ödüllü film gelse bu kitabın hayalimdeki izlerine ulaşamaz sanıyorum. "Yüzünde masum ve derin bir sükunet vardı. Nasıl şey bu? Orhan kendisini en aşağı üç Vedia karşısında hissetti: Azaplarin fırtınası içerisinde…devamıMükemmel ötesi bir kitap benim için. Hele sonu. Bin tane ödüllü film gelse bu kitabın hayalimdeki izlerine ulaşamaz sanıyorum.
"Yüzünde masum ve derin bir sükunet vardı. Nasıl şey bu? Orhan kendisini en aşağı üç Vedia karşısında hissetti: Azaplarin fırtınası içerisinde ağlayan, kederlerlerinin cehennemi içinden dışarı bir lezzet kapısı açmış gibi yabancı bir erkeğin dudaklarına gülümseyen iki Vedia ve bu ikisine de hayret eden üçüncü masum Vedia... "
" Hayatımız karakterimizin değil, karakterimiz hayatımızın mahsulüdur. "
" Senin ruhun kanatsız bir kuşa benziyor. Bütün hevesi uçmak. Çırpınıyor, çırpınıyor, vücudunun parmaklarına kendini vura vura yorgun düşüyor. "
Susarak sevmesini bilir misin peki?
Susalım öyleyse.
-Soğuk insanın iliklerine kadar işliyor! Sizin yalnızca bir çeşit soğuğunuz var; paltolarla halledilebilecek bir soğuk. -Isınma işini düşlerimdeki karakterler sayesinde hallediyorum. -İnsan yaşadığı acılar oranında başkalarının kendisini acıtmasına izin veriyormuş. Acı çekmenin sizin tekelinizde olduğunu mu sanıyorsunuz. -Sen öyle san!…devamı-Soğuk insanın iliklerine kadar işliyor!
Sizin yalnızca bir çeşit soğuğunuz var; paltolarla halledilebilecek bir soğuk.
-Isınma işini düşlerimdeki karakterler sayesinde hallediyorum.
-İnsan yaşadığı acılar oranında başkalarının kendisini acıtmasına izin veriyormuş.
Acı çekmenin sizin tekelinizde olduğunu mu sanıyorsunuz.
-Sen öyle san!
Ömrünün en güzel mevsimini pencerende yağmuru bekleyerek geçir.
-Doğmak için yaşamıyorsan, ölmek için yaşıyorsundur.
Pencerenden dünyanın güzel ışıklarını gördüğünde, güldüğünde, sevdiğinde ve en çok da sevildiğinde yaşamı anlayacaksın. Çünkü nefret edecekler senden.
Gerçeğe o kadar yakin ki oyunculuklar, o kadar samimi ve tatlı ki defalarca izleyesi geliyor insanın. Ayrıca kadının hep pozitif ve güler yüzlü olması çok güzeldi. Dünya şampiyonluğu için hazırlanan maki nin aşk ile imtihanı ve yolculuğu.
Her şey ölmek zorunda gerçek bu. İnsan hep bir umut olduğunu ve ölümün üzerinde yaşayabileceğini düşünmek ister. İşlerin daha iyiye gideceğine inanmak insana özgü bir hülyadır. Ki bu da yine insana özgü işlerin iyi gitmeyeceği fikrinden doğmuş olabilir. Emin olmanın…devamıHer şey ölmek zorunda gerçek bu. İnsan hep bir umut olduğunu ve ölümün üzerinde yaşayabileceğini düşünmek ister. İşlerin daha iyiye gideceğine inanmak insana özgü bir hülyadır. Ki bu da yine insana özgü işlerin iyi gitmeyeceği fikrinden doğmuş olabilir. Emin olmanın bir yolu yok. Ama sanırım kendileri için ölümün kaçınılmaz olduğunu bilen tek hayvan da insan. Diğer hayvanlar Şimdiyi yaşar. İnsan bunu yapamaz. Umudu da böyle icat etmiştir zaten.
Karanlık bir bulut gibi
Değirmen taşı gibi
Açık bir yara gibi.
Film izlerken not tutan tek ben değilimdir herhalde. Üst düzey bir psikolojik filmdi. Tüm klişe film tekniklerini alt üst etmiş.