Onlar için harika olan şey, meslektaşları için sıkıntı kaynağı ve halkın gözünde bir gizemdir, harika olmayan şeyse aşikardır. -H.G. Wells, The Food Of The Gods And How It Came To Earth-
Dün bitirdim ama yazmadan önce üzerinde biraz düşünmek istedim. Ayrıca baktım ki her alıntılamak istediğim yerde durduğumda çok zaman kaybediyorum, kitaba odaklanamıyorum deftere yazacağım yerleri gerek post-it'ler gerek ayraçlar aracılığıyla işaretledim. Alıntıları yazmayı az önce bitirdim. 9 sayfa kadar yer…devamıDün bitirdim ama yazmadan önce üzerinde biraz düşünmek istedim. Ayrıca baktım ki her alıntılamak istediğim yerde durduğumda çok zaman kaybediyorum, kitaba odaklanamıyorum deftere yazacağım yerleri gerek post-it'ler gerek ayraçlar aracılığıyla işaretledim. Alıntıları yazmayı az önce bitirdim. 9 sayfa kadar yer kaplıyor bu alıntılar ama hepsini paylaşır mıyım onu zaman gösterecek.
Genel olarak baktığımızda güzel bir kitap. Okuyup bitirdiğinde bir süre o melankolik ruh halinden çıkamıyorsun, kitabın ağırlığını taşıyorsun sırtında. Kurguda da herhangi bir hata yok. İlk paragrafı bile olduğu gibi geçirdim deftere. Nagihan Abla kendisi şarkı koymuş her bölüme ama bazı bölümler başka şarkıları anımsattı bana. 3. bölüm Scars To Your Beautiful ve son bölüm o sırada dinlemekte olduğum Let Me Love You'yu getirdi aklıma daha çok.
Bunun yanında belirsizlikleri sevmeyen biriyim ve kitabın sonunda aklımda gereğinden fazla soru işareti vardı. Kitabın başında bahsedilen Elif'i bir daha hiç göremedim mesela. Bandajlı kız ne alemde? Belki diğer kitaplarda öğrenirim. Bunun yanında sonu da belirsiz bitti benim için. Karakterimiz grileri sevmediğinden bahsediyor ama tam da Aylema ve Biri Sizi Düşünüyor arasında yazılan kitap Aylema'nın karanlığı ve 00.00'ın pembesi arasında kalmış bir gri. Muhtemelen ruh hali değişimi sırasında yazıldığı için bu kadar arada kalmış. Olay akışı güzel başlıyor ama performans sonlara doğru biraz düşmüş gibi.
Çok aşırı duygular yaşatmayan ama çok şey katan ağırlığıyla ezen bir kitap. Kitabın içinde yıllar önce okuduğum kısa ama oldukça etkileyici bir hikaye olan Sadako'dan da bahsediyor. Diğer kitaplara göre biraz amatör kalıyor ama bunun arkasında yatan sebep serinin ikinci kitabı olmasına rağmen aslında ilk yazılan kitap olması. Yine de pek çok kitabın üstünde bir yeri var. Okunması gereken bir roman.
Yazılılar da yaklaşırken aynı tempoyla kitap okumaya devam diyorum ve masamın üzerinde yerini alan 02.02'ye başlıyorum. İyi akşamlar.
Dediğim gibi 01.01'i okumaya başladım. Daha doğrusu başlamaya çalıştım çünkü öncesinde uğraşmam gereken detaylar olduğunu fark ettim ve araya akşam yemeği girdi. Kitapla ilgili yorumlamayı unutmak istemediğim şeyleri not aldığım defterimi önüme açtım, alıntıları yazdığımı da bi kenara koydum. Sonra…devamıDediğim gibi 01.01'i okumaya başladım. Daha doğrusu başlamaya çalıştım çünkü öncesinde uğraşmam gereken detaylar olduğunu fark ettim ve araya akşam yemeği girdi. Kitapla ilgili yorumlamayı unutmak istemediğim şeyleri not aldığım defterimi önüme açtım, alıntıları yazdığımı da bi kenara koydum. Sonra kitabı açtım ve karşıma bir şarkı ismi çıktı. Kontrol amaçlı diğer bölümlere de baktım ve yazarımız her bölüme birer şarkı koymuş. Ben de defterimin 01.01'le ilgili bölümüne bu şarkıları sıraladım. Aldığım notları eleştiri yazısı için saklıyorum ama bu şarkıları aşağıya ayrıca listelemek istedim. (Genelde yabancı dinlediğim için bu şarkıların arasından sadece "Boş Gemiler"i biliyorum. Her bölümle birlikte dinleyip bakıcam Nagihan Abla'yla şarkı zevklerimiz ne kadar uyuşuyo.)
G) Teoman - O Yaz
1) Deniz Tekin - Bende Bir Problem Var
2) Su Soley - Bu Yaz
3) Ne Jüpiter - Gökyüzüm Siyah Olsa Da
4) Konuya Fransız - Ölü Bir İnsana Kimi Sevdiği Sorulmaz
5) Papyon - Gözyaşlarım Anlatır
6) Gece - Yanımda Kal
7) Eda Tanses - İçimdeki Mor
8) Lara Di Lara - Bencil
9) Yüzyüzeyken Konuşuruz - Boş Gemiler
10) Gözde Öney - Kavga
11) 110 - Hep Beni Sevsen
12) Fikri Karayel - Yol
13) Birileri - Zamanın Dışında Boşluğun İçinde
14) Nova Norda - Varım
Şarkıları kaçırmamak için sayfaları tek tek geçerken dip notlarda Sezen Aksu ve Titanic ile ilgili şeyler gördüm. Kitabı izlemeden bakmak isteyen olursa haber vereyim dedim. (Sadece bir playlist olacaktı Glitch! Yine uzattıkça uzattın.)
Diğer gönderilerimden de anlaşılacağı gibi çok severek okuduğum ve bol bol alıntıladığım bir kitaptı. Hatta evin o dikkat dağıtıcı ortamında olmama rağmen hızlıca bitirdiğim, ertesi gün sabahın bi vakti dersim olmasına rağmen çok az şeye tercih ettiğim uykumdan olup bitirene…devamıDiğer gönderilerimden de anlaşılacağı gibi çok severek okuduğum ve bol bol alıntıladığım bir kitaptı. Hatta evin o dikkat dağıtıcı ortamında olmama rağmen hızlıca bitirdiğim, ertesi gün sabahın bi vakti dersim olmasına rağmen çok az şeye tercih ettiğim uykumdan olup bitirene kadar uyumadığım bir şaheserdi.
Aslında böyle muhteşem bir eserin eleştirisini kitabı tekrar bitirip hemen sonrasında yazmayı planlıyordum ama bugün kitapçıya gittim. Düşüncem bir kitap alıp eve dönmekti. (Glitch hesaplı davranmak istediğinden kitaplarını ikinci el okuyup okuduğu kitapların çoğunu geri satıyor. ) Elimde tuttuğum ama uzun zamandır yüzüne bakmadığım bir seriyi de satmaya karar verdim ve 5 kitabımı sırtıma yükleyip yola koyuldum. Sadece bir kitap alıp kalan parayı deftere yazdırıp daha sonra kullanacaktım. Ama baktım Nagi Abla'nın okumadığım kalan üç kitabı da var üzerine az bi para ekleyip hepsini alabiliyorum dedim hafif bir çantayla eve dönme hayalini suyun derinlerine gönderdim ve serinin kalanını aldım. Aslında eleştirileri seri bazında yazıyorum ama Gençlik Serüveni hem her kitabın ayrı ayrı olmasından hem de (ağırlıklı olarak) değil her kitabı her sayfası ayrı bir yazıya layık olmasından dolayı (Daha diğer kitaplara başlamadım ama Nagihan Abla'nın yeri bende çok başka. O yüzden bu kadar rahat konuşabiliyorum.) ikinci kitaba başlamadan bunu da yazayım dedim.
Okuyalı bir iki aydan fazla olmadı aslında ama o kadar çok şey var ki anlatılması gereken hem de anlatılmaz okunur olan yazmaya gücümün yetmeyeceği. Bu yüzden kitabın içindeki olayları es gsçiyorum ve övgü kısmını bitiriyorum.
Her ne kadar Wattpad yerli ya da yabancı aşk romanlarıyla, sıradanlığıyla ve basitliğiyle ünlü olsa da bu oradaki her yazarın, orada paylaşılan her kitabın böyle olacağı anlamına gelmez. Nagihan Abla'nın kitaplarının hiçbir şekilde aşk romanı kategorisine koyulmamalı bence. Değiller çünkü. Hatta kendisi bunu üzerine bastıra bastıra defalarca söylemiştir. Daha çok genç kurgu denilebilir ancak ben bunu da tam olarak doğru bulmuyorum çünkü her yaştan insanın okuyabileceği türden kitaplar ve öğretmenlerime bile çekinmeden önerebiliyorum. Daha çok psikolojik kelimesini kullanmayı tercih ediyorum. Evet, psikoloji konusunda bilgi veren eğitici kitaplar değiller ama ruhunuza dokunuyor ve okuduktan sonra içinizde az veya çok bir şeyler değişmiş oluyor. Sanırım onları geleceğin klasikleri olarak nitelendirmek en doğrusu olur. (Hani övmeyi bırakmıştın Glitch?! Üstüne bir de her kitaba ayrı yazacağım diyip sonra genel konuşuyosun, daha 6 tane kitap var!)
Evet özetlemek gerekirse "Future's Classics" türünde, 14 yaş ve üzeri için ideal bir kitap. (Her ne kadar her kitabına ayrı ayrı yazacaksam da oldukça genelleme dolu bir yazı oldu ama öyle yapmamak mümkün değil.)
Spoiler takıntısı olanlar için küçük bir uyarı her kitapta diğer kitapların karakterlerinden küçük kısımlar var ama spoiler olacak şekilde değil. 3. ve 4. kitaplarda iki kardeşin hikayesini anlatıyomuş o kısımda ters okunduğunda biraz spoiler varmış ama çok önemli değilmiş. (Nagihan Abla'dan bu şekilde duydum. Nasıl isterseniz o şekilde okuyabilirsiniz diyor kendileri.)
Bir de seriyi yazarken okuduğu kitaplar ve izlediği filmler var. O kısmı çok detaylı bilmiyorum ama bir fan bulmanız çok zor değil onlardan yardım alabilirsiniz. Tavsiye edilecek değil okutulacak bir kitap olması dolayısıyla kesinlikle okuyun gibi bir tavsiye vermiyorum bunun yerine iyi okumalar diyorum.