James Gunn'u severim yine iyi iş çıkarmış gerçek dünyanın sorunlarına değinmesi de güzel, artıyeten karaktere farklı bir bakış açısı sunmuş iyi hoş ancak şahsen ben Man of Steel'in yorumunu bu filmdekinden daha doğru buluyorum, kıyaslamak ne kadar doğru olur bilemem…devamıJames Gunn'u severim yine iyi iş çıkarmış gerçek dünyanın sorunlarına değinmesi de güzel, artıyeten karaktere farklı bir bakış açısı sunmuş iyi hoş ancak şahsen ben Man of Steel'in yorumunu bu filmdekinden daha doğru buluyorum, kıyaslamak ne kadar doğru olur bilemem ancak yine de izninizle 2020'li yıllarda kırmızı donunu (çizgi romanda da öyle normal bi kereğğ 😭 diye savunacaklara şimdiden müsade) dışarı giyen adamla heybetli Çelik Adam arasındaki bazı önemli farklara değinmek istiyorum.
Öncelikle sırf bir karakteri empati kurulabilir ve insansı yapmak için bu kadar zayıflatmaya gerek var mıydı? Bence yoktu. Yani bir karakterin yıkılmaz olmamasını, zaman zaman bizler gibi düşmesini ancak bir şekilde kalkması konseptine ben de bayılıyorum ancak bunun yapılacağı karakterler var yapılmayacağı karakterler var. Superman, yapılmayacak olanlardan biri, kendisi mütevazılıktan her ne kadar kabul etmese de o bir tanrı. Zaten geldiği soy da tanrısal varlık soyuna dayanmaktadır. Bakın James Gunn'un Superman'i bu kadar insanlaştırması kötü demiyorum akisne bu da güzel bakış açısı fakat Zack Snyder bu dengeyi daha iyi kurmuş, karakterin gücünden kısmaya gerek duymadan onu anlamamızı sağlamış.
Peki karakteri anlamak onunla empati yapabileceğimiz anlamına gelir mi? Hayır
Peki Man of Steel filminde karakterin bu kadar tanrısal olması onunla empati kurmamızı zorlaştırıyor muydu? Evet
Ancak mesele şu ki her karakter empati kurulabilir olmak zorunda değildir, bazen karakteri anlamak yeterlidir. Bazı eleştirmenler Man of Steel filmimde Supermen'in fazla güçlü olmasının gerilimi azalttığını ifade etmiş ancak bu çok komik bir yorum, onların filmi izlediğinden emin değilim. Evet Superman tarafından o gerilimi yeterince yaşamadık belki ancak kaçırılan nokta şu ki o filmde gerilmesi gereken kişi Superman değil, doğrudan biziz. Yani film bize kendinizi Superman'in yerine koyun demiyor, Superman'in karşınızda olduğunu hayal edin diyor, gerilimi film içindeki diğer karakterler tarafından (genellikle normal insan) Superman'a karşı yaşıyoruz, o kafe sahnesinde gerilmeyen bir insan gerilimin ne olduğunu bilmiyordur. En nihayetinde biz Superman değiliz, Metropolis'de kaldırımdan yürüyen herhangi figüranız, biz o filmdeki aile babası, anne ya da çocuğuz ordaki askerler, bilim insanları, sağlık çalışanları, ya da belediye görevlileri ve dahasıyız...
Bir düşünün böylesine güçlü bir varlık gerçek hayatta olsa ne kadar iyi niyetli olursa olsun ne kadar insanı tarafları olursa olsun yine de ondan çekinmez miydiniz? Belki de tek bir hareketi ile koca bir şehri yerle bir edebilecek bir güçten bahsediyoruz burda... Bu bakımdan Man of Steel filminde Superman'i tanrı olarak görmeleri ve tapınmaları oldukça gerçekçiydi.
Artıyeten
Hepimizin bildiği üzere Superman bir umut sembolüdür, 2025 Superman düşerdi ve onu yerden kaldıran bir halk vardı Çelik Adam ise daima göklerdeydi. Peki size şunu sorayim, siz umudu yerlerde mi yoksa göklerde mi ararsınız?
Şey... Bu ne? Bu filmi tam olarak hangi kafayla yaptınız, filmi yaparken şunu mu dediniz? "film işte moruk yhaaa izle geç" Bilinçaltımın neden kurguladığını anlayamadığım saçma rüyalarım bile bu içerikten daha çok merak uyandırıyor. Her neyse bu şeyi sonuna kadar…devamıŞey...
Bu ne?
Bu filmi tam olarak hangi kafayla yaptınız, filmi yaparken şunu mu dediniz? "film işte moruk yhaaa izle geç"
Bilinçaltımın neden kurguladığını anlayamadığım saçma rüyalarım bile bu içerikten daha çok merak uyandırıyor.
Her neyse bu şeyi sonuna kadar izlediğimi kimse bilmemeli siz beni görmediniz bende sizi görmedim ben kaçar.
Çoğumuzun Hit the Road Jack şarkısından tanıdığı, 7 yaşında gözlerini kaybeden başarılı müzisyen, Ray Charles'ın hayatını konu alan bir başyapıt. Biyografi filmleri genellikle objektif olmaz ancak bu filmin objektif bir anlatım sunduğunu hissettim çünkü çoğu biyografi filminin aksine konu aldığı…devamıÇoğumuzun Hit the Road Jack şarkısından tanıdığı, 7 yaşında gözlerini kaybeden başarılı müzisyen, Ray Charles'ın hayatını konu alan bir başyapıt.
Biyografi filmleri genellikle objektif olmaz ancak bu filmin objektif bir anlatım sunduğunu hissettim çünkü çoğu biyografi filminin aksine konu aldığı kişiyi düpedüz kahraman gibi göstermemiş, yeri geldiğinde hatalarına da değinmiş. Yani film Ray Charles dünyanın en iyi insanıdır falan demiyor neyse onu gösteriyor, iyi yanlarını da kötü yanlarını da bunu sevdim.
Filmdeki Prodüksiyon o kadar kaliteli ki bu filmin 2004 yapımı olduğuna inanmak çok zor! Artıyeten Jamie Foxx harika bir iş çıkarmış.
Yani özetle...
Yenir🤌