Bugün olduğum yer dün kurduğum hayalimdi. Bugün olduğum yer beni yarın çiçek açacağım yere yaklaştıran bir adım. Ve bugün olduğum yer umudumun aynası. Parlamak için yarına umutla... R.Y
Yorulmuştum saklanmaktan, varlığımı küçücük bir odada tutsak etmekten. Yorulmuştum kendimi gerçekleştirememekten. Hayat kaçıyordu... Ve yorulmuştum kendi kendimin önünde koskoca bir duvar olmaktan. Çok şeyi suçladım. En çokta kendimi. Varlığımı parlamak için değil önümde duvar olmak için kullanıyordum. Ama şimdi parlamam…devamıYorulmuştum saklanmaktan, varlığımı küçücük bir odada tutsak etmekten. Yorulmuştum kendimi gerçekleştirememekten. Hayat kaçıyordu... Ve yorulmuştum kendi kendimin önünde koskoca bir duvar olmaktan.
Çok şeyi suçladım. En çokta kendimi. Varlığımı parlamak için değil önümde duvar olmak için kullanıyordum.
Ama şimdi parlamam gerek. Yıkıyorum o duvarı ve parlamak için elimden geleni yapıyorum. Hak ettiğimin önünde durmayı reddediyorum.
R.Y.
Sonra kalbi kırık prensese sormuşlar "daha ne kadar acıyacak canın?" Prenses bilmediğini ama artık çok yorulduğunu söylemiş. "Bu acıyı hissetmeyi reddettiğim halim,reddetmesem neler olur kim bilir. Tutuyorum kendimi. Bu tutmuş halim" demiş. R.Y.
Bazen aldığımız riskler bizi sonradan aynaya bakamayacağımız noktalara götürüyor. Bu ne kadar doğru? O zaman neden risk alıyoruz? Sonradan keşke dememek için "battı balık yan gider" diyorum. Belki de bazen o keşkeler bizi koruyordur. Kim bilir...