ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻 •Yaşadığımız bu kahrolası çağda, mutluluk dolu bir güne uyanacağımız ne malum? •Hayatta en çok sevdiğin insanların bile seni anlamaması...
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻 •İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu. • "Yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden uçar" Çoğu insan hep yanlış anlıyor. Bu, erkeğin parası bittiğinde…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻
•İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.
• "Yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden uçar" Çoğu insan hep yanlış anlıyor. Bu, erkeğin parası bittiğinde kadının ondan ayrıldığı anlamına gelmez. Şu demek: Bir adamın parası bittiğinde... kalbini kaybeder, değersizdir. O kadar zayıflar ki gülemez bile, garip bir aşağılık kompleksine kapılır, çaresiz kalır ve kadını kendinden uzaklaştıran o adam olur. Bu noktada yarı delirir ve uzaklaşana kadar itmeye, itmeye ve itmeye başlar.
•İnsan denen varlık o kadar kolay bir şekilde, bir çırpıda değişebilir ve utanç verici, hayır, gülünç derecede korkunç bir değişim geçirirdi.
•Ah insanlar birbirleri hakkında en temel şeyleri bile bilmiyorlar. Birbirlerini zerre anlamadan en iyi arkadaş olduklarını sanıyorlar. Uaptıkları hatayı asla anlamadan sürdürüyorlar yaşamlarını ve aralarından biri ölünce ardından konuşma yaparken ağlıyorlar.
•Acı çekenler başkalarının acı çektiğini hissederler.
• Artık ne mutlu ne de mutsuzum. Her şey geçip gidiyor. Bu zamana kadar yaşadığım soğuk bir cehennemi andıran sözde 'insan' dünyasında tek gerçek şey bu.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Ben artık ölmüşüm de ağlayanım yok galiba. •Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. •Biz gitmemiz gereken en iyi yeri, gitmek istiyorum diye düşündüğümüz güzel yeri, kendimizi geliştireceğimiz…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Ben artık ölmüşüm de ağlayanım yok galiba.
•Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba.
•Biz gitmemiz gereken en iyi yeri, gitmek istiyorum diye düşündüğümüz güzel yeri, kendimizi geliştireceğimiz yeri de az çok biliyoruz. İyi bir hayat yaşamak istiyoruz, doğru umut ve arzularımız da var. Güvenebileceğimiz sağlam bir inanca sahip olmak için sabırsızlanıyoruz. Ama bir kızın tüm bunları yaşamında gerçekleştirebilmesi için ne kadar çaba harcaması gerekir acaba? Babamızın, annemizin, ablamız ve abimizin de fikirleri var.( Eski kafalılar diye yaftalayabilirim onları ama hayatta bizden tecrübelileri, yaşlıları ve evlileri asla küçümsemem. Benden bin kat daha çok şey biliyorlardır.) Yani, ailemizin üyeleri hayatımızın her suretinin bir parçası. Tanıdıklarımız da var. Ve arkadaşlarımız. Sonra bizi her zaman büyük bir güçle çekip sürükleyen 'dünya' var. Tüm bunları düşününce kendi karakterimize sadık kalmak kolay değil.
•Umarım ahlâk kurallarının hızla değişeceği bir zaman gelir. O zaman böyle bir itaatkârlık, yine her günü kendimiz için değil, başkalarının düşünceleri uğruna yaşama durumu da son bulur herhalde.
•Neden kendimizden memnun olup hayatımızın geri kalanında sadece kendimizi sevemiyoruz?
•Hissettiklerimi çok iyi biliyorum ama onları tanımlayacak tek bir isim, sıfat söyleyemiyorum.
•Kimbilir büyüdüğümüzde şimdiki acılarımızı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş diye hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi haline bırakmaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalık mı acaba? Ama kızamıktan ölenler gözlerini kaybedenler de var. Kendi hâline bırakmak olmaz. Her gün böyle bunalıma girip, sinirlensek de aynı zamanda yoldan çıkarak geri dönüşü olmayan bir hâle gelen ve hayatları mahvolup altüst olan insanlar, intihar edenler var. İntihar ettikten sonra insanlar, "Ah, biraz daha yaşasaydı anlayacaktı ama. Biraz daha büyüdüğünde kendiliğinden anlayacaktı" diye üzüntülerini dile getirseler de olmuyor, keşke mevzubahis kişinin yerine kendilerini koysalar. O zaman o kadar acıya rağmen yine de sonuna kadar direnip insanlardan bir şeyler duymak için kulak kabarttığında sadece kesin uçları olmayan doğruca öğütler ve yatıştırıcısı sözlerin tekrarlarıyla karşılaşmanın, biz gençleri ne kadar utanç içinde yolun yarısında terk edilmiş gibi hissettirdiğini görebilirler.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻 •Hem hayat bize niçin bağışlandı: bedenimiz acı içinde kıvrandığı zaman bile yüreğimizi zenginleştirelim diye değil mi? •İnsan en başta sonu, eriği gözetmeli bir ömürlük çalışmalar ve çabalar sonunda varılan bir zafer daha önce kazanılmış bir başarıdan daha…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻
•Hem hayat bize niçin bağışlandı: bedenimiz acı içinde kıvrandığı zaman bile yüreğimizi zenginleştirelim diye değil mi?
•İnsan en başta sonu, eriği gözetmeli bir ömürlük çalışmalar ve çabalar sonunda varılan bir zafer daha önce kazanılmış bir başarıdan daha iyidir.
•Var gücümüzle gerçek, içten bir hayat sürdürmeye çalıştık mı her şey yoluna girer, derin acılara, gerçek kırgınlıklara uğramak zorunda kalsak da; herhalde ağır hatalara düşeceğiz, kötülükler de yapacağız ama daha çok hata işlesek de cömert ve Coşkun olmak cimri olmaktan, fazla tedbirli olmaktan daha iyidir. Elden geldiği kadar çok sevmeliyiz, çünkü asıl güç sevgidedir.
•İnsan yalnız birkaç söz söylemekle yetinebilir ama bu sözler bir anlam taşımalı. Anlamlı birkaç söz kimseye yaramayan, o derecede de kolay söylenen bir araba dolusu laftan daha değerlidir.
•Sanat doğaya eklenmiş insandır.
•Söz söylemeden beni anlarlar sandım.
•Biçimi ve duruşu saçma, tuhaf, aykırı ve olağanüstü bir adam bile gerçek bir acı duyar ya da bir yıkıma uğrarsa, güçlü, karakteri olan bir figür haline gelebilir.
•Acıyı ortadan kaldırmak istemem çünkü çok kez sanatçıları kuvvetle dile getiren odur.
•Sanat aşkı gerçek aşkı söküp atar.
Korkunç derecede doğru bu söz ama tersi de doğru: gerçek aşk sanattan tiksindirir insanı.
•Öyle anlar vardır ki sanat hayatında insan hayalinde canlandırdığı ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek ideal hayatın özlemini duyar, hep özler durur yeni baştan.
•Koşulları olduğu gibi almak, hiç değiştirmeden kabullenmek yarım yamalak değiştirmekten daha iyidir bence.
ALTINI ÇİZDİKLERİM✍️ •Sınırlar doğru belirlenmediğinde aşılmaları da güç olmuyor. •Huzurlu ve mutlu olmak için gösterilen tolerans, beklendiği gibi mutlu bir sona ulaşamamıştır. Çünkü hiç kimse, başkaları uğruna sınırlarını feda ederek, sağlıklı ve kalitesi yüksek bir yaşam satın alamaz. •Bu hayatın…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM✍️
•Sınırlar doğru belirlenmediğinde aşılmaları da güç olmuyor.
•Huzurlu ve mutlu olmak için gösterilen tolerans, beklendiği gibi mutlu bir sona ulaşamamıştır. Çünkü hiç kimse, başkaları uğruna sınırlarını feda ederek, sağlıklı ve kalitesi yüksek bir yaşam satın alamaz.
•Bu hayatın yarısı çok hızlı evet demekle, diğer yarısı da zamanında hayır diyememekle geçiyor.
•Hayır dediğiniz her noktada hayat resminizi sağlam bir çerçevenin içine almış olursunuz. Hayırlarınız hayat çerçevenizdir. çerçevesiz bir hayatsa dağılmaya meyillidir.
•Bazen seçim yaparsın bazen de seçimler seni olduğun kişi yapar.
•Her şey yeniden inşa edilebilir. Sınırlar bir kez daha net bir şekilde çizilebilir. Mesafelenmek hayat kurtarır.
•Sizin değerinizi yaratan şey ne başkalarının onayı, ne başkalarının gözünde yarattığınız tatmin duygusu, ne de onları memnun etme becerinizdir. Tüm bunlar birer sonuçtur sadece. Bu sonucu var eden sizsinizdir. Kişiliğinizdir, tavırlarınızdır, davranışlarınızdır. Kendinize biçtiğiniz değerin karşılığını başka yüzlerde aramak samanlıkta iğne aramak kadar beyhudedir, yorucudur, gereksizdir.
•Siz kendi değerinizin farkında olmadığınız için başkaları da tabii ki sizin kendi elinizle değersizlestirdiğiniz alanlarda kendilerinin hak sahibi olduğunu düşünürler.
•Sınırlar herkes içindir. Yapamayacağınız şeyler konusunda kimse sizi vicdanınızla baş başa kalmaya zorlayamaz.
•Ne istediğinizi bilmeniz neyi yaşamak istemediğinizi de belirler.
•Unutmayın en ağır yük, hayır diyemeyen insanın yüküdür. Bir ömür başkalarını taşır sırtında.
ALTINI ÇİZDİKLERİM✍️ •Yaşarken yaptıklarınız sizden sonra hep boşlukta yankılanır. •İnanç görünmeyene inanmaktır; görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görebilirsiniz. •Unutmayın: Hayalleriniz, hedefleriniz değildir; mutlaka ulaşmanız gerekmez. •Tatminde iç ses, mantıkta dış ses önem kazanır. •Hayat sizin nerden baktığınıza göre değişir. •İnsanlara belirli…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM✍️
•Yaşarken yaptıklarınız sizden sonra hep boşlukta yankılanır.
•İnanç görünmeyene inanmaktır; görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görebilirsiniz.
•Unutmayın: Hayalleriniz, hedefleriniz değildir; mutlaka ulaşmanız gerekmez.
•Tatminde iç ses, mantıkta dış ses önem kazanır.
•Hayat sizin nerden baktığınıza göre değişir.
•İnsanlara belirli bilgileri empoze etmenin adı propagandadır; İnsanları hayal gücünü büyüleyerek bilgi aktarmanın yolu eğitimdir.
•İnsan var, dokunduğu şeye değer kazandırır; insan var, dokunduğu şeye değer kaybettirir.
•Karanlığa küfretmektense bir mum yak.
•Hayatı yokuşu çıkarken yaşarsınız; zirvede otururken değil.
•Sizi hayata bağlayan kendi çabalarınızın sonunda elde ettiğiniz sonuçlardır. Hayatınızı değerli kılan, hayat amacınızdır.
Zor günlerde size yol gösteren, sizi ayakta tutan, yaşama sevinci veren gelecek hayalinizdir.
Hayatla ilgili kararlarınızı kolaylaştıran, sizi insan yapan ise bağlı olduğunuz değerlerinizdir.
Çabalarınızın sonuca ulaşmasını sağlayan şey hedef belirlemenizdir; kişiliğiniz, olumlu düşünceniz, yaratıcılığınız ve mücadele ruhunuzdur.
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Ölüm bir hatıra gibidir insanda; Kâh hatırlanır, kâh unutulur. Fakat bir gün, bir gün nihayet Gözle görülür elle tutulur... ... Nasıl ki, unutamaz insan Bir kez gerçekten sevdi mi... Senin anlıyacağın Elâgözlüm şimdiden Alıştırıyorum kendimi... •Ölüm hiç…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Ölüm bir hatıra gibidir insanda;
Kâh hatırlanır, kâh unutulur.
Fakat bir gün, bir gün nihayet
Gözle görülür elle tutulur...
...
Nasıl ki, unutamaz insan Bir kez gerçekten sevdi mi...
Senin anlıyacağın Elâgözlüm şimdiden
Alıştırıyorum kendimi...
•Ölüm hiç aklına gelmemiş.
Fakat bir şafak vakti hastanede
Her şey birden bitivermiş.
•Ben zaten bu dünyada tek başınayım, hey..
Bir sevdalı gönül bütün varım
Eğer o da olmasa ne yaparım,
Kimbilir hey,
Ne yaparım...
•BİR GARİP ÖLMÜŞ DİYELER*
Şöyle sessizce ölüp gitmeliyim
Bir yaz gecesi Gülhane parkında.
Şu hazin ömrü tamam etmeliyim..
Geç saatlere kadar oturduğum,
Denize bakan bir sırasında
Kırık dökük hatıralar arasında.
Ne vasiyet, ne uzun boylu veda
Ölümüme hiç kimsenin aklı ermesin
Gözlerim birdenbire kapanıversin.
Ne kimseye borcum, ne alacağım
Ne birikmiş beş on kuruş cebimde.
Ne kimseyi sevindirmiş, ne üzmüş olacağım.
Ne gazetelerde ne de radyoda
Ölümüm kimseye dert olmamalı.
Kim tanır zaten beni dünyada.
İnsanlar hergünkü gibi şen şakrak
Tabutum Merkez Efendiye giderken
Üç beş kişinin omzunda gıcırdayarak
Birkaç kişi başlarını eğsinler,
Sonra ardımdan bakıp acıyarak;
- Bir garip ölmüş desinler...
•II.
Elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm, biliyorum
Bu çeşit yaşamak, zor.
Kimbilir Tanrım, kimbilir
Hangi güzel yerde beni,
Hangi ölesiye sevda bekliyor?..
•Herkes kendi hürlüğünde ölmeli
Ölmek, ölmekse.
Asırlarca evvel bu dünya
Başka insanlarındı.
Kardeşçe uzatıyorum yanaklarımı, işte
İnsanca ateşler almak için
Gelip geçtikçe öpen dudaklardan.
Şimdi bir rüzgâr geçer kavaklardan
Saplı'nın hanındaki.
Hancı ısınır, yolcu üşür yalnızlığında,
Bir uzun iç çekiş büyür dağlara doğru
Bu son gecesidir artık ağladığımın,
Bırakın yeniden üzüleyim
İçimdeki yıllanmış meraklardan.
•İşte Elâgözlüm, sırılsıklam
Boğazıma kadar aşka batmışım.
Ne kadar şarkı dinlemişsem ömrümce,
Hep senin niyetine tutmuşum
•Hep aşkta durmalıydı çağımız.
Sevdayı mısra mısra değil
Ömrümle yaşamalıydım.
•Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı.
•Bir selam versem bütün ışıkları yanar gözbebeklerinin
Kopmuş gemilerimi birer birer rıhtıma bağlar
•Aşka hiç benzemeyen o yalnızlıktan
-üstüme sinmişliğin var-
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ Topla gül goncalarını toplayabilirken, Zaman akıp gidiyor: Aynı çiçek sana bugün gülümserken, Yarın solup gidiyor. ~~~ Ah ben! Ah hayat! Yinelenip duran soruların, Uçsuz bucaksız vefasızlar silsilesinin, Aptallarla dolu şehirlerin... Ortasında ne faydası var, ah ben, ah…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
Topla gül goncalarını toplayabilirken,
Zaman akıp gidiyor:
Aynı çiçek sana bugün gülümserken,
Yarın solup gidiyor.
~~~
Ah ben! Ah hayat!
Yinelenip duran soruların,
Uçsuz bucaksız vefasızlar silsilesinin,
Aptallarla dolu şehirlerin...
Ortasında ne faydası var, ah ben, ah hayat?
~~~
Gelin, benim dostlarım,
Çok geç değildir henüz yeni bir dünya aramak için...
çünkü benim amacım
Ölünceye kadar yelken açmaktır ötesine gün batımının... ve
Eski günlerdeki gücümüz olmasa da artık
O yeri göğü titreten, biz yine de biziz;
Hâlâ mangal gibi yüreğimiz var,
Zaman ve kader yıpratsa da bizi, irademiz kuvvetli
Çabalamak, araştırmak, bulmak ve pes etmemek için.
~~~
Eğer bir şeyden eminseniz, başka bir şekilde düşünmeye zorlayın kendinizi, yanlış ya da aptalca olduğunu bilseniz bile. Bir şey okurken yalnızca yazarın ne düşündüğüne kafa yormayın, durup siz ne düşünüyorsunuz ona da kafa yorun.
Kendi sesinizi bulmaya uğraşmalısınız çocuklar ve harekete geçmek için ne kadar beklerseniz onu bulma şansınız o kadar azalır. Thoreau der ki, 'Çoğu insan hayatını sessiz bir çaresizlik içinde yaşar.' Bunu kabullenmek niye? Risk alıp yeni yerlerde gezinin. Şimdi...
~~~
Hiç yaşamamış gibi hissediyorum
~~~
Hayatta önemli şeylerle alakadar olun; aşk, güzellik, hakikat, adalet gibi...
~~~
"Hiç böyle yorulmamış; böyle üzülmemiştim.
Çiğden sırılsıklam her yanım,
Kalmadı diken çizmedik yerim.
Ne sürünebilirim artık, ne yürüyebilirim..."
~~~
Yarını düşlüyoruz ama yarın gelmek bilmiyor;
Bir zafer düşlüyoruz
Aslında hiç istemediğimiz.
Yeni bir gün düşlüyoruz
O yeni gün zaten gelmişken.
Kavgadan kaçıyoruz
Durup dövüşmemiz gerekirken."
ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Korkmuyorum artık solmaktan Solmaktan ve solgunluktan •Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor •Ben ölüme iyice yakın O yaşamaktan uzak Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz •Ve intiharı Bir mutluluk gibi dışımda buldum. •Niye olmalı öyleyse Aşk mutlu bir sürgünlükse…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Korkmuyorum artık solmaktan
Solmaktan ve solgunluktan
•Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor
•Ben ölüme iyice yakın
O yaşamaktan uzak
Öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
•Ve intiharı
Bir mutluluk gibi dışımda buldum.
•Niye olmalı öyleyse
Aşk mutlu bir sürgünlükse
•Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
•Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda
•Ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyi
Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
•Niye ölmemeli öyleyse
Yaşamak mutlu bir devinimse
•Ve bütün kötülükler
Ölümün armaları gibiydi
•Her insan biraz ölüdür
Biz de biraz ölüyüz
•Neden yazılır bir şiir
Neden okunur bunca yazı
Çünkü nasıl aşılabilir başkaca
İnsanın karmaşıklığı.
•İnsan bazan ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.
•Öyledir, her yoğun günün sonu
Ezip geçer yalnızlığın burukluğunu
•Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
•Üstüme pek uymayan bu yalnızlığı ben
Taşımışım bir yolcu gibi çocukluğumdan bu yana.
•Konuşuyoruz desem konuşmuyoruz da
Ayrı ayrı şeyler düşünüyoruz üstelik
Birbirimize bakarak
Ne seviyoruz ne de sevmiyoruz birbirimizi
Ne varız ne de yoğuz gerçekte
İki lamba gibiyiz, iki ayrı yerinden
Aydınlatan odayı.
Değilsek de yakın birbirimize
Uzak da sayılmayız büsbütün
Gökyüzünde iki uçurtma başıboş
Yanyanayızdır sadece.
•Sabah değilim, akşam değilim
Sunaklarda ipince
Belirsiz bir çizgiyim
•Bir eksikle yaşanmaz mı, yaşanır
Ama şimdi bir fazlası dışımda artık
•Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
•Konuşsam uzun uzun
Ölüm var, beklemekte pusuda.
•Hiçbir dilde söylenmemiş
Hiçbir dilde yazılmamış
Sözler ve şarkılar içindeyim.
•Gölgen yok senin, ayak izlerin yok
Neden mi? acılar barınmamış ki sende
Mutluluk yok, mutsuzluk yok.
•Suyu tutmak gibi bir şeydi hepsi
•Ölen her canlının son sesi
Bir yaşam dolusu sesten
Daha çok akılda kalıyor
•Ki bazı sözlerin anlamı
O sözlerin söylenişindedir