ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️ •Her insan hayatını bir fanusun içinde yaşamak zorundadır. Fanusu büyütense sadece beyinlerdir ki insanın sığdığı her fanusa beyni de mutlaka sığar. •Eğer gideceğin yerin bir sınırı varsa... eğer yapacaklarınin bir sınırı varsa... eğer bir gün mutlaka bir…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍️
•Her insan hayatını bir fanusun içinde yaşamak zorundadır. Fanusu büyütense sadece beyinlerdir ki insanın sığdığı her fanusa beyni de mutlaka sığar.
•Eğer gideceğin yerin bir sınırı varsa... eğer yapacaklarınin bir sınırı varsa... eğer bir gün mutlaka bir sonla önün kesiliyorsa... sen ömrün boyunca daima bir fanusun içindesin demektir. Bu durumda rahatlıkla 'İnsan bir fanusun içinde hep bir fazlası için yaşar' diyebiliriz. Zindanda ya da zirvede olması hiç farklı değil yani. O hâlde nerede olursa olsun, nasıl olursa olsun, daima yapabileceğinin en iyisini yapmalı insan.
•- Bunları haklı olmak için söylememiştim. Ayrıca haklı olmaktan nefret ediyorum. 'Haklısın!' Haklıyım da ne oldu?!. Benim haklı olmam sana ne kattı? Yanlışı düzeltemediğin sürece benim haklı olmamın kime ne faydası var?
- Haklısın...
•'Bir meslekte yükselmek’ asla uyku kaçırıcı bir hedef olamaz. Adı üstünde, hedef! Bir hedef göstermen lazım yani. Yükseleceğin yerin bir adı olmalı. 'Ben şurayı istiyorum!' demelisin yani. Aksi hâlde 'bir hedefin yok' demektir. Ve eğer etkili bir hedefin yoksa az uyumanın da bir anlamı yoktur. Hatta mümkünse git uyu ve bünyen kaldırıyorsa hiç uyanma; çünkü hedefi olmayan bir insanın uyanık olması hem kendi için hem de insanlık için bir işkencedir.
•Demek ki sadece az uyumak da bir marifet değildi. Uykunu kaçıran o şey de çok önemliydi; ama daha mühim bir şey vardı: Yaptığın iş ne olursa olsun, mutlaka büyük düşünecektin.
•İnsan iki duygudan biriyle yoğun olarak karşılaştığında, ta ki o yoğunluk bitinceye kadar Marianna Çukuru'nun en derinine gömer uykusunu. Bunlardan birisi 'Ölüm korkusu'dur, diğeri de 'Aşk!' Aslında ikisini de tek bir duyguyla özetleyebiliriz: 'Aşk' Çünkü “Ölüm korkusu' dediğin şey yaşama aşkından başka bir şey değildir.
•Şimdi mi aklına geldi bir beynin olduğu? 30 yıldır ben buradayım ve sen bir kere bile 'Benim de bir beynim var, ilgileneyim şununla! demedin. Cep telefonuna verdiğin değerin binde birini beynine vermedin. Neden biliyor musun? Dur ben söyleyeyim; çünkü beyin beleş!.. Trilyon dolarlarla ölçülemeyecek bu muhteşem hazineye hiç karşılıksız sahip oldun. '100' verdin telefon aldın, “hiç' verdin beyin aldın. Senin '100' her zaman daha değerliydi...
•Kimse senden daha iyi değil!..
•Yıllarca 'Benden bir şey olmaz!' diye yaşadığı geldi aklına. Bir kusursuzu ara vermeden nasıl da bir kusurluya dönüştürmüştü? Uyumaya olan düşkünlüğü de bu yüzdendi zaten.