Palto giymeye üşenirken bu koca dünyayı sırtımda nasıl taşırım ben? İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam. Sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım? ~ Milena’ya Mektuplar ~
her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla uçak örneğin uçurtma mesela altına konulabilir bir ayağı ötekinden kısa olduğu için sallanan bir masanın veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda her şey yazılabilir senin dışında güzelliğine benzetme…devamıher şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine. bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır
Mesela ben çok gülerdim. Çok konuşur, saatlerce aynı konudan bahsedebilirdim. Ama bir şeyler oldu sonra, gerçi hep bir şeyler oluyordu ama ben geç farkettim işte. Bazı konuları aşamadım, bazı şarkıları susturamadım, bazı cümleleri suturamadım ve kalbimi yaşanmışlıklardan arındıramadım. Birileri uzun…devamıMesela ben çok gülerdim. Çok konuşur, saatlerce aynı konudan bahsedebilirdim. Ama bir şeyler oldu sonra, gerçi hep bir şeyler oluyordu ama ben geç farkettim işte. Bazı konuları aşamadım, bazı şarkıları susturamadım, bazı cümleleri suturamadım ve kalbimi yaşanmışlıklardan arındıramadım. Birileri uzun uzun bir şeyler anlatıp durdu ama cevap veremedim. Çok sevdim ama kimsenin sevdiği olamadım. Çok şey sayıkladım, kimse anlamaya çalışmadı. Sonra sustum, hep öyle olur ya zaten…
İnsanı bunalıma sürükleyen en büyük şey “kıyas” tır. İblis kendini Adem’le kıyasladı; Şeytan oldu. Kâbil,kendini Hâbil’le kıyasladı; Katil oldu. Kıyas, başkasının tabağına bakmaktır. Başkasının nasibine göz diken, elindekini ıskalar…
Başaramadık hocam. Sevilmeyi, aşkı tatmayı, kaybedilmekten korkulacak kadar sahiplenilmeyi, bir kalbin ruhun yarattığı düşlerde, gelecek planlarında olmayı, ne kadar emek versek, çaba da göstersek başaramadık. Belki de hata bizdeydi, belki yüzümüzde görünüşümüzde, belki de bir çocuk gibi şımartılmayı bekleyen gariban…devamıBaşaramadık hocam. Sevilmeyi, aşkı tatmayı, kaybedilmekten korkulacak kadar sahiplenilmeyi, bir kalbin ruhun yarattığı düşlerde, gelecek planlarında olmayı, ne kadar emek versek, çaba da göstersek başaramadık. Belki de hata bizdeydi, belki yüzümüzde görünüşümüzde, belki de bir çocuk gibi şımartılmayı bekleyen gariban gönlümüzde…
Sebep nedir bilemedik, görünüşe göre bilemeyeceğiz de. Ama ne önemi var ki, sonuçta sevilmedik sevilmeyeceğiz de…
Şimdi size bir hikaye anlatacağım arkadaşlar :) kıymetli yorumlarınızı da zevkle okuyacağım. Hikayemiz 2018-2019 yıllarını kapsıyor. O zamanlar üniversitedeydim. İlk defa okul için evden uzun süreli ayrılmıştım ve bunun hem heyecanı hem korkusu içinde zamanlar geçirmiştim. Çok da güzel zamanlarım…devamıŞimdi size bir hikaye anlatacağım arkadaşlar :) kıymetli yorumlarınızı da zevkle okuyacağım. Hikayemiz 2018-2019 yıllarını kapsıyor. O zamanlar üniversitedeydim. İlk defa okul için evden uzun süreli ayrılmıştım ve bunun hem heyecanı hem korkusu içinde zamanlar geçirmiştim. Çok da güzel zamanlarım olmuştu üniversitede. O zamanlar bir kız çıkmıştı karşıma. X kişisi diyelim :) çok güzel bir kızdı, bir o kadar cilveli, nazlı, şebek gibi bir şeydi. Gördüğüm anda tutuldum ben tabi buna. Ortak arkadaş çevresi sağolsun, güzel vakitler geçirmeye bir arada bulunmaya başladık. Sohbetimiz arttı da arttı sonrasında ben açıldım tabi :) o da kabul etti. Çok da güzel bir sevgililik yaşattı bana. Hatta üniversite 2. Sınıfın sonlarına doğru babam hastalanmış hastaneye tedavi için yanıma gelmişti. Çok yardımcı oldu bana o zamanlar. Babamla da tanıştı. Yemekler de yapıp getirdi. Sevdirmişti de kendisini babama. Hatta babam şey demişti. Bu kızdan olur sen bırakma bu kızı evlen diye:) sonrasında babamın vefatı ve okulumun pandemi sebebiyle uzaktan eğitime geçmesi sebebiyle memlekete dönmek zorunda kaldım. Araya da mesafe girdi tabii ki. Sonrasında hiç beklemediğim şekilde o tanıdığım kız gitti yerine başkası geldi sanki. Soğuk, ilgisiz, bıkkın biri. Ne doğru düzgün konuşabilirdik ne başka bir şey. Hep meşguldü hep işi vardı hep evde misafiri vardı hep arkadaşlarının yanında telefona bakamazdı falan :) ondan uzaktayken sırf onu görmek için kendimi ayarlayıp km lerce yolda gittiğim halde görüşmeye gelmeyip sonrasında bin bir özürle kendini affettirmişliği de vardı :) ama gönül bir kere kırılmaya başladı ya işte :) sonra değişik muhabbetlere girmeye başladı. Kız arkadaşlarınla görüşmeni istemiyorumlar vs vs vs ki zaten görüşmezdim asla onu böyle bir şeyin rahatsız edeceğini zaten bildiğim için. Ama hiç ortada böyle bir şey yokken sürekli böyle şeylerden bahsetmesi de rahatsız edici bir hal almıştı. Aramızda bu tarz gerginlikler sürtüşmeler devam ederken bu tarz konuşmalara bende dahil oldum. Çevrende erkek istemiyorumlar falan diye. Ki zaten ona bir güvensizliğim yoktu açıkçası. Ama sürekli böyle şeylere durduk yere takıldığı için ve sanki ben bir suç işlemişim de yanlış yapmışım da onu düzeltmeye çalışıyormuşum gibi söylemesi ister istemez şüphe yaratmıştı bende. Ve beklediğim gibi de oldu. Benim gayet doğal bir istek, hakkı var diye baktığım durum ben kendisinden istenince sen bana güvenmiyormuşsun demek ki, onlar benim yakın arkadaşım kardeşim gibi söylemler ve kavgalarla devam etti. Çok yakın arkadaşım kardeşim gibi dediği kişinin gece yarısı “uyudun mu prenses “ diye mesaj atması da ne kadar doğalsa sanki :) en sonunda da ben dayanamadım ve ilişkiyi bitirmek istedim. Hemde sebeplerini tekrar tekrar anlatarak. Ve aldığım cevap sadece TAMAM oldu. Çok sonrasında da tabii ki bu arkadaş ortamı vesilesiyle kardeşim gibi dediği kişiyle sevgili olduğunu öğrendim. :) Bugün ki konuya gelecek olursak da kendisinden özür dileme vari bir bayram mesajı aldım kendisinden. Kötü bilmeyelim birbirimizi helallik alalım ölüm var kalım var gibisinden. Bende ölüm sana varsa bana da var bana saygı göstermedin bari tercih ettiklerine saygın olsun diye başlayıp siktir git le biten bir mesaj attım. Yani günün özeti bana göre şudur dostlarım. Kimse kimseye Yaşattığını yaşamadan ölmez, giden de bir daha geri gelmez :)
Sabahtan beri milleti arayıp bayramlaşıyorum. Normalde bu kadar uzun telefon konuşmalarını sevmem. Ama evden aileden arkadaşlardan uzakta olmak ve özlemek sebebi ile olsa gerek çok keyifli oldu şu ana kadar. Ayrıca mezun olduğum üniversiteden de ailemizin değerli üyesi iyi bayramlar…devamıSabahtan beri milleti arayıp bayramlaşıyorum. Normalde bu kadar uzun telefon konuşmalarını sevmem. Ama evden aileden arkadaşlardan uzakta olmak ve özlemek sebebi ile olsa gerek çok keyifli oldu şu ana kadar. Ayrıca mezun olduğum üniversiteden de ailemizin değerli üyesi iyi bayramlar dileriz mesajı gelmesi de ayrı bir mutlu etti:) Neyse efendim buradan da tanıdık tanımadık herkese sevdikleriyle tatlı huzurlu hayırlı bayramlar dilerim :)
İcardinin menajeri juventus ile anlaştıklarını, sezon sonu Galatasaray’dan ayrılıp italyaya döneceğini açıklamış. Koskoca bir devrin böyle kapanmasına hiç hazırlıklı değildim. Sakatlık sonrası toparlanamayışı yüzünden takımda oynayamasa bile teknik heyette veya reklam yüzü olarak kalmasını çok isterdim. Buruk bir gece yarısı…devamıİcardinin menajeri juventus ile anlaştıklarını, sezon sonu Galatasaray’dan ayrılıp italyaya döneceğini açıklamış. Koskoca bir devrin böyle kapanmasına hiç hazırlıklı değildim. Sakatlık sonrası toparlanamayışı yüzünden takımda oynayamasa bile teknik heyette veya reklam yüzü olarak kalmasını çok isterdim. Buruk bir gece yarısı cidden 🥲
Sigaradan daha zararlı aslında anlaşılmamak ama kimse bundan bahsetmiyor. Çünkü anlaşılamama ve kendini anlatamama sonrası gelen zaruri yalnızlık, laboratuvarlarda İsviçreli bilim insanları tarafından test edilmiyor, ONAYLANMIYOR. Hep sayılar ve istatistiklerle kanıtlanıyor evrendeki sırlar. Ölçülemeyen duygu tahribatları, sağlık sektöründe bu sebeple…devamıSigaradan daha zararlı aslında anlaşılmamak ama kimse bundan bahsetmiyor. Çünkü anlaşılamama ve kendini anlatamama sonrası gelen zaruri yalnızlık, laboratuvarlarda İsviçreli bilim insanları tarafından test edilmiyor, ONAYLANMIYOR. Hep sayılar ve istatistiklerle kanıtlanıyor evrendeki sırlar. Ölçülemeyen duygu tahribatları, sağlık sektöründe bu sebeple hala önem görmüyor. Diş fırçasının acısını hesaplamakla uğraşıyorlar da, gizli ruh hastalarının üzerine sigara paketlerindeki gibi “umutlarınızı çalar“ ya da “hayattan fena halde soğutur“ yazamıyorlar. İnsanı, asansör bozulunca elinde market poşetleri ile 20 katlı bir binanın merdivenlerini yürüterek tırmanmak zorunda kalmak yormuyor da, anlaşılamamak ya da daha doğru bir değişle yanlış anlaşılmak yoruyor.
Nilgün bodur
Tükendim bıktım iki yüzlülükten de, ne istediğini kendisi bile bilmeyenlerden de, ne iyiliği, ne sevmeyi, ne sevilmeyi, ne değer verip değer görmeyi bilmeyenlerden de. Hep mi anormal olan bulur, hep mi dengesizi sorunu sıkıntısı bitmeyeni gelir çıkar karşına, hep mi…devamıTükendim bıktım iki yüzlülükten de, ne istediğini kendisi bile bilmeyenlerden de, ne iyiliği, ne sevmeyi, ne sevilmeyi, ne değer verip değer görmeyi bilmeyenlerden de. Hep mi anormal olan bulur, hep mi dengesizi sorunu sıkıntısı bitmeyeni gelir çıkar karşına, hep mi sen olursun gördükçe içinde oluşan acıyı içinde tutup kendi kendine yanan yakılan, bir kez mi denilmez insana, seni anlıyorum diye. Bir kez mi sarılıp teselli verilmez ruhuna, bir kez mi tatmaz aşkın can alıcı alevinin tadını, hep mi uzaktan bakar dalar hayallere, salıncak sırası bekleyen çocuk ahengiyle… Nefret ettim tüm benliğimle varlığından da, yaşadığım bu dünyada denk geldiğim devrin insanlığından da…