Tv de denk gelip her izlediğimde ilk kez izliyor gibi dikkat kesildiğim, Kocaman bir nesli küçüklükten alıp bugün ki arabacı haline getiren o meşhur serinin 3. Ve en sevdiğim filmi. ABD de bir okulda öğrenci olan ve araba ve yarış…devamıTv de denk gelip her izlediğimde ilk kez izliyor gibi dikkat kesildiğim, Kocaman bir nesli küçüklükten alıp bugün ki arabacı haline getiren o meşhur serinin 3. Ve en sevdiğim filmi. ABD de bir okulda öğrenci olan ve araba ve yarış tutkusu olan sean karakterinin sokak yarışına katılması ve kaza yapması sonucu ya hapse girecek ya ülkeyi terk Edecek denilip babasının yanına Japonya’ya sürgün edilmesiyle başlıyor. Sürgüne bak böylesine can kurban 😄 tabii ki ilerleyen sahnelerde hem Japonya’yı insanları çıtırdan kültürünü ve tabii ki arabalarını görüyor tanıyoruz. Ki tabii ki bu ortam sean karakterine bir ceza değil bir ödül oluyor :) ve ayrıca bu film serisini kült hale getiren üç karakterden biri olan han abimizin meşhur felsefesi insanı bir kendine getiriyor 😄 onu da yazmiyim tabi izlemeyen kalmamıştır diye düşünüyorum 😄 diğer filmleriyle alakalı da paylaşım yapardım ama en sevdiğim bölümü bu olduğu için bu filmi paylaşmak istedim. Şimdiden iyi seyirler. Ayrıca bir diğer kült karakter olan brian karakterine yani paul Walker a da Allah rahmet eylesin diyorum…
Bazıları suskunluğun ardında boşluk arar. Oysa ben sessizken bile içimde fırtınalar kopuyordu. Ne zaman bir şeyler anlatmaya kalksam, kelimeler boğazıma diziliyor, sesim titreyerek yok oluyordu. Anlatmayı başaramamak suskunluk değil, bazen kalbin kaldıramayacağı kadar çok şeyi bastırmak oluyordu… Kalbim doluydu. Öyle…devamıBazıları suskunluğun ardında boşluk arar. Oysa ben sessizken bile içimde fırtınalar kopuyordu. Ne zaman bir şeyler anlatmaya kalksam, kelimeler boğazıma diziliyor, sesim titreyerek yok oluyordu. Anlatmayı başaramamak suskunluk değil, bazen kalbin kaldıramayacağı kadar çok şeyi bastırmak oluyordu…
Kalbim doluydu. Öyle doluydu ki, bazen içimdeki gürültü dışarıya yansımadan beni parçalıyordu. Herkes sessizliğimi rahatlık sanıyordu. Ama o sessizlik içimde çarpışan düşüncelerin yankısıydı. Her kelimeyi seçerken yoruluyor, her bakıştan bir anlam çıkarıyordum. Konuşmak değil, beni sessizlik yoruyordu…
#Gri1 zaman#
Film kendi yaşadığı bölgeden belli sorunlar dolayısıyla kaçmak zorunda olan bir adamın kendisini götürmek üzere anlaştığı adamla olan yolculuğunu anlatıyor. Yol çöl üzerinden geçerken aracın kısa süreli arıza yapması sebebiyle durmalarını ve yolda toprağa gömülü altın bir Kaya bulmalarını onu…devamıFilm kendi yaşadığı bölgeden belli sorunlar dolayısıyla kaçmak zorunda olan bir adamın kendisini götürmek üzere anlaştığı adamla olan yolculuğunu anlatıyor. Yol çöl üzerinden geçerken aracın kısa süreli arıza yapması sebebiyle durmalarını ve yolda toprağa gömülü altın bir Kaya bulmalarını onu da topraktan çıkarma çabalarını anlatıyor. Diğer adam altını çıkarmak için yardım getireceğini ve başrol adamımıza altının başında beklemesini söylüyor ve bizim adamın çölde başına gelmeyen kalmadığı macerası başlıyor. Biraz gerilim birazda sonu ne olacak nereye gidecek diye bekleyip pek ummadığım böyle son mu olur dediğim bir film oldu
Uzun süredir atama bekleyen biri olarak bugün kültür ve turizm bakanlığının personel alımına çıkmasına sevinmişken bir kaç bölüm mezunlarına kadro açtığını gördüm. Türk dili edebiyatı mezunu da var radyo sinema bölümü mezunu içinde var kadro. Ve kendi bölümüm olan bilgi…devamıUzun süredir atama bekleyen biri olarak bugün kültür ve turizm bakanlığının personel alımına çıkmasına sevinmişken bir kaç bölüm mezunlarına kadro açtığını gördüm. Türk dili edebiyatı mezunu da var radyo sinema bölümü mezunu içinde var kadro. Ve kendi bölümüm olan bilgi ve belge yönetimi bölümü için kütüphaneci alımı da var. Ancak diğer bölümler için açılan kadrolarda KPSS den minimum 60 isterken bizim bölüm için 70 istemesi, diğer branşlarda sözlü mülakat yokken bizde ekstra sözlü sınav olması, ayrıca yine yok şu ile 1 kişi şu ile 2 kişi diye saçma sapan bir kadro dağılımı ve sadece tek bir il için tercih verme hakkımız olması…
Tekrardan hevesimiz kursağımızda kaldı teşekkürler…
Evet yine can sıkıntısından internette rastgele denk gelip izlemesem de olurmuş dediğim bir yapım oldu açıkçası. Bunu söyleme sebebim ise konusundan dolayı değil işlenişteki boşluklardan dolayı. Hikaye yüksek sıcaklıklardan dolayı oluşan asit yağmurlarının şehre ve insanlara verdiği zararı ve insanların…devamıEvet yine can sıkıntısından internette rastgele denk gelip izlemesem de olurmuş dediğim bir yapım oldu açıkçası. Bunu söyleme sebebim ise konusundan dolayı değil işlenişteki boşluklardan dolayı. Hikaye yüksek sıcaklıklardan dolayı oluşan asit yağmurlarının şehre ve insanlara verdiği zararı ve insanların bu durumdan çıkış yolu aramasını anlatıyor. Ki bu kurtuluş yolunu darmadağın olmuş bir aile gözünden izliyoruz. Babanın her ne olursa olsun çocuğu için neler yapabileceğini görmek de hem mutlu edici hem de üzücü. Üzücü diyorum çünkü evin kızı olan selma nın salaklıkları yüzünden başrol adamın yani babanın başına gelenleri görmek gerçekten üzdü. Her neyse boş vakitte izlenecek bir dizi olsun hafiften de gersin diyorsanız izlenir. Ama fazlasını beklemeye gerek yok. Şimdiden iyi seyirler
İnsan sosyal bir varlıktır. İletişim kurmaya, bağlanmaya ihtiyacı vardır. Ama hayatınıza giren her insan sizlere bunları sağlamaz. Farkındalık yaşamanızı da sağlar. Nasıl mı? Şöyle anlatayım; Karşımdaki ( ister aile, ister arkadaş, ister eş,sevgili olsun.) bana ulaşmak için çabalamıyorsa, karşılık vermemem…devamıİnsan sosyal bir varlıktır. İletişim kurmaya, bağlanmaya ihtiyacı vardır. Ama hayatınıza giren her insan sizlere bunları sağlamaz. Farkındalık yaşamanızı da sağlar.
Nasıl mı? Şöyle anlatayım;
Karşımdaki ( ister aile, ister arkadaş, ister eş,sevgili olsun.) bana ulaşmak için çabalamıyorsa, karşılık vermemem gerektiğini gösteriyordur. Sessiz kalmayı tercih ediyorsa, benim onun sesini duymak istememin bir önemi yoktur demektir. Halimi sormuyor,üzüntümü, derdimi, yada mutlu günümü merak etmiyorsa, kendimi sessizce bir köşeye çekmem gerektiğini anlatıyordur. Aldığım enerji ne ise benden de onu yansıtmam gerektiğini çözmemi istiyordur. Peşinden koşmamam, baskı yapmamam, ikilemde kalmamam gerekiyordur. Çünkü o çok nettir. Artık ilgiden çok huzura değer vermem gerektiğini bilmem gerekiyordur. Zaman için yalvarmamam, bağ kurmak için zorlamamam kimsenin Özel alanına girmemem lazımdır. Her şeyi olduğu gibi bırakırım. Karşımdaki bana nasıl geliyorsa, öyle geri dönerim. Uzaklaşmayı, sessizce kaybolmayı düşünüyorsa, mesajı alır ve seçimine saygı duymam gerek demektir.
Evet belki bu üzücüdür, hatta acı verir. Kendini kötü, boşlukta hissettirir. Ama olması gereken budur. İnsansın sonuçta, alışırsın, adapte olursun, sorgulamayı bırakır akışına bırakırsın…
Merak etme, ruhumuzun tatlı kadar acıyı, mutluluk kadar hüznü, aşk kadar ayrılığı, gülmek kadar ağlamayı, bir şeyleri abartmak kadar serbest ve akışına bırakmayı da bilmesi, anlaması gerekir. Çünkü hiç biri olmadan ne insan tam insan, ne ruhu gerçek ruhtur…
Tabii siz belki bunların yanlış bakış açıları olduğunu, yada hiç böyle şeyler düşünmek zorunda kalmadığınızı söyleyebilirsiniz. Ki umarım söylersiniz.
Her neyse işte. Saat sabahın körü :)
Yeni uyuyacak insanlara iyi geceler, uyananlara güzel günler, bol güneşler :)
İnsanlar olarak o kadar garip canlılar olduk ki gerçekten. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Güzel olan şeyleri sevgiyi, dostluğu, anlayışlı ve hoş görülü olmayı öylesine kaybetmişiz ki… Birbirlerine bağıran çağıran, yada sürekli bir şeyleri tek taraflı yapmaya çalışan bir nesil olup…devamıİnsanlar olarak o kadar garip canlılar olduk ki gerçekten. Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Güzel olan şeyleri sevgiyi, dostluğu, anlayışlı ve hoş görülü olmayı öylesine kaybetmişiz ki…
Birbirlerine bağıran çağıran, yada sürekli bir şeyleri tek taraflı yapmaya çalışan bir nesil olup çıkmışız. Hadi böyle olduk diyelim böyle olup da bunları yapanlarla alakalı rahatsızlık duymak neden ? Güzel olan her şeye karşı çıkıp dik başlı tavır sergileyip de sonra dünyada neden bunlar var diye ağlamak neden? İnsan için değişimin önce kendinden başlaması gerekmez mi? Sevgi, saygı, dostluk, sadakat vb. Şeyleri görmek isteyen kişi önce kendisinin bunu yapması gerekmez mi? Nefret kusmak, kötü davranmak, itip kakmak bunlardan daha mı kolay,basit bir yöntem? Gerçekten farklı bir nesilde, farklı bir devirde yaşıyoruz. Karşınıza hep iyi yürekli insanlar çıksın umarım…
Çok şey söylemek istiyorum bazen. Kelimeler içimden teker teker dökülsün, acılarım, hatıralarım, gülüşlerim, hüzünlerim, yaralı yerlerim, sevinçlerim, belki kimsesizliğim, belki yarım yamalak hayallerim, dört bir yanda bilinsin, duyulsun, görülsün istiyorum… Uzansın bana da o el, meşhur sevgi dolu dünya benimde…devamıÇok şey söylemek istiyorum bazen. Kelimeler içimden teker teker dökülsün, acılarım, hatıralarım, gülüşlerim, hüzünlerim, yaralı yerlerim, sevinçlerim, belki kimsesizliğim, belki yarım yamalak hayallerim, dört bir yanda bilinsin, duyulsun, görülsün istiyorum…
Uzansın bana da o el, meşhur sevgi dolu dünya benimde saçımı okşasın istiyorum. Bir çift bakış, bir gülüş, bir dokunuş, beni de alsın götürsün istiyorum kaf dağının ardına. Bir şarkıda kendimi bulmak istiyorum mesela. Deli gibi esen rüzgara doğru koşmak, yağmurda ıslanmak istiyorum. Bütün hisleri tatmak, ama hiç birinde esir kalmamak istiyorum. Her sabah doğan güneşi bir kez olsun uyumak için değil uyanırken selamlamak istiyorum. O hayalini kurduğum evlat, eş , baba ben olmak istiyorum Mesela. Gurur duyulan, sevilen, takdir edilen…
Hayal kurmak bu kadar zor olmasın, bir kez olsun gerçek hayatın duvarları yüzümüze çarpmasın istiyorum. Arzularda kaybolmak, yarını bir kez olsun düşünmek zorunda kalmamak istiyorum…
Kendi karanlığımda boğuldum, yalnızlığımda savruldum, hayal kurmaktan vazgeçmek eşiğine geldi zihnim. Çabalamayı kesti bedenim. Kendi hapsinde esir edildi içimdeki miniğim. Böyle olmasın istedim. Gerçekten çok mu şey bekledim…
Halbuki o kadar da kötü biri değildim. Herkes gibi bir insandım bende en başta. Bir şeyleri gerçekleştirme arzusu, gençlik ateşi vardı kafamda, neden tükendi ki hepsi bu genç yaşımda?…
Bak şimdi suratıma, daha 25 imde aklar düştü seyrek saçlarıma. Yaşadığım kadar daha yaşamam bile herhalde bu fani hayatta…
Olsun, ziyanı yok. Hem kim bilir belki bizim için yazılan huzur burada bile değildir, belki başka bir hayatta, belki başka bir zamanda…
Arkadaşların gel toplanıp bi film izleyelim diye çağırdıkları ve gittiğim bir film kendisi 😄 Kurt russel ın başrolde oynadığı filmde, ıssız çöl kasabalarında turistik amaçlı gezi yapan bir çiftimizin arabalarının bozulması ve başrol erkeğimizin karısının kaçırılmasına uzanan bir hikaye anlatılıyor.…devamıArkadaşların gel toplanıp bi film izleyelim diye çağırdıkları ve gittiğim bir film kendisi 😄 Kurt russel ın başrolde oynadığı filmde, ıssız çöl kasabalarında turistik amaçlı gezi yapan bir çiftimizin arabalarının bozulması ve başrol erkeğimizin karısının kaçırılmasına uzanan bir hikaye anlatılıyor. 1997 yapımı bu dizide o meşhur Amerikan arabalarından tutun da klasik Amerikalı piç erkek tayfası görmek bi hoşuma gitmedi değil 😄 yapım yılını da göz önünde bulundurursak gayet iyi imdb puanı almış ve oturup çerez niyetine izlenecek bence güzel bir film olmuş. İyi seyirler şimdiden :)