Aga bu Agata iyidir. İnşallah şimdiye kadar işlediği cinayetleri kitap haline getirmemiştir. Arka sokaklar yönetmeniyle kapışır. Çocukluk arkadaşımıza da güvenemeyeceksek kime güvenicez bu hayatta. Dünyanın çivisi çıkmış.
Rahmetlinin arkasından konuşmak olmaz ama keşke ananın sözünü dinleseydin be Hüseyin. Bu dünyada kim iyilik yapmaya çalışmış da karşılığını almış. Yaptığı katliamlarla Bir sürü masum cana kıyan terör örgütlerinin kökünün kuruyacağı günleri görmek ümidiyle...
Şimdiki zamanın gelişmiş ülkeleri (Almanya, japonya, Çin, Fransa vs.) zamanında ağır savaşlar ve yenilgiler almalarına rağmen bunun üzerinde çok durmayıp ilerlemeye baktılar. Ama Arap dünyası (Mısır, Lübnan, Ürdün, Irak, Suriye) bunu yapmak yerine aldığı ağır yeilgileri uzun süre hazmetmek istediler…devamıŞimdiki zamanın gelişmiş ülkeleri (Almanya, japonya, Çin, Fransa vs.) zamanında ağır savaşlar ve yenilgiler almalarına rağmen bunun üzerinde çok durmayıp ilerlemeye baktılar. Ama Arap dünyası (Mısır, Lübnan, Ürdün, Irak, Suriye) bunu yapmak yerine aldığı ağır yeilgileri uzun süre hazmetmek istediler bu nedenle ilerlemeye çalışmak yerine sürekli intikam duygusuyla hareket ettiler ve giderek etnik parçalanma yoluna gittiler ve hep geride kaldılar.
Bizim kendi değerlerimiz üzerinden, bizim ülkemizde yaşayan etnik gruplar üzerinden bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara karşı sergileyecek sağlam bir duruşumuz var mı?
Kitabın adındaki batış sözcüğünün ifade ettiği gibi, Dünya tehlikeli bir yola sapmış durumda.
Artık kimsenin ahlaki bir otoriteye, kimsenin ahlaki bir inandırıcılığa sahip olmadığı bir dönemdeyiz.
Karanlık, Dünya'ya benim doğduğum topraklardan yayılmaya başladı.
Bugün Dünyamızı sallayan sarsıntıların son on yıllarda Arap dünyasını sallayan sarsıntılarla doğrudan bir bağı olduğuna hiç kuşku yok.
(5 Haziran 1967'deki Arap İsrail savaşı ve 1979'daki Afganistan savaşı)
Yapay zekanın, teknolojinin bizi gözetlediğini biliyoruz ama eskisi gibi tepki veremiyoruz. Ya bizi gözetleyenlerin sadece teknolojinin olduğunu düşünüp bir insanın bizi gözetlemediğinden ya da bir korunma isteğiyle buna göz yumuyoruz.
Toplumlar her ayrıştığında gelişmişlik yavaşlar, ilerleme yerine yerinde sayma dönemi başlar.
Anayurt oteli'ni işleten Zebercet, gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın müşteriyi takıntılı bir şekilde sürekli düşünür. Oysaki bu kadın sadece bir gün otelde kalıp gider ve gitmeden önce bir hafta sonra tekrar geleceğim der ama gelmez. Kendi ruh aleminde sürekli çıkmaza…devamıAnayurt oteli'ni işleten Zebercet, gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın müşteriyi takıntılı bir şekilde sürekli düşünür. Oysaki bu kadın sadece bir gün otelde kalıp gider ve gitmeden önce bir hafta sonra tekrar geleceğim der ama gelmez. Kendi ruh aleminde sürekli çıkmaza giren Zebercet en son kesin bir çözüm bulur.
Bazı kısımlarda anlatılan olayların nerden başlayıp nerde bittiği belli olmasa da genel olarak güzel bir kitap. Kafa rahatken okunmalı. Filmi birebir uyarlanmış
Veronika çok genç yaşına rağmen hayattan istediği tadı alamadığını düşünüp yüksek dozda hap alıp ölmek istiyor ama başaramıyor. İntihar girişiminin ardından gözlerini akıl hastanesinde açıyor ve birkaç günlük ömrünün kaldığını öğreniyor. Bu süreçte ordaki insanlarla tanışıyor. Eduard'a sürekli piyano çalar…devamıVeronika çok genç yaşına rağmen hayattan istediği tadı alamadığını düşünüp yüksek dozda hap alıp ölmek istiyor ama başaramıyor.
İntihar girişiminin ardından gözlerini akıl hastanesinde açıyor ve birkaç günlük ömrünün kaldığını öğreniyor. Bu süreçte ordaki insanlarla tanışıyor.
Eduard'a sürekli piyano çalar ve zamanla hayata geliş amacını keşfedip yaşamak ister.
Ama bu hikayedeki asıl kahraman bence Dr. İgor.
Kitabın sonunda yine "Ey para gözün kör olsun" diye demeden edemiyoruz tabi. Para deliyi bile bir şekilde hayata bağlıyor. Neyse konu bu değil. Kitap konusu yönüyle Piraye'nin Seyir adlı eserine benziyor.
Allah'a şirk koşarsan olacağı budur. Bir saat yaptı diye "Tanrı sonsuzluğu yarattıysa Zacharius Usta da zamanı yarattı" diyecek kadar bir kibir abidesine dönüşen abimiz daha önce yaptığı tüm saatler durunca aklı ince bağırsağına karışmış bir şekilde hala çalışan tek saatin…devamıAllah'a şirk koşarsan olacağı budur. Bir saat yaptı diye "Tanrı sonsuzluğu yarattıysa Zacharius Usta da zamanı yarattı" diyecek kadar bir kibir abidesine dönüşen abimiz daha önce yaptığı tüm saatler durunca aklı ince bağırsağına karışmış bir şekilde hala çalışan tek saatin peşine düşer. Süreç içerisinde kızı Zacharius'u tekrar dine bağlamak ister ama istediği olmaz. Sade anlaşılır ve kısa sürede okunan bir kitap. Hem kendi dönemine göre hem de şimdiki döneme göre gayet başarılı.
Absürt bir korku filmi. Fazla korkutmadı. Ama merak uyandırıp izlettiriyor kendini. Yine de bunun yerine eskilerden bir bölüm Çarkıfelek izlemek daha iyi olabilirdi.
Başlarda 2. Dünya Savaşı'nın Uzak Doğu cephesindeki kanlı gerçeği, ortalarında buruk biten bir aşk hikayesi, sonlarına doğru ise vay be nereden nereye savaş yüzünden bu aşk bitmese yeni bir aşk olmayacaktı dedirten bir hikaye. Savaşla başlayıp müzikle biten bir olay…devamıBaşlarda 2. Dünya Savaşı'nın Uzak Doğu cephesindeki kanlı gerçeği, ortalarında buruk biten bir aşk hikayesi, sonlarına doğru ise vay be nereden nereye savaş yüzünden bu aşk bitmese yeni bir aşk olmayacaktı dedirten bir hikaye. Savaşla başlayıp müzikle biten bir olay örgüsü. Akira Mizubayashi abimiz bu eserinde "Japon'sun sen akıllı adamsın bir kere" diye dedirtiyor tekrar bizlere.