Spoiler içeriyor
Beğendiğim senaryosu em orijinal Türk filmlerinden biriydi. Sondaki poğaçada da dolar var mıydı merak ettim :D Ne kadar kadın aptal görünsede aslında öyle olmadığı sonradan ortaya çıkıyor. Ben olsaydım başta terkeder giderdim diyor insan yalnız o zaman da intikam değil…devamıBeğendiğim senaryosu em orijinal Türk filmlerinden biriydi. Sondaki poğaçada da dolar var mıydı merak ettim :D
Ne kadar kadın aptal görünsede aslında öyle olmadığı sonradan ortaya çıkıyor. Ben olsaydım başta terkeder giderdim diyor insan yalnız o zaman da intikam değil ödül olurdu o insanlara.
Keyifli bir başucu ve yolgösteren kitap. Kendisi için yazdığından sık sık tekrara düşmesi yavaş ilerlemeye sebep oluyor fakat bu Marcusu ve onun stoacılık felsefesini daha sindirerek anlamamızı sağlıyor. Beğendiğim bazı sözlerini yazdım. Keyifli okunmalar “Erdem doğayla uyumlu olmaktır “ “İnsan…devamıKeyifli bir başucu ve yolgösteren kitap. Kendisi için yazdığından sık sık tekrara düşmesi yavaş ilerlemeye sebep oluyor fakat bu Marcusu ve onun stoacılık felsefesini daha sindirerek anlamamızı sağlıyor. Beğendiğim bazı sözlerini yazdım. Keyifli okunmalar
“Erdem doğayla uyumlu olmaktır “
“İnsan inzivaya çekilmek için kendi içinden,kendi ruhundan daha huzurlu,daha sakin bir yer bulamaz”
“Başakalarının yardımıyla elde edilecek sükunete ihtiyaç duyma.özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir,dik tutulması değil.”
“Kendine saygı duyan biri değil, diğer insanların ruhlarında kendi mutluluğunu arayan birisin.”
“Oysa kendi özgün düşüncelerine duyduğun saygı ve verdiğim değer, seni kendinden memnun birisi yapar”
“Ufacık bir parçası olduğun evrenin, sana sadece kısacık bir anı bahsedilmiş zamanın bütünlüğünü ve payına düşen yazgıdaki küçücük rolünü hiç unutma”
“Her insanın sadece ilgilendiği şeylerin değeriyle değerlendirildiğini sakın aklından çıkarma”
“Kim ne derse desin ya da ne yaparsa yapsın, ben rengini yitirmeyen bir zümrüt olacağım.”
“Epiltetosun da dediği gibi bir cesedi sırtlanmış ufacık bir ruhsun sen “
Spoiler içeriyor
Bugün izledim Her karesi tablo gibiydi. Görsel olarak çok zengindi. Doğuda görev yapan Sametin iç bunalımını anlatıyor. Filmin sonunda Sevim için onun gözünden kendimi görmek isterdim demesi ve Nurayı sevmemesine rağmen arkadaşı ilgi gösterince beraber olması beğenilme çabasına girmesi nasıl…devamıBugün izledim
Her karesi tablo gibiydi. Görsel olarak çok zengindi. Doğuda görev yapan Sametin iç bunalımını anlatıyor. Filmin sonunda Sevim için onun gözünden kendimi görmek isterdim demesi ve Nurayı sevmemesine rağmen arkadaşı ilgi gösterince beraber olması beğenilme çabasına girmesi nasıl bir buhranda olduğunun kendine bir ışık aradığının göstergesiydi. Öğrencisinin aslında kendine karşı farklı anlamda bir ilgisi yoktu o mektup da kendine değildi ama bir şekilde kendine yormak istedi Samet kızı da sıkıştırıyordu bu konuda.Yanlıştı yaptığı kötü bir öğretmendi. Geldiğim ilk günden beri gitmeyi düşünüyorum demesi veya öğrencilere siz en fazla zenginlere patates pancar ekeceksiniz bizim yaptığımız deveyi gütmek demesi bile buna kanıttı.Bağnazlığınıza medeniyet getirmem mi suç diyerek tepeden bakıyordu.Nuray’la yemekteki diyalogları çok anlamlıydı
“Sen İsviçre’ye de gitsen mutsuz olursun
İnsan nereye giderse kendini de götürüyor sonuçta”
“Ben fedakarlığın bile diğerini kendine borçlu bırakmak olarak görüyorum “
“Yani orda kendi patlatan bombacının amacının yok olmak değil var olmak olduğunu görüyorum “
“Sanki her şey yalnızca zamanı unutmak için yaşanıyor gibiydi”
“Tarih ümit etmenin yorgunluğunu çağrıştırıyor bana “
"Gelenekler dediğimiz cendereye karşı taşın altına biz elimizi koymazsak kim koyacak başka?"
"Ama bana öyle geliyor ki dünyada güzel olan her şey daha insana ulaşamadan insanın kendi ördüğü ağlara takılıp kalıyor.."
Sanat filmi olduğu için bir olayı son beklemedim. Güzel bir filmdi tavsiye ederim
Spoiler içeriyor
İspanyol filmlerde genelde beklenmedik sonlar çıkıyor. Bu filmde izleyiciye çok fazla pay bırakılmış olayların çoğunu biz tahmin ediyoruz yani yönetmen oluyoruz bir yandan:D Kelebek etkisini görebiliriz bir kostümden kaç hayat yok oluyor. Her insanın bir gölge tarafı olduğu karanlık kısmının…devamıİspanyol filmlerde genelde beklenmedik sonlar çıkıyor. Bu filmde izleyiciye çok fazla pay bırakılmış olayların çoğunu biz tahmin ediyoruz yani yönetmen oluyoruz bir yandan:D
Kelebek etkisini görebiliriz bir kostümden kaç hayat yok oluyor. Her insanın bir gölge tarafı olduğu karanlık kısmının bir gün bir yerlerde çıktığını da görebiliriz.
Sakin durağan ve psikolojik bir film bence sıkmıyor ama pek heyacanlandırmıyor da:D
Spoiler içeriyor
Güzel bir İran filmiydi durağan ilerliyor genelde İran filmleri de öyle oluyor zaten. Merhamet, intikam, çaresizlik gibi yer yer çeşitli duygular hakim oluyor. Toplumsal normlara karşı eleştirel göndermeler de yapılmış takside kadının adamın yanına oturmak istememesi veya ana karakterin tacize…devamıGüzel bir İran filmiydi durağan ilerliyor genelde İran filmleri de öyle oluyor zaten. Merhamet, intikam, çaresizlik gibi yer yer çeşitli duygular hakim oluyor. Toplumsal normlara karşı eleştirel göndermeler de yapılmış takside kadının adamın yanına oturmak istememesi veya ana karakterin tacize uğradıktan sonra polise gitmemesi gitsek ne olacak ki demesi gibi. kadın ve adam arasında büyük bir iletişimsizlik var yaşadıkları kötü bir olaydan sonra hiçbir şey olmamış gibi devam etmeye çalışıyorlar üstünü kapatmaya çalışıyorlar ilginç geldi bu kısım bana adam sorgulamıyor olayı kadın da detaylı anlatmıyor belki de adam korktuğu şeyi duymak istemiyor. Tam olarak banyoda gerçekleşen olayı da vermiyor yönetmen taciz mi tecavüz mü bizde soru işaretleri bırakıyor. Kadın kendisine bunu yapan adamı affediyor kin beslemiyor bazı seyircilerde de adama karşı merhamet duygusu oluşmuştur büyük ihtimalle adam yaşlı, hasta ve kendisini çok seven bit ailesi var bende hiç acıma oluşmadı bence oluşmaması da gerekir bir insanın yaşı durumu hastalığı suçunu hafifletmez. Adam intikam almaya çalışıyor ama bir yandan düşündürüyor da kadın için mi yapıyor yoksa kendi guruna yediremediği yani aslında kendisi için mi intikam alıyor. Kimseye de anlatmıyorlar bu olayı banyoda düşmüş diye bahsediyorlar komşulara.Üzüldüm..kendi toplumumuzu da yer yer gördüm. Bizde de böyle olaylarda özellikle küçük yerlerde kadın kendisini suçlu hisseder olay kapatılmaya çalışılır polise gidilmez insanlar kendi adaletini kendi sağlamaya çalışır malesef adalet sistemine olan güveniniz oldukça yıkılmıştır.filmde kadın böyle bir tramvmanın üstüne adamın kendisine destek olmasını istiyor tek kalmak istemiyor adamla vakit geçirmek istiyor ama adam destek çıkmıyor bu da intikamı kendisi için aldığının bir göstergesi. Filmde bu arada bir tiyatro oyunu da var beraber akşamları bir tiyatro oyunu çekiyorlar gerçek hayatlarıyla da bağlantılıydı tiyatro konusu film içinde film olmuş güzeldi o da oyunda da sürekli bir ev arayışı içindelerdi filmde de aynı şekilde sürekli ev arıyorlardı. Böyle sakin düşünerek izlemek isteyenler için güzel bir film olabilir olay kısa aslında persona yorumlarıyla irdelemeleriyle uzuyor keyifli izlemeler
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete…devamıZamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana...
Charles Dickens