Hiç bir tarafı yapılmamış olan bir vatanın bayrağı Kahire’ye dikebilmek için havaya giden bu enerji, boş Anadolu’yu zengin ve umranlı bir vatan yapmak için hiç bir vakit kullanılmadı.
Yemek yiyebilmek için başkasının eşyasını rehine vermek mi, hesap gününe kadar tıkınıp kafayı çekmek mi, ruhta ilk küçük yarayı açmak mı, onura ilk kara lekeyi sürmek mi, kendi gözünde alçağın biri durumuna düşmek ve aynaya bile bakamaz olmak mı?
“Gördüğünüz gibi bizim mutluluğumuzu ya da mutsuzluğumuzu belirleyen şey hakikat değildir. Bizler tasavvur eder, kanaat sahibi olur sonucunda da mutluluğa ya da mutsuzluğa erişiriz.”
Ben bilge değilim ve benimle ilgili kötü düşüncülerini daha da beslememek için söyleyeyim, bilge olmayacağım. Bu yüzden benden en iyilerin seviyesinde olmamı değil, sadece kötülerden daha iyi olmamı bekle. Her gün kusurlarımı biraz azaltmam ve hatalarımı eleştirmem bana yeter. Seneca…devamıBen bilge değilim ve benimle ilgili kötü düşüncülerini daha da beslememek için söyleyeyim, bilge olmayacağım. Bu yüzden benden en iyilerin seviyesinde olmamı değil, sadece kötülerden daha iyi olmamı bekle. Her gün kusurlarımı biraz azaltmam ve hatalarımı eleştirmem bana yeter.
Seneca -Mutlu Yaşam Üzerine
Cennetin kapıları arkamda kapandı geri dönmedim Ayaklarımın dibinde ayaklarımın gölgesi duvara kadar önümdeki bütün yolu kaplıyor Kapalı gözlerimin içinde gölgemin üstünde yürüyorum Anadolu’nun damar damar yollarında gibi Serap camlı daha güzel kağir gibi bir ev hatırlıyorum Eskiden eskiden kayıp halkların…devamıCennetin kapıları arkamda kapandı geri dönmedim
Ayaklarımın dibinde ayaklarımın gölgesi duvara kadar önümdeki bütün yolu kaplıyor
Kapalı gözlerimin içinde gölgemin üstünde yürüyorum Anadolu’nun damar damar yollarında gibi
Serap camlı daha güzel kağir gibi bir ev hatırlıyorum
Eskiden eskiden kayıp halkların vahasında çöl karakollarında
Eskiden eskiden gökyüzünün limanları eskiden sabırsızlık çağı eskiden gelecek
Karşımızdaki düşmanın, onu kaç kere yenersek yenelim, sonunda bizi yere vuracağını biliyor gibiyizdir. Öyle çok müttefiki vardır ki… zaman, hastalık, sıkıntı, aptallık, dindar saplantılar, kötü alışkanlıklar!
Kişinin bütünlüğüne belli bir erişilmezlik ve geçirmezlik de dahildir ve lazımdır. Kişinin baştan aşağı didiklenmesi bir şiddettir. Nitekim Peter Handke şöyle yazar:”Ben ötekinin benim hakkımda bilmediklerinden besleniyorum.”
Epiktetos’tan öğretiler Hayat bir ziyafetten başka bir şey değildir. Yemek ne kadar sürmüşse, ziyafet orada biter. Kolun bu noktada ne kadar uzamışsa nasibin o kadardır. Bütün sofraya gelenleri değil yalnız önüne uzatılan tabaktan kendi hisseni iste.
İnsan mal varlığını korumak konusunda oldukça hesaplı davranır, ancak aç gözlü olmanın onur vesilesi sayılacağı tek konu olan zamanın harcanmasına gelince oldukça bonkör davranır.