Serinin en sevdiğim filmidir. Hatta oyunu da vardı, sabah akşam oynardım. İnsan eskiyi özlüyor cidden. Şimdi açsam o duyguları yakalayamam muhtemelen. Biri buna bir çare bulmalı artık.
İç karartıcı, acıklı bir dünya. Okurken o baskı dolu ortamı yaşıyorsunuz resmen. İnsan merak ediyor: Cidden böyle bir şey olabilir mi bir gün? diye. Bunun hakkında söylenecek çok şey var ama şu an susmam benim için daha sağlıklı olacak.
İlk 100 sayfa falan işkence gibi ama sonrası çok sürükleyici. Ama sonu yine de tatmin edici değil. Tabii bu kitaptan çıkarmamız gerekeni Sevgili Mîna Urgan, son sözünde belirtmiş; okumadan geçmeyelim. Çocuklar belki de masum değildir, ha?
Breaking Bad finali sonrası boşluğa düşüp de bunu izlemeye çalışmayan yoktur sanırım. Bay Saul'la beraber Breaking Bad öncesine göz atıyoruz. Sen iyisi mi Saul'u ara!
Hayallerinizi ertelemeyin veya hayallerinizden vazgeçmeyin. Siz eğer ki bir yoldan gidecekseniz yol da sizin gitmenizi isteyecektir. Simyacı, tam da bundan bahsediyor. Su gibi akıcılığı olan bir kitaptı.
Konusu, işleyişi, oyuncuları muazzamdı ama verilmek isteneni tam olarak verdi mi acaba? Burası tartışılır. Görme engellileri anlamamız için çekilmiş olabilir ama canavarlar çok sönük kalmış. Evet, ortada bir canavar var; bakınca zarar veriyor ama ne o yani? Bu canavarların verilmek…devamıKonusu, işleyişi, oyuncuları muazzamdı ama verilmek isteneni tam olarak verdi mi acaba? Burası tartışılır. Görme engellileri anlamamız için çekilmiş olabilir ama canavarlar çok sönük kalmış. Evet, ortada bir canavar var; bakınca zarar veriyor ama ne o yani? Bu canavarların verilmek istenen mesajla alakası nedir? Bu şeyler çok havada kalmış. Övdüm mü, gömdüm mü bilemiyorum ama hoşuma gitti diyebilirim.