sanki böyle bi karakter gerçekte varmış gibi hissettim. bazen benmişim gibi bazen en yakınımmış gibi. hem o kişiyle nefretle boyun boyuna bir ejderha hem de çok anladığım bir komşummuş gibi
oyuncularin cesitliligi beni cok mutlu etti niyeyse alelade bi taksi şoförü bile ozenle secilmis. genel bi yorum yapacak olursam ben begendim filmi nbc gibi sıkıcı degil en azindan filmleri zeki abimin fjxjddjjs. bi de en vurucu noktasi Hicranin annemi sevmiyorum…devamıoyuncularin cesitliligi beni cok mutlu etti niyeyse alelade bi taksi şoförü bile ozenle secilmis. genel bi yorum yapacak olursam ben begendim filmi nbc gibi sıkıcı degil en azindan filmleri zeki abimin fjxjddjjs. bi de en vurucu noktasi Hicranin annemi sevmiyorum babami seviyorum ama o beni sevmiyor sahnesi. yani nasil oglum ya nasiiilll olabilir derken hayatin gercekten de icinden oldugunu farkediyorsun
baska bi doneme girdik. yeni donemin ismi pera. "Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım,…devamıbaska bi doneme girdik. yeni donemin ismi pera.
"Üç arkadaşın öyküsü bu. Beyoğlunda büyümüş, Beyoğlunda yaşayan üç ayrı kişilik, üç ayrı kimlik, üç ayrı insan. Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca adım adım, bina bina, sokak sokak Beyoğlu. O çoksesli, çokrenkli, çokdilli, çokkültürlü Beyoğlu. Günümüzün Babil Kulesi... İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekân... Soluk soluğa bir gerilim, benzersiz bir final... Çok kollu, çok dallı büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, fahişesi, cami hocası, pezevengi, hahamı, Alevi dedesi, bankacısı, işportacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, dekoratörü, evsizi, midye satıcısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, Anadolu kaçağı, Avrupa kaçağı, Amerika kaçağı, Afrika kaçağı, yani yaşam kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklamıştı. Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, giyim mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, randevuevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi gibiydi."
offf buna gerçekten bi yorum yapamiyorum yani sanat filmi de kardesim yani bi sey anlat ya anlat bisiler ufak seyler bi baglasin insani. nbc yermek haddime btw
5. odayı da ben eklerdim adına da gtü başı oynayan belboyu dövdüğüm oda koyardım bu nasıl itici bi rol ya. 95 yapımı bi filme göre güzel bi film ama kurgusal olarak absürtlüklerle ritim yakalanmış.