"Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. Geceleri çok düşünmekten gündüzleri başım ağrırdı." #Yaşamak
Nart, Gül'ün geçmişte yaşadığı zorlukları onun yeşil gözlerindeki kederden anlayacak ve ona yardım elini uzatarak tüm düğümleri onunla beraber çözecektir. Ama dengeler Antalya'daki bir yaz tatilinde değişecek ve Nart hiç beklemediği bir anda korkup kaçtığı, görmeye bile dayanamadığı bir çift…devamıNart, Gül'ün geçmişte yaşadığı zorlukları onun yeşil gözlerindeki kederden anlayacak ve ona yardım elini uzatarak tüm düğümleri onunla beraber çözecektir. Ama dengeler Antalya'daki bir yaz tatilinde değişecek ve Nart hiç beklemediği bir anda korkup kaçtığı, görmeye bile dayanamadığı bir çift yeşil göze âşık olacaktır.
"Herkes sana bakıyor. Ama ben görüyorum, Yeşil. Gözbebeklerin titriyor. Gözlerinde nice depremler var ve bu depremin en büyük enkazı da sensin."
Spoiler içeriyor
"Bir yerde duymuştu: Eğer iyi biri ölüme kavuşuyorsa o şehir yas tutar ve ağlar. İstanbul, bu gece Gökçe için ağlıyordu. Alper, gökyüzüne baktı ve İstanbul'la birlikte ağladı."
"İnsan ne kadar da gelip geçici. Kendi varlığı, en çok iz bıraktığını, anılarında ve ruhlarında derin sevgiler bıraktığını sandığı sevdiklerinde bile hızla silinip gider." ~ Genç Werther'in Acıları
Şimdi birimiz buradan çıkacak. Kurtulacak. Çekildiğimiz fotoğrafları alıp bir çerçeveye koyacak. Çerçeveyi bir duvara asacak. Geçip karşısına bizi izleyecek. Zaman o anda donacak. Şimdi birimiz sağ kalacak ama solu ölmüş olacak. Birimiz, birimizin duvarına asılmış çerçevenin içinde yaşlanacak. Birimiz için…devamıŞimdi birimiz buradan çıkacak.
Kurtulacak.
Çekildiğimiz fotoğrafları alıp bir çerçeveye koyacak.
Çerçeveyi bir duvara asacak.
Geçip karşısına bizi izleyecek.
Zaman o anda donacak.
Şimdi birimiz sağ kalacak ama solu ölmüş olacak.
Birimiz, birimizin duvarına asılmış çerçevenin içinde yaşlanacak.
Birimiz için şarkı bitecek.
Fakat her ikimizde dans etmeyi bırakacağız.
Anlıyor musun?
Anlamıyorsun.
Çünkü beni anlamayı bıraktın.
Zaten ben de konuşmayı......
"Şarkı Oğuz için bitti fakat ikimizde dans etmeyi bıraktık."
"Daha çok anlat" dedim. "Hoşuna gidiyor mu?" "Çok; elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum." "Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?" "Gider gibi yaparız."