"Çünkü ben bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu görünce üstüme öyle bir hüzün çöktüki altında bir çiçek gibi ezildim. Onun için de bu masmavi dünyada ne kokum kaldı ne de rengim. Ben bir kitabın iki sayfası arasında değilim milyonlarca insanın…devamı"Çünkü ben bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu görünce üstüme öyle bir hüzün çöktüki altında bir çiçek gibi ezildim. Onun için de bu masmavi dünyada ne kokum kaldı ne de rengim.
Ben bir kitabın iki sayfası arasında değilim milyonlarca insanın arasında kurutulmuş çiçeğim "
"Kim terk edebilir ki acısını pişmanlık duymaksızın?" Bir çok kez duymama rağmen okumadığım kitap bir kere başlamıştım fakat tam olarak anlayamayıp bırakmıştım. Sanırım bazen bazı kitapları okumak için biraz beklemek gerekiyor.. Kitaba gelirsek baya beğendim ama kafam boşken okumam gerektiğini…devamı"Kim terk edebilir ki acısını pişmanlık duymaksızın?"
Bir çok kez duymama rağmen okumadığım kitap bir kere başlamıştım fakat tam olarak anlayamayıp bırakmıştım. Sanırım bazen bazı kitapları okumak için biraz beklemek gerekiyor..
Kitaba gelirsek baya beğendim ama kafam boşken okumam gerektiğini anladım .O kadar fazla altı çizilecek yer vardı ki .
Birkaçını ekleyeyim;
"Ne bedenlerimizi mahkumsunuz ne de ev ve bahçelerinize.
Dağların tepelerinde yaşayıp rüzgarla dolaşır içinizdeki."
Ne güneşe dalkavukluk eder , ne de karanlıkta çukur açar güvende olmak uğruna.
Özgürdür zira, dünyayı sarmalayıp gökyüzüne uzanan bir ruh gibi.
"Arzusu çok olan az olana dememeli ki ' Niçin böyle yavaş ve aksaksın?'
Zira gerçek iyi ne çıplağa kıyafetini ne de ev size yıkık evini sorar ."
Spoiler içeriyor
Başkalarının ne düşündüğünü ne kadar da önemsiyoruz!!! Bazı şeylerin ise doğru olması aslında biraz üzdü.Diyordu ki eğer bir insan bir insana yardım ediyorsa bunun sebebi kendi acısını ve vicdan azabını engellemektir. Yani saf bir şekilde diğer insanı düşündüğü için değil…devamıBaşkalarının ne düşündüğünü ne kadar da önemsiyoruz!!!
Bazı şeylerin ise doğru olması aslında biraz üzdü.Diyordu ki eğer bir insan bir insana yardım ediyorsa bunun sebebi kendi acısını ve vicdan azabını engellemektir.
Yani saf bir şekilde diğer insanı düşündüğü için değil .
Çok uzun bir kitap değil ama insan hakkında bir çok konuya değiniyor.Hatta hayvanların ahlak olarak daha üstün olduğundan bahsediyordu.
"-İnsanla diğer hayvanların aynı seviyeye konmasına izin veremem.
-İnsanı o seviyeye çıkartmayacaktım ki.."
İnsanın yanlış yapabiliyor olmasına ve yanlış yapmayı seçmesine dayanarak bunu söylüyordu.
Diğer insanların bizim yaptığımız şeyleri ne kadar etkilediğinden ve bir çok şeyden bahsediyordu.
"Bir şapka alırsın kibrin memnun ruhunda tatmin olur.Fakat arkadaşlarının şapkanla alay ettiklerini , ona güldüklerini farz et .Anında kıymetini yitirir.Ondan utanarak ortadan kaldırıp bir daha da görmek istemezsin."
Spoiler içeriyor
"Bazı insanlar, zihinleri yasaklar veya önyargılar tarafından kıskıvrak bağlanmadan ve cehaleti geriletmekten başka bir kaygı tasımadan kendi yollarında yürümeyi başarırlarsa başkalarından çok daha hızlı ilerleyebilir ve çok daha öne geçebilirler." Bilinmeyen bir yerden gelip insanların sorunlarına çözüm bulan Empedokles'in Dostları…devamı"Bazı insanlar, zihinleri yasaklar veya önyargılar tarafından kıskıvrak bağlanmadan ve cehaleti geriletmekten başka bir kaygı tasımadan kendi yollarında yürümeyi başarırlarsa başkalarından çok daha hızlı ilerleyebilir ve çok daha öne geçebilirler."
Bilinmeyen bir yerden gelip insanların sorunlarına çözüm bulan Empedokles'in Dostları ölüme bile meydan okuyorlar.Ama diğer yandan geldikleri yerde ölüm olmadığında hayatın anlamsız kalacağını bunun tanrının işine karışmak olduğunu düşünenler de var.
"Dünya işlerine karışmakla hata ettiğimizi ve hemen çekip gitmemizin daha akıllıca olacağını düşünüyorum."
"Bilge birisi kendisini eylemlerinden ve sonuçlarından sorumlu görür; bilgelikten hiç nasiplenmemis insan ise kendini sadece niyetleri den sorumlu sayar."
"Geldiler üstünlük kurdular, dünya da hem kaygı hem de umut rüzgarları estirdiler sonra da gittiler."
"İnsanların kafası her zaman içinde yaşadıkları dünyayla tam bir uyum halinde değildir." "Hayatta öyle zalim olasılıklar vardır ki , bir tarafta yağmur yağarsa diğer tarafta rüzgar esebilir." "Birçok kez korkular hayatlarımızı acılaştırır. Ve sonunda ne bir temelleri ne de varlık…devamı"İnsanların kafası her zaman içinde yaşadıkları dünyayla tam bir uyum halinde değildir."
"Hayatta öyle zalim olasılıklar vardır ki , bir tarafta yağmur yağarsa diğer tarafta rüzgar esebilir."
"Birçok kez korkular hayatlarımızı acılaştırır. Ve sonunda ne bir temelleri ne de varlık nedenleri olduğu ortaya çıkar."
"Bak ,dinle beni" dedi Furi."Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hicbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşma da yardımcı olabilirim . Sana sunduğum tek…devamı"Bak ,dinle beni" dedi Furi."Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben.
Hicbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim. Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim.
Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşma da yardımcı olabilirim .
Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım ve sağlıklı olmak ,gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir.
Ben yalan şeyler vadetmem hiç .Kusursuz, güllük gulistanlik bir dünya masalı koca bir yalandır...üstelik böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!"
Spoiler içeriyor
"Kim billir...Belki uzak bir günde , başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki guluserek birbirimize ellerimizi uzatırız." Yaptığı ,düşündüğü,ama düşünmek istemediği veya yapmak istemediği şeyleri içindeki var olduguna inandigi şeytana bağlayan bir adam. Daha sonrasında aslında içinde bir şeytan olmadığını…devamı"Kim billir...Belki uzak bir günde , başka insanlar olarak tekrar karşılaşırız ve belki guluserek birbirimize ellerimizi uzatırız."
Yaptığı ,düşündüğü,ama düşünmek
istemediği veya yapmak istemediği şeyleri içindeki var olduguna inandigi şeytana bağlayan bir adam.
Daha sonrasında aslında içinde bir şeytan olmadığını aslında bunların kendi hissettigi düşündüğü şeyler olduğunu kabullenmesiyle devam eden ve kendini bulmak için bir yol cizecegini" bir molozdan bir adam yaratmak" isteğiyle sevdiği kadından ayrılışı bir türlü neden birbirlerini sevdiklerini bulamayıp sonunda ayrı dünyaların insanı olduklarina kanaat getirip ayrılmaları ile sona eren bir kitap.
Gerçekten Sabahattinn Ali nin güzel ve etkileyici bir dili var .
"Kullanamadiktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kimildayan düşünceler neye yaradı?
" Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.
"Muhakkak ki ruhumun benim gözümden kaçacak kadar uzak köşelerinde bir şeytan saklı beni oyuncak gibi kullaniyor."
"İnsanların en zayıf yanları sormadan, araştırmadan,düşünmeden,kafalarını patlatmadan inanmak husundaki hayret verici temayulleridir.
Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre.işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır."
"İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil,kötülük yapacak cevheri içinde tasimamak elemektir .bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş."
Spoiler içeriyor
Evli bir kadının nasıl bir hizmetçi gibi yaşadığını goruyoruz kocası ne isterse onu giyiyor,kocası eşyaların nasıl durmasını isterse o şekilde düzeltiyor,kocası neisterse onu yapıyor.Kadın karşı gelirse şiddete ugrayacak bunu biliyor.Ve korunmak kaçmak istediğinde ise yeterli yardımı göremiyor .Ne kadar gerçek…devamıEvli bir kadının nasıl bir hizmetçi gibi yaşadığını goruyoruz kocası ne isterse onu giyiyor,kocası eşyaların nasıl durmasını isterse o şekilde düzeltiyor,kocası neisterse onu yapıyor.Kadın karşı gelirse şiddete ugrayacak bunu biliyor.Ve korunmak kaçmak istediğinde ise yeterli yardımı göremiyor .Ne kadar gerçek ve sarsıcı bir filmdi .
Halbuki kadın neşe ve hayat dolu yasadiklari ev disaridan bakıldığında huzur dolu olmasına rağmen içeride resmen bir canavar var.
Bir gün kocasından sakladığı şeyler sonrasında kaçmayı başarıyor .Ama işler yine kadının istediği gibi gitmiyor.Ancak kocasının ölümüyle ondan kurtuluyor.
Spoiler içeriyor
" Yapmak istediğimiz şeylerin hep yapılamayacak şeyler olduğunu düşünerek hayatımızı geçirmemiz tuhaf değil mi?" Kitabın kahramanı George küçükken bir gölette gördüğü balığı sürekli merak eder çünkü en büyük zevklerinden biri balık tutmaktır .Ama o gün gördüğü balığa tekrar bakmak için…devamı" Yapmak istediğimiz şeylerin hep yapılamayacak şeyler olduğunu düşünerek hayatımızı geçirmemiz tuhaf değil mi?"
Kitabın kahramanı George küçükken bir gölette gördüğü balığı sürekli merak eder çünkü en büyük zevklerinden biri balık tutmaktır .Ama o gün gördüğü balığa tekrar bakmak için gitmeye cesaret edemez .söylediği şu cümle çok gerçekçi;
"O gün oradan ayrıldıktan sonra içimde bir şey bana engel oldu ama o olmasa bile başka bir şey çıkardı bu işler böyle oluyor"
Aradan yıllar geçip oradaki gölete bakmaya cesaret ettiğinde ise istemedigi bir manzarayla karşılaşır . Gölet teneke kutularla doludur . Artık bir çöplüktur.Ah ne büyük hayal kırıklığı ;(
Bu manzara karşısında düşündugu şey ;
"Duygusal olduğumu mu soyluyorsunuz?
antisosyal miyim?
Ağaçları insanlara tercih etmememeli miyim? bence ağacına ve insanına göre değişir"
Bence de:)
"Bazı şeyler insanın kafasina nasıl azar azar dank ediyor!"