Çok durağan bir film bir kere bunu belirtmek istiyorum, yani bu filmi izlerken sıkılmamanız biraz anormal olur. Ama olaya farklı açılardan mesela alt metnine bakıldığında günümüz koşullarında ki eksik olan örneklere ışık tutmuş olduğunu göreceksiniz. Yönetmenin istenilen yapıyı sanki filme…devamıÇok durağan bir film bir kere bunu belirtmek istiyorum, yani bu filmi izlerken sıkılmamanız biraz anormal olur. Ama olaya farklı açılardan mesela alt metnine bakıldığında günümüz koşullarında ki eksik olan örneklere ışık tutmuş olduğunu göreceksiniz.
Yönetmenin istenilen yapıyı sanki filme bağdaştıramamış gibi geldi bana. Filmin fotografik sahneleri alkışı hak ediyor. Bu kadar pek yazacak bişey bulamadım, ama yinede bir buçuk saat canınızın sıkılmasını göze alıp ve Elena ile Yusuf'un hafif hareketli sex sahnesini bekleyecekseniz bilemem sizin tercihiniz. Zaten birde bizim türk filmlerinde neden rus kızların isimleri Elena yada Olga koyuyorlar ki başka isimleri mi yok. Her neyse çok boş yapmadan iyi seyirler diliyorum.
Arkadaşlar Tenet'i tek başıma sinemada izlemenin mutluluğu ile yorumuma başlamak istiyorum. Bian kendimi Taxi Driver'daki Travis Bickle havası içinde filmi izledim çok güzel bir histi :)) Neyse boş yapmimm. Nolan'ın sinematik kurgusuna gerçekten yeniden hayran kaldım. Bu sefer olay tek…devamıArkadaşlar Tenet'i tek başıma sinemada izlemenin mutluluğu ile yorumuma başlamak istiyorum. Bian kendimi Taxi Driver'daki Travis Bickle havası içinde filmi izledim çok güzel bir histi :)) Neyse boş yapmimm.
Nolan'ın sinematik kurgusuna gerçekten yeniden hayran kaldım. Bu sefer olay tek bir plana sadık kalındığı için inception yada interstellar gibi çok karışık olacağını sanmıyorum, "Nolan = Karmaşık" denklemi içinde bulunduğunu içinizden söyleyebilirsiniz ama bir kaç sahnede kafamın karışmadığını desem yalan söylemiş olabilirim. Ama genel mantığını kavradım (Spoiler yok)
Sıcağı sıcağına yazdığım için bu film ile ilgili eksikleri daha sonra yorumlarım ama ikinci defa izlemek şart bence.
Ve Sinemada izlemek istiyorum derseniz her türlü önlem alınıyor yani içiniz rahat olsun, gerçi ben salonda şansıma tek olduğum için rahatça izledim belki 20.30 seansına gittiğim içindir bilemiyorum ama Son olarak Tenet'in bu sene Oscar'dan eli boş döneceğine Kesinlikle imkansız o derece harika bir film.
10/10
kesinlikle animasyon dünyasında yeni bir çağ açan bir film. İzlerken zamanın su gibi akıp geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Kaç yıl geçmiş izlemeyeli, ama az önce kız kardeşim ile özlemimi giderdim. Komple seriyi izleme kararı aldık. Farkettim de izlerken sahneleri bile unutmuşum…devamıkesinlikle animasyon dünyasında yeni bir çağ açan bir film. İzlerken zamanın su gibi akıp geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Kaç yıl geçmiş izlemeyeli, ama az önce kız kardeşim ile özlemimi giderdim. Komple seriyi izleme kararı aldık. Farkettim de izlerken sahneleri bile unutmuşum bu ayıbı kapattığım iyi oldu en sevdiğim animasyon filmlerinden ilk üçe rahat girer :)
Vee.. bir kez daha usta yönetmen Christopher Nolan'ın izlemeden önce kesinlikle seveceğim ve sonunda ise yanılmadığım bir filmi daha izledim. zaten beğenmemek elde değil ki. Bu adam işinin ve emeğini hakkını cidden lâyığıyla yerine getiriyor, getirmemekle kalmayıp sinema sektörüne akılda…devamıVee.. bir kez daha usta yönetmen Christopher Nolan'ın izlemeden önce kesinlikle seveceğim ve sonunda ise yanılmadığım bir filmi daha izledim. zaten beğenmemek elde değil ki. Bu adam işinin ve emeğini hakkını cidden lâyığıyla yerine getiriyor, getirmemekle kalmayıp sinema sektörüne akılda kalıcı yapımlar bırakıyor.
Hala izlemediğim üç filmi var Memento, Following ve sabırsızlıkla beklediğim Tenet var. Ve iki usta Oyuncu Al Pacıno ve Rahmetli Robin Williams Bu iki efsane'nin Oyunculuklarından bahsetmeye gerek yok bence ne kadar başarılı olduklarını biliyoruz. Nedendir bilmem ama Polisiye ve Dedektif konulu her yapım Alaska'da ayrı bir yakışıyor. Şuan saçmalamışım gelebilir ama benim düşüncem bu şekilde orada ki atmosfer gerilimi iki katına çıkartıyor. Gerilim demişken normalde polisiye filmlerini pek tercih etmem bana sıkıcı gelir ama bu filmde bir sahnede bile sıkılmadım biraz spoiler olucak, Robin Williams ve Al Pacino'nun sorgu sahnesine bayıldım.
Tek kelime ile muhteşem bir filmdi Nolan bir kez daha beni filme olan tutkumu güçlendirdi. Umarım ileride keyifle izlenebilecek filmler yapmaya devam eder.
Daha önce Tarkovsky'nin filmlerini sevdiğimi bahsetmiştim. Bu filmi izleyeli bir sene falan olmuştur. Sizlerle paylaşmadan önce tekrar izleyeyim dedim ve iyi ki izlemişim. Her neyse, bu filmi en son izlediğim ile ilk izlediğim arasında çok fark varmış dedim çünkü ;…devamıDaha önce Tarkovsky'nin filmlerini sevdiğimi bahsetmiştim. Bu filmi izleyeli bir sene falan olmuştur. Sizlerle paylaşmadan önce tekrar izleyeyim dedim ve iyi ki izlemişim. Her neyse, bu filmi en son izlediğim ile ilk izlediğim arasında çok fark varmış dedim çünkü ; ilk izlediğimde dikkatimi filme tam verememiştim o yüzden pek bişey anlamadım. Bence bunun normal olduğunu düşünüyorum çünkü okuduğum yorumlarda benimle aynı kaderi yaşayan insanlar bir hayli fazla.
Sinema tarihinin klasik mertebesine ulaşan ancak aynı zamanda izlenmesi son derece zor filmlerinden "Stalker" Tarkovsky'nin en bilinen eserlerinden biri. Diyalogların hepsi, abartmadan söylüyorum tek tek bütün harflerine kadar, anlam yüklü, arkasındaki sembolizmi anlamanız, çözümlemeniz, veya filmi izledikten sonra uzun, uzun eleştirmenlerin yazılarını okumanız gerekiyor. "Beni kasar" diyorsanız bulaşmayın derim. Ancak tüm bu bahsettiklerimi çözümledikten sonra film gerçekten anlamlı hale geliyor.
Film insanın duyu organlarıyla hissedebildikleri gerçektir olgusunun aksi yönünde bir tavır sergilemektedir. Bu film çok farklı şekillerde yorumlanabilir. Gerçeği aramak, insanın kendini keşfetmesi ve mutluluk gibi.
İnsanlar kendilerini ne zaman mutlu hisseder? Gerçeğe ulaştıklarında mı? Yoksa ulaşmış olduğu hedefin onun için anlamıdır mı mutluluk? ''Gerçeği ararken, gerçeği keşfedeceğime, onun değiştiğini görüyorum.'' Aslında burda gerçeği aradıkça gerçeğin değiştiği vurgusu yapılmaktadır. Mesela şu şekilde şimdi ki zaman ve gelecek. Ama geleceğe gittiğimizde gelecek zaman şimdiki zaman olur. Burda insanın gerçekliğin imkansız olduğunu mu yoksa insanın ulaştığı yerin insanı tatmin etmemesi midir yönetmenin anlattığı bilmiyorum. Diyorum ya farklı şekillerde yorumlanabilir.
Yönetmenin totaliter rejimi eleştiren bir tavrı var.Mesela Stalker'in bahsettiği iyilerin geçmesi kötülerin ise cezalandırılması, kurallara göre oyunu oynamak, kanunlara uymak vs. vs. ''Bir insan yeni doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğü zamansa kaskatı ve duygusuzdur. Bir ağaç büyürken körpe ve yumuşaktır. Ama kuru ve sert hale geldiğinde ölüp gider. Sertlik ve güç ölümün arkadaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık varoluşun tazeliğinin ifadeleridir. Kendini sertleştiren hiçbir şey kazanmayı başaramaz."
Anlatım tarzı da zaten başlı başına bir şah eser zaten. Film'de kullanılan müziğin tüyleri diken diken eden bir senfonisi de var. Görüntü yönetmenleride zaten tam anlamıyla hâlkulade iş çıkarmışlar. Bu filmle söylenecek daha çok şey var ama benim yorumum bu şekilde umarım bir gün bu filmi çok gecikmeden izleyebilirsiniz.
Sofia coppola belli bir tarzı olan ve belki de genetik olarak sinemayı bilen bir sanatkar. Gerek kamera kullanımları, gerek renk, ışık, gölge seçimleri görece alışılmıştan farklı, dikkat çekici ve kendini hemen belli ediyor. Film bu açılarından, yani sinematografik açılardan tatmin…devamıSofia coppola belli bir tarzı olan ve belki de genetik olarak sinemayı bilen bir sanatkar. Gerek kamera kullanımları, gerek renk, ışık, gölge seçimleri görece alışılmıştan farklı, dikkat çekici ve kendini hemen belli ediyor. Film bu açılarından, yani sinematografik açılardan tatmin edici.
Sofia Coppola, o kadar küçük bir öyküden o kadar çok anlam çıkarmış ki, filmi başından sonuna kadar lezzetle izliyorsunuz. Bill Murray adeta devleşiyor. Bu adam hiç bir abartıya gerek duymadan sadece mimikleriyle güldürmeyi biliyor. Tabi ki filmin starı kendisi. Scarlet Johansonn pek bir fark yaratmıyor. Hiç bilmedikleri bir dille çevrelenmiş iki yalnız ve sıkılan insanın biraz da zorunluluktan girdiği ilişki o kadar gerçekçi ve sıcak ki. Karakter analizleri için bile izlenir. film gayet sade, heyecansız, durağan gibi gözükse de aslında son derece sürükleyici ve göz açıp kapatıncaya kadar da biten bir film.
Farklı görüşler olabilir, film biraz daha entelektüel zekalara sesleniyor. İki genç sevgilinin şık ve parlak kıyafetler içinde harika bir müzik eşliğinde birbirlerine doğru koşmasını beklemeyin. Ya da 'bana yalan attın. Meğer sen çok zenginmişsin. Seninle evlenemem. Sana artık nasıl güvenebilirim ki" benzeri bir konuşma aramayın.
Filmin görüntü yapısı ve sekansları bana tarkovski'yi anımsattı çok sevdiğim yönetmenlerden. Ve bu filmde bana göre izlerini görmek hoşuma gitti. Film temel yapısında kapitalizmin açmış olduğu sorunlara ışık tutacak nitelikte. filmden beklentim yüksekti ve bu beklentimin çok üstünde karşıladı yani…devamıFilmin görüntü yapısı ve sekansları bana tarkovski'yi anımsattı çok sevdiğim yönetmenlerden. Ve bu filmde bana göre izlerini görmek hoşuma gitti.
Film temel yapısında kapitalizmin açmış olduğu sorunlara ışık tutacak nitelikte. filmden beklentim yüksekti ve bu beklentimin çok üstünde karşıladı yani sadece okuyup ve beğenip geçmeyin diyorum en azından fragmanı izlerken bile listenize ekleyebilirsiniz. Bu filmin böyle başarılı olmasının bir sebebi ise basit Western filmlerinden farkı Daniel day lewis'in oyunculuğunu coşturmasından başka bişey değil. Eee boşuna 3 tane Oscar ödüllü değil. Her neyse bu film izlenmeye değer bence. 👍
Yaşadığımız Sistemin büyük gökdelenlerin gölgesinde kalmış Arbor gibi yüzlerce veya binlerce hikâyeden sadece bir tanesi. İzlerken vizdan azabı çekmişim gibi geldi yada böyle hissetmemim nedeni kendimi Arbor'u fazlasıyla içselleştirmiş olabilirim bilmiyorum. İngilitere'nin gri, puslu havası, arada atıştıran yağmur ile birlikte,…devamıYaşadığımız Sistemin büyük gökdelenlerin gölgesinde kalmış Arbor gibi yüzlerce veya binlerce hikâyeden sadece bir tanesi. İzlerken vizdan azabı çekmişim gibi geldi yada böyle hissetmemim nedeni kendimi Arbor'u fazlasıyla içselleştirmiş olabilirim bilmiyorum.
İngilitere'nin gri, puslu havası, arada atıştıran yağmur ile birlikte, tahmin edilebileceği gibi filme çok şey katıyor. Herkesin farkında olduğu, eleştirdiği, kötülediği, nefret ettiği bir sistem, ancak kimse de bir şey yapamıyor. Veya yapmıyor. Bu insanlığımızı sorgulayacak cinsten bir yapım olduğunu düşünüyorum. Tozlu raflarda değer görmemiş bir film kesinlikle izlenmeli.