📲 Dün gece izledim. Küçükken Star Tv de her cumartedi akşamı bir korku filmi yayınlanırdı. Tee o zamanlar izlemiştim ve aklımda kaldı. Tabi çocuktum çok korkmuştum o zamanlar. Şimdi ise o kadar korkmadım ama sürükleyici ve keyifli bir filmdi. Kısa…devamı📲
Dün gece izledim. Küçükken Star Tv de her cumartedi akşamı bir korku filmi yayınlanırdı. Tee o zamanlar izlemiştim ve aklımda kaldı. Tabi çocuktum çok korkmuştum o zamanlar. Şimdi ise o kadar korkmadım ama sürükleyici ve keyifli bir filmdi. Kısa bir film zaten hoşuma gitti. Japon yapımı bir üçlemenin Hollywood versiyonu oluyor bu film. Ölen bir çocuğun laneti üzerine gidiyor ve Bir karakter ölüyor, telefon rehberinden rastgele bir numarayı arıyor ve sizin telefonunuza öleceğiniz gün ve saatten cevapsız arama bırakıyor ve kayıtta ise son sözleriniz yer alıyor. Konu bakımından çok çok iyi aslında sonu da devamı olacak gibi bitti ama maalesef Hollywood versiyonunun devamı olmadı. çerezlik güzel bir film ve japon versiyonun Soundtrack müziği çok güzel.
📺Popüler dizi olduğu için şans verdim. Yani fena değildi kendini izlettirmeyi başaran bir yapım oldu. Sıkılmadan izledim hatta sürükledi bile. Alman yapımları benim genelde hoşuma gidiyor. Kendi beyin nöronlarını bir makineye aktaran aşırı korumacı ve gelenekçi bir anne olan Cassandra'nın…devamı📺Popüler dizi olduğu için şans verdim. Yani fena değildi kendini izlettirmeyi başaran bir yapım oldu. Sıkılmadan izledim hatta sürükledi bile. Alman yapımları benim genelde hoşuma gidiyor. Kendi beyin nöronlarını bir makineye aktaran aşırı korumacı ve gelenekçi bir anne olan Cassandra'nın başka bir aileye musallat oluşunu izliyoruz. Akıllı ev sistemini komple yöneten Cassandra yıllar sonra evine yeni taşınan aileyi yavaş yavaş çökertmeye çalışır. yarı günümüz yarı geçmişte geçen güzel bir mini diziydi. Heyecanlı ya izlemek isteyen pişman olmaz
Spoiler içeriyor
✨️🤩 Hayatımda izlediğim en güzel dizilerden bir tanesi oldu. Cast seçimi bile çok başarılı, oyuncuların gerçek karakterlere özellikle benzemesi ve performansları takdire şayan. Bu dizi sayesinde tanıdığım Wagner Moura hayran kaldım. Bir insan ancak bu kadar "Pablo Escobar" olabilirdi. Bıyığından,…devamı✨️🤩
Hayatımda izlediğim en güzel dizilerden bir tanesi oldu. Cast seçimi bile çok başarılı, oyuncuların gerçek karakterlere özellikle benzemesi ve performansları takdire şayan. Bu dizi sayesinde tanıdığım Wagner Moura hayran kaldım. Bir insan ancak bu kadar "Pablo Escobar" olabilirdi. Bıyığından, göbüşüne tamamen o adamdı yani. O kadar heyecanlı ve sürükleyiciydi ki ben niye bu kadar geç keşfetmişim oldum. Her sezonu ayrı güzeldi, son sezon Escobar olmasa bile yine de çok çok güzeldi. İlk iki sezon dünyanın en büyük uyuşturucu baronlarından biri olan Escobar'ın hayatı ve yakalanışını izliyoruz. Evet başta Escobar için bir sempati duyuyoruz ama gerçek şu ki Escobar kötü bir adam ve kendi hayatı için masumların canına kıyabilecek bir katil. Ona karşı sempati ya da heves oluşmasını doğru bulmuyorum. Her yanı ile kötü bir adam.Medellin kartelinin çöküşünü izledikten hemen sonra ise son sezon ise Rodriguez kardeşlerin yönettiği Cali kartelinin çöküşünü izliyoruz. Her sezon ayrı güzel pişman olmazsınız kesinlikle tavsiyee.
🗡Merhabalar, uzun aradan sonra bir kitap yorumu ile geliyorum. Gidipte satın almadım açıkçası, bulduğum bir kitaptı ve her türlü kitabı okuyabilecek bir insanım. Bu kitapta gerçek hayatta ki katillerin yaşam öykülerini anlatan o hale nasıl geldiği, nasıl yakalandığı, nasıl ölümlere…devamı🗡Merhabalar, uzun aradan sonra bir kitap yorumu ile geliyorum. Gidipte satın almadım açıkçası, bulduğum bir kitaptı ve her türlü kitabı okuyabilecek bir insanım. Bu kitapta gerçek hayatta ki katillerin yaşam öykülerini anlatan o hale nasıl geldiği, nasıl yakalandığı, nasıl ölümlere sebep olduğunu, nasıl cezalar aldığını her şeyi anlatıyor. açıkçası çoğu zaman midem kalkarak ve inanamayarak okudum ama maalesef ki bu hikayeler gerçek. Polis kaynaklarına dayalı ve olayları gerçek tanıkların ağzından ve o dönem ki yapılan röportajlar ve belgesellerden kesitler ile anlatılıyor. Okumanıza gerek yok ben boşta kaldım da okudum. Allah öylelerinden korusun. Yalnız kitaptaki son hikaye olan "Siyah Dalya Cinayeti" halen katili bulunamamış olan ve 60 larda işlenen Elizabeth Short'un cinayeti çok merak uyandırdı bende. Katilin bulunamaması ve tertemiz bir geçmişi olan bir kızın hunharca, sadistçe ölüm şekli beni çok üzdü. Dediğim gibi okunmaya pek gerek olmayan bir kitap türü sevenler değerlendirebilir.
Favori serimin son devam halkası... Film bence haddinden fazla uzun okey ama çoğu kişiye istinaden ben sıkılmadan izledim. Gayet sürükleyici bir havası vardı. Aksine yer yer heyecanı yükselten ve merak unsurunu canlı tutmayı başaran bir film olmuş. Hikaye bakımından 10.…devamıFavori serimin son devam halkası...
Film bence haddinden fazla uzun okey ama çoğu kişiye istinaden ben sıkılmadan izledim. Gayet sürükleyici bir havası vardı. Aksine yer yer heyecanı yükselten ve merak unsurunu canlı tutmayı başaran bir film olmuş. Hikaye bakımından 10. Açlık Oyunlarını izliyoruz. Başkan Snow'un, başkan olmadan öncesi ve bu oyunlara bakış açısının zamanla nasıl değiştiğini izliyoruz. Karakter olarak nasıl kötüye evrildiğini görüyoruz lakin o kısım bir tık yavan kalmış yani bana göre aman aman bir olay yaşamadı hani bu durumu savunması için. Film bence 1 saat 45 dk yetecek türden ama çok uzatmayı tercih etmişler. Seriyi sevenler izlesin pişman olmazlar.
Bu kadar popüler olmuş bir yapımı tabiki izleyecektim. Uzun bir film 2.5 saat sürüyor. Bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı bence yoktu. Her şeye rağmen oyunculuklar güzeldi ve konu bakımından çarpıcı sansasyonel bir konusu vardı. Filmde ki ölüm sahneleri…devamıBu kadar popüler olmuş bir yapımı tabiki izleyecektim. Uzun bir film 2.5 saat sürüyor. Bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı bence yoktu. Her şeye rağmen oyunculuklar güzeldi ve konu bakımından çarpıcı sansasyonel bir konusu vardı. Filmde ki ölüm sahneleri midenizi kaldıracak türden. Çok masum çiçekler, böcekler, beyazlar içinden bir anda kan ve vahşet içeren ritüellerin içinde buluyorsunuz kendinizi. Florence Pugh oyunculuk ile döktürmüş. Kendine hayran bıraktı. Film gerçekten adını yaşatıyor. İsveçte yaşayan geleneksel bir topluluğun içinde vahşet içeren ritüel seremonilerini izlemek istiyorsanız buyrun sizi "Ritüel" filmine bekliyorum.
Öncelikle film bitti okey ama benim kafamda hala daha soru işaretleri mevcut. İzledikten sonra You Tube'dan açıklama videoları izleyerek yahut sitelerden film hakkında olay örgüsünğ açığa kavuşturacak yazıları okuyarak nacak sindirebildim. Christopher Nolan gini bir yönetmenin elinden çıkmış fevkalade ve…devamıÖncelikle film bitti okey ama benim kafamda hala daha soru işaretleri mevcut. İzledikten sonra You Tube'dan açıklama videoları izleyerek yahut sitelerden film hakkında olay örgüsünğ açığa kavuşturacak yazıları okuyarak nacak sindirebildim. Christopher Nolan gini bir yönetmenin elinden çıkmış fevkalade ve çok özgün bir senaryo özellikle yapım yılını baz alırsak. İlk defa izlediğim bir film sondan başlıyor. sondan başa ilerleyerek, parça parça kesitler ile olayın gizemini çözmeye çalışıyorsunuz. Leonard bizim başrol oluyor. Hafıza problemi olan bir karakter ve izleyici bu karakterin hafızasına,hatırladıklarına göre konuya hakim olabiliyor. Aslında biz Leonard'ın kendisi oluyoruz ve her şeyi onun bildiği kadar biliyoruz.Karakterimiz öldürülen eşinin intikamını alabilmek için gerek hafızasıyla gerekse çevresinde ki güvenilmez arkadaşları ile zorlu bir mücadele vererek en son sonunda çarpıcı gerçeklere ulaşacak. Kesinlikle böyle beyin yakan ve özgün senaryolu filmleri izleyin izlettirin.
Harika bir konu, harika oyunculuklar fakat yavan bir tarafı var. Belli bir noktaya kadar sarıyor ama daha sonra yavaş ilerliyor ve akmıyor. Paul (Nicholas Cage) adlı akademisyen herkesin rüyasına girmektedir. Yani bu adamı hiç görmemiş olsanız bile rüyanızda bir anda…devamıHarika bir konu, harika oyunculuklar fakat yavan bir tarafı var. Belli bir noktaya kadar sarıyor ama daha sonra yavaş ilerliyor ve akmıyor. Paul (Nicholas Cage) adlı akademisyen herkesin rüyasına girmektedir. Yani bu adamı hiç görmemiş olsanız bile rüyanızda bir anda bir yerde ortaya çıkmaktadır. Başlangıçta bu durum belli bir popülarite sağlarken ve Paul için iyiye giderken bir anda bu adam rüyaları kabusa çevirmeye başlıyor. Adamı kabuslarında ki hali ile yargılayıp her yerden dışlamaya başlıyorlar ama adam gerçek hayatta kimseye zararı olmayan, çekingen, pasif karakterli birisi. Peki sizce suçsuz olsa da sizin kabusunuza giren birini gerçek hayattaki yaşantısı hiçe sayılarak yargılamak ne kadar doğru? Karakterimiz en tepeden bir anda aşağı çakılarak hayatı darma duman oluyor. Sizde bu rüyalara giren adamı merak ediyorsanız, buyrun "Rüya Senaryo" filmini izleyerek tanışabilirsiniz.