#66 Açıkçası çok bir beklentim yoktu yani aslında konu güzel ama işleniş kötü. Yapay zeka ile yönetilen bir ev var ve bir grup üniversiteli genç o evde tatil yapmaya gider. sonrası yapay zeka ile ölüm-kalım mücadelesi. Beni çok çekmedi hiç…devamı#66
Açıkçası çok bir beklentim yoktu yani aslında konu güzel ama işleniş kötü. Yapay zeka ile yönetilen bir ev var ve bir grup üniversiteli genç o evde tatil yapmaya gider. sonrası yapay zeka ile ölüm-kalım mücadelesi. Beni çok çekmedi hiç korku ya da gerilim hissetmedim. Çok etkilenen biri iseniz bu filmi izleyebilirsiniz. Onun dışında çok tavsiye etmediğim bir film. Açıkçası vasattı belki güzeldir ümidi ile izlemiştim. Değilmiş :)
#65 Harika...Sean Bean hayranı olarak bu filme de bu rolüne de hayran kaldım. Gerçekten kısa ama sürükleyici bir filmdi biraz Wolf Creek havası vardı. Amaç ne ? Neden öyle bir şey yapıyor? bu sorular cevapsız ama işleniş harika zaten o…devamı#65
Harika...Sean Bean hayranı olarak bu filme de bu rolüne de hayran kaldım. Gerçekten kısa ama sürükleyici bir filmdi biraz Wolf Creek havası vardı. Amaç ne ? Neden öyle bir şey yapıyor? bu sorular cevapsız ama işleniş harika zaten o kısmına çokta takmıyorsunuz. Size istenilen gerilimi sağlıyor. Kaçan kovalanır hikayesi. Otostopçu kısa bir film olmasına rağmen daha ilk 10 dakikası içinde sizi içine çekmeyi başarıyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
#64 Yaaani...şimdi anime denince akla ilk gelenlerden olduğu için şans vermek istedim. Belki de bazı filmler döneminde izlendiğinde tesiri daha çok oluyordur. Mesela Yürüyen Şato" yu izlediğimde çok beğenmiştim ama bu çok sarmadı çok çocuksu geldi. Pek beğendiğim söylenemez, bana…devamı#64
Yaaani...şimdi anime denince akla ilk gelenlerden olduğu için şans vermek istedim. Belki de bazı filmler döneminde izlendiğinde tesiri daha çok oluyordur. Mesela Yürüyen Şato" yu izlediğimde çok beğenmiştim ama bu çok sarmadı çok çocuksu geldi. Pek beğendiğim söylenemez, bana göre daha böyle 7-13 yaş aralığına hitap eden bir film oldu. Çok bir şey söylenebilecek tarafı yok. Bilmiyorum belki izleyip çoook beğenenler vardır ama beni pek sarmadı.
#63 ☀️Günaydın, benim en sevdiğim kelime. Yeni başlangıçları, maceraları temsil ediyor. Bazı yerleri yüzeysel geçilmiş olmasına rağmen çok beğendim. Barış Akarsu mekanı cennet olsun. Açıkçası o dönemler yaşça çok küçüktüm. 6-7 yaşlarındaydım. Yaşımın o kadar küçük olmasına rağmen ne kadar…devamı#63
☀️Günaydın, benim en sevdiğim kelime. Yeni başlangıçları, maceraları temsil ediyor.
Bazı yerleri yüzeysel geçilmiş olmasına rağmen çok beğendim. Barış Akarsu mekanı cennet olsun. Açıkçası o dönemler yaşça çok küçüktüm. 6-7 yaşlarındaydım. Yaşımın o kadar küçük olmasına rağmen ne kadar popüler olduğunu, yalancı yarim dizisini ve kaza haberini asla unutamam. Gerçekten o dönemde çok üzülmüştüm şimdi izleyince tekrar o duygular içimde depreşti. o yıllara hakim olan insanlar çoğu şey yüzeysel işlenmiş demişler. Yardım konserleri vs. gerçekten biraz araştırınca evet çok o kısmına değinilmemiş. Nasıl müziğe başladığına değinilmiş, aşk hayatına, iş hayatına. Akademi Türkiye yarışması çok işlenmedi. Genel itibari ile ben çokça beğendim. Bende yine o duyguları uyandırmayı başardı. Kesinlikle oyuncu seçimi yani başrol (İsmail Ege Şaşmaz) harika canlandırmış. gerçekten hakkını verdi.
Herkese tavsiye ederim...
#62 "Bizim millet olmaz demeyi çok sever. Olmayınca da sevinir dediğim çıktı diye..." Öncelikle Yılmaz Erdoğan'ın kalemini çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Uzun zamandır listemde olan bir film idi. Şükür ki izleyebildim. Çokta beğendiğim bir yapım oldu hatta filmin sonlarına doğru…devamı#62
"Bizim millet olmaz demeyi çok sever. Olmayınca da sevinir dediğim çıktı diye..."
Öncelikle Yılmaz Erdoğan'ın kalemini çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Uzun zamandır listemde olan bir film idi. Şükür ki izleyebildim. Çokta beğendiğim bir yapım oldu hatta filmin sonlarına doğru bir damla yaş aktı gözlerimden. Doğunun anadolu insanı çok güzel tasvir edilmiş. Hakkari'nin bir köyünde geçen hikayemiz, oranın katı kuralların, geleneklerini, töresini benimsemiş bir aileyi ele alıyor. Geleneklerine sıkı sıkıya uyan baba kızlarının hayatını kendi istediği doğrultuda, adetlerine uyacak şekilde ve bi hayli katı kurallar ile şekillendirir. Filmde o zamanlarda tabi -eminim hala daha vardır- baba kimi uygun görürse kızını ona vermesi olsun, kızlarına asla söz hakkı tanımayıp eşya vari davranması zora düştüğünde kuma getirmek istemesi, köyden şehire geçiş. Yani tatlı, samimi ve dramatik bir film oldu. Kesinlikle tavsiye ederim.
#61 Netflix'in sevdiğim özelliklerinden biri instagram'da karşıma çıkan filmleri hani biraz popülarite kazanmış filmleri hemen platforma yüklüyor olması. Bu filmde onlardan bir tanesi oluyor. Neyse filmimize gelecek olursak, başta biraz sıkıcı gibi ilerledi hani acaba çocuk yanılıyor mu? diye düşünmeye…devamı#61
Netflix'in sevdiğim özelliklerinden biri instagram'da karşıma çıkan filmleri hani biraz popülarite kazanmış filmleri hemen platforma yüklüyor olması. Bu filmde onlardan bir tanesi oluyor. Neyse filmimize gelecek olursak, başta biraz sıkıcı gibi ilerledi hani acaba çocuk yanılıyor mu? diye düşünmeye başlamışken... Spoiler vermek istemiyorum. :) Filmimiz ev hapsinde olan bir çocuğun yan komşusunun katil olması şüphesi üzerine evde can sıkıntısından, yapacak bir aktivitesi olmadığından bu şüphenin üzerine gitmesi ve ardı arkası kesilmeyen olaylar silsilesine dayanıyor. Her ne kadar haksız çıksa da herkes üstüne gitse de içimizdeki şüpheyi gidermeden her şey yarım kalıyor. Filmin ilk yarısı biraz sıkıcı ilerliyor. Başta bende acaba aşırı mı abartıldı gibi düşünmüştüm ama ikinci yarısı çok güzel açılıyor ve ilk yarıyı bize unutturuyor. Güzel bir gerilim filmi, tavsiye ederim...
#60 Filmin başrolleri Bill Murray ve Scarlett Johansson olduğu için konusuna dahi bakmadan izledim ve açık konuşmak gerekirse pek beğenemedim. Orta yaş sendromunda olan, ünlü oyuncu, evli ve çocuklu bir adam(Bob Harrıs) ve yeni mezun olmuş ve yeni evli, gencecik…devamı#60
Filmin başrolleri Bill Murray ve Scarlett Johansson olduğu için konusuna dahi bakmadan izledim ve açık konuşmak gerekirse pek beğenemedim. Orta yaş sendromunda olan, ünlü oyuncu, evli ve çocuklu bir adam(Bob Harrıs) ve yeni mezun olmuş ve yeni evli, gencecik bir kadın(Charlotte). bu ikisinin yolları Japonya'da kesişir. İkiside yalnızlık çeken ve uyuyamayan insanlardır. Bir gece barda tanışırlar ve yakın arkadaş olurlar. Açıkçası film boyunca ikilemde kaldım birbirlerinden hoşlandılar mı? yoksa arkadaşlık olarak yakın mı hissettiler ? filmin sonuna kadar emin olamadım aslında birbirlerine aşk beslediklerini az buçuk anlamış gibi oldum ama filmin sonunda tamamen emin oldum. Kendi ülkelerinden uzak ve sevdiklerinden insanlardan da tavır olarak uzak bu iki karakterin hikayesini izliyoruz. Çok akıcı olmayabilir, yer yer sıkabilir, çok büyük beklenti içinde de izlemeyin derim ama filmde kendimden bir parça gördüğüm için beni biraz çekti. Yaş olarak birbirinden uzak olup his olarak bu kadar yakın olunması mümkün mü? bazı şeyleri gerçekten yaşamayan bilemez. Uzun lafın kısası pek saran bir film olmayabilir. beni çok sarmadı.
Eveeet maalesef ki sınav dönemime denk geldiği için elimde haddinden fazla uzun kalan sürekli ertelediğim ya da halimin,isteğimin olmadığı kitabı çok şükür bitirdim. kısa kısa memleketimizin bilinen, bilinmeyen daha çok köylerde geçen hikayelerin olduğu Refik Halid Karay eseridir. Ben bu…devamıEveeet maalesef ki sınav dönemime denk geldiği için elimde haddinden fazla uzun kalan sürekli ertelediğim ya da halimin,isteğimin olmadığı kitabı çok şükür bitirdim. kısa kısa memleketimizin bilinen, bilinmeyen daha çok köylerde geçen hikayelerin olduğu Refik Halid Karay eseridir. Ben bu tür kitapları pek sevmiyorum o yüzden pek beğenebildiğim söylenemez. Hatta ondan dolayı elimde bu kadar uzun sürdü bence. Yani türü sevenler okuyabilir. Okumasanızda olur mu olur. Keyifli günler dilerim...
#59 Kitabını okumadım, direkt filmini izledim. Umarım ileride hatta en kısa sürede okuyabilirim. Samimi bir filmdi. öyle imkansızcsasına bir aşk olayı yoktu. Başrol oyuncunun duru güzelliği insanı büyüleyecek nitelikte. Oyunculuklarda iyi, dönemini güzel yansıtmışlar. Dönem filmlerini severim. Konusuna çok değinmiyorum…devamı#59
Kitabını okumadım, direkt filmini izledim. Umarım ileride hatta en kısa sürede okuyabilirim. Samimi bir filmdi. öyle imkansızcsasına bir aşk olayı yoktu. Başrol oyuncunun duru güzelliği insanı büyüleyecek nitelikte. Oyunculuklarda iyi, dönemini güzel yansıtmışlar. Dönem filmlerini severim. Konusuna çok değinmiyorum az buçuk herkes biliyordur. Yani hakkında söyleyebileceğim çok bir şey yok. Beni öyle çok etkilemedi. Kendini izlettiren, akıcı, samimi, içten bir film.
#58 komediye Devam...😂😂😂 Serinin devam filmini izledim. İlk filme nazaran bana daha komik geldi. Giray Altınok'un kadroya dahil olması bence harika olmuş. Komedide çok başarılı bulduğum bir oyuncu ve filme çok yakışmış. Serbest(Feyyaz Yiğit) karakteri başlı başına komedi onun harici…devamı#58
komediye Devam...😂😂😂
Serinin devam filmini izledim. İlk filme nazaran bana daha komik geldi. Giray Altınok'un kadroya dahil olması bence harika olmuş. Komedide çok başarılı bulduğum bir oyuncu ve filme çok yakışmış. Serbest(Feyyaz Yiğit) karakteri başlı başına komedi onun harici Zafer(Doğu Demirkol) karakterinin esir kaldığı evde onu tutsak eden adamlarla muhabbeti aşırı komik. Genel olarak bakarsak komedi kısmını başarıyla tamamlamış bir film. 2 filmini de tavsiye ederim. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler...☺️