Hep izleyip izlememe konusunda kararsız kaldığım bir filmdi. İyki izlemişim. Evet biraz uzundu ama başarılı oyuncu kadrosu ve mizahıyla film kendini izlettirdi 👍
5 ayrı olağanüstü hikayeden oluşan bir kitap. Yazar, kendisinin değil de başkalarının başına gelen olağanüstü olayları anlatmış. En sevdiğim hikaye, kitaba da adını veren " Duvardaki Kapı " hikayesi oldu. Ondan sonra da " Merhum Mr. Elvesham'ın Hikayesi " ni…devamı5 ayrı olağanüstü hikayeden oluşan bir kitap. Yazar, kendisinin değil de başkalarının başına gelen olağanüstü olayları anlatmış. En sevdiğim hikaye, kitaba da adını veren " Duvardaki Kapı " hikayesi oldu. Ondan sonra da " Merhum Mr. Elvesham'ın Hikayesi " ni beğendim. Her hikaye en fazla 20-25 sayfaydı. Ama her biri ayrıca uzun ve ayrıntılı bir kitap olarak bile yazılabilir.
Dizi daha ilk dakikalarında yüksek bir tempoyla başlıyor. " Mutfak " denilen o ortamın kaosunu,tutkusunu,mücadelesini o kadar güzel anlatmış ki, normalde gastronomi konulu dizi-filmleri o kadar sevmeyen ben bile beğendim. Bir oturuşta arka arkaya izletiyor. Bu bölümlerin kısa olup insanı…devamıDizi daha ilk dakikalarında yüksek bir tempoyla başlıyor. " Mutfak " denilen o ortamın kaosunu,tutkusunu,mücadelesini o kadar güzel anlatmış ki, normalde gastronomi konulu dizi-filmleri o kadar sevmeyen ben bile beğendim. Bir oturuşta arka arkaya izletiyor. Bu bölümlerin kısa olup insanı sıkmamasından da olabilir. Güzel bir yerde de bitti,devamını merak ediyorum.
Kitap,sıradan bir öğrencinin bir gününü anlatıyormuş gibi görünen ama aslında çocukluktan yetişkinliğe geçmekte olan ve hiç büyümek istemeyen bir gencin iç dünyasını anlatıyor. Adını bile bilmediğimiz bu genç kız, yaşının vermiş olduğu durumla değişken ruh hallerinde ve hayaller kurmayı sevmektedir.…devamıKitap,sıradan bir öğrencinin bir gününü anlatıyormuş gibi görünen ama aslında çocukluktan yetişkinliğe geçmekte olan ve hiç büyümek istemeyen bir gencin iç dünyasını anlatıyor.
Adını bile bilmediğimiz bu genç kız, yaşının vermiş olduğu durumla değişken ruh hallerinde ve hayaller kurmayı sevmektedir. O dönemin gençleri gibi itaatkar olmak zorunda olan ama kendi içinde bu itaatkarlığı reddedip çok farklı düşüncelere sahip olduğu için kendini kötü bir kız olarak düşünür. Gelin olup başka bir şehre taşınan ablasını ve hastalıktan kaybettiği babasının özlemiyle, hayatlarında hep bir eksiklik hisseden annesiyle birlikte yaşayan bu “ Öğrenci kız “ çocukluğunun artık bitmiş olduğunu anlayıp annesiyle yaşama tutunmaya çalışıyorlardır.
Her ne kadar üzüntü ve acıları olsa da bunları tecrübe etmesi gerektiğine ve mutluluğun bir gün onu da bulacağına inanır …
Kişisel olarak bu kadar durağanlığı pek sevmiyorum ama arada kendimi dinlemek için iyi gelebiliyor. Bu kısacık hikayeyi de ondan beğendim. 30 dakikalığına da olsa bir ruhum dinginleşti, ara ara yetişkinliğe geçmekte olan bu ergen karakterle kendi ergen zamanlarımı düşünerek küçük bir bağ kurdum ...
Geçimini balıkçılık ve turizmle sağlayan Wakayama şehrinin küçük bir adası olan Hitogashima’da yaşamakta olan Shinpei Ajiro, çok küçük yaşta bir deniz kazasında anne-babasını kaybetmiştir. Ebevynlerinin kaybından sonra tek başına kalan Shinpei’i, en yakın arkadaşı Ushio’nun ailesi evlat edinir. Lise çağına…devamıGeçimini balıkçılık ve turizmle sağlayan Wakayama şehrinin küçük bir adası olan Hitogashima’da yaşamakta olan Shinpei Ajiro, çok küçük yaşta bir deniz kazasında anne-babasını kaybetmiştir. Ebevynlerinin kaybından sonra tek başına kalan Shinpei’i, en yakın arkadaşı Ushio’nun ailesi evlat edinir. Lise çağına gelen Shinpei aşçılık öğrenmek üzere Tokyo’ya taşınır ve 2 yıl orada eğitim görür. Ancak bir gün aniden Tokyo’dan ayrılıp tekrar adaya gitmesi gerekir. O da en yakın arkadaşı ve ailesi olan Ushio’nun cenazesi içindir …
Memleketine giden gemide uyuyakalan Shinpei, tuhaf bir rüya görür. Bu rüyasında Ushio, ondan diğer kardeşleri Mio’yu korumasını ister. Bu tuhaf rüyaya anlam veremeyen Shinpei, adaya inip arkadaşının cenazesine gittiğinde arkadaşının ölümünün arkasında başka bir şey olduğunu fark eder ve bu fark ettiği şeyler de tehlikeli varlıklardır … Bu tehlikeli varlıklar sıra sıra bütün ada sakinlerine saldırmaya başlarlar. Sadece bu adaya özel gizemi ve bütün adayı kurtarabilecek tek insanın kendisi olduğunu anlayan Shinpei, bütün ada sakinlerini kurtarmaya çalışır …
Tam odaklanmadan izlenildiğinde oldukça karışık gelebiliyor. Hatta o kadar karışık ki seriyi bitirdiğim halde hala anlayamadığım veya aklımda soru işaretleri kalan yerler oldu. Bu biraz da benden kaynaklanıyor. Son zamanlarda odaklanma sorunu yaşıyorum biraz. Neyse ben genel olarak seriyi çok beğendim. Beni tepetaklak eden ve bir sonraki bölümü açmaya iten,sürükleyici serileri çok severim zaten. Sonu da çok minnoş bitti. Ee daha ne ? 😂😂😂 Bu arada Wakayama şivesi kulağa çok tatlı geliyor. Animedeki birçok mekan, gerçekten Wakayama’da bulunan mekanlardan esinlenerek çizilmiş. Çizgiler de başarılıydı ✌🏻
Çerezlik niyetine izlemek için açmıştım ama gerçekten çok gıcık oldum. Diziye haksızlık etmemek için de sonuna kadar izledim ama cidden bu ergenlerin birbirlerine hiç saygıları yok. Bir gün kankalar, öteki gün aniden kanlı bıçaklı düşman oluyorlar. Tamam daha küçükler, karakterleri…devamıÇerezlik niyetine izlemek için açmıştım ama gerçekten çok gıcık oldum. Diziye haksızlık etmemek için de sonuna kadar izledim ama cidden bu ergenlerin birbirlerine hiç saygıları yok. Bir gün kankalar, öteki gün aniden kanlı bıçaklı düşman oluyorlar. Tamam daha küçükler, karakterleri oturmadı diyebiliriz ama bu kadar da olmaz bence. Kendi ergenlik dönemimi düşünüyorum da hiç onlar gibi hemen kestirip atan, öfke saçan, inatçı biri olmadım. Biriyle bir anlaşmazlığım olduğunda burdaki ergenler gibi küfürler-hakaretler savurmak yerine sakin sakin konuşurdum. Ona rağmen anlaşamazsam da daha fazla kendimi yormazdım zaten. Evet başrol karakterin başına gerçekten çok kötü şeyler geliyor. Hiçbiri de onun suçu değil, ama bu o davranışları yapmasının bir savunması olamaz kesinlikle …
Winx’in dizisinin çıkacağını duyduğum zaman çok sevinmiştim ancak fragmanı geldiğinde biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü Winx’le büyüyen birisi olarak hayal ettiğim şey bu değildi. Alfea’yı daha canlı bir yer bekliyordum. Buna rağmen geçen sene dizi çıktığı gibi yine de bir…devamıWinx’in dizisinin çıkacağını duyduğum zaman çok sevinmiştim ancak fragmanı geldiğinde biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü Winx’le büyüyen birisi olarak hayal ettiğim şey bu değildi. Alfea’yı daha canlı bir yer bekliyordum. Buna rağmen geçen sene dizi çıktığı gibi yine de bir şans vermek istemiştim ve ilk sezonu izledikten sonra o pembe-canlı dünyanın biraz çocuksu kaçabileceğini düşünüp okulun böyle olmasını istemelerine hak verdim. Çünkü dizinin genel izleyici kitlesi olan gençler tarafından izlenmesi için tabiki günümüz gençlik dizilerine uydurulması gerekiyordu. Hikaye ve karakterler tabiki çizgi filminden daha farklıydı. Aslında şöyle bir düşündüğümde ilk sezon o kadar da berbat değildi. Bir nevi hikayeye bir girişti. Kısa bölümler olduğu için de ayrıntılara pek inememişlerdi. Doğal olarak hikayenin gelişimi ikinci sezonda olacak diye bekledim.
Geçenlerde de ‘’ Ne izlesem ? ‘’ diye düşünürken plansız,programsız tesadüfen 2.sezona denk geldim ve tekrar en baştan izleyerek 2.sezona da bir şans vermek istedim. Ancak 2.sezon hiç olması gerektiği gibi değildi bence. Öncelikle sadece Bloom’a odaklanılması çok itici. Halbuki çizgi filminde hepsinin ne kadar güzel ve özel hikayeleri vardı. Yine bu sezonda da bölüm sayıları da az olduğu için doğru düzgün karakterlerdeki ve hikayedeki derinliğe inilmemiş. Yap şunu şöyle bir 16-20 bölüm. Bak hikaye nasıl güzel akıyor. Bir de yer yer karakterlerin davranışlarına anlam veremedim. Ergen olduklarından mıdır nedir. Neyse. 6-7 bölümlük bir seriden ne beklenir ki … Devamını da izlemeyeceğim gibi görünüyor …
Mangasını okuyanlar Okkotsu’nun hikayesini bilir tabi. Ama benim gibi mangayı okumayanlar ve sadece ilk sezon animesini izleyenler seride hep adı geçen ama bir türlü göremediğimiz o efsanevi gücüyle bilinen Okkotsu senpai’i merak etmiştir diye düşünüyorum. 2.sezonda karşımıza çıkacağını düşündüğüm bu…devamıMangasını okuyanlar Okkotsu’nun hikayesini bilir tabi. Ama benim gibi mangayı okumayanlar ve sadece ilk sezon animesini izleyenler seride hep adı geçen ama bir türlü göremediğimiz o efsanevi gücüyle bilinen Okkotsu senpai’i merak etmiştir diye düşünüyorum. 2.sezonda karşımıza çıkacağını düşündüğüm bu güçlü karakterin hikayesini görmek güzel bir zemin hazırladı. Ben filmi çok beğendim ama tabiki bana yetmedi. (İflah olmam ben 😂😂😂😂 ) Gojo’nun olsun, Inumaki’nin olsun, Megumi’nin vs kısacası bütün karakterlerin ayrıntılı hikayelerini ve devam etmekte olan olay örgüsünü görmek isterim. 2.sezon bir an önce gelse keşke ☹️
Spoiler içeriyor
Böyle final olmaz olsun ! Giriş ve gelişme çok iyiydi. Hatta son bölümün ortasına kadar mükemmel gidiyordu. Hep '' Ne olacak '' diye merak ettiriyordu, beklenmeyen olaylarla tepetaklak ediyordu insanı. Ama o final bölümünün son 20 dakikasına doğru işler pek…devamıBöyle final olmaz olsun ! Giriş ve gelişme çok iyiydi. Hatta son bölümün ortasına kadar mükemmel gidiyordu. Hep '' Ne olacak '' diye merak ettiriyordu, beklenmeyen olaylarla tepetaklak ediyordu insanı. Ama o final bölümünün son 20 dakikasına doğru işler pek de benim beklediğim gibi gitmedi ... Ah ah ne diyeyim ... 2.sezon gelir gibi de bitti ama yine de moralim bozuldu ...