Boyle dusunduren filmlere bayiliyorum. Bilim kurgu basligi altinda aslinda insan iliskilerine deginiyor. Beni en cok etkileyen kismi, (spoiler) aslinda gelen her iki klonunda, klonlandiklari gercek bireylerden, onlarin anilarindan ve birebir dnalarindan uretilmis olsa da, iliskilerin nasil degistigini goz onune sermesi.…devamıBoyle dusunduren filmlere bayiliyorum. Bilim kurgu basligi altinda aslinda insan iliskilerine deginiyor. Beni en cok etkileyen kismi, (spoiler) aslinda gelen her iki klonunda, klonlandiklari gercek bireylerden, onlarin anilarindan ve birebir dnalarindan uretilmis olsa da, iliskilerin nasil degistigini goz onune sermesi. Burada izleyiciyi; ozellikle romantik iliskilerde, ilk tanistigimiz kisiyle; sevgi saygi cercevesinde o iliskiyi surdurebilmekle; suregelen sogukluklarin iliskiyi getirdigi yer arasindaki farki dusunmeye zorluyor. Daha da carpici kismi; erkek karakterin davranis dinamigi. Kadin karakterle empati kurabiliyoruz cunku, erkek karakter daha mesafeli ve dusuncesiz gozukuyor. Bu nedenle, kocasi klon halindeyken, kadin karakterin nasil yumusaya basladigini goruyoruz cunku kocasinda ilk zamanlarini gormeye basliyor, ozellikle klon kocasinin kadinin giydigi bluza ‘ bunu ilk tanistigimiz zaman giymistin, cok giyme eskimesin’ demesiyle, kadinin ayni gece tutkuyla sevistigini gozlemliyoruz. Diger taraftan, erkek karakterle empati kuramiyoruz cunku anlayissiz, soguk ve tutkusuz taraf o gibi gozukuyor ( uzaydan donunce ilk gecelerinde, kadinin memesine dokunup sig sekilde sevismeyi baslatmaya calismasiyla kadinin aglamasina sahit oluyoruz) buna ragmen, kadinin klonu geldiginde; onu da (erkek karakteri) bambaska biri olarak goruyoruz. Bu izleyiciye (belki de bana) sunu sorgulatti, iliskide haksiz taraf olmanin da getirdigi bir yuk var, karsidakine isteseniz de iyi davranmamanin bir agirligi ve taze bir baslangic olmadan yumusayamayis, merhametli haline donemeyis durumu var. Sinematografisi de cok iyiydi. Harika bir film 🙌 ki
Luise Javier i hakli cikarmayacaktin.. beni buyuk soru isaretiyle birakti. Ask icin bu kadari yapilir miyla, sartlar saglanirsa ask bu kadar cabuk unutulabilir mi diye sordum sonunda (ama biraktigi buyuk soru bu degildi). Okumasi zevkli, zaman zaman cok ic sese…devamıLuise Javier i hakli cikarmayacaktin.. beni buyuk soru isaretiyle birakti. Ask icin bu kadari yapilir miyla, sartlar saglanirsa ask bu kadar cabuk unutulabilir mi diye sordum sonunda (ama biraktigi buyuk soru bu degildi). Okumasi zevkli, zaman zaman cok ic sese maruz kaldigimi hissettigim akici bir kitapti.
Maalesef gunumuz dinamiklerine benzettigim cok fazla olay orgusu var. Bu da yazarin kitabi yazarak bizi aslinda uyariyor olusu fikrini kuvvenlendiriyo cunku, yavas yavas yaklasiyoruz aslinda kimine gore distopik kimine gore utopik olana. Somayi kimyasal uyusturucudan ziyade, beynimizi kademeli ve muthis…devamıMaalesef gunumuz dinamiklerine benzettigim cok fazla olay orgusu var. Bu da yazarin kitabi yazarak bizi aslinda uyariyor olusu fikrini kuvvenlendiriyo cunku, yavas yavas yaklasiyoruz aslinda kimine gore distopik kimine gore utopik olana. Somayi kimyasal uyusturucudan ziyade, beynimizi kademeli ve muthis fonsiyonel stratejilerle yavas yavas uyusturan sosyal medyaya benzettim. Giderek bizi sadece mutlu olmaya sadece dopamin salgilamaya sadece hep daha yenisini iyisini gormeye zorluyor/ zorluyor demek pek dogru olmayabilir. Belki kullanmayi biraktigimiz zaman mutsuzlasiyor ve yetersiz hissediyoruz ama bu bizi daha bagimli yapiyo aslinda, cunku mutsuz olmak istemedigimiz icin beynimizi uyusturmak istiyoruz tekrar. Derinligimizi kaybediyoruz ve bunu sadece oncesini bilen jenerasyon fark ediyor, bir sonraki jenerasyon hali hazirda kitaptaki gama beta zart curt gibi diger gercekligin, derinligin, mutsuzlugun da onemli oldugunu algilamayacaklar bile, amac mutlu olmak degil mi diyecekler. Belki de, hayattaki asil amaci mutluluk degilde dengede olmak diye guncellemeliyiz. Vahsi nin ‘evet, mutsuz olma hakkimi istiyorum’ dedigi kisimdayim, bu dunyaya tum duygulari tecrube etmeye geldik aslinda, insan olmanin derinligini kesfetmeye geldik, sadece mutlu olmaya degil. Biraz ayrintilara donersem, vahsiyi tumuyle hakli bulmuyorum. Lenina’nin buyudugu hayat disinda bir sey bilmiyo olusundan kaynakli direkt erotizme yonelmesi vahsiyi o kadar tetiklememeliydi, vahsi de empati yoksunu bir karakter. Sonuc olarak hakli haksizin olmadigi, uyari niteliginde; insan olmanin asil amacinin mutluluktan cok derinlik, deneyim, ozgurluk oldugunu bana hatirlatan bir kitap oldu.
George Orwell, Huxley nin ogrencisiymis. Ogretmen ogrenciyi nasil etkiler baslikli minik bilgi demeti.
Yumusacik bir kitap. Japonya mutfagi minikten tanitilirken; vefat eden sevdigin kisiyle, yemegin buhari tuttugu surece konusabildigin bir hikaye. Sakin, akici, meditasyon etkisi yaratti bende biraz :)