sevdim mi sevemedim mi bilmiyorum. 2 günde bitirdim. İstanbul’a okumaya gelen, arayışta olan ve kendi içinde görünüş olarak, inanç olarak sorgulayışa giren bir genç kızı konu ediniyor.
nereden başlamalıyım bilmiyorum… harika bir kitap, benim için ayrı bir yeri olacak bir kitap kesinlikle. kitapta birçok yeri çizdim ve çizdiğim satırları defalarca okudum… kitap, Veronika adlı karakterin intihar girişiminde bulunması ve başarısız olması sonucu ailesinin onu akıl hastanesine yatırması…devamınereden başlamalıyım bilmiyorum… harika bir kitap, benim için ayrı bir yeri olacak bir kitap kesinlikle. kitapta birçok yeri çizdim ve çizdiğim satırları defalarca okudum…
kitap, Veronika adlı karakterin intihar girişiminde bulunması ve başarısız olması sonucu ailesinin onu akıl hastanesine yatırması ile başlıyor. çok az ömrünün kaldığını öğrenen Veronika yaşamak ve ölmek arasındaki çizgide kendini buluyor. akıl hastanesinde geçirdiği zaman boyunca Eduard adlı bir gence aşık oluyor ve yaşamın aslında ne kadar değerli olduğunun farkına varıyor.
gerçekten müthiş bir kitaptı. kesinlikle önerebileceğim kitaplardan birisi oldu.
10/10 ⭐️
alıntılar:
📌 “Nasıl olduğunuzu öğrenmek ister misiniz?” Veronika, “Nasıl olduğumu zaten biliyorum,” dedi. “Ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç ilgisi yok olanların. Olan her şey ruhumda oluyor.”
📌 “İnsan neden kendi kendinden nefret eder?”
“Korkaklık belki de. Ya da hiç yakanı bırakmayan yanılmak korkusu, başkalarının senden beklediklerini gerçekleştirememek korkusu.”
📌 “…aslında herkes deli, en deliler de deli olduklarının farkında olmayanlar.”
📌 “Düşünceler kafanıza üşüşmeyi sürdürecektir, ama onları bir kenara itmeye çalışın. İki seçeneğiniz var: Ya zihninizi denetleyeceksiniz ya da zihninizin sizi denetlemesine izin vereceksiniz. İkincisine alışıksınız zaten korkular, nevrozlar, güvensizlikler içinde savrulup gidiyorsunuz, çünkü hepimizin kendi kendini yok etme eğilimi var.
1912 yılında yayımlanmış olan bu kitapta yazar 100 yıl sonrasında ortaya çıkan insanlığın ciddi boyutta yok olduğu ve milyarlarca kişiden sadece 350-400 kişiye düştüğü, çok bulaşıcı olan kızıl veba hastalığını konu alarak çok güzel bir şekilde yazmış. kitapta bu salgından…devamı1912 yılında yayımlanmış olan bu kitapta yazar 100 yıl sonrasında ortaya çıkan insanlığın ciddi boyutta yok olduğu ve milyarlarca kişiden sadece 350-400 kişiye düştüğü, çok bulaşıcı olan kızıl veba hastalığını konu alarak çok güzel bir şekilde yazmış. kitapta bu salgından sağ kalan bir profesörün torunlarına o yıllarda yaşanılan olayları ve zorlukları anlatışını okuyoruz.
dili gayet akıcıydı, çok beğenerek okudum. konu olarak da beni içine çektiğini söyleyebilirim. tavsiye ederim.
8/10 ⭐️
📌 “Ne fark ederdi ki zaten? Herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da… Herkes göçüp gidiyordu. Her şey göçüp gidiyordu.”
📌 “İnsan eskiden beri metafizik bir kavram olarak mutlak adalete inanır ama anlaşılan o ki evrende adalet diye bir şey yoktur.”
📌 “Zaten her şey geçip gider.”
ilk kez bir polisiye roman okudum. bu kadar seveceğimi hiç düşünmemiştim. kitap doğu ekspresi sırasında işlenen bir cinayeti konu alıyor. sonu hiç ama hiç beklemediğim şekilde bitti gerçekten hayrete düştüm. çok beğendim. 8/10 ⭐️ 📌 “Dünyada kötülükten fazla şey yok.”…devamıilk kez bir polisiye roman okudum. bu kadar seveceğimi hiç düşünmemiştim. kitap doğu ekspresi sırasında işlenen bir cinayeti konu alıyor. sonu hiç ama hiç beklemediğim şekilde bitti gerçekten hayrete düştüm. çok beğendim.
8/10 ⭐️
📌 “Dünyada kötülükten fazla şey yok.”
📌 “Sadakat çok güç bulunur ve bedeli asla ödenmez.”
serinin 3. filmini pek beğenemedim. ilk filmdeki tutku bu filmde yoktu. daha çok tartışmalar üzerinden ilerleyen bi filmdi. çoğunlukla cinsellik konuşulması bence biraz bayıcıydı. dediğim gibi pek sevemedim. 4/10
bu kitabı okumayı oldukça ertelemiştim ve sonunda geç de olsa okuyup bitirdim. iki mevsimlik tarım işçisi olan George ve Lennie’nin hikayesini anlatıyor. George Lennie’ye göre daha aklı başında biriyken, Lennie daha çok fiziksel görünüşü ile daha iri ve çok saf…devamıbu kitabı okumayı oldukça ertelemiştim ve sonunda geç de olsa okuyup bitirdim. iki mevsimlik tarım işçisi olan George ve Lennie’nin hikayesini anlatıyor. George Lennie’ye göre daha aklı başında biriyken, Lennie daha çok fiziksel görünüşü ile daha iri ve çok saf bir karakter. kitapta bu iki karakterin dostluğunu, işçi sınıfının yaşantısını, ırkçılığı ve daha fazlasını okuyoruz. biraz duygusal bir kitap. herkesin aksine ben okurken ağlamadım :) ama bu romanın duygusal olmadığını göstermez. dili oldukça sadeydi ve akıcıydı. bir çırpıda bitirilebilir. çok beğendiğim bir kitap oldu.
10/10 ⭐️
filmi bugün izledim ve açıkçası 2 saat olması, biraz durgun ve yavaş olması biraz sıktı diyebilirim. ancak karakterlerin oyunculukları olsun geçirdikleri duygular olsun gayet etkiliydi. genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. kısaca konusu 20. yüzyılda Maria Callas adında bir opera sanatçısının hayatının…devamıfilmi bugün izledim ve açıkçası 2 saat olması, biraz durgun ve yavaş olması biraz sıktı diyebilirim. ancak karakterlerin oyunculukları olsun geçirdikleri duygular olsun gayet etkiliydi. genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. kısaca konusu 20. yüzyılda Maria Callas adında bir opera sanatçısının hayatının son aşamalarını konu alan müzikal tadında biyografi filmi 🤝🏻
7/10 ⭐️
ilk filmine göre daha az etkileyici ve durağandı ama yine de filmdeki diyaloglar olsun, aralarındaki çekim olsun gayet iyiydi. beğendim. 8/10 ⭐️ 🎬 “Bazen anıları kafamdaki çekmecelere koyup unutuyorum. rafa kaldırmak, onunla yaşamaktan daha acısız.”
bir çırpıda bitirilebilen gayet akıcı olan bir kitaptı. bu shakespeare den okuduğum 2. tiyatro eseriydi. sanırım kıyaslama içerisine girersem en çok bu eserini sevdim. kitap genel olarak kıskançlığı anlatan ve bu kıskançlığın sonucunda doğurduğu kötü olayları anlatıyor. baş karakter Othello’nun…devamıbir çırpıda bitirilebilen gayet akıcı olan bir kitaptı. bu shakespeare den okuduğum 2. tiyatro eseriydi. sanırım kıyaslama içerisine girersem en çok bu eserini sevdim.
kitap genel olarak kıskançlığı anlatan ve bu kıskançlığın sonucunda doğurduğu kötü olayları anlatıyor.
baş karakter Othello’nun içine Iago adlı karakter tarafından sevdiği kadına karşı -Desdemona- içine bir şüphe sokuluyor, dolduruluyor. aslında fazla kıskançlığın nelere sebep olabileceğini ileriki boyutunda neler olabileceğini okuyoruz diyebilirim. “Seven insan kıskanır.” sözünün en uç noktasını bu kitapta gördüm.
İşin vurucu kısmıysa aslında Othello’nun içine ilk şüpheyi Desdemona’nın babasının sokması.
kısacası kitap gayet güzeldi çok beğendim.
okumanızı tavsiye ediyorum.
9/10 ⭐️
📌 “En mükemmel insan bile karşı gelerek tüm doğa kurallarına, hata yapabilir.”
📌 “Şimdiye kadar hiç görmedim ben kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının.”
📌 “Göründükleri gibi olmalıdırlar insanlar, eğer değillerse göründükleri gibi, insan değil şeytandırlar.”
📌 “Bu kıskançlık denilen şey, kendi kendini peydahlayan, kendi kendini doğuran bir canavardır.”