Spoiler içeriyor
Bu evrende sadece Prequel'leri ve Klon Savaşlarını (10 sene önce okula gitmeden önce Cartoon Network'da denk geldiğim kadar) izleyen biriydim. Bir kaç gün önce bir anlık gazla "şu asıl üçlemeyi izleyeyim" dedim. Onlar hakkında da belki bir kelam ederim ileride.…devamıBu evrende sadece Prequel'leri ve Klon Savaşlarını (10 sene önce okula gitmeden önce Cartoon Network'da denk geldiğim kadar) izleyen biriydim. Bir kaç gün önce bir anlık gazla "şu asıl üçlemeyi izleyeyim" dedim. Onlar hakkında da belki bir kelam ederim ileride. Mandalorian için ise söyleyebileceğim tek şey: Muhteşem! Son derece basit bir bir yapım aslında. Fakat en iyi yanı ve aynı zamanda en özel yanı basitliği(Johan Cruyff'a selam olsun)
Dizi bir ödül acısının maceraları olarak özetlenebilir. Ve bu maceraları izlemek çok keyifli. Sequel diye adlandırılan 7-8-9. filmlerin (Duyduğuma göre aşırı saçma fan-service filmlermiş ve buna rağmen nefret ediyor hayranlar. Buradan ne kadar kötü olduğu hakkında bir çıkarım yapabiliriz) devasa bütçelerle sağlayamadığı tatmin duygusunu sağlayabiliyor. Fan service çok şey olmasına rağmen hiç ucuzlaşmıyor.
Yeni yetme Star Wars hayranı olarak Luke Skywalker sahnesinde tribünde gibi coştum. Yıllardır bu evrene gönül vermiş insanların özellikle Sequel'lerden sonra nasıl sevindiğini hayal bile edemiyorum.
I have spoken.
Güncelleme: 7-8-9. filmleri de izledim. Bu dizinin kıymeti gözümde 10 kat arttı.
Güzel film olacak bir fikir solcu mastürbasyonu olmaktan öteye gidememiş. Kısıtlı mekanda geçen, yer yer gizem, yer yer de komedi olan ama sadece komedi kısımları zaman zaman iyi olan bir filmdi. Çok karikatürize bir film olduğunu söyleyebilirim. Hatta Komünizm'i yeni…devamıGüzel film olacak bir fikir solcu mastürbasyonu olmaktan öteye gidememiş.
Kısıtlı mekanda geçen, yer yer gizem, yer yer de komedi olan ama sadece komedi kısımları zaman zaman iyi olan bir filmdi. Çok karikatürize bir film olduğunu söyleyebilirim. Hatta Komünizm'i yeni yeni öğrenen bir ergenin dünyaya bakışı gibi kalıyor. Bütün komünistler - hatta Lenin'e neredeyse tapan kişiler- son derece entelektüel ve idealist, geri kalan herkes aptal, çıkarcı veya cahil resmedilmiş.
İki dedektifin karakter tasarımları yüzeysel olarak iyi gözükse de, Barış Falay'ın karakterinin hikayeye hiçbir katkısı yok. Bağırmaktan başka bir şey yapmıyor.
Filmin en iyi yanı Serkan Keskin'in oynadığı çaycı. İyi yazılmış ve oynanmış bir komedi karakteriydi.
Filmin çözümlendiği unsur da kendini çok belli ediyor, twist yapmayı amaçlayan bir filmde yine kötü bir durum.
Özetle bu film benim gözümde harcanan bir potansiyel. Sinemada 27 TL verdiğim için çok pişman olduğunu da eklemek isterim.
Muhteşem, zamansız, ikonik... Diğer bütün övgülerin yanında sanırım "ikonik" Ridley Scott için kullanılması gereken öncelikli sıfat. Çok imza filmleri, imza sahneleri, imza tasarımları olan bir yönetmen. Kurduğu dünyalarla, oluşturduğu atmosferlerle kendinden sonrakilere ilham olmuş eserlerin babası. Benim Alien evreni ile…devamıMuhteşem, zamansız, ikonik...
Diğer bütün övgülerin yanında sanırım "ikonik" Ridley Scott için kullanılması gereken öncelikli sıfat. Çok imza filmleri, imza sahneleri, imza tasarımları olan bir yönetmen. Kurduğu dünyalarla, oluşturduğu atmosferlerle kendinden sonrakilere ilham olmuş eserlerin babası.
Benim Alien evreni ile tanışmam Prometheus ile olmuştu ve filmi gayet beğenmiştim. Ancak Alien'den sonra Prometheus biraz tüy siklet kalıyor. Ve üzülerek belirtmek isterim ki ben bu filmden alabileceğim maksimum keyfi alamadım çünkü Prometheus ile bir çok benzerlik var. Filmde olan belli olaylar aynen Prometheus'da tekrar edilmiş olduğundan bazı şeylerden etkilenemedim.
Film daha önce de bahsettiğim üzere ikonik. Sahneleriyle, kareleriyle, tasarımı ve efektleriyle marka olmuş bir film. Filmi İngilizce altyazı ile izlediğim için zaman zaman bazı noktaları kaçırsam da filmin görsel anlatımı sayesinde hikayesini kaçırmadım. Bu da bence bir film için çok önemli bir nokta.
Film aşırı derecede gergin hatta korkunç -muhtemelen korkunçtur bir çok kişi için ama ben korku nedir bilmem(?)- sayılır. Xenomorph'un "doğumu" ve saldırıları ustalık kokan sahneler.
Doğum bu film için anahtar kelime. Hikaye tecavüz, doğum gibi metaforlarla desteklenen bir hikaye iyice izleyiciyi rahatsız edip, koltuğuna çiviliyor.
Daha fazla uzatmadan diyeceğim şey: Bu filmi ve hatta seriyi izleyin. Ben de ikinci filme dalış yapmak üzereyim.
İyi seyirler
1000.film Postere ve görsellere bakınca filmin bana hitap eden hiçbir yanı olmadığını düşünüyordum. Ama gayet iyi bir film ve güzel geçen bir zamandı. Mel Gibson filmlerinde genel olarak bir ajitasyon oluyor. Her zaman irrite etmiyor ama filmin gerçekliğini ve ciddiyetini…devamı1000.film
Postere ve görsellere bakınca filmin bana hitap eden hiçbir yanı olmadığını düşünüyordum. Ama gayet iyi bir film ve güzel geçen bir zamandı.
Mel Gibson filmlerinde genel olarak bir ajitasyon oluyor. Her zaman irrite etmiyor ama filmin gerçekliğini ve ciddiyetini baltaladığını düşünüyorum.(Dedi ve "ÖZGÜRLÜK" sahnesinde ağladı) Bu filmde bunu çok hissetmedim ve buna memnun oldum.
Filme belli ki büyük para harcanmış. Büyük ve kalabalık sahneler bolca vardı. Kostüm ve sanat tasarımı da ayrıca takdire şayan. Yalnız kamera hareketleri (bazı sahnelerde) beni rahatsız etti. Motion Sickness'den muzdarip olmamın da bunda etkisi olabilir.
Filmde kolonistlerin bir rolü olacağını ve filmin bu noktadan harekete geçeceğini düşünmüştüm ancak bambaşka bir öykü -daha az iyi bir öykü bence- izledik.
Nihayetinde gayet güzel bir film tavsiye ederim. Ve bana bu filmi öneren kadim dostum mazot a.k.a Berra'ya şükranlarımı sunarım.
"Sinemayı" özlemişim. Ridley Scott üstat harika bir film yapmış. Kesinlikle sinemada deneyimlenmesi gereken bir yapım. Filmin feminist denilebilecek bir hikayesi var. Ama kesinlikle ucuz veya göze sokarcasına yapmıyor. Gerçek bir sıkıntıyı gerçekçi anlatıyor. Film 3 perspektiften anlatılıyor. Yaşanan olayı 3…devamı"Sinemayı" özlemişim.
Ridley Scott üstat harika bir film yapmış. Kesinlikle sinemada deneyimlenmesi gereken bir yapım.
Filmin feminist denilebilecek bir hikayesi var. Ama kesinlikle ucuz veya göze sokarcasına yapmıyor. Gerçek bir sıkıntıyı gerçekçi anlatıyor. Film 3 perspektiften anlatılıyor. Yaşanan olayı 3 karakterin gözünden nasıl yaşandığını görüyoruz. Karakterlerin iç dünyasını ve zihinlerini anlatmanın güzel bir yolu. "Anlatma göster" mottosunun bir örneği.
Ve tabii ki sinema deneyimi yaşanılmasını tavsiye etmemin en önemli sebebi ses tasarımı ve görsellik. Bu konular üzerine çok uğraşılmış ve çok iyi bir ton yakalanmış. Ridley Scott filmlerinin olmazsa olmazı Atmosfer bu filmde de harika. Bu saydığım iki etmenin yanında kostümler, zırhlar, mekanlar ve koreografiler de eklenince ortaya bu harika film çıkmış.
Bana göre, izlediklerim arasından net bir şekilde 2021'in en iyi filmi.
Vay anasını sayın seyirciler! "Nasıl yaptınız bu filmi yahu?" Sorusunu bana en çok sorduran yönetmenlerden biri kesinlikle Alfonso Cuarón. Children of Men'de de bu filmde de sinemanın büyüsü iliklerime işledi. Bu filmi de izlerken "bitse de kamera arkasını izlesem" düşüncesi…devamıVay anasını sayın seyirciler!
"Nasıl yaptınız bu filmi yahu?" Sorusunu bana en çok sorduran yönetmenlerden biri kesinlikle Alfonso Cuarón. Children of Men'de de bu filmde de sinemanın büyüsü iliklerime işledi. Bu filmi de izlerken "bitse de kamera arkasını izlesem" düşüncesi vardı kafamda.
Baktığımız zaman hikaye olarak inanılmaz bir olay yok. Fakat öyle bir görsel anlatım var ki, her sahneyi ağzınız açık izliyorsunuz. Daha önce hiç uzay temalı film çekmediğim için emin konuşmak istemiyorum ama izlediklerimdeki ortak noktalara göre bir çıkarım yapacak olursam, sanırım uzay filmlerinde hayati öneme sahip olan ama çok dikkat çekmeyen nokta şu: Ses Dizaynı. Gerek 2001: A Space Odyssey, gerekse onun remastered versiyonu olan Interstellar, uzay boşluğunun mutlak sessizliğini ve astronotların nefes alışverişlerini muazzam kullanarak izleyenleri adeta o durumun içinde hissettiriyor.
Filmin en güçlü yanı müthiş görselliği. Zaten filmin kendisi de bu görselliğe diyaloglarla dikkat çekiyor.
Süresi de nispeten kısa olan bu filmi kesinlikle izlemenizi öneririm.
"Üfff anne-babam beni anlamıyor", "ABD'de yaşamak hiç stresli değil sjsjsjsjsjkakas", "Keşke doğmasaydım moruq" minvalinde bir ergen filmi beklerken son derece iyi bir film çıktı. Hiçbir durumu abartmadan, gereksiz dramatize etmeden veya göklere çıkarmadan anlatmışlar. Ayakları yere sağlam basan, ilişki ve…devamı"Üfff anne-babam beni anlamıyor", "ABD'de yaşamak hiç stresli değil sjsjsjsjsjkakas", "Keşke doğmasaydım moruq" minvalinde bir ergen filmi beklerken son derece iyi bir film çıktı.
Hiçbir durumu abartmadan, gereksiz dramatize etmeden veya göklere çıkarmadan anlatmışlar. Ayakları yere sağlam basan, ilişki ve arkadaşlık dinamikleri ve psikolojik gitgeller gerçekçi yansıtılmış.
Ayrıca Ezra Miller'e parantez açmak istiyorum. Gerçekten harika bir performans. Yeni jenerasyonun (ne kadar yeni tartışılır) en iyi oyuncularından biri. İzlediğim her filminde hep sivriken bir isim. Umarım daha da iyi filmlerde, daha iyi performanslarla gözümüzü şenlendirir.
İzlemenizi öneririm.