Bir öfkeyle izledim filmi ve kızmadığım 1 kişi bile yok. Anneye, babaya, kardeşlere, Leyla'ya, aynaya dönüp kendime... Her şey bambaşka olabilirdi, bu dünya mümkün dünyaların en iyisi değil
Sevdim, içimde bir şeylerin boşluğunu hissettiğim bir dönemde denk gelmesi iyi oldu küçük bir noktada olsa doldurdu. Sadece izledim, basitçe izledim, kendim için karmaşıklaştırmadım bu sefer
Ölümcül bir grip salgınının dünya nüfusunun büyük kısmını yok etmesinden 20 yıl sonrasını ve salgın öncesini paralel şekilde anlatıyor. Gezici Senfoni diye bir tiyatro ve müzik topluluğu var, bu grup, hayatta kalan insanların olduğu yerleri gezerek Shakespeare oyunları sahneleyip insanlara…devamıÖlümcül bir grip salgınının dünya nüfusunun büyük kısmını yok etmesinden 20 yıl sonrasını ve salgın öncesini paralel şekilde anlatıyor. Gezici Senfoni diye bir tiyatro ve müzik topluluğu var, bu grup, hayatta kalan insanların olduğu yerleri gezerek Shakespeare oyunları sahneleyip insanlara umut ve anlam taşıma çabasındalar.
Sanatın hayatta kalmadaki rolü, travma ve iyileşme, içsel ve ilişkisel hesaplaşmalar, tiradlar... Karakterlerin çoğu hem bireysel hem de kolektif bir travmayı aşmak durumunda iken hikâye, geçmiş ve gelecek arasında gidip geliyor bir çocuğun yetişkinliğine ve bir distopyadan doğan yeni hayatı sergiliyor. Bazı karakterlerin distopik dünyada geliştirdiği kültler, karizmatik lider figürleri ve ideolojik çatışmalar işlenmeye çalışılmış kısmen de olsa başarılı olunmuş.
Zamanlar arasında sıçramalı anlatım ilk başta kafa karıştırıcı geliyor ama ilerledikçe karakterlerin geçmişi ve şimdiki zamandaki davranışları daha anlamlı bir hâl alıyor. Görsellik ve sinematografi başarılı, doğayla iç içe, sessiz ama gizemli etkileyici post-apokaliptik atmosfer dikkat çekiyor.
Klasik bir kıyamet sonrası anlatım yok aksiyon yerine duygusal yoğunluk, anlam arayışı ve insan hikâyeleri ön planda. Dizi, distopyayı bir karanlık olarak değil umut, güzellik ve yeniden yapılanma için bir zemin olarak ele alıyor. Shakespeare metinlerinin tekrar tekrar işlenmesi, "medeniyetin en zor anlarda bile nasıl hayatta kalabileceğini" metaforik bir dille anlatıyor. Ancak bazıları için anlatım ağır ve yavaş ilerleyebilir. Zaman sıçramaları ve çoklu karakter anlatımı kafa karıştırıcı olabilir. Şahsen sadece kıyamet sonrası temalı dizi ararken başladım ve ilk birkaç bölümü izlerken sıkıldım. Sonra bu türü hep aynı pencereden izlemek çok kısıtlayıcı bir de diğer pencereden bakayım diyerek izlemeye devam ettim. Ayrıca bir kitap uyarlamasıymış. Okumadığım için bu konuda bir şey diyemiyorum.
Station Eleven, bir salgın sonrası dünyayı anlatırken aslında insanlığın kırılganlığına, dayanıklılığına ve sanatla olan ilişkisine dair derin bir anlatıyı bize göstermeye çalışıyor. Distopik atmosfer içinde bir umut öyküsü anlatıyor. Dizi, yalnızca bir kıyamet hikâyesi değil aynı zamanda iyileşme, bağ kurma ve geçmişle hesaplaşma hikâyesi.
Robotun mevsimler boyunca durup herkesi izlemesi taraması hayvanların dillerini anlamasına çok özendim. Ben de sadece durmak istiyorum, hiçbir şey yapmadan durmak ve izlemek. Tüm hayvanları toplayıp görevini tamamlaması beni ağlattı. Belki de benim ağlayasım vardı çünkü filmin çoğu kısmında ağladım.…devamıRobotun mevsimler boyunca durup herkesi izlemesi taraması hayvanların dillerini anlamasına çok özendim. Ben de sadece durmak istiyorum, hiçbir şey yapmadan durmak ve izlemek. Tüm hayvanları toplayıp görevini tamamlaması beni ağlattı. Belki de benim ağlayasım vardı çünkü filmin çoğu kısmında ağladım.
İç güdü çok tuhaf bir şey benim iç güdüm ne mesela hayatta kalmak mı sevmek mi çabalamak mı? Her ne ise bunu değiştirebilir miyim? Yazılımıma meydan okuyabilir miyim? Ait olduğum yer neresi, ait olmadığım bir yerde kök salıp çiçeklenebilir miyim? Her şey çok karmaşık
Chatgpt dostumdan istediğim özelliklerde film önermesini isteyince bu filmi önerdi ve %70 isteğim karşılandı diyebiliriz. Fiziksel acı, ruhsal acı, yalnızlık, çaresizlik ve derin bir yalnızlık... Yaşamı, dünyayı yeniden sorgulattı ve yine bir sonuca varamadım. Benim bu sistem için de yerim…devamıChatgpt dostumdan istediğim özelliklerde film önermesini isteyince bu filmi önerdi ve %70 isteğim karşılandı diyebiliriz. Fiziksel acı, ruhsal acı, yalnızlık, çaresizlik ve derin bir yalnızlık... Yaşamı, dünyayı yeniden sorgulattı ve yine bir sonuca varamadım. Benim bu sistem için de yerim yok. Keşke minicik bir yaprak olsaydım ya da küçük bir taş. İnsan ve hayvan dışında herhangi bir şey olsaydım ya da hiç olmasaydım
Ben de Tony gibi yastayım ama benimki bitmeyecek bir yas ve kim için ne için olduğunu da bilmiyorum. Hayatımın kötü bir döneminde izlemeye başladım dizi bitti kötü dönem bitmedi, herkesten nefret ediyor gibi davranıp herkese iyi gelmesi yardımcı olması çok…devamıBen de Tony gibi yastayım ama benimki bitmeyecek bir yas ve kim için ne için olduğunu da bilmiyorum. Hayatımın kötü bir döneminde izlemeye başladım dizi bitti kötü dönem bitmedi, herkesten nefret ediyor gibi davranıp herkese iyi gelmesi yardımcı olması çok tanıdık geldi. Umarım benim yasım da biter ama ne şekilde tahmin edemiyorum
Spoiler içeriyor
Kamen Allah kahretsin seni Kamen ne biçim bir şeysin anlamadım. Elini attığın şeyi batırıyorsun. Elin gezegenindeki sevimli minik canlıyı kalktın sumocuya çevirdin yedirdin de yedirdin içindeki kötülüğü de bulaştırdın. Ölmedin de kim bilir daha ne belalar açacaksın sen adam olmazsın.…devamıKamen Allah kahretsin seni Kamen ne biçim bir şeysin anlamadım. Elini attığın şeyi batırıyorsun. Elin gezegenindeki sevimli minik canlıyı kalktın sumocuya çevirdin yedirdin de yedirdin içindeki kötülüğü de bulaştırdın. Ölmedin de kim bilir daha ne belalar açacaksın sen adam olmazsın. Böyle bir giriş yapmak istemezdim ama Kamen bunu hak ediyor. İzlediğim ilk body horror temalı çizgi dizi oldu. İlk 3 bölüm korkmadan izlemeye çalıştım sonra biraz daha alıştım gibi. Korku türünde değil belki ama benim korkacağım türde olduğu kesin.
Vesta gezegeninin farklı ekosistemi ve gemilerine ulaşmaya çalışan mürettebatı anlatan dizimizde flashback'lerle az buçuk olay örgüsünü kavrıyoruz. Joseph Bennett ve Charles Huettner kafa kafaya verip sınırları zorlamışlar. Gezegendeki her şey birbiriyle uyum içinde ve her şeyin işlevselleştirilebilmesi güzeldi. Canlıların bazıları çevremizdeki hayvanları anımsatıyordu. Yani hem tanıdık hem de çizimler ve renklerle yabancılaştırılmış. Sürekli değişen renk temaları, canlılar, bitkiler... Vesta insan eli değmeden kendi halinde mükemmel bir senkronizeyle yaşayıp giden gezegen, herkese istediğini veriyor. Bunun en güzel örneği de Levi. Levi'nın Vesta'ya uyumsaması, ekosistemin bir parçası haline gelmesi bana minik bir mesaj verdi. Bazen kendimizi içinde bulunduğumuz ortama bırakmalıyız, her şeyi kontrol etmeye, değiştirmeye çalışmamalıyız.
Tabii yaratıkların içine girip çıkmaları bazen kusacak noktaya getirdi. Bir yerden sonra her an bir şeylerin akışkanlaşmasına dönüşmesine de alıştım. Gezegendeki sevdiğim tek canlı ise balon balon görünümüyle kırmızı dev ağaç oldu. O da bir şeylere dönüşmediği usul usul yerinde kaldığı için olabilir. Sonlara doğru gezegenin ayaklanıp bir canlı formuna dönüşmesini de beklemedim değil. Ne çok dönüşüm dedim yahu şimdi ben de bir şeylere dönüşeceğim.
2. sezon gelecek mi bilmiyorum ama gelmese de yarım kalmış hissettirmedi bana. Eğer gelecek olursa da üzerine yazılıp çizilecek çok konu var. Müzikleri de Vesta ekosistemiyle uyumluydu. Şuradan dinleyebilirsiniz. https://youtube.com/playlist?list=PLYizPFxfvwykRibzev_RBZjjTQKTwcg3r&si=Dfknsu6ihRQEOZKU
Son olarak Ursula'nın sözleriyle bitireyim: Bir şeyin neden olduğuna dair her zaman milyonlarca mantıklı açıklama vardır. Sanırım anlamadığımız şeylere anlam verme içgüdüsüne engel olamayız.
Spoiler içeriyor
"Bu hücrede, senin dışarıda olduğundan daha özgürüm." İlk bölüm bitti ve daha 39 bölüm izlerken unuturum diye not ediyorum. AAAA Joe hain çıktı aaaaa diye bağırıyorum şoktan dolayı hdgdyshsj kitabı okumadım ve her şey sürpriz olacak galiba izledikçe güncelleyeceğim *Çekirge…devamı"Bu hücrede, senin dışarıda olduğundan daha özgürüm."
İlk bölüm bitti ve daha 39 bölüm izlerken unuturum diye not ediyorum. AAAA Joe hain çıktı aaaaa diye bağırıyorum şoktan dolayı hdgdyshsj kitabı okumadım ve her şey sürpriz olacak galiba izledikçe güncelleyeceğim
*Çekirge Arnold mı? Arnold ve John iş birligi içinde mi aaaaa kafam yandı
*Ed ölüme koşuyor resmen bu kadar iyi ve fedakâr olunmaz tamamen salaklık
*Bay Tagomi'nin ışınlanması (kendisi meditasyon diyor ama bence ışınlanma) Kotomichi orada gülümser gibi mi oldu bana mı öyle geldi?
*Amerikalıların çubuklarla yemek yemesi her defasında tuhafıma gidiyor sahneden koparıp olağan olan olağanüstü bir şey gibi dikkatimi dağıtıyor
*Bay Tagomi ışınlanmalardan birinde kalp krizinden ölürse üzülürüm
*John ve Kido iyi ikili
*Joe bunları hak etmedi, Turdy olayı tamamen saçmalık
*Dünyaya hükmeden nazi imparatorluğunda psikolog seansı, bayağı güvenilir
*O nasıl sihirli bir kayboluştu çok saçma(Turdy kendi evrenine ışınlandı)
*3. sezonda Smith ailesinin evi çok manidar olmuş, şehir hayatı, karmaşa, değişim, bozuluş... İmparatorlukların kaçınılmaz sonu gibi
*Joe böyle ölmemeliydi şoktayım şu an ama tam da Juliana tarafından öldürüleceğini tahmin ediyordum sadece beklemediğim bir anda oldu inşallah diğer Joe da diğer evrenlerden çıkıp gelmez yeter da
*Helal be Tagomi, eski toprak olduğu nasıl da belli tek harekette hakladı suikastçiyi
*Off sıkıldım bu paralel evren muhabbetinden, naziler evrenler arası geçiş makinesi gibi bir şey yapıyor saçma
*3. sezonu zorla izledim ama final bölümünü muhteşem bitirdiler
*Yeni sezon için oyunculardan biriyle anlaşılamamışsa yeni sezonda o karakteri öldürmelerinden nefret ediyorum, kim nasıl öldürdü yok üstü kapalı geçilip gidiliyor. Maalesef en sevdiğim karakter öldü, elveda Tagomi bey
*Hangi evren olursa olsun siyahiler hep ırkçılığa maruz kalıyor, dünya var olduğundan beri süregelen en saçma şey ten rengine göre sınıflamak, noksan akılların işi
* Nazi doktorunun evrenleri tasarladığı maket çok iyiydi, odanın aynalarla kaplı olması muhteşem bir fikir ama doyumsuz insanoğlu nasıl da hep daha fazlasını istiyor tüm evrenleri ele geçireceklermiş hadi oradan düdük
*Yaptınız John, o bin tane güneş gibi olan bombadan yaptınız başardınız ve insanları öldürdünüz senin dünyanda öldürülen taraftayken başka bir dünyada öldüren taraftaydınız ve tüm bunlar bir hiç uğruna yaşandı
"Hükumet devirmek ayrı şey, hükümet olabilmek ayrı bir şey."
Aylar önce 'izlediğiniz dizi/filmlerde işte bu ben dediğiniz, sizi yansıttığını düşündüğünüz bir karakter oldu mu' diye sormuştum ve üzerine düşünmüştüm ama direkt işte ben şu karakterim diyememiştim, birçok karakterden bazı özelliklerini kendimle bağdaştırmıştım ta ki bu filmi izleyene kadar. Ben…devamıAylar önce 'izlediğiniz dizi/filmlerde işte bu ben dediğiniz, sizi yansıttığını düşündüğünüz bir karakter oldu mu' diye sormuştum ve üzerine düşünmüştüm ama direkt işte ben şu karakterim diyememiştim, birçok karakterden bazı özelliklerini kendimle bağdaştırmıştım ta ki bu filmi izleyene kadar. Ben Otto'yum aynı huysuzluk, sinir, sevince sonuna kadar seven koca bir kalp. Otto, Sonya'yı kaybettiği için böyle ama ben neyi kaybettiğimi bilmiyorum, bir şey eksik ama nerede aramam gerektiğini bile bilmiyorum