Bunca yıllık gerilim filmi izleyicisiyim böyle tansiyon görmedim. Belgesel amigdalasını yemiş bir adet dağcı içeriyor. Vaktiniz varsa kesinlikle izleyin
Salı gibiyim. Pazartesi hafta başı, böyle yeni haftanın heyecanı var; çarşamba desen halk günü, indirimler; perşembe cumaya yakınlığıyla sevimli; cumayı herkes sever nedense; cumartesi, pazar da hafta sonu olduğu için eğlenceli, neşeli bilmem ne... Ama salının hiçbir özelliği yok, hiç…devamıSalı gibiyim. Pazartesi hafta başı, böyle yeni haftanın heyecanı var; çarşamba desen halk günü, indirimler; perşembe cumaya yakınlığıyla sevimli; cumayı herkes sever nedense; cumartesi, pazar da hafta sonu olduğu için eğlenceli, neşeli bilmem ne... Ama salının hiçbir özelliği yok, hiç kimse özel olarak salıyı sevmez. Salı öyle kendi başına, zavallı bir gün. Ben de salı gibiyim
Dizinin ismi itici geldiği için uzun zamandır erteliyordum. Ama 'psikologlar da insan' temasını bu kadar doğal işlemesine bayıldım. Psikologlara yüklenen 'hep güçlü olma, duygularını kontrol etme ve her durumda ne yapacağını bilme' beklentisi, zaman zaman görünmeyen bir baskıya dönüşür. Oysa…devamıDizinin ismi itici geldiği için uzun zamandır erteliyordum. Ama 'psikologlar da insan' temasını bu kadar doğal işlemesine bayıldım.
Psikologlara yüklenen 'hep güçlü olma, duygularını kontrol etme ve her durumda ne yapacağını bilme' beklentisi, zaman zaman görünmeyen bir baskıya dönüşür. Oysa bizlerin de mükemmel olması gerekmiyor. Biz de üzülürüz, kırılırız, hayal kırıklığı yaşarız, ilişkilerimizde zorlanır, bazen kendi hayatımızda ne yapacağımızı bilemeyebiliriz.
Mesleki bilgiye sahip olmak, duygularımızın ortadan kalkması anlamına gelmiyor. İnsanları anlamaya ve onlara eşlik etmeye çalışırken biz de insan olmanın getirdiği bütün duyguları yaşamaya devam ediyoruz. Yalom’un da dediği gibi: “Terapistler de insan olmanın yükünü taşır.”
Carl jung... Şayet Türk olsaydı muhtemelen bir hacı hocadan farkı olmayacaktı. Fakat başta Avrupa mitleri olmak üzere farklı kültürel mitleri psikoloji içerisinde değerlendirmesi ve 'kolektif bilinçdışı' kavramını ortaya atması onun mistik yönlerinin bilim camiasının da dikkatini çekmesini sağlamıstır
Bu dünyanın en kadim iki tane iyileştirici terapisi vardır: biri yazmak, biri yürümek. İkisi de yalnızken daha iyi yapılan eylemler, ikisi de ücretsiz ikisi de sınırsız. Yani garson da olsan temizlikçi de olsan ceo da olsan Karun da olsan herkese…devamıBu dünyanın en kadim iki tane iyileştirici terapisi vardır: biri yazmak, biri yürümek. İkisi de yalnızken daha iyi yapılan eylemler, ikisi de ücretsiz ikisi de sınırsız. Yani garson da olsan temizlikçi de olsan ceo da olsan Karun da olsan herkese sınırsız ve ücretsiz. Dönüp kendine bakabildiğin alanlar yaratırsan gördüklerine çok şaşıracaksın. 'oha bir insan akli nasil boyle bir şey üretebilir' dediğin her eser, her kitap, her film aslında her gün biraz yalnız yürümenin ve her gün birkaç sayfa yazı yazmanın sonucu ortaya çıkan bir şey. 'Ya bir insan böyle bir şeyi nasıl çekebilir' dediğin şey aslında bir adamın her gün en kötü 200-300 kelime yazmasıyla ilgilidir, en kötü çıkıp 5- 10 dakika yürümesiyle ilgilidir. Burda bir sihir var bak dikkat et
Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız. Her hadisenin insanı eğlendirecek bir tarafı vardır