markette cocukluk arkadasimla karsilastim, köye geldik eski patenlerimi buldum simdi tamir edicem eve götürücem aksam parkta cok kırıcı sarkılar dinleyip sürmek iicn yanş hayat daha yasanılabilir hale geldi bir de buz pateni buldum depoda ama buz patenını nerde sürücem😔
Eve gitmek istiyorum. Evimin tam olarak neresi olduğunu ben de bilmiyorum ama böyle söyledikten sonra hüngür hüngür ağlamışım. (hic begenmedim kitabi😡)
Uzun zamandır böyle tüm duyguları bana geçiren kitaplar okumuyordum. Çok çok üzülerek okudum ama çok iyi geldi. Sanki film izliyormuşum gibi akıp giden, bütün duyguları bana hissetiren kitapları çok seviyorum ki zaten bana birazcık Yeşil Yol'u çağrıştırdı. Ne büyük sürprizler…devamıUzun zamandır böyle tüm duyguları bana geçiren kitaplar okumuyordum. Çok çok üzülerek okudum ama çok iyi geldi. Sanki film izliyormuşum gibi akıp giden, bütün duyguları bana hissetiren kitapları çok seviyorum ki zaten bana birazcık Yeşil Yol'u çağrıştırdı.
Ne büyük sürprizler var ne de gizemli bir kurgu. Ama okudukça içine işleyen bir gerçeklik var. Çünkü karakterler çok tanıdık hayalleri, yalnızlıkları, yükleri çok bizden.
George ve Lennie... Yollarda iş arayan, günü kurtarmaya çalışan tarım işçileri. Aralarında farklı bir bağ var. .George akıllı, ayakları yere basan biri. Lennie ise koca cüssesine rağmen çocuk gibi saf, zihinsel engelli biri. İkisi birbirine tutunmuş, yollarda işten işe sürükleniyor. Tek hayalleri var; küçük bir arazi, kendi yiyeceklerini yetiştirdikleri,keyiflerinin istediği gibi bir yaşam ve tabii tavşanlar. Lennie bakacak onlara, George öyle söz vermişti. Ama o dönemin şartlarında bu hayal çok büyük bir lüks. Kitap boyunca hep o hayalin etrafında dönüyorlar. Bir yandan çalışıyor, bir yandan o hayale sarılıyorlar.
Kitap boyunca dikkat çeken en güçlü hislerden biri de yalnızlık. Sadece George ve Lennie değil, çiftlikteki diğer karakterler de içten içe yalnız. Candy yaşlı ve artık işe yaramaz hissediyor. Crooks siyahi olduğu için dışlanmış. Curley’in karısı bile sürekli ilgisizlikten şikâyet ediyor. Herkes konuşacak, anlaşılacak birilerini arıyor. Ama kimse kimseye tam anlamıyla dokunamıyor.
Yeşil yol demiştim John Coffey gibi, Lennie de hem güçlü hem kırılgan. Ve her ikisi de, başkalarının korkusu yüzünden kurban ediliyor. George’un finalde aldığı karar, Paul’un yaşadıklarıyla aynı duygusal yükü taşıyor. George’un finalde yaptığı şey ise.. Ne zor sevdiğin biri için en kötüsünü yapmayı göze almak. Öyle kolayca “doğru” ya da “yanlış” diyebileceğim bir hareket değil. Çünkü mesele birini öldürmekten çok, onu koruyamamanın ağırlığı aslında. George, Lennie’yi yıllardır koruyor. Onunla uğraşıyor, kızıyor ama bırakmıyor da. Çünkü Lennie’nin hayatta, belki de sadece George’u var. Ve George’un da hayatta, belki sadece Lennie’si. Ama Slim' in dediği gibi "Bazen mecbur kalır insan."
ARKADASLAR!!! cok kötüyüm sıkılıp sıkılıp üç tane farklı kitaba basladim üçüncüsünden de sıkıldım..noldu bana böyle neden bir sayfa bile kitap okuyamıyorum🥺🥺bisiler yapin!!!!