Arkadaslar, korku filmi kıtlığı yaşıyorum. Önerilere açığım. Önceliğim seri katilli olanlar. Doğaüstü olanları sevmiyorum. İzleyenler varsa; The Purge, The Collector, Hush, Don't Breathe tarzı olabilir. Simdiden teşekkür ederiim!🙏✨️
Filmi ilk izlerken şunu hissettim: Bu bir “boşanma” hikâyesi değil, bu bir vicdan hikâyesi. Ve hiçbir karakter tertemiz değil, hiçbir karakter şeytan değil. Hepimizin birazı var içlerinde. Simin’i izlerken içimden “Ben olsam ben de giderim” dedim. Daha iyi bir hayat…devamıFilmi ilk izlerken şunu hissettim: Bu bir “boşanma” hikâyesi değil, bu bir vicdan hikâyesi. Ve hiçbir karakter tertemiz değil, hiçbir karakter şeytan değil. Hepimizin birazı var içlerinde. Simin’i izlerken içimden “Ben olsam ben de giderim” dedim. Daha iyi bir hayat istemek suç mu? Kızının geleceğini düşünmek bencillik mi? Ama Nader’i izlerken de onu anlayabildim. Alzheimer’lı babasını bırakamıyor. O bağlılık, o sorumluluk duygusu… İran gibi geleneksel bir toplumda bir erkeğin babasına bakması, hem güçlü hem de trajik bir şey bu arada. Filmin en sevdiğim tarafı şu: Abartı yok. Müzik yok denecek kadar az. Kamera sanki bir evin içinde nefes alıyor. Diyaloglar bağırmıyor ama insanın içine çöküyor. Ama sonunda biraz kırıldım. Termeh’in hangi ebeveyni seçeceğini öğrenemiyoruz. Kamera kapının dışında kalıyor. Biliyorum, bilinçli bir tercih. Karar yükünü seyirciye bırakıyor. “Hayatta da böyle, kesin cevap yok” diyor. Sanatsal olarak çok güçlü, çok tutarlı bir final.
Bazı filmler vardır, bittiğinde jeneriği izlerken bile yerinizden kalkamazsınız. Sadece izlediğiniz sahneleri değil, kendi hayatınızı, yaşadığınız coğrafyayı, suskunluklarınızı da düşünmeye başlarsınız. Holy Spider benim için tam olarak böyle bir film oldu. Ali Abbasi, 2000’lerin başında Meşhed’de yaşanmış gerçek bir seri…devamıBazı filmler vardır, bittiğinde jeneriği izlerken bile yerinizden kalkamazsınız. Sadece izlediğiniz sahneleri değil, kendi hayatınızı, yaşadığınız coğrafyayı, suskunluklarınızı da düşünmeye başlarsınız. Holy Spider benim için tam olarak böyle bir film oldu.
Ali Abbasi, 2000’lerin başında Meşhed’de yaşanmış gerçek bir seri cinayet vakasından yola çıkıyor. “Ahlak bekçisi” rolüne soyunan bir adamın, seks işçisi kadınları öldürmesini ve toplumun önemli bir kısmı tarafından neredeyse kutsanmasını anlatıyor. Beni en çok sarsan şey, cinayetlerin kendisinden ziyade bu cinayetlerin normalleştirilme biçimi oldu. Erkek egemen, dindarlık kisvesi altına saklanmış bir şiddet… İran özelinde anlatılıyor ama evrensel bir tanıdıklığı var. Kadınların “hak etmiş” sayıldığı, öldürülmelerinin gerekçelendirildiği bir dil bu. Ne yazık ki yabancı değil. Ne İran’a, ne de bize.
Ron Howard imzalı mükemmel bir yıbaşı klasiği🥹 Grinç, dışlanmışlığın ve tüketim çılgınlığının yarattığı bir anti-kahraman olarak resmediliyor filmde. Noel’i “çalarak” intikam almayı planlarken, küçük Cindy Lou’nun saf merakı ve merhameti hikâyeyi bambaşka bir duygusal boyuta taşıyor. Her yıl izlerim🥹🩷
Basrolumuz Melvin, sevgi ve şefkat gösterme konusunda oldukça eksik bir karakter. Bu da %50 okb %50 sosyal anksiyetesinden kaynaklı. Film boyunca bu rahatsızlıklarıyla nasıl yüzleşmeye calıstıgını ve insanlarla nasıl daha samimi, anlayışlı bir bağ kurmaya çalıştığını gösteriyorlar. 10/10 bir filmdi!🥹
"Er Ist Wieder Da" (O Yeniden Geldi), Adolf Hitler'in günümüzde yeniden dirildiği bir senaryoyu işleyen kara komedi türünde bir filmdir. Film, Hitler'in modern Almanya'daki sosyal medya ve medya manipülasyonu bağlamında yaşadığı maceraları mizahi bir dille anlatıyor. Keyifle izledim!😅
'Capernaum,' yani İncil'de de sık geçen bir şehrin ismiymiş. Genesaret Gölü'nün kuzeyinde, günümüz Filistin toprakları içinde yer alıyormuş. Bir diğer anlamı da kullanılıp atılmış eski eşyaların toplandığı yığına verilen isimmiş. Filmde Zain'in hikayesine ortak oluyoruz. Nüfus kaydı bile olmayan, yaşı…devamı'Capernaum,' yani İncil'de de sık geçen bir şehrin ismiymiş. Genesaret Gölü'nün kuzeyinde, günümüz Filistin toprakları içinde yer alıyormuş. Bir diğer anlamı da kullanılıp atılmış eski eşyaların toplandığı yığına verilen isimmiş.
Filmde Zain'in hikayesine ortak oluyoruz. Nüfus kaydı bile olmayan, yaşı ise 11-12 diye tahmin edilen tam bir çocuk adam. Düşünceleri, yaptıkları ve azmi o kadar güçlü ki, hayatın erken olgunlaştırmak zorunda kaldığı bir çocuk.. Minik bedenine yüklenen sorumlulukları izlerken kalbimizin sızlamaması olası değil. Gerçekleri tokat gibi yüzünüze vuracak bir film. Mutlaka izleyin, izletin☘️
Jonathan Demme imzalı bu film, polisiye-gerilim türünün en iyi örneklerinden benim için. Genç bir FBI stajyerinin, seri katili yakalayabilmek için insan zihninin en karanlık köşelerine inmeye zorlanışını merkezine alıyor. Ah, Dr. Hannibal Lecter🫢
Başrolünde Tom Hanks'in oynadığı, Ernest Krause isimli deniz subayının hayatını anlatıyor. Fakat öyle böyle anlatmıyor haha Atlantik geçişi sırasında bir destroyerin komutanlığını ilk kez üstlenen bir subayın, zamanla yarışan kararlarını ve artan psikolojik baskı altında verdiği mücadeleyi merkezine alıyor. Özellikle…devamıBaşrolünde Tom Hanks'in oynadığı, Ernest Krause isimli deniz subayının hayatını anlatıyor. Fakat öyle böyle anlatmıyor haha
Atlantik geçişi sırasında bir destroyerin komutanlığını ilk kez üstlenen bir subayın, zamanla yarışan kararlarını ve artan psikolojik baskı altında verdiği mücadeleyi merkezine alıyor. Özellikle gerilimli deniz filmlerini ve gerçekçi savaş anlatılarını seven sinemaseverler için güzel bir öneri.
1957 yapımı, harika bir filmdi. Kişilik bölünmesi yaşayan bir kadının -ya da daha doğru bir ifadeyle, üç farklı kadının- hayata tutunma çabasını tüm gerçekliğiyle anlatmaya çalışıyor. Dönemi itibariyla bu tür vakalar oldukça nadir görüldüğünden, teşhis süreci son derece zor ilerliyor.…devamı1957 yapımı, harika bir filmdi.
Kişilik bölünmesi yaşayan bir kadının -ya da daha doğru bir ifadeyle, üç farklı kadının- hayata tutunma çabasını tüm gerçekliğiyle anlatmaya çalışıyor. Dönemi itibariyla bu tür vakalar oldukça nadir görüldüğünden, teşhis süreci son derece zor ilerliyor. Ancak sonrasında her şey çorap söküğü gibi çözülüyor. Kesinlikle psikolojiye ilgi duyan sinemaseverlerin mutlaka şans vermesi gereken bir yapım.