Sylvia Plath hayatımı önümde duran bir incir ağacı olarak gördüm. her dalın ucunda, bir mor incir gibi, harika bir gelecek parlıyordu. bir dalda harika bir eş ve mutlu bir evlilik vardı, diğerinde ünlü bir şair, bir başka dalda parlak bir…devamıSylvia Plath
hayatımı önümde duran bir incir ağacı olarak gördüm. her dalın ucunda, bir mor incir gibi, harika bir gelecek parlıyordu. bir dalda harika bir eş ve mutlu bir evlilik vardı, diğerinde ünlü bir şair, bir başka dalda parlak bir akademisyen, öbüründe müthiş bir editör, daha ileride avrupa ve afrika’da seyahatler, başka bir yerde başarılı bir yazar, annelik, harika arkadaşlıklar… her incir bana göz kırpıyor ve beni çağırıyordu ama ben orada, ağacın altında, hangisini seçeceğimi bilemeden öylece oturuyordum. birini seçsem, diğer tüm incirlerden vazgeçmiş olacaktım. hepsini istiyordum ama karar veremedikçe incirler olgunlaştı, karardı, kurudu ve birer birer önüme düştüler.”
"koca bir ömrün en büyük ayrıcalığı, gerçekten ‘kendin’ olabilmektir.” - Carl gustav jung Hayatında kırmızı çizgileri olmalı insanın. Asla taviz vermemesi gereken. Bunlar değisik, farklı biriymişim gibi hissettirenler, aptal yerine konma, sadece ihtiyaç olunca ulaşma vb. Gibi davranışlar. Buna benzer…devamı"koca bir ömrün en büyük ayrıcalığı, gerçekten ‘kendin’ olabilmektir.”
- Carl gustav jung
Hayatında kırmızı çizgileri olmalı insanın. Asla taviz vermemesi gereken. Bunlar değisik, farklı biriymişim gibi hissettirenler, aptal yerine konma, sadece ihtiyaç olunca ulaşma vb. Gibi davranışlar. Buna benzer hareketlerde bulunan birçok kişiyi hayatımdan toplu şekilde çıkardım geçen sene .Çevremde bana değişikmişim gibi yaklaşan insanlar oldukça ben nasıl kendim olabilirim ki
Başkalarının gözünde ne olduğuma çok önem verdiğim için kendimle bağımı en çok burada koparmışım meğer. İnsanların söyledikleri, gelip üzerime yapıştı. Hepsini bir gece yarısı söküp attım kendim kalabilmek için...
"Nereye gidersen git , kendini de beraberinde götürürsün" -Stephen King Lokasyonlar değişse de kendinden uzaklaşamıyor bazen insan. Farklılık elbette iyidir ancak kendine yakınlaşmak için dışarıyı değil içeriyi degistirmek gerekir. Gerçek sağduyulu bir iç eleştiri insanın kendi içinde kaybolup kendini bulmasıdır.…devamı"Nereye gidersen git , kendini de beraberinde götürürsün"
-Stephen King
Lokasyonlar değişse de kendinden uzaklaşamıyor bazen insan. Farklılık elbette iyidir ancak kendine yakınlaşmak için dışarıyı değil içeriyi degistirmek gerekir. Gerçek sağduyulu bir iç eleştiri insanın kendi içinde kaybolup kendini bulmasıdır. Yeni bir şehirde kaybolup yeni yerler keşfetmekte aynı buna benzer. Kendi içimizde bulunup bizim bile fark edemediğimiz yönlerimiz...
Spoiler içeriyor
Spoiler yediğim halde sardı. Polisiye suçlu kim diye son saniyeye kadar merak içinde bırakan bir yapım. Kült ters köşeli listeme bir tane daha eklendi böylelikle. Anlatılanların ne kadarı gerçek bilemiyoruz. Ben ispiyoncu değilim diyor; Olayları doğru, kişileri sahte aktardığını düşünüyorum.…devamıSpoiler yediğim halde sardı. Polisiye suçlu kim diye son saniyeye kadar merak içinde bırakan bir yapım. Kült ters köşeli listeme bir tane daha eklendi böylelikle.
Anlatılanların ne kadarı gerçek bilemiyoruz. Ben ispiyoncu değilim diyor; Olayları doğru, kişileri sahte aktardığını düşünüyorum. Topal karakoldan çıkarken saat sigara ve çakmak alıyor bu nesneler ile de asıl aranan Keyser Sozenin o olduğunu anlaşılıyor. Düz yürümeden anladığım için kendimi dedektif gibi hissettim.
Spoiler içeriyor
Kitap uyarlaması olduğundan ilk filmi izlemeyi tercih ettim. Çünkü ilk kitabı okuyunca benim zihnimde canlandırdığım gibi bir film çıkmayınca daha az seyir zevki veriyor. Eğlenceli olup yer yer güldürmesine bayıldım. Bilim kurgu temasının agırligi böylelikle atılmış oldu. Son dönemlerde uzaylılar…devamıKitap uyarlaması olduğundan ilk filmi izlemeyi tercih ettim. Çünkü ilk kitabı okuyunca benim zihnimde canlandırdığım gibi bir film çıkmayınca daha az seyir zevki veriyor.
Eğlenceli olup yer yer güldürmesine bayıldım. Bilim kurgu temasının agırligi böylelikle atılmış oldu. Son dönemlerde uzaylılar ile savaş yerine iletişim kurma konulu filmlere yönelinmesi çok iyi . Yakın zamanda izlediğim Arrival filmi de bir örnek, filmi beğenen ona da göz atsın. Görsel bir şölendi gerçekten. Tıbbi laboratuvar mezunu olup Mikrobiyoloji dersi almış biri olarak sahneye oldukça iyi yansıtmışlar çok sıkmadan. Kitabında daha sıkıcı anlatılmış diye okumuştum. Ryan Gosling'in diğer filmlerine ufak göndermeler vardı beğendim.
Spoiler içeriyor
"Hayatımın en kötü günü için bana madalya verdiler" 2 basit konu böyle iyi harmanlanıp servis edilebilirdi ancak. 2 asker kardeşin bir operasyonda pusuya düşürülmesinin ardından kardeşini kaybeden bir askerin hikayesini izliyoruz. Kardeşiyle Beraber komanda birliğine katılma hayali olan başrolümüz bu…devamı"Hayatımın en kötü günü için bana madalya verdiler"
2 basit konu böyle iyi harmanlanıp servis edilebilirdi ancak. 2 asker kardeşin bir operasyonda pusuya düşürülmesinin ardından kardeşini kaybeden bir askerin hikayesini izliyoruz. Kardeşiyle Beraber komanda birliğine katılma hayali olan başrolümüz bu hayali yalnız gercekleştirmek için zorlu eğitimlere katılıyor. İçindeki hırs onu eğitim boyunca diri tutuyor. Uyku problemleri olan başrolümüz. Filmin sonunda güzel bir uyku çekiyor. Bilim kurgu ve aksiyon isteyen açıp izlesin
Sen kendini ne olarak var etmek istiyorsun ? Toplumda yer edinme çabasını bir kenara bıraksaydım yine de ne yapardım ? Toplumsal normlar hayatımizda göründüğünden daha etkili. Var mıyız ki hiç olmaktan korkuyoruz ?
His tarifi#4 Hayatındaki diğer bir alternatif hayatı merak etmek= Her seçim bir diğer seçimi öldürür sonsuz seçimlerin toplamıyız. Belki başka seçimler yapsaydım daha mutlu olabilirdim... Bir kavanozda tüm olası hayatlarımız var ve tek seçim hakkı tanınıyor aynı sırça fanustaki gibi