"Kadınları korumaktan vazgeçmeniz lazim, onları farkli işler ve farklı uğraşlarla baş başa bırakın; izin verin asker olsunlar, denizci olsunlar, otomobil sürsünler, liman işçisi olsunlar. Kadınlık korunmaya muhtaç bir varoluş olmaktan çıkınca her şey olabilir."
“Ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu? On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun. Eğer ben,kartalım ve yılanım olmasaydık ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat biz her sabah seni bekledik. Işığının fazlasınıaldık ve bunun için seni kutsadık. Bak;…devamı“Ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu? On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun. Eğer ben,kartalım ve yılanım olmasaydık ışığından ve yolundan bezerdin. Fakat biz her sabah seni bekledik. Işığının fazlasınıaldık ve bunun için seni kutsadık. Bak; ben, fazla bal toplamışarı gibi uzanacak ellere muhtacım.İnsanlar arasında akıllılar deliliklerine, fakirler dezenginliklerine bir defa daha sevininceye kadararmağanlarımı paylaştırmak istiyorum. Bunun için aşağılara inmeliyim. Nasıl ki sen cömert yıldız, akşamları denizinarkasına iniyor ve arka dünyaya ışık götürüyorsan ben desenin gibi, inmek istediğim insanların aralarına inmeliyim.
Ey, en büyük mutluluğu bile kıskanmadan görebilen tok göz,beni kutsa. Taşımak isteyen kadehi kutsa ki içinden su, altın gibi aksın ve mutluluğun parıltılarını her tarafa taşısın. Bak,bu kadeh yine boşalmak, Zerdüşt yine insan olmak istiyor.”
İşte böyle başladı Zerdüşt...
"Düşündükçe, anlaşılmaz hale geliyor. Sanki sadece ben farklıymışım gibi tedirginlik ve korkuya kapılıyorum. Çevremdekilerle neredeyse hiç konuşamıyorum. Neyi, nasil söylemeliyim, bilemiyorum. Böylece aklıma gelen şaklabanlık oldu. Bu, benim insanlarda son sevgi arayışımdı. Bir yandan insanlardan son derece korkarken, bir yandan…devamı"Düşündükçe, anlaşılmaz hale geliyor. Sanki sadece ben farklıymışım gibi tedirginlik ve korkuya kapılıyorum. Çevremdekilerle neredeyse hiç konuşamıyorum. Neyi, nasil söylemeliyim, bilemiyorum. Böylece aklıma gelen şaklabanlık oldu. Bu, benim insanlarda son sevgi arayışımdı. Bir yandan insanlardan son derece korkarken, bir yandan da insanları bir türlü aklımdan çıkaramadım. Öylece, şaklabanlık sayesinde ince bir çizgiyle insanlarla olan bağımı koruyabildim. Dışarıya karşı, durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu, bin derdi tek bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir çabaydı."
Osamu Dazai-İnsanlığımı Yitirirken
"İnsan endişeden yaratılmıştır." İnsan bir süper kahraman olsa bu nasıl olurdu düşündünüz mü? Sevdiklerinle süper güçlerinle sonsuza kadar yan yana olabilmek bu etkileyici olurdu eminim. İnsan endişeden yaratılmıştır. Endişe insanı insan yapan temel unsurdur. Jean Paul Sartre'a göre töz akıldan…devamı"İnsan endişeden yaratılmıştır."
İnsan bir süper kahraman olsa bu nasıl olurdu düşündünüz mü? Sevdiklerinle süper güçlerinle sonsuza kadar yan yana olabilmek bu etkileyici olurdu eminim.
İnsan endişeden yaratılmıştır. Endişe insanı insan yapan temel unsurdur. Jean Paul Sartre'a göre töz akıldan önce gelir. Bu anlayış Descartes'ın ünlü 'Cogito Ergo Sum' anlayışına olan en temel eleştiridir.
Tözün akıldan önce gelmesinin sebebi insan varlığının akılla açıklanamaz olmasından gelir. İnsan düşünmek için veya herhangi bir nedenle dünyaya gelmemiştir. İnsanın dünyaya gelmesinin herhangi bir anlamı yoktur. Bu varoluşcu düşüncenin en temel unsurudur. Endişe ise asıl tözdür.
Cemal bir süper kahramandır aynı Sartre'ın varoluşcuğunda olduğu gibi. Bir sebeple dünyaya gelmemiştir. Gitmesi için bir sebebi de yoktur. O bu dünyaya sevdiceğim Yasemin için gelmiştir. O kadar güzeldir ki Yasemin sevmelere doymaz...
Peki Yasemin onu sevmekte midir? Sonsuz güçlere sahip oldukları bu eşsiz diyarda Cemal kim ki? Bulacağı çok kişi yok mu Yasemin'in? Hayır, gerçekten yok. Bulsa bile o Cemal gibi olmaz. Özel olan sevgilerde olduğu gibi Yasemin ve Cemal da özeldir.
Demem odur ki ben uzun düşüncelere daldım. Uzun ama aynı zamanda basit olan düşüncelere. Düşünceleri kolayca değiştirebilir insan. Aynı Shakespeare'ın kelimeleri değiştirmesi gibi..
Yarayla alay eder yaralanmamış olan
Bak nasıl sararıp solmuş tanrıça kederlerden
Sen çok daha parlaksın çünkü
Sen tüm göklerdeki yıldızların ilki
Sen aydınlatırsın geceyi
9/10
Yolumu aydınlat Bir ışık ol benim için Düştüğüm yerden çıkar beni Düşlerim ol al götür doğduğum eve Bak resimlerim duruyormu hala Ellerimi tut biraz tüm sevginle Düşlerim ol al götür doğduğum eve Ne kalır yarına sevgiden başka Düşlerim ol al…devamıYolumu aydınlat
Bir ışık ol benim için
Düştüğüm yerden çıkar beni
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
Bak resimlerim duruyormu hala
Ellerimi tut biraz tüm sevginle
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
Ne kalır yarına sevgiden başka
Düşlerim ol al doğduğum eve
Düşlerim dağılmış her biri bir yere
Çocukluğum oynuyor doğduğum evde
Eskisi gibi herşey hayat devam ediyor
Cumbalı evlerde yine düşler kuruluyor
Ellerimi tut biraz tüm sevginle
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
Ne kalır yarına sevgiden başka
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
Çocukluğumun sokaklan anılarla dolu
Benimle beraber olan ömür boyu
Herkesin bir sokağı olmalı sadece kendine ait
Her şeyi bulmalı orda bir iz kalmalı
Ellerimi tut biraz tüm sevginle
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
Ne kalır yarına sevgiden başka
Düşlerim ol al götür doğduğum eve
"Yıldızlar en iyi karanlıkta görülürler..." İnsan hayatta hatalar yapar. Yaptığı hatalar insana yeni şeyler kazandırır. Buna inandınız mı? Maalesef her zaman böyle olmuyor. Her insan hayatta yaptığı hataların farkına varamıyor.Yaşadığı hayatın anlamsızlığını fark edemiyor. Bunu fark etmek bazı şeyleri feda…devamı"Yıldızlar en iyi karanlıkta görülürler..."
İnsan hayatta hatalar yapar. Yaptığı hatalar insana yeni şeyler kazandırır. Buna inandınız mı? Maalesef her zaman böyle olmuyor. Her insan hayatta yaptığı hataların farkına varamıyor.Yaşadığı hayatın anlamsızlığını fark edemiyor. Bunu fark etmek bazı şeyleri feda etmesi gerekiyor.
Itou Kaiji 23 yaşında bir gençtir. Çalıştığı yerlerden iyi para kazanamadığı için serserilik yapmakta zenginlerin araçlarına zar vermektedir. Peki bunu neden yapmaktadır? Bir serseriye empati kurabilmek oldukça zor bir şey. Ama düşününce Kaiji bir insan. Duyguları var kişiliği var. Yaşadığı hayatın anlamsızlığını kapatabilmek için bunları yapıyor. Normal hayatta eziklenen ve başaramamış insanların bunu yapması sizce de doğal değil mi?
Bir gün Kaiji'nin kapısına bir adam gelir. Ona 2 yıl önce bir arkadaşıyla olan borcunu ödemediğini söyler. Sorun şudur ki arkadaşı ortadan kaybolmuş bütün yüklü para Kaiji'nin üstüne kalmıştır. Kaiji sadece hayatı boyunca köle gibi çalışarak bu parayı elde edebilecektir. Her şeyin bittiğini düşünen Kaijiye bu adamdan bir teklif gelir. Bir gemiye binecek ve bindiği gemide ölüm riski olan bir kumar oynayacaktır. Kaiji istemese de bunu kabul etmek zorunda kalacaktır.
Kaiji oldukça karamsar bir seri. Bu karamsarlık gerçekçilik içeriyor. Hatta o denli üzücü ki insan devam edemiyor ama bir yandan da bırakmak istemiyor. Çünkü en sonunda Kaiji'nin bir şekilde kazanacağını düşünüyoruz. Ama pek öyle olmuyor...
"Gerçek şu ki şu an biraz kayboldum...Yani... Günler ve hatta haftalar geçip gidiyor. Zamanın izini kaybediyorum ve hayat yanımdan geçip gidiyor. Sanki hayatta kalıyorum ama yaşamıyorum.
Buraya gelene kadar bu basit gerçeği nasıl fark edemedim? Ben yaşamak istiyorum..."
Aşık olmuştum bir esere Onu görüp sadece Ben senin eserine aşığım Görüp görebileceğin tek şeye Beni gördün ya sen Kabul eder misin beni böyle Her anında gelirim ben Sadece beni sevdiğini söyle
Bir korkudur yalnızlık kimsenin tadamayacağı Korkuların en korkulusu Sanılır asla kurtulanamayacağı Düşünür bunu en düşüncelisi Korkarım çoğu zaman ben de Korkularımın esiri olmaktan Her şeyi anlıyorum deme Kötüdür yalnızlık korkudan Kimsenin görmediği bir yerdeyim Alışılmaz zorluklardan görülmeyenim Yalnızlık en büyük…devamıBir korkudur yalnızlık kimsenin tadamayacağı
Korkuların en korkulusu
Sanılır asla kurtulanamayacağı
Düşünür bunu en düşüncelisi
Korkarım çoğu zaman ben de
Korkularımın esiri olmaktan
Her şeyi anlıyorum deme
Kötüdür yalnızlık korkudan
Kimsenin görmediği bir yerdeyim
Alışılmaz zorluklardan görülmeyenim
Yalnızlık en büyük tutkumdur
Ama aynı zamanda en büyük korkumdur...