sanırım profilimdeki fotoğraflar ve açıklama kısmı böyle dura dura fosilleşecek wjdpwmakqpska gözüm çok alıştı. geçen gün profilimi güncelleyeyim dedim, yabancılaştım, tekrar eskisine döndüm
Spoiler içeriyor
ilk sahnedeki gibi çimlerde uzanıp dinlenmek isterdim ama böceklerden hoşlanmadığım için çimlere ne oturabiliyorum ne de yatabiliyorum :( ilk yolculukta, gökyüzünde uçarlarken kedi düşecek diye ömrümden ömür gitti 🤺 kedi jiji o kadar tatlı o kadar tatlı ki mıncıklayıp öpmek…devamıilk sahnedeki gibi çimlerde uzanıp dinlenmek isterdim ama böceklerden hoşlanmadığım için çimlere ne oturabiliyorum ne de yatabiliyorum :(
ilk yolculukta, gökyüzünde uçarlarken kedi düşecek diye ömrümden ömür gitti 🤺
kedi jiji o kadar tatlı o kadar tatlı ki mıncıklayıp öpmek istiyorum şu an 😭
şimdi bitti. o kadar güzeldi ki. kiki ile beraber hissettiklerini ben de hissettim. fırıncılarla olan bağı çok hoştu. ressam kızla ve gözlüklü çocuk (adını unuttum şu an) ile olan bağı da hoştu. yaşlı kadın ve evindeki hizmetliyle de çok tatlılardı. bir ara izlerken kiki, ailesine haber verdi mi ya diye düşündüm ve film biterken tekrar bunu düşündüm. en sonunda bir mektup sahnesiyle gösterdiklerinde de rahatladım sjdpwnsjwlsks
yeteneklerini kaybettiğinde de üzüldüm özellikle de jiji'nin söylediklerini anlamamaya başladığında 😭😭 jiji'nin replikleri ve konuşma şekli hoşuma gidiyordu. bir yandan da dişsiz'e benziyordu, özellikle de beyaz kediyle olan yavrularını gösterdiklerinde ayrı duygulandım 🥺🥹 kiki her şeye koşturmaktan ve iş aramaktan kendini unutmuş gibiydi. işine verdiği önemi baloya geç kalıp sonra da gitmemesinden ve yalnız hissetmesinden gördük zaten. çevresindekilere benzemediği ve uyum sağlayamadığı için, pek kabul görmediği için de mutsuzdu. sonra çevresindekilerin sevgisini güzelce hissettiği, ve o zeplin olayında da değer verdiği birini kurtarmak istediği için güçlerini geri kazanması da bunu gösteriyor. zaten iyi bir cadı olmak istediğini söylemişti. film boyunca da insanlara hep yardımcı oldu. onun gücü -her iki anlamda da- ilk karşılaştığı cadı veya annesinin güçleri gibi değil, insanların sevgisi ve yardımcı olabilme mutluluğuydu. kendini buldu ve kendini kabul etti. annesinin süpürgesinin kırılmasıyla da kendi yoluna girdiğini gördük bence. ne üzerine uzmanlaşmak istediğini, gelecekte nasıl bir cadı olmak istediğini gördü ve yardım etmeyi seçti, kendi yolunu buldu. ben onu simgelediğini düşünüyorum.
çarpa çarpa da olsa zorlanarak da olsa buldu ve şimdi mutlu. zaman zaman herkes gibi zorlanıyor ama yine de olmak istediği yerde, kendisi gibi olduğu için mutlu. onun adına sevindim.
AMA NE OLURDU SANKİ JİJİ'Yİ DE ESKİSİ GİBİ ANLAYABİLSEYDİ? 😭 hâlâ yakın oldukları için birbirlerini anladıklarını biliyorum ama o halinin yerini tutmadı benim için. jiji de hayatının farklı bir dönemine girdiği için biraz değişti ve tavırları da değişti. neyse gideyim de filmin editlerine bakayım 👋🏻
karlar ülkesi serisi ve ejderhanı nasıl eğitirsin serisi benim için gerçekten sakinleştiren, başımı okşayan ve sarılan, hem hüzünlendirip hem gülümseten filmler. dönüp dolaşıp yine izliyorum sandşwmkdsl bazen keşke o karakterlerle birlikte yaşasaydım diyorum
Spoiler içeriyor
böyle yapımları izlerken huzurlu hissediyorum. . . . shizuku ve seiji çok tatlılardı, çok güzellerdi. hikayeleri de güzel ve sıcaktı. filmde ilk başta "take me home, country roads" şarkısı beni kendine pek çekmedi ama özellikle de bitiş jeneriğinde çalması, filmdeki…devamıböyle yapımları izlerken huzurlu hissediyorum.
.
.
.
shizuku ve seiji çok tatlılardı, çok güzellerdi. hikayeleri de güzel ve sıcaktı. filmde ilk başta "take me home, country roads" şarkısı beni kendine pek çekmedi ama özellikle de bitiş jeneriğinde çalması, filmdeki karakterlerin devam eden hayatlarını izlerken hoşuma gitti. yan karakterlerin bir araya gelip birbirlerine bir şans verdiğini görmemiz de güzeldi. sondaki tepede gün doğumu sahnesi de çok güzeldi. daha liseye geçmemiş çocukların birbirleriyle evlenmeye karar vermesi ejaşdmwklsk yicem şimdi sizi ama siz kesin evlenirsiniz
baron ve nişanlısının, dolayısıyla dede ve sevgilisinin hikayesine de üzüldüm. sanırım baron karakteri başka bir filmde de var çünkü filmlerden birinin afişinde gördüm diye hatırlıyorum. bundan sonra kiki'li filmi izlemeyi düşünüyordum ama belki onu izlerim.
çok hoş, romantik ve sıcak bir filmdi. ❤️🩹
bi aralar baristaların çay kahve yaptıkları videolara sarmıştım, hiçbirini geçmeden izliyordum. sonra coffee talk diye bir oyun bulmuştum. sakin, güzel bir oyundu. karşıma yine kahve videoları çıkmaya başlayınca hatırladım. belki oyuna bakmak istersiniz diye söylemek istedim
seven olabilir, beğenen olabilir ama ben sevmedim, izlemedim, izlemeyeceğim. şiddet faili olduğunu biliyorum, bildiğim için de izlemeyeceğim. her yerde olmasından, heer yerde reklamının yapıldığını görmekten bıktım. içeriği sessize alabilme özelliği gelmesini umuyorum.
Spoiler içeriyor
her yönüyle çok beğendiğim bir filmdi. karakterler, sinematografisi, olay örgüsü, sonu güzeldi. açgözlülükle ve savaşarak, yok ederek varlığını sürdürmeye çalışırsan eninde sonunda o şey tarafından yok olursun. büyük hayaller, onlara ulaşmaya çalıştığın gibi sana döner. yani ne ekersen onu biçersin…devamıher yönüyle çok beğendiğim bir filmdi. karakterler, sinematografisi, olay örgüsü, sonu güzeldi.
açgözlülükle ve savaşarak, yok ederek varlığını sürdürmeye çalışırsan eninde sonunda o şey tarafından yok olursun. büyük hayaller, onlara ulaşmaya çalıştığın gibi sana döner. yani ne ekersen onu biçersin aslında. leydi, hırsından gözünü karartıp herkesi feda ediyordu resmen. hem de onları kurtarıp onlara fırsat veren de o iken. daha zengin olma hayali yüzünden kendini ve diğer herkesi ölüme sürüklüyordu. jigo (?) karakteri ve imparator -öyleydi galiba- da aynı açgözlülükle yaşıyorlardı. anne kurt için üzüldüm. san ve diğer kurtlar yaşıyor, ormana geri döndüler diye de sevindim. ashitaka ile yakınlaştıkları için onları bir araya getirmek adına ormandan ayırmalarını istemezdim. neyse. ormanın kurtulduğuna sevindim.
bölüm sayısına oranla çok kısa sürede bitirdiğim bir dizi oldu. bergüzar korel'i de oyunculuğunu da sevmem, kişisel olarak. ancak yine de diziden itmedi beni. birçok kişi gibi "hilal ve leon" karakterlerini izlemek için başlamıştım diziye. yer yer tekrar düştü (özellikle…devamıbölüm sayısına oranla çok kısa sürede bitirdiğim bir dizi oldu. bergüzar korel'i de oyunculuğunu da sevmem, kişisel olarak. ancak yine de diziden itmedi beni.
birçok kişi gibi "hilal ve leon" karakterlerini izlemek için başlamıştım diziye. yer yer tekrar düştü (özellikle tevfik'in gerçek yüzünün ortaya çıkmadığı dönemlerde) ve yer yer sıkıldım, gıcık oldum. 2x hızda bile izledim ama yine de gerçekten güzeldi.
bugünlük bu kadar.
ya da durun, sadece bu kadar değil. bu dizi sadece "hilal"den, "leon"dan, "yıldız" veya bir başkasından ibaret değil. cevdet ve onun gibiler, azize, paşalar, mustafa kemal, cezmi, lütfü ve osman gibiler, hemşireler, yakup, halide edip, mehmet akif, hasan basri, mehmet, vecihi, veronika, havva ve daha birçok unutulan ya da gözardı edilen karakterlerle "vatanım sensin" olmuş.
cevdet'in her şeye rağmen son anına kadar savaşması, her şeye dayanması ve dayanmak zorunda kalması da gölgede kalmış tıpkı diğer birçok şey gibi.
karakterlerin yaşadıkları şeyler kolay değildi. onların hissettiklerinin birçoğunu da hissedebildik. youtube'dan yorumları okuya okuya izlemek de ayrıydı.
ilk bölüm yunan askerlerinin gelişiyle, son bölüm de türk askerlerinin gelişiyle ve geleceğe umutla bakan, birbirine kenetlenmiş insanlarla bitti. umarım bizler de her şeye rağmen geleceğe umutla bakabilen insanlar oluruz.
aynı tezin içinde yer alan, yine o sayede haberimin olduğu bir filmdi bu da. biraz tetikleyici olabilir ama zaten amacı biraz da bu. hepimizin aşina olduğu, belirgin bir son yerine ucu açık kalması da yerinde olmuş diye düşünüyorum. karakterlerin yaşadıkları…devamıaynı tezin içinde yer alan, yine o sayede haberimin olduğu bir filmdi bu da. biraz tetikleyici olabilir ama zaten amacı biraz da bu. hepimizin aşina olduğu, belirgin bir son yerine ucu açık kalması da yerinde olmuş diye düşünüyorum. karakterlerin yaşadıkları maalesef gerçek hayatta olan, bir hikaye gibi duyduğumuz acı gerçekler.