o kadar güzel, o kadar iyiydi ki ağlamaktan başım ağrıyor şu anda kdşqmflwdşöwld ya çok uzun uzun yazı yazacağım ya da yazmayacağım çünkü bu dizi hakkında söyleyebileceklerim birkaç cümleye sığmayacak. izlemekle iyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum çünkü artık…devamıo kadar güzel, o kadar iyiydi ki ağlamaktan başım ağrıyor şu anda kdşqmflwdşöwld ya çok uzun uzun yazı yazacağım ya da yazmayacağım çünkü bu dizi hakkında söyleyebileceklerim birkaç cümleye sığmayacak. izlemekle iyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum çünkü artık bu diziyi izlemeden öncesiyle aynı değilim.
ilk bölümdeki benzinlik sahnesinde poyraz karayel'i hatırlamayan bizden değildir... burçin hanım, benzinlikte mola vermeseniz olur mu? bazı arkadaşların travmaları tetikleniyormuş da... ufak tefek cinayetler ve tatlı küçük yalancılar havası var. ikisini de izledim ve severim. ana kadronun çoğunun kadın olması…devamıilk bölümdeki benzinlik sahnesinde poyraz karayel'i hatırlamayan bizden değildir... burçin hanım, benzinlikte mola vermeseniz olur mu? bazı arkadaşların travmaları tetikleniyormuş da...
ufak tefek cinayetler ve tatlı küçük yalancılar havası var. ikisini de izledim ve severim. ana kadronun çoğunun kadın olması ve sevdiğim, özlediğim bazı oyuncuların ana akımda olması da çok güzel. tek sorunum yine bir aldatma var ve aptal salak ergen liseliler. ilk bölümü güzeldi. umarım kötüleşmez ve reytingi düşmez. televizyonda aşiret ve mafya dizisi yerine bu diziyi görmek mutluluk verdi bana.
ayrıca burçin terzioğlu'nu, ahlaki açıdan terbiye edici edebiyat öğretmeni rolünde gördüğümde aklıma iki dizi geldi: yalancı'daki öğretmenlik rolü -ki orada da aynı öğretmendi ve öğrencisinin babası doktordu- ve ilker kaleli'nin öğretmen adlı dizisi. déjà vu yaşadım diyebiliriz (doğru yazılışına bakıp geldim jdşwmdjwşwö)
neyse işte bekleyip göreceğiz
dizinin çıkacağını, birkaç gün önce netflix'te gezerken gördüm ve merakla bekledim. beklediğime o kadar değmiş ki anlatamam. iyi ki izlemişim. izlediğim kdramalar arasında top 10 listesine net girer. oradaki sıralamayı ben de yapmadım, küme içinde sırasız halde duruyor o yüzden…devamıdizinin çıkacağını, birkaç gün önce netflix'te gezerken gördüm ve merakla bekledim. beklediğime o kadar değmiş ki anlatamam. iyi ki izlemişim.
izlediğim kdramalar arasında top 10 listesine net girer. oradaki sıralamayı ben de yapmadım, küme içinde sırasız halde duruyor o yüzden bir sıralamaya koyamam. şunu söyleyebilirim ki oyuncu kadrosu, senaryosu, dizinin seyir keyfi, olayları bağlaması ve finali, kısacası her şeyiyle çok sevdiğim bir dizi oldu. ilk bölümünden son bölümüne kadar hem keyifle hem hüzünle hem sinir olarak hem de etkilenerek izledim. klasik şeytan ve insan çatışması izleyeceğimi düşünerek, o kadar da yüksek bir beklentiyle başlamadım ama başladıktan sonra beklentim yükseldi ve beklentimi karşıladı da.
özellikle son bölümlerde bir sahnede beni gözyaşına ya da hüzne boğup hemen sonraki sahnede o hüzünle güldürebildiği sahneler çoktu. bitmesini istemedim, öyle söyleyeyim. uzun zamandır böylesine iyi fantastik bir dizi izlememişim. keşke unutsam da bir daha izlesem diyorum şu an. izlemeyi düşünüyorsanız ve bu tarz işleri seviyorsanız kesinlikle öneririm. umarım hak ettiği değeri görür.
karayip korsanları'nın ikinci filmini izlemesi çok zor. lanet jones karakteri ve tayfasının görünüşü o kadar iç gıcıklayıcı ki, tripofobiyi tetikleyecek görüntüler var ve fobi seviyesinde olmasa da o görüntülerden ben de rahatsız oluyorum. çok iç gıcıklayıcı ve mide bulandırıcı wjaşsjqjsşaösl…devamıkarayip korsanları'nın ikinci filmini izlemesi çok zor. lanet jones karakteri ve tayfasının görünüşü o kadar iç gıcıklayıcı ki, tripofobiyi tetikleyecek görüntüler var ve fobi seviyesinde olmasa da o görüntülerden ben de rahatsız oluyorum. çok iç gıcıklayıcı ve mide bulandırıcı wjaşsjqjsşaösl bugün bitecek umarım
Spoiler içeriyor
daha fazla erteleyemedim. izleyince parçalanacağımı biliyordum, kısa kısa görmüştüm filmden kesitler, o yüzden erteleyip duruyordum. bugün kendime bile engel olamadan açtım ve başladım izlemeye. zaten ne zaman bittiğini de fark etmedim. olcay hanım'ı izlerken çok samimiymişim, çok yakınmışız gibi derinden…devamıdaha fazla erteleyemedim. izleyince parçalanacağımı biliyordum, kısa kısa görmüştüm filmden kesitler, o yüzden erteleyip duruyordum. bugün kendime bile engel olamadan açtım ve başladım izlemeye. zaten ne zaman bittiğini de fark etmedim. olcay hanım'ı izlerken çok samimiymişim, çok yakınmışız gibi derinden bir bağ kurdum. canan'ın yerinde olup olcay hanım'la vakit geçirmek isterdim. canım olcay hanım. ağlayacağım bir saniye.
hanım, kurban oluruuum ne kadar güzel bir kedisin sen. olcay hanım, seni diğer yavrular arasından seçerken kesinlikle ölen eşine benzediğin için seçmiş olmalı. bembeyaz tüylerinle üniformasına, masmavi gözlerinle onun gözlerine çok benzersin. uslu, sevgiden anlayan ve olcay hanım'a çok yakınsın. eşi kemal bey de muhtemelen senin gibiydi. olcay hanım, ülkü'yü değil de seni doğurmuş gibiydi. ülkü, seni evladım olsan sevmezdim zaten. oğlun selçuk da anneannesine ve babasına çekmiş. keşke bir kez daha görebilseydi anneannesini.
ne gemiler geçti bu sulardan olcay hanım. sen de bu dünyanın bir gemisiydin. necip kaptan'ın gemisi de bir başka dünyada sendi. onun da çevresi yepyeni, farklı çalışan gemilerdi. o, istanbul'un sularında yüzerken bakıyordu yeni gelenlere sen de halk otobüsünde yolculuk ederken ve sokaklarda yürürken bakıyordun. onun da senin de son durağınız mezarlık oldu. o kadar insanın, 11 gün boyunca kapını çalmaması ve çalan tek kişinin de senden kalanları istemek için gelmiş olması çok üzücüydü. kim bilir hanım nasıl oldu bu süreçte. nasıl yemek yedi, nasıl su içti. ülkü tarafından kapıya atılınca, yağmurlu soğuk gecede olcay hanım'ın kollarında olmak varken sokakta bir başınayken kim bilir neler hissetti. kim bilir madam siranus'un kedileri, onun arkasından nasıl hissetti, nasıl düşündü, zehirlenirken ve çöp gibi atılırlarken kim bilir ne yaşadılar. iyi ki hanım'ı önceden vermemiş diye düşünürken bir yandan da oradaki kedileri de keşke olcay hanım kurtarabilseydi diye düşündüm. çok utanç verici bir olaydı. olcay hanım'la beraber ben de ağladım. bir de "kedi için mi harap ediyorsun kendini" demezler mi? hiç yerine koydukları kedilerin yerinde bir çocuk, bir bebek olsaydı ortalığı yıkarlardı. kediler de bir can değil mi?
insanların, zamanın, mekanların ve diğer şeylerin çok değiştiğini söylüyorlardı. bence o kadar da değişmedi. sadece bu değişik tavrı fark etmek, deneyimlemek çok kötü bir duygu. geçmişte de şimdi de aynı şeyler devam ediyor. farklı ve yeni şeyleri sevmek elbette kötü değil, yeni şeylere ilgi ve sevgi gösterirken diğerlerine kötü davranmaktır bence kötü olan. gemilerin yerini başka gemiler, insanların yerini başka insanlar, zevklerin yerini başka zevkler alabilir. önemli olan bir zamanlar sevilen ya da birileri tarafından değer gören bir şeye bu kadar aksi olmamaktır bana kalırsa. dışarıda bir sürü kedi olduğu doğru. ancak bir sürü de insan var. hangisi, hangisinin yerine konulabilir ki? kediler de o insanlar gibi değil mi?
canan ve inci, hanım'ı çok istediler çünkü çok seviyorlardı ve bu sevgi karşılıklıydı. iyisiyle kötüsüyle bakmaya, ilgi göstermeye hazırlardı. ancak onu istemeyen anneleri vardı. bu yüzden bakmak isteseler bile yapamıyorlardı. selçuk da inci ve canan gibiydi. o da olcay hanım'ı çok seviyordu. annesi ise, kendi annesine sadece ondan istediği şeyler için özen gösteriyordu ve annesi olcay hanım da bunun farkındaydı. keşke ne ev ne de başka bir şey, ülkü'ye kalmasaydı.
son sahnede, necip kaptan'ın sürekli sadece bakarak önünden geçtiği ve asla içeri giremediği o evin bahçesine girmesi, olcay hanım'ın kedisini işaret ettiği, onun da hanım'ı aldığı sahnede parrrramparça oldum. çevresinde ona necip kaptan'dan daha iyi bakacak başka biri yoktu. bunca yıl sevgisine baktığı gibi hanım'a da güzel bakacaktır. teselli niyetine söylediği sözlerin aslını fark ettiği ve hanım'ı sahiplendiği için çok sevindim. daha önce kesitlerde gördüğüm için şaşırmadım ama ilk defa görmüş gibi sevindim.
umarım hanım, necip bey'le çok mutlu olmuştur. mezarını beraber ziyaret etmişlerdir. yeniden bir kedim olursa ve hanım'a benzer bir kedi olursa adını ona koymaktan mutlu olurum. görüşürüz olcay hanım. çok iyi birisiydin bu dünya için.
e bu alice in borderland 6 bölümde bitti? 2 bölüm daha gelecek mi yoksa yeni bir sezon mu gelecek? . spoiler . . 6. bölümün son sahnesinde, önceki sezonun son bölümünde olduğu gibi bir sahneyle, açık uçlu bitti. önceki sezon…devamıe bu alice in borderland 6 bölümde bitti? 2 bölüm daha gelecek mi yoksa yeni bir sezon mu gelecek?
.
spoiler
.
.
6. bölümün son sahnesinde, önceki sezonun son bölümünde olduğu gibi bir sahneyle, açık uçlu bitti. önceki sezon belki de çoğu favorimiz olan karakterlerin yaşadığını gördük. şahsen ben çok sevindim ejwşfjwkslwk niragi'yi sevmediğim için ona çok da sevinemedim ama düzelmeye başlamış. yine de borderland'de yaptıklarını örtmüyor ama neyse. aynı şekilde heiya da öyle. neyse.
alice kim? borderland ile ilgili hala cevabı verilmemiş sorular var. neden, nasıl? bu evrenin yönetilişi nasıl? biz joker'i son oyun zannettik, belki de öyleydi ama alice kesinlikle bir son. belki de "tanrıyla hesaplaşma" gibi bir konusu olacak onun da. muhtemelen ikinci sezondaki mira sahnesi gibi beynimizi yakacak bir şeyler olacaktır diye düşünüyorum. psikoloji, felsefik ve sorgulatıcı bir sezon ya da bölümler gelecektir. ben eminim devamının geleceğinden.
ayrıca bu sezon rei karakterini de sevdim ve kurtulmasına da çok sevindim. rei belki bu yaşadıklarından ilham alarak anime kariyerinde bir şans kazanacaktır. ryuji arkasında bir çalışma bıraktı, yarım kalmış bir çalışma. bunun da devamı gelecektir diye düşünüyorum. devamını kim getirir bilmiyorum ama sonda herkes/büyük bir kısmı bağlantılarını kullanarak bu soruların cevaplarını birlikte ortaya çıkaracaktır diye düşünüyorum.
usagi ve arisu da kızlarına aradıkları ismi bence o sezonda/bölümlerde netleştireceklerdir. hatta ben sezon olarak gelir diye düşünüyorum. umarım gelmesi uzun sürmez. neyse şimdilik bu kadardı.