Spoiler içeriyor
Kevin Lomax (Keanu Reeves), hiçbir davasını kaybetmemiş bir savunma avukatıdır. Kişinin suçlu ya da suçsuz olmasına bakmaksızın her türlü davayı savunan Kevin, son olarak öğrencisine tecavüz eden bir öğretmenin davasını da kazandıktan sonra hayatı değişmeye başlar. Böyle kritik bir davayı…devamıKevin Lomax (Keanu Reeves), hiçbir davasını kaybetmemiş bir savunma avukatıdır. Kişinin suçlu ya da suçsuz olmasına bakmaksızın her türlü davayı savunan Kevin, son olarak öğrencisine tecavüz eden bir öğretmenin davasını da kazandıktan sonra hayatı değişmeye başlar. Böyle kritik bir davayı bile kaybetmeyen genç avukat artık iyice popülerdir. New York'taki büyük bir şirketten aldığı iş teklifi üzerine çok sevdiği karısı Mary Ann ile Florida'dan taşınırlar.
Patronu John Milton (Al Pacino) ona çok güzel imkanlar sağlamıştır. Şirketteki ailelerin yaşadığı büyük bir apartmanda (apartman demek hakaret ama ne desem bilemedim) daire verir onlara. Eve ilk girdiklerinde aşırı güzel geldi mimarisi. Tüm bu kötülüklerine (adalet karşısında suçluları dahi savunmaları ve prensip yoksunlukları) değmiş gibi hissettim. Ancak buradaki yeni yaşamları, Kevin ve Mary Ann'in mutlu evliliklerini etkilemeye başlaması uzun sürmedi. Şirketteki ve apartmandaki tuhaf meslektaşları ve aileleri, Kevin'in aldığı büyük davalar derken araları açılmaya başlıyor. Mary halüsinasyonlar :)) görmeye başlıyor.
Karısının hastalığına rağmen Kevin için tek bir odak noktası var: Aldığı yeni büyük dava! New York'un büyük emlakçılarından birisi karısını ve çocuklarını öldürmekle suçlanıyor. John'un ısrarıyla bu davayı alarak tüm medyada ün salmaya devam ediyor Kevin. Her zamanki gibi kendinden emin ve kibirli, çünkü şu zamana kadar hangi davayı kaybetti ki?
Davaları kaybetmiyor belki ama kendi benliği ve hayatı? Bence çoktan yok olmuş gitmiş. Yine de belki ders alır hatalarından? Kibirli bir insan olmasaydı belki...
▪︎ Alt taraf spoiler ▪︎
Aşırı sinirimi bozan bir film oldu. Hele ilk beş dakikada midem bulandı baya. Böyle iğrenç avukatlar var olması... fikri içimdeki olumsuz duyguları harlıyor. Sırf Al Pacino filmi ve 30 eylülde Netflix'ten gidiyor diye izlemiştim. Hiçbir bilgim de yoktu film üzerine. John'un şeytan olduğunu anlamış olsam da yine de beklenmedik anlar da yaşamadım değil. Al Pacino oyunculuğuna laf yok ama bazı yerler bana olmamış gibi geldi... Bilmiyorum. Tamam verilen sembolik mesajlar çok güzeldi ama... Tamam adalet sisteminin bu kadar iğrenç olduğunu hatırlamak sinirimi bozmuş olabilir... En sevdiğim karakter Mary Ann'di, ne kadar başlarda o da sinir bozucu olsa da. Bir karakter ölürse onu sevmeye başlıyorum, klasik...
Neyse replikler:
▪︎
"Pazarlık mı yapıyoruz?"
"Daima."
▪︎
"Bu bizim sırrımızdır. İnsanı nezaketle öldürmek."
▪︎
"Fazla havalara girme evlat. Ne kadar iyi olursan ol, sessiz ve derinden git. Yapılan en büyük hata budur. Kendini küçük göstermelisin. Zararsız. Küçük adam ol. Anlarsın ya, tutunamayan, cüzzamlı boşa taş atan avare. Bana baksana. İlk günden beri hafife alınan adamım. Evrenin efendisi olduğumu asla düşünmezsin, değil mi?"
▪︎
"Kevin'a hiç baban olmamasından daha kötü olan şey benimki gibi bir baban olmasıdır demiştim."
▪︎
"En kötü bilgelik tavsiye vermektir."
▪︎
"Bir sınav gibi. Bütün her şey büyük bir sınav gibi."
▪︎
"Aynada kendime bile bakamıyorum. Çünkü bir canavar görüyorum."
▪︎
"Suçluluk duygusu sırtında taşıdığın ağır bir yük gibidir. Bütün yapman gereken onu yere bırakmaktır."
▪︎
"Sana Tanrı hakkında bir iki bilgi vereyim. Tanrı, seyretmeyi sever. Çok şakacıdır. Bir düşünsene. İnsana içgüdüler veriyor. Sana bu olağanüstü hediyeyi verir, sonra ne yapar dersin? Yemin ederim, sırf kendi eğlencesi için, kendi özel, kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. Gelmiş geçmiş en büyük gaf. Bak ama dokunma. Dokun ama tatma. Tat ama yutma. Ve sen sekip dururken o ne yapar? Hasta, kahrolası kıçıyla güler! Pisliğin tekidir! Sadisttir! Görevi başında durmayan bir derebeyidir! Ona tapmak mı? Asla!"
▪︎
"Çok iyi bir sunumdu. Bana çok ihtiyacın olmalı. Ne istiyorsun?"
▪︎
"Özgür irade dediğin kaltaktır..."
▪︎
"Peki ya aşk?"
"Abartılıyor. Biyokimyasal olarak aşırı miktar çikolata yemekten farklı değil."
▪︎
"Kibir kesinlikle en gözde günahımdır."