"kendimi öldürüyorum, çünkü beni sevmediniz, çünkü sizleri sevmedim. çünkü bağlarımız çok gevşekti. bağlarımız güçlensin diye kendimi öldürüyorum. sizi silinmez bir lekeyle baş başa bırakıyorum."
hani bazı filmler vardır ya... işte bu film onlardan biri. film konu olarak iki kardeş matteo ve nicola'nın gençlikten yaşlılığa olan sürecini ele alıyor. yönetmen öyle bir iş yapmış ki, birbirine harmanlanıp önünüze koyulan tüm duyguları tek tek tadıyorsunuz, üçüncü…devamıhani bazı filmler vardır ya... işte bu film onlardan biri.
film konu olarak iki kardeş matteo ve nicola'nın gençlikten yaşlılığa olan sürecini ele alıyor. yönetmen öyle bir iş yapmış ki, birbirine harmanlanıp önünüze koyulan tüm duyguları tek tek tadıyorsunuz, üçüncü bir kardeş olarak dahil oluyorsunuz bu ikiliye. hele ki matteo hayatınızı çok sorgulatacak size. sonra o çekip giderken arkasından öyle bakakalacaksınız ki, sanki bir tanıdığınızdan ayrılmış gibi hissedeceksiniz.
bir roman niteliğindeki anlatımıyla beraber italya'nın en güzel köşelerinde dolandıracak sizi bu film. bi yandan sıcacık ortamlar, dar sokaklar, yeşil-mavi karışık manzarası size sade bir görsel şölen sunacak, bi yandan da italya'nın 1960-2000 dönemine de dahil edecek sizi. bir de o soundtrackler... hala dönüyor kafamın içinde a chi şarkısı.
o vurucu sahnelerine tek tek değinmek, filmin her noktasına bir yorum yapmak isterdim ama kısaca üstünden geçmekle yeteneceğim şimdilik. gerisini size bırakıyorum artık.
dolu altmetniyle korku, din, cinsellik gibi tabulara eleştiride bulunarak politik yönünü belli eden bir coming of age filmi. hipnotize edici "bembeyaz bir bulut" havasıyla görsellik açısından en çok beğendiğim yapımlardan biridir. olaylar ergenliğe yeni girmiş Valerie'nin etrafında gelişir. kırmızı başlıklı…devamıdolu altmetniyle korku, din, cinsellik gibi tabulara eleştiride bulunarak politik yönünü belli eden bir coming of age filmi. hipnotize edici "bembeyaz bir bulut" havasıyla görsellik açısından en çok beğendiğim yapımlardan biridir. olaylar ergenliğe yeni girmiş Valerie'nin etrafında gelişir. kırmızı başlıklı kız, alice harikalar diyarında gibi masalsı bir havası vardır. onlarca sinemacıyı etkilemiş bir hazinedir bu sürrealist film.
"günümüz toplumunda maneviyat var mıdır?" fransız yeni dalgasının en büyük öncülerinden biri bu film. belmondo'nun film boyunca dudağından düşmeyen sigara figürü ve seberg'in sıcak gülümsemesiyle tatlı, üzerinde durulması gereken diyalogları ve yön vermiş çekim teknikleriyle aşmış bir filmdir. dönemini iyi…devamı"günümüz toplumunda maneviyat var mıdır?"
fransız yeni dalgasının en büyük öncülerinden biri bu film. belmondo'nun film boyunca dudağından düşmeyen sigara figürü ve seberg'in sıcak gülümsemesiyle tatlı, üzerinde durulması gereken diyalogları ve yön vermiş çekim teknikleriyle aşmış bir filmdir. dönemini iyi yansıtmıştır aynı zamanda.
muhbirler ihbar eder, hırsızlar çalar, katiller öldürür, aşıklar sevişir.
iki erkek ve bir kızdan oluşan üç karakteriyle beraber siyah-beyaz tonlarıyla bana bande a part'ı anımsatan film. tipik bi new wave filmi çekilmiş gibi gerçi. üç karakter de hayatın sıradanlığından kaçıp cenneti bulmak için aynı yolda kesişiyor, sonrasında kendi cennetlerine…devamıiki erkek ve bir kızdan oluşan üç karakteriyle beraber siyah-beyaz tonlarıyla bana bande a part'ı anımsatan film. tipik bi new wave filmi çekilmiş gibi gerçi.
üç karakter de hayatın sıradanlığından kaçıp cenneti bulmak için aynı yolda kesişiyor, sonrasında kendi cennetlerine ayrılıyorlar. tüm sadeliğiyle durgun akan bir film olduğunu söyleyebilirim bu film için. izlesenir mi, sanırım izlenir.
"bilirsin ya komik… yeni bir yere geliyorsun ve her şey hala aynı."
Spoiler içeriyor
filmin ilk sahnelerinde, katilin rastladığı ilkokul arkadaşının "işin var mı? evli misin? çocuğun var mı?" gibi sorular yöneltmesi insanların kimlik merakına yapılan güzel bir göndermeydi. ayrıca katilin bunu bilip bir kadınla 5 dolar ve bir çocukla bir dondurma karşılığında fotoğraf…devamıfilmin ilk sahnelerinde, katilin rastladığı ilkokul arkadaşının "işin var mı? evli misin? çocuğun var mı?" gibi sorular yöneltmesi insanların kimlik merakına yapılan güzel bir göndermeydi. ayrıca katilin bunu bilip bir kadınla 5 dolar ve bir çocukla bir dondurma karşılığında fotoğraf çektirmesi hoşuma giden ayrıntılardan biriydi. sıkışık, sisli atmosferi, sahneye oturan şarkıları, dağınık ve yakalaması biraz zor senaryosuyla güzel bir filmdi. izlediğim ilk wong kar-wai filmiydi, filmografisini bitirmek istiyorum en kısa zamanda.
"bir kişi hakkında çok şey öğrenmek, o kişiye karşı hevesinizi yitirir."
"yaşam ve ölüm. enerji ve huzur. dursam da, yine de buna değerdi. elimden gelseydi yaptığım korkunç hataları hiç yapmazdım. beni yakan ve ruhumu yaralayan acılar buna değerdi. yürüdüğüm yoldan yürümeme izin verilmişti. dünyada cehennem, dünyada cennet. geriye, içine, altına, arasına.…devamı"yaşam ve ölüm. enerji ve huzur. dursam da, yine de buna değerdi. elimden gelseydi yaptığım korkunç hataları hiç yapmazdım. beni yakan ve ruhumu yaralayan acılar buna değerdi. yürüdüğüm yoldan yürümeme izin verilmişti. dünyada cehennem, dünyada cennet. geriye, içine, altına, arasına. içinden, içine ve üstüne."
küçük yaşta uyuşturucu batağına düşen christiane adlı bir genç kızı konu alan, gerçek bir hayat hikayesine dayanan ortalama bir dram filmi. filmin müzikleri david bowie'ye ait ki başrolümüz de bowie hayranı. christiane karakterinin annesinin topuklu ayakkabılarının içine çizgili çoraplar giymesi…devamıküçük yaşta uyuşturucu batağına düşen christiane adlı bir genç kızı konu alan, gerçek bir hayat hikayesine dayanan ortalama bir dram filmi. filmin müzikleri david bowie'ye ait ki başrolümüz de bowie hayranı. christiane karakterinin annesinin topuklu ayakkabılarının içine çizgili çoraplar giymesi ve her sahnede elinde bir poşetle dolaşması gülümseten bir ayrıntı. ki hikayesi ele alınan gerçek christiane'ın yıllar sonra bir röportaja elinde bir poşetle gitmesi de gülümsetmiştir aynı şekilde. christiane karakterinin yanı sıra sevgilisi detlev'in bulunduğu durum da etkilemiştir beni. psikolojik olarak rahatsız edici sahnelerin yanında biraz absürt bulduğum sahneler de olsa da senesine göre iyi bir yapımdır, izlenir mi izlenir.
"it seemed like she could be anything she wanted, but she didn't want to be anything."