✒️Ortalama Olmanın Özgürlüğü Ortalama biri olmak şöyle tanımlanır bence: Kavrama yeteneği normal düzeyde olan kişi. Yani bir şeyi anlamak için bir iki sefer değil de birkaç kez tekrar etmesi gerekebilir. Bu, konuya göre değişebilir elbette. Zeki olarak gördüğüm kişi, bir…devamı✒️Ortalama Olmanın Özgürlüğü
Ortalama biri olmak şöyle tanımlanır bence: Kavrama yeteneği normal düzeyde olan kişi. Yani bir şeyi anlamak için bir iki sefer değil de birkaç kez tekrar etmesi gerekebilir. Bu, konuya göre değişebilir elbette. Zeki olarak gördüğüm kişi, bir konu anlaşılabilir şekilde genel olarak anlatıldığında, onu tek seferde ya da bir iki tekrar ile anlayabilen kişidir. Zeki dediğim insanlar; hızlı kavrayıp hızlı yorumlayabilen insanlar. Kimi insanların hem ilgi alanı geniş hem de kavrama yeteneği iyi olabiliyor. Ben bu insanlara zeki diyorum. Bazı insanlar da meraklı değil ama hızlı anlayabilen biri olabiliyor; onları da zeki buluyorum.
“Ortalama” dediğimiz zaman olumsuz şeyler aklımıza geliyor. Ancak ortalama olmak da doğal bir şey çünkü zaten çoğumuz öyleyiz. İdeal benliğimiz ile olduğumuz benlik arasındaki uçuruma, kendi algılarımızla biz sebep oluyoruz. Herkesten daha farklı daha özel olduğumuzu düşünmemiz bize sistemin de dayattığı bir şey. Çok zeki olmamız beklenebilir bizden, bu yüzden yetersizlik duygusuna kapılabiliriz. Ama ortalama olduğumuzu kabul ettiğimizde, geliştirmemiz gereken yönleri bulmak da bizim için kolaylaşır.
Herkes gibi de olabiliriz zaman zaman ve bu bir problem değil. Bazen boş muhabbet yapabiliriz bazen dedikodu yapabiliriz bazen evren Tanrı üzerine konuşabiliriz bazen makyaj spor üzerine bazen özel sorunlarımızla ilgili konuşabiliriz ve insan olduğumuz için belli değerlerimiz olabilir ama bu değerlere karşı olan davranışlarda da zaman zaman bulunabiliriz her ne kadar davranmamamız gerekse de. İnsanın bir kalıba, kurallara sığmayacak kadar esnek bir varlık olduğunu kabul etmeliyiz.
Kendimi meraklı biri olarak tanımlıyorum. Çünkü her ne kadar sosyal medyada Tanrı, evrim, zihin ve bilinç vs ilgili konular konuşulsa da, aslında günlük hayatta bu konularla ilgilenen az insan olduğunu fark ettim. Canım sıkılıyor gidiyorum belgesel izliyorum merak ettiğim için klasik müzik dinliyorum klasik müziğin bana nasıl hissettirdiğini düşünüyorum ama bu konularda çok derin bilgiye sahip değilim. Bunlara meraklı ve ilgilenirken bunlardan zevk alan bir kızım sadece. Bu yüzden kendimi meraklı olarak görüyorum. Bir şeyleri öğrenme hevesim olsa da onları çok hızlı kavrayamıyorum ve aktarmakta zorluk çekebiliyorum. Meraklı olduğum konularla ilgili bilgi sahibi olmaya çalışsam da, bunları her zaman aklımda tutamıyorum. Bazen yanlış hatırlayabiliyorum, bilgi eksikliğim olabiliyor, okuduklarımı aklımda tutmakta zorlanabiliyorum. Çalışmak konusunda öğrenme konusunda disiplin gösteremiyorum. Evet çalışıyorum ama dikkatim dağılıyor o an daha eğlenceli gelen daha çekici gelen şeylere kayabiliyorum Bu yüzden de oturup odaklanıp çalışmak benim için zor Buna dikkat dağınıklığı da diyebiliriz :)
Ortalama olduğumu fark ettikten sonra hayatımda değişen bir şey oldu mu? Kendime dair algım konusunda daha sakinleştim elbette kendimize dair katı algılarımızı yıkmak farketmek sonra bunları sindirmek zaman alan bir şey. Yani kendimden aşırı zeki olmayı ve her şey hakkında bilgi sahibi olmayı beklememeye çalışıyorum. Hâlâ bunu sindirmekte zorlanıyorum ama en azından biraz daha kabul ettim. Bu yaşadığımız sistemin bizden çok zeki olmamızı beklemesinden dolayı bir özgürleşme sayılabilir.