"Tropiklerde, o gözden ırak adada öğrendim ki, cennetle cehennem iç içedir, ancak bir katil bir peygamber olabilir ve insan bir başkasına, aynı karabüyü ayinlerindeki gibi, dönüşebilir,çünkü insanın tam zıddı gene kendisidir." 14.02.21
Bir martıyı ağlattın işte Bir çocuk garanti intihar eder artık kütür kütür küfrediyor gece imanıma bir yaprak kırılıp suya düşüyor su yaralanıyor su kanıyor şelale! ah nasıl titredim tensiz bir piyanist büküldü sanki kesişen aynşık doğrular gibi çarpışıverdim yüzünle. Yüzün…devamıBir martıyı ağlattın işte
Bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale!
ah nasıl titredim tensiz
bir piyanist büküldü sanki
kesişen aynşık doğrular gibi
çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
öyle düzgün suna bir el yazısı
yüzün yüzüme aksedince
yüzün ayna alnımda
yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!
bitmemiş bir ömrün yalanısın
sen: kabuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla
dudakların etle, şehvetle seferber
sen! bana inen son kutsal kitap
son fakir yatır
son aciz peygamber!
bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
Mayıstı.Mecburdum.Seni o yüzden bağışladım!
*Şeyh Zenne,Bir Martıyı Ağlattın Sen!,İsteseler,çocuklar,ölmezler,De Gülüm,kanlı masal
13.02.21
KOŞARADIM Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı…devamıKOŞARADIM
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan
Kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
Unuttunuz başkalarının acısını duymayı Küçük çıkarların büyük kurnazları Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-Ki bu en büyük kötülüktür size- Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz.
Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz. Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde..
11.02.2021
*Koşaradım,Tanıdım Seni,Çocukları Öldürdüler,Sıfır,Benim Mutsuz Çocukluğum,Kötülük Simgesi Olarak Kalacaksınız,Dar Odada Ömürler,Hazır Yaşamak,Bir Özlemin İzdüşümü
"Medya, etçil iktidarın ön ayaklarıdır: Düpedüz ‘çamaşırcı’ adlı ayı çeşidinin ön ayaklarının işlevini görür. Amerika kıtasında yaşayan çamaşırcı ayı [Procyon lotor], aşağı yukarı 75 cm uzunluğundadır ve akarsuların kenarında yaşar. Postu kızılımsı, kuyruğu beyaz halkalı olan çamaşırcı, geceleyin kurbağa, kaplumbağa,…devamı"Medya, etçil iktidarın ön ayaklarıdır: Düpedüz ‘çamaşırcı’ adlı ayı çeşidinin ön ayaklarının işlevini görür. Amerika kıtasında yaşayan çamaşırcı ayı [Procyon lotor], aşağı yukarı 75 cm uzunluğundadır ve akarsuların kenarında yaşar. Postu kızılımsı, kuyruğu beyaz halkalı olan çamaşırcı, geceleyin kurbağa, kaplumbağa, yengeç, kemirgenler ve kuşlar gibi küçük hayvanları yakalar; avlarını yemeden önce ön ayaklarının yardımıyla akarsuda çitileyerek yıkar. Modern ön ayaklar [isterse protez olsun] ise katliamı temizliğe çevirir, her türlüsünü!Velhasıl, baskıdan yeni çıkmış bir gazete Kant’ı hapşırtmaya yeterdi."
Ne demiş Hindistanlı ünlü fakir? “Teknolojik göz boyamaya ve kof ruhların bayıltıcı kozmetiğine hayır! Ödünç teni öz toprağına daldır. Bre gafil, underground'lıkta ferahlık vardır!”
"-sözcük sevda -kullanım sıklığı ? -seyrek -tanım ? -aşırı ilgi,arzu -hiç uzatmaya gerek yok,yaz.Şurası artık kesinlikle saptanmıştır ki her türlü aşırılık hem kişiye hem de topluma zarar vermektedir.Örneğin ? -Aşırı solcu ,aşırı dinci,aşırı demokrat -güzel,sevda da aşırı sevgi olduğuna göre…devamı"-sözcük sevda
-kullanım sıklığı ?
-seyrek
-tanım ?
-aşırı ilgi,arzu
-hiç uzatmaya gerek yok,yaz.Şurası artık kesinlikle saptanmıştır ki her türlü aşırılık hem kişiye hem de topluma zarar vermektedir.Örneğin ?
-Aşırı solcu ,aşırı dinci,aşırı demokrat
-güzel,sevda da aşırı sevgi olduğuna göre toplumda yaratacağı tahribat öngörülebilir.Dolayısıyla kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir."
"(...) Türkiye,beş parasız paraladığım sokaklarında embesillerini ve taşak kalpli aydınlarının sidik yarışlarını görüp bol bol osuruyorum, başbakanı dinlerken televizyon karşısında ekrana ekmek teknemi açmak ya da esrar içmek, geğirmek en büyük mutluluk bana verdiğin,otuz bir çekmediğim gecelerde düşler kuruyorum senin…devamı"(...) Türkiye,beş parasız paraladığım sokaklarında embesillerini ve taşak kalpli aydınlarının sidik yarışlarını görüp bol bol osuruyorum, başbakanı dinlerken televizyon karşısında ekrana ekmek teknemi açmak ya da esrar içmek, geğirmek en büyük mutluluk bana verdiğin,otuz bir çekmediğim gecelerde düşler kuruyorum senin hakkında, hür hülyalarımda sana zerre kadar yer vermiyorum ama, maalesef ayakta kalıyorsun,Sosyal demokrat idiotlarını, orospu tavukların uğrak yeri sanat galerilerini, festival sarkaçlarını, ölüsevici kültürünün uyanık tezgâhtarlarını ve tezgâhın altında neler döndüğünü farkedecek kadar sosyalistim.Hapsine düşmedim henüz, o yüzden tam solcu sayılmam köle pazarı piyasanda, kıçına cop girdiği için şair olanlardan da değilim; eli kulağındadır tımarhanelerinden birinde tescilli manyak olmamın ve koynuna girmediğimden dorukta sıçanların, o yüzden ibneliğimde test edilip onaylanmadı.Uyuşukluklarıyla iktidara peşkeş çekip çaktırmadan, sonnet'leriyle, balad'larıyla köçekleşen, raconları kıyak geçme üzerine kurulu mason-ulema tayfanı da tanırım, sen de bilirsin ki havlayan it ısırmaz Türkiye, bak, biz- bizeyiz, çekinme, şu azınlıkları ne zaman kesip kızartacağız, çok acıktım Türkiye, Nâzım'ını severim, buna kızabilirsin, ama bazı -ne demekse- naif şairlerinin, devlet sanatçısı olmasına ve adının iktidar şakşakçısı starlarla bir anılmasına dair çabalarına izin verdiğinden, sana korkunç müteşekkirim, intiharımı hızlandırıyorsun böylelikle, böylelikle artıyor kirim ve seninle kirimiz, ne gam? iyi akşamlar. Persil Supra. Mustafa Suphi, artık hamsi mi Türkiye, dikkat et,balıkları örgütlemesin,Allah'a inanmıyorum, Osmanlı'yım velhasıl, akın edip Avrupa'ya, toplayıp getiremesem de cillop gibi veletleri, n'apalım, buradaki lümpen teenager'larla idare ediyorum,Türkiye, ayıptır sorması ne zaman akıllanacağız; Türkiye, Kıbrıs'ın yakasını ne zaman bırakacağız ve ne zaman yaraşır olacağız binlerce devrim şehidimize,Türkiye, hiç terbiye edinemedim, yeteneğim bu kadar;çük kadarken okudum Sabahattin Ali'yi,Kafka'yı, Dostoyevski'yi, London'ı; Kapital'e başlayışım babamla aramızda çıkan küçük bir harçlık sorununa dayanır,
IQ'larımızın düşük olduğunu sanmıyorum, peki bir eşek şakası mı bu; köy enstitüleri,
halk eğitimler, halkevleri ne ayak; Behice
Boran, iyi ki unutuldu; iyi oldu, eline
sağlık Türkiye,Hasbelkader bir önerim var: CIA, Eurovision'u kazanmamızı, AET'na girmemizi sağlayamaz mı acaba,şüphesiz, eh benimki de salaklık,haklısın Türkiye,Bizi milletçe sevmeyenlere ayar oluyorum;ağızlarını burunlarını kırarak onlara medeniyet öğretmek istiyorum Türkiye(...)"
"(...) kişi başına düşen milli gelirden bana ait payı iade ediyorum
bütün bu harcalamalar adına sana; hapishaneler, hayvanat bahçeleri, kamplar, tımarhaneler boşaltılsın derhal; ben bütün kentlerinden barışla, erdemle, insanlık haklarımla keyiften gebere gebere, ıslık çalarak dolaşan bir seyyah olmak istiyorum; Mandela kötü adam, döv onu Türkiye,`Uzak Asya'dan gelip Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket... sizin! afiyet olsun efendiler' demekten bıktım, bıktık,anlıyor musun, orada mısın Türkiye,Ama yine de memnun olmuyorsan bu tavırdan ve kızıyorsan ve sinirleniyorsan, olsun, biz
yine geliriz; yine yazar, söyleriz; ölürüz;
biz yine gideriz; sen, rahatını bozma o zaman, güzel bir çocuk gibi bu şık dünya yatağında, böyle masum böyle mazlum uyu Türkiye."
"Perişan harflerden muhteşem kelimeler yaratabilir, bunlarla tanrısal cümleler kurabilirsin; hastalığının derecesine bağlı bu." "Вare yok: Yaşadığım yerde irice bir molekülüm ve katabolizmaymış kaderim. Onun için anlam bana ters" "Sevme beni. Yargı sürecini etkiliyorsun." "Konuşurken, başlanılan cümle neden mutlaka bitirilmek istenir;…devamı"Perişan harflerden muhteşem kelimeler yaratabilir, bunlarla tanrısal cümleler kurabilirsin; hastalığının derecesine bağlı bu."
"Вare yok: Yaşadığım yerde irice bir molekülüm ve katabolizmaymış kaderim. Onun için anlam bana ters"
"Sevme beni. Yargı sürecini etkiliyorsun."
"Konuşurken, başlanılan cümle neden mutlaka bitirilmek istenir; ifadeyi tamamlayıp bir yargı oluşturulacağına yarım bırakılıp düş gücünün dolgu malzemesi özelliğinden yararlanılması daha akıllıca değil mi?! Ya da..."
"Biz cehennemde hiç ağlamayacağız sanki; gözyaşlarımızın seli basacak cenneti ve boğulacak orada kim varsa."
"Zaman ve mekân ,tabiat kalıyor, bir siz gidiyorsunuz; sizin boşalttığınız yere başkaları geliyor. Yaşadığınız eve, kaldığınız otele, uçakta oturduğunuz koltuğa, çalıştığınız masaya hatta gömülüp çürüdüğünüz ve tamamen yok olduğunuz mezara sonraları hep başkaları geliyor; sizin iz bırakarak tamamladığınızı sandığınız her şey bir başkasıyla yeniden başlıyor durmadan. Yüzyıl sonra dünyada şu an dolaşan insanlardan belki de hiçbiri hayatta olmayacak; başkaları yönetiyor, başkaları acı çekiyor, başkaları sevişiyor olacak hep. 'Zaman geçmiyor, çok sıkılıyorum' diyenlere bu yüzden kızmışımdır; oysa ne büyük bir şans o. Zamanı hakettiği hatıralarla durdurabilme yetisi. Geçmişi hakettiği hatıralarla yeniden tanımlayabilme eziyeti ve memnuniyeti."
"Bizde insan önce birey olacak, haklarını alacak, cinsel kimliğini çekinmeden paylaşabilecek ve sonra edebiyatçıysa bu pencereden bakarak ürün verecek, yayımlanmasını isteyecek, kitapevi bulacak, editörce yayımlanmasında sakınca görülmeyecek, basılan eser ilgi uyandıracak, okurunca çekinilmeden satın alınacak, eleştirmenler tarafsız değerlendirme yazacak. Yazar, bu eseri yüzünden horlanmayacak, hakkında dava açılmayacak. Aramızda kaç Oscar Wilde, Jean Genet, Henry Miller dolaşabiliyor ki?!Bana elbisenizin üzerinden cinsel bölgenizi gösterebilir misiniz?" diye sormuştum bir okur buluşmasında gençlerden birine; ısrarım üzerine genç, utana sıkıla eliyle bacaklarının arasını göstermişti. Ben de "Orası üreme ve boşaltım organlarının bir kısmının bulunduğu yer. Cinsellik tüm bedeni kaplar. İşte bu yanlış anlaşılmadır kimi sıkıntıların başlangıcı." demiştim."
16.01.2021
"On dört yıldır unutuyorum On dört yıldır sürüyor incinme " "Ağzımın üstünde bir gökkuşağı ağzın Uyandım göğsünün has bahçelerinde Sevgilim,acımın sahibi ,dünyayı düzeltenim İkinci bir sonsuzluk avuçlarımda gövden" *Taşın Çiçeklenmesi,Kafdağı,Büyü,Sonsuzluk,Büyüme Masalı 15.01.2021 01:30