Baranın zihni - [ ] Kuantumun ıhlamurla bir bağlantısı var - [ ] Vantilatörlerin silinmeyen hatırları var - [ ] Tepe ve takla nasıl tepetaklak olmuş? - [ ] Uçuşsuz kaldım ya - [ ] Hoşgeldin ya beyni muntazam -…devamıBaranın zihni
- [ ] Kuantumun ıhlamurla bir bağlantısı var
- [ ] Vantilatörlerin silinmeyen hatırları var
- [ ] Tepe ve takla nasıl tepetaklak olmuş?
- [ ] Uçuşsuz kaldım ya
- [ ] Hoşgeldin ya beyni muntazam
- [ ] Bitkiler kendilerine faça atıyor
- [ ] Bir yanım dünyasız
- [ ] Sen içerken ben içmezsem ahenk bulunur
- [ ] Ateş her gün keşfedilir
- [ ] Kedilerden arta kalan olmak isterdim
- [ ] Hesabımı ödeyeceğim.
- [ ] Yokluğu buldum, patenti bende
- [ ] E tarihe geçmek kolaymış?
- [ ] Yüreklilerin, gönülsüzlere öğrettiği kardiyoloji bilgileriyle yaşıyoruz
- [ ] Loş ışık ne kadar da hoş be şefim
- [ ] Aaaa çayım varmış
- [ ] Limon olup, dünya dertlerinden arınmak ne güzel olurdu
- [ ] Dizelerden çıkan insanlık ve biraz sigara
- [ ] Kapatın şu güneşi uçaklar
- [ ] En demokratik seçim doğal seçilim
- [ ] Ben ölürken, rüyalarım sizin
- [ ] E bir bakın etraflıca, neler dönüyor
- [ ] Kısaca biz yani
Baran’ın zihni -[]Manav kelimesini hızlıca tekrarlarsan miyava benzer -[] Tayyareler ve balıkçının paralel giden doğruları -[] Kenansız yaşarız da, evrensiz olmaz be şefim -[] Canice nota okumak istiyorum. -[] Ahırların üzerinden zıplayıp, yeni bir imparatorluğun kilidi açılabilir -[] Oyunsuz gün…devamıBaran’ın zihni
-[]Manav kelimesini hızlıca tekrarlarsan miyava benzer
-[] Tayyareler ve balıkçının paralel giden doğruları
-[] Kenansız yaşarız da, evrensiz olmaz be şefim
-[] Canice nota okumak istiyorum.
-[] Ahırların üzerinden zıplayıp, yeni bir imparatorluğun kilidi açılabilir
-[] Oyunsuz gün mü olur Albayım
-[] İnsansal anlamda ilk soda denemesiyim.
-[] Sazsız düğün, kazsız gölet olmaması hakkında kanunname yazıyorum
-[] Padişahımız üşümüş, gençliğimi yakıyor yıllardır
-[] Allah aşkına bir askılık verin de şu derdi asayım, elimde kaldı
-[] Bedevileştiremeyeceklerimizdenmişcesine
-[] Develer tellak, hırsızlar kral iken, arkadaşlık günleriydi adamım
-[] Sahi, kaldı mı şarloyla konuşan?
-[] Mutluluk, ölümün davetiyesidir,
-[] Hiç mi fikrimiz olmaz be, olmaz işte
-[] Dünyada sarhoş eşyalar var (mesela yaylar)
-[] Bir de şarap şişesinde bıldırcın olsam
-[] Mumyalar çok sıkıcı değil mi ya, hayatlarında hiç renk yok
-[] Abilerim, ablalarım bi susun be
-[] Tanpınar’ın saati olsaydık, ne kaliteli hayat olurdu
-[] Hecesiz kelimeler dizicem sana
-[] Beni ben yapan bensizliklerimle dolu benliğim
-[] Al sana armut sözünden Alamut olmuş
-[] ıslığımı dar ağacına astım.
-[] Dönme kitapların, delikanlı şairleri
-[] Kısaca ben yani
Haftalık insansı notlar - [ ] Okulun 8. Haftasında ilk defa nesneye dayalı programlama dersine gittim. Hocayı bi gördüm, bi daha gitmem - [ ] Arkadaşlarım ücretsiz bir şekilde yazı ödevlerini bana yaptırıyorlar - [ ] Arkadaşım duştan çıkacakken üstüne…devamıHaftalık insansı notlar
- [ ] Okulun 8. Haftasında ilk defa nesneye dayalı programlama dersine gittim. Hocayı bi gördüm, bi daha gitmem
- [ ] Arkadaşlarım ücretsiz bir şekilde yazı ödevlerini bana yaptırıyorlar
- [ ] Arkadaşım duştan çıkacakken üstüne kola döktüm. Ardından tavana bi deodorant çakmak şov yaptım. (İntikam alacakmış)
- [ ] Baharın gelemeyişi bünyelerde melankoli bende gerginlik yaptı (ben bahar, gelemiyorum)
- [ ] Lütfen 2+2 otobüsler kaldırılsın. Çocukla 2 saat boyunca göt göte yolculuk ettim. İyi ki düzcede indi.
- [ ] Kızılcıklar oldu mu
- [ ] Bir arkadaşım ilk defa kızlarla konuşmaya başladı. Yüzünde güller açıyor. Ya hayatında yeni bir dönem başladığı için ya da kızların güzelliğinden. Çocuk hayata yeniden başladı.
- [ ] Bu horlama değil yani, bu savaş çığlığı. Yatak titriyor.
- [ ] Depresyona girelim mi? Haydi girelim. Hayırlı olsun.
İnsan yazmalı. Söz konusu olan her şey hakkında yazmalı hem de. Bu bazen sevgi üzerine olmalı, bazen nefret; bazen arkadaşlık, bazen düşmanlık. İnsan iki çift mantıksız laf etmeli geçen zaman, giden günler hakkında. Sözcüklerin yetersiz geldiği yerlerde durmasını, sözcükleri sokak…devamıİnsan yazmalı. Söz konusu olan her şey hakkında yazmalı hem de. Bu bazen sevgi üzerine olmalı, bazen nefret; bazen arkadaşlık, bazen düşmanlık. İnsan iki çift mantıksız laf etmeli geçen zaman, giden günler hakkında. Sözcüklerin yetersiz geldiği yerlerde durmasını, sözcükleri sokak ortasında azarlamasını da bilmeli. Küfürleri karıştırmalı sözlerine. Sözcükleri kovalamalı ve hatta kaçarken polislere haber vermeli. “Kaçıyorlar memur bey?”. “Ben kendimi anlatamadan onlar okunmayacak kitaplara, yaşanmayacak hayatlara kaçıyorlar.” Demeli. İnsan kelimelerle konuşmayı öğrenmeli.
Tabii ne kadar yazarsak ve konuşursak konuşalım, ne kadar çok dil ve kelime bilirsek bilelim. İçimizdeki her duyguyu birkaç harf içinden çekmemiz absürt olurdu. Cengiz Aytmatov’un dediği gibi “Bütün duyguları anlatmaya yetecek kadar kelime yoktur, gerek de yoktur. Bazı gemiler gider beklersin ama geri dönüşü yoktur...” (Cengiz Aytmatov, 2002, sf.26) Sonuçta insanlık hep aynı duygulara ve dertlere gömülmüş değildir. Her dert, her duygu kendine özgüdür ve bunları anlatmaya çalışmak, onları belli başlı kalıplara sokmak, onların kendi köklerinden uzaklaştırılması olurdu. Bırakalım bazı duygular, bazı kavramlar kalplere özgü kalsın, kalem kâğıda dökülmesin ve sadece hayata karışsın. Bu duygulardan, kavramlara örnek olarak arkadaşlığı verebiliriz. Arkası o kadar doludur ki aslında kelime çok yetersiz ve sığ kalır. O yüzden çeşitli benzetmelere kurban gider ama asla anlatmaya çalıştığımız şeyi anlatamayız. Dediğim gibi gerek yoktur aslında anlatmaya ama insan anlatamadığı her şeyi zamanda bırakır. Yolunu kaybetmemek için arkasına ekmek kırıntıları atan bir yolcu gibi duygularını zaman çizgisinin belli noktalarına bırakıp geçer hayattan. Yaşadıktan sonra arkasına baktığında anıları değil duygularını görür, onları hisseder. “Zamansa bir küfür gibi kararıyor adamım.”
Ahmet Telli Arkadaşlık Günleri şiir kitabında, içimde kalmış ve adını koyamadığım duyguları o kadar güzel kaleme almış ki yaşadığımı unuttuğum ve sadece içimdeki hislerini hatırladığım o anıları gün yüzüne çıkarmış. Kitabı okurken, yaşarken döktüğüm ekmek kırıntılarıyla geçmişe geri yürüyüp, arkadaşlarımla tekrar tanıştım. Hatta bazen tarihin kaybolmuş sayfalarında bile ayak izlerimiz olduğunu; notaların arkasına gizlenmişlerin, kelimelere, onların da şiire döküldüğünü gördüm. Şiirin tüm tarihten, duygulardan, anılardan, müzikten beslenmesini ve bunları kelimelerin matematiğiyle ahenkli bir arşive dökmesi karşısında kendi duygularımın da o arşive dahil olduğunu, şiirlerin duygularıma tercüman olduğunu anladım. Belki onun da uygun kelimeleri seçemediği yerler olmuştur ama hisler yanılmıyor işte. Onun anlatmaya çalıştığını anlayamasam da hissettirmeye çalıştığını ben de onunla hissettim. Hepimizin kendine özgü duygularının kesişim noktalarını çok güzel bulmuş. “O zamanlar arkadaşlık günleriydi adamım.”
Hayat bitiyor. Öyle uzun bir roman ya da hikâye olarak falan da değil. Bir şiir gibi bitiyor. Kafiyesiz, ölçüsüz, anlamsız bir şekilde, hızlıca dizeden dizeye atlarken, yani tanrı rivayeti ölüme doğru yürürken insan, geride bıraktığı her şey dünyaya bir armağan olarak kalıyor. Dünyanın uzak bir noktasında çekilmiş bir fotoğraf karesindeki gülüşü, evinin yakınlarındaki bir kafede salep içerken arkadaşlarıyla ettiği bir sohbet, yıllar evvel okuyup rafa kaldırdığı bir kitaptaki altı çizili bir cümle… Bu duyguların hiçbiri onunla kaybolmuyor. Onlar ebediyen yaşamaya devam ediyor hayatının şiirinde. Biz de bu kısacık şiire; dostluklar, aşklar, devrimler, sohbetler, çocuklar, hayaller sığdıracağız. Ve sonra Ahmet Telli gibi kelimeleri kovalarken yorulup bir köşede oturarak, geçtiğimiz yollara son kez bakıp, “Başımı omzuma koy adamım gidiciyiz galiba.” Dizesini tekrarlayacağız.
Haftanın en güzel insanı notu: -[ ] Bir caddede yürürken yerlerde izmaritleri görürsünüz. Bir de direklere yapılmış olan çöplerin üstünde, izmarit söndürmek için olan küllükleri. Yağmur yağıyordu ve caddede onlarca kişinin yere attığı izmaritler varken görme engelli bir abi ,…devamıHaftanın en güzel insanı notu:
-[ ] Bir caddede yürürken yerlerde izmaritleri görürsünüz. Bir de direklere yapılmış olan çöplerin üstünde, izmarit söndürmek için olan küllükleri.
Yağmur yağıyordu ve caddede onlarca kişinin yere attığı izmaritler varken görme engelli bir abi , sigarasını içtikten sonra o direğin yanındaki küllüğü eliyle yoklayarak buldu. Elini kirletti ama çevreyi kirletmedi.
Acaba görseydi yerdeki izmaritleri o da atar mıydı yere?
Acaba başkası yapıyor diye mi meşrulaştırarak, rahat ettiriyoruz vicdanımızı ?
Bilmiyorum ama o abi çok güzel bir ders verdi bana.
Haftanın insansı notları - [ ] Nargile içmek için ekstra bir akciğere ihtiyacınız olur - [ ] Gümeli porsuğundan tahta sandalyeye oturdum - [ ] Ne yiyeceğini bilmeden yemek yemeye karar verirseniz alakasız bir yerde alakasız bir porsiyon köfte yersiniz…devamıHaftanın insansı notları
- [ ] Nargile içmek için ekstra bir akciğere ihtiyacınız olur
- [ ] Gümeli porsuğundan tahta sandalyeye oturdum
- [ ] Ne yiyeceğini bilmeden yemek yemeye karar verirseniz alakasız bir yerde alakasız bir porsiyon köfte yersiniz
- [ ] Bir kız atvnin üzerinde yanlışlıkla 4 defa 112yi aradı. 40 sn konuşmuş. 112 kızı birkaç defa geri aramış.
- [ ] Dolmuşta küçük çocuk bize konser verdi. Hepimiz gönüllü dinleyiciydik.
- [ ] Dindar bi abimizin yanında fazlaca dövmeli bi adam vardı. Kardeşi olduğunu duyunca kısa süreli bir panik yaşandı
- [ ] Tır dar bir sokağa giremediği için devasa bir beton boruyu bir köşeye bırakmak zorunda kaldı. Ben kırılır belki diye videoya alırken Lifli beton o bir şey olmaz diyen abimiz haklı çıktı. Çapı en az 3 metre olan boru yere düşünce top gibi sekti.(altında kalmadım)
- [ ] Ocak ayında hava güzel mi olurmuş ya.
- [ ] Sonsuza kadar fizik1 almaya yemin etmiş gibiyim
- [ ] Bursa çok abartılıyormuş. Yemekleri hariç şehir iğrenç.
- [ ] İnsan bazen hayatın debdebesinden sıyrılıp, sessiz ve sakin bir şekilde onu izlemeyi ve dinlemeyi bilmeli. (Kulaklığımı kaybetmem bunu anlamama vesile oldu.)
Şeflerim canlarım vallaha okudum kitabı. Ben bu adamı ustam olarak gördüğüm için çok objektif de bakamam ama gerçekten çok şahane ve akıcı bir kitap olmuş. Şiirlerini, şarkılarını, podcastlerini çok sevdiğim ustamın romanı da çok güzel olmuş. Okurken sıkılmayacağınız ve Necip…devamıŞeflerim canlarım vallaha okudum kitabı. Ben bu adamı ustam olarak gördüğüm için çok objektif de bakamam ama gerçekten çok şahane ve akıcı bir kitap olmuş.
Şiirlerini, şarkılarını, podcastlerini çok sevdiğim ustamın romanı da çok güzel olmuş. Okurken sıkılmayacağınız ve Necip Fazlıyı da çok seveceğiniz bir kitap, edebi bir şey beklemeyin ama çok eğleyip bazı yerlerinde de ağlayabilirsiniz. Haydin bu kadardı yazım