Film izlerken ne hissettiğimize gerçekten bizmi karar veriyoruz? Yoksa işittiğimiz sesler beynimizin görünmeyen mimarları gibi mi çalışıyor Filmde bir sahnedeki sesi çıkartıp yerine korku temalı korku duygusu uyandiran bir ses bir müzik koyarsak sahne bizim ne hissettiğimizi değiştirir ve ne…devamıFilm izlerken ne hissettiğimize gerçekten bizmi karar veriyoruz?
Yoksa işittiğimiz sesler beynimizin görünmeyen mimarları gibi mi çalışıyor
Filmde bir sahnedeki sesi çıkartıp yerine korku temalı korku duygusu uyandiran bir ses bir müzik koyarsak sahne bizim ne hissettiğimizi değiştirir ve ne hissedeceğimize karar verir.
Bu yazı bir komando er mektubudur ve siz bu mektubu gazeteden okuyorsanız ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı bu mektubu onlara yollamak isterdim ama yok. Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. Şu an etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa,…devamıBu yazı bir komando er mektubudur ve siz bu mektubu gazeteden okuyorsanız ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı bu mektubu onlara yollamak isterdim ama yok.
Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. Şu an etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa, Trabzon… Türkiye’nin dört bir yanından birbirini tanımayan ama birbirlerinin canını korumaya yemin etmiş bir sürü asker var. Birazdan operasyona gideceğiz, tek dileğimiz kayıp vermeden geri gelmek.
İlerde ölürsem eğer diye bir mektup yazmak çok zor. Aklına getirmek istemez ya insan ölümü, hani her zaman bir umut vardır ya. Askerliğim bittikten sonra yırtıp atacaktım bu mektubu ama şu an okuyorsanız yırtamadım demektir. Zaten pek de kalem tutmaz elim. Silah tutmayı daha iyi bilirim. Sizi korumam için siz öğrettiniz silah tutmayı.
Tuhaf olan siz bu mektubu okurken ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım. Ya bir mayına bastım ya da yediğim birkaç kurşun. Bileniniz var mı ben nasıl öldüm?
Kışlada her televizyona bakışımda birbirinizi öldürdüğünüzü birbirinizin canını yaktığınızı gördüm. Müziğin sesini çok açtı diye komşusunu vuranlar. Gücü kadına yetenler. Cebindeki on lirası için adam vuranlar. Kız arkadaşına baktı diye alayını bıçaklayanlar.
Bileniniz var mı ben, kimi korumak için öldüm?
Eti az pişti diye garsona çıkışan adam; sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim.
Arabasını solladılar diye levyesini kapıp arabadan inen adam, beni bir çöp bidonuna atıp giden anam; söylesene ben kimin için öldüm?
Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğini bölmek olduğunu öğrendik biz. Peki size neyi bölmeyi öğrettiler?
Küçük şeyler için birbirimize zarar vermeyelim gururlanma insan hata yapar normaldir birbirimize yardım edelim
Ruhsati Zenginin faytonu dağlardan aşar Züğürt düz ovada yolundan şaşar Zenginin helvası bal ile pişer Züğürt herlesine un da bulamaz Dizeleriyle zengin – fakir farkını dile getirmiştir.
En sevdiğim animelerden olan hajime no ippo nün yaraticisi george morikawa, bir diğer en sevdiğim anime olan initial d nin yaraticisi Shuichi Shigeno'nun asistanlığını yapmış aralarindaki bu bağlanti beni çok şaşırttı.
One Piece: en guçlu ülkeler toplanıp "dünya hükümetini" oluşturuyor. bu dünya hükümetinin kurallarına göre her şey olmak üzere. Gezegenin büyük bir kısmı sudan oluşuyor. burada gezebilmek için bile ya bu hükümetten izin alman ya da onların kolluk kuvvetlerine katılman gerekiyor.…devamıOne Piece: en guçlu ülkeler toplanıp "dünya hükümetini" oluşturuyor. bu dünya hükümetinin kurallarına göre her şey olmak üzere. Gezegenin büyük bir kısmı sudan oluşuyor. burada gezebilmek için bile ya bu hükümetten izin alman ya da onların kolluk kuvvetlerine katılman gerekiyor. eğer dünya hükümetinin dediğini yapmazsan, azıcık özgür olmak istersen hemen terörist (korsan) ilan ediliyorsun. Ve hatta kellene bir ödül koyuyorlar. Dünya hükümeti tüm basın yayın organlarını kontrol ediyor. Yaptığın her şey hatta tarihte olan her şeyi değiştiriyor. 1 gecede şehirleri, toplumları yok ediyor ve gerçekleri gizliyor. Gündem değiştirmek için insan hayatlarıyla oynuyor. perdenin arkasında gizleniyorlar. Dünyanın en zenginlerini de bu dünya hükümetinin kurucularının aileleri ve dostları oluşturuyor.
Doflamingo nun ikonik bir tiradını,monolog'unu paylaşmak istiyorum.
"Korsanlar kötü mü? Denizciler iyi mi? Bu terimler, tarih boyunca hep değişmiştir! Barışı hiç görmemiş çocuklar ve savaşı hiç görmemiş çocuklar farklı değerlere sahipler! En üstte duranlar neyin yanlış olduğunu ve neyin doğru olduğunu belirler! Bu çok tarafsız bir yer! Adalet hakim olacak mı? Elbette olacak! Bu savaşı kim kazanırsa adalet O olur!.."
Spoiler içeriyor
Baba, buraya niye geldim, biliyor musun?! Deniz'e bir oda ver, onu yanına al, burada büyüsün, bi' evi olsun, gidecek başka hiçbir yeri yok. Hüseyin: Yaa, gördün mü evlat ne demek, zor geldi demi, bakamıyon demi çocuğa, gördün mü evlat ne…devamıBaba, buraya niye geldim, biliyor musun?! Deniz'e bir oda ver, onu yanına al, burada büyüsün, bi' evi olsun, gidecek başka hiçbir yeri yok.
Hüseyin: Yaa, gördün mü evlat ne demek, zor geldi demi, bakamıyon demi çocuğa, gördün mü evlat ne demek
Sadık: Gördüm baba, görmem mi hiç, peki sen hiçbir çocuğun büyüyeceğini görememek ne demek bunu bildin mi? Hiç bilir misin bu duyguyu? Hayat devam edecek, birileri yeni kitaplar yazacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin... Bunlar kolay alışır insan; ama onu büyürken izleyememek, yanında olamamak, ilk kız arkadaşını göremeyecek olmak,
Sadık: Baba! yüreğim yangın yeri gibi biliyor musun? gözü arkada kalmak böyle bir şey galiba...kaç gündür onu itmek istiyorum bana sarılınca, beni sevmesin diye kaç gündür uğraşıyorum ama yapamıyorum... onun hayatında yutkunamadığı bir yumru olacağım için de kendimden nefret ediyorum! ona bir oda ver baba, bir evi olsun, ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev... ona söylemek istediğim o kadar çok şey var ki... sen söyle ona baba... ona de ki... ... .... ...