"uyku, hissederek yapabildiği son iş. elinde kalan son huzur. rüyaları ise yeryüzünde bir türlü arayıp da bulamadığı evi. ben ev aramadım hiçbir zaman. hiçbir yeri, bir gün geri dönmek için terk etmedim. ama o, ev fikriyle kendini rahatlatırdı. yolculuğu, gecesi…devamı"uyku, hissederek yapabildiği son iş. elinde kalan son huzur. rüyaları ise yeryüzünde bir türlü arayıp da bulamadığı evi. ben ev aramadım hiçbir zaman. hiçbir yeri, bir gün geri dönmek için terk etmedim. ama o, ev fikriyle kendini rahatlatırdı. yolculuğu, gecesi ne kadar kötü geçerse geçsin dönebileceği ve hiçbir şey olmamış gibi kendisini bekleyen bir evin olması, hayatındaki bütün tehlikeli işleri yapabilmesini sağlıyordu."
| sf 47 - kinyas.
Spoiler içeriyor
canım dizim nasıl özlemişim.. benim hoşuma gitti ya teen wolfun bir sezonunu iki buçuk saate sığdırmışlar bir nevi. haliyle hızlı hızlı işlenen epey yer var. allison dönmeli miydi bilmiyorum sanki bazı karakterler ölü kalmalı daha değerli oluyorlar öyle. stilesın olmaması…devamıcanım dizim nasıl özlemişim.. benim hoşuma gitti ya teen wolfun bir sezonunu iki buçuk saate sığdırmışlar bir nevi. haliyle hızlı hızlı işlenen epey yer var. allison dönmeli miydi bilmiyorum sanki bazı karakterler ölü kalmalı daha değerli oluyorlar öyle. stilesın olmaması kötü olmuş gerçekten. derek'in ölmesi yersiz oldu gibi gerek yoktu bence. ama ikinci film falan çıkacak olursa bence geri gelecektir, nedense çok ölümmüş gibi hissettirmedi bana. son olarak eli'nın gözleri derek'in gözleriyle nasıl da aynı ama, cok guzeldi. acaba annesi kim o da muamma, bence diziye renk katmış eli sevdim.
yıllar sonra bana tekrar teen wolf ekibine bir zamanlar ne kadar tutkun olduğumu hatırlattıkları için mutluyum.
7/10
Spoiler içeriyor
"insan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar. yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. nitekim her nefesi hayatı uzatmak için alır, yine her nefeste hayatından bir nefeslik zamanı azalır." . . intibah. evet ilk edebi romanımız; haliyle epey teknik…devamı"insan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar. yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. nitekim her nefesi hayatı uzatmak için alır, yine her nefeste hayatından bir nefeslik zamanı azalır."
.
.
intibah. evet ilk edebi romanımız; haliyle epey teknik hata var. Ali Bey'in doyumsuzluğu, gereksiz atarları. Yüz kere Mehpeyker'e şans verip dinlemesi ama Dilaşup'u bir kere bile dinlemeden dövüp atması, sürekli ayılıp bayılması mı dersin.. kitabın ortalarına kadar Mehpeyker'in Ali Bey'e aşık olup düzeleceğine falan inanmıştım. eğer en sonda ölmeseydi zoruma giderdi. ölmesi iyi de oldu, ben kısmen sıkılarak okudum ama ne de olsa ilk edebi roman.. kitap sonunda verilmek istenilen mesaj okura gayet güzel aktarılmıştı.
ve evet: son pişmanlık fayda etmez.
"yoksulluk suça itmeyecek artık bizi. çaresizlikten ötürü utanca boğulmayacağız. kimsesizlik günaha sürükleyemeyecek. mutlu olacağız, biz de şu üç günlük hayatı onurumuzla yaşayacağız sevgilim." "her sevinç, her kutlama ve her merasim... sevgilimin eksik olduğu resim." "Kader’den kaçamazsın Kemal’e eremezsin" yeşilçam çizgi…devamı"yoksulluk suça itmeyecek artık bizi. çaresizlikten ötürü utanca boğulmayacağız. kimsesizlik günaha sürükleyemeyecek. mutlu olacağız, biz de şu üç günlük hayatı onurumuzla yaşayacağız sevgilim."
"her sevinç, her kutlama ve her merasim...
sevgilimin eksik olduğu resim."
"Kader’den kaçamazsın
Kemal’e eremezsin"
yeşilçam çizgi romanı, gerçek bir melodram. birkaç saatte tek solukta bitirdim, çizimin renkleri ve çizim şeklinin güzelliği.. kitabımız çocukluktan birbirini tanıyan iki kişinin yıllar sonra tekrar hayatlarının kesişmesi ile başlıyor, kemal ve kader.
kemal çok sevilen sayılan bir polis memuru olmuşken kader'i hayat tabancalı kız olmaya sürüklemiştir. tüm bu keskin farklılıklarının içinde aynı kalabilen kemal ve kaderin aşk hikayesini okuyoruz. çok hoş bir çizgi romandı kesinlikle okuyun.
Spoiler içeriyor
konu itibariyle ve çevre, aksesuarlar, estetik açıdan güzel bir filmdi. dostluğu ve aşkı çok güzel ele almışlar ama sonunu biraz oldu bittiye getirmişler gibi, woon-ho'nun ölümünün nedeni hakkında konuşmamışlar. fazlasıyla duygulu bir film. yorumlarda kore yapımı kürk mantolu madonna yazmıslar,…devamıkonu itibariyle ve çevre, aksesuarlar, estetik açıdan güzel bir filmdi. dostluğu ve aşkı çok güzel ele almışlar ama sonunu biraz oldu bittiye getirmişler gibi, woon-ho'nun ölümünün nedeni hakkında konuşmamışlar. fazlasıyla duygulu bir film. yorumlarda kore yapımı kürk mantolu madonna yazmıslar, katılıyorum. eski zamanların gösterimi izleyice gayet hoş yansıtılmış ama bo-ra'nın bazı halleri ve abartı mimikleri iç çektirdi. galiba kore filmlerine alışmam zor olacak :(
7/10
Spoiler içeriyor
-Raif.. Şimdi ben gidiyorum! dedi. -Evet.. Biliyorum! Trenin hareket saati gelmişti. Bir memur vagon kapısını örtüyordu. Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane: -Şimdi ben gidiyorum fakat ne zaman çağırsan gelirim... dedi. "Nereye…devamı-Raif.. Şimdi ben gidiyorum! dedi.
-Evet.. Biliyorum!
Trenin hareket saati gelmişti. Bir memur vagon kapısını örtüyordu. Maria Puder merdiven basamağına atladı, sonra bana eğilerek, yavaş bir sesle, fakat tane tane:
-Şimdi ben gidiyorum fakat ne zaman çağırsan gelirim... dedi.
"Nereye Çağırırsan gelirim!.."
.
.
ben bu kitabı bitirmekten epey çekindim, iki senedir rafımdaydı. dün artık bitmesini istedim ve çok bi beklentiye girmeden fakat büyük bir hırsla kitabı bitirdim. nasıl daha önce okumamışım.. ilk başlarda yeterince akıcı değildi fakat ortalarında, kitaba Maria girince; onun söylediği her cümleyi iliklerime kadar hissettim. erkeklerle ilgili düşünceleri, kendinden emin olamayışı, Raif'e karşı tutumunu fazlasıyla anladım. Keşke sonunuz böyle olmasaydı.