Soluksuz okudum. Bazen geçmişi deşmek geleceğe yön vermekmiş bunu öğrendim okurken. İnsanı alıp bambaşka yerlere götüren ve evimizin bir yer değil de birisi olduğunu anlamamızı sağlayan bir kitaptı. Babama sımsıkı sarılmama sebep olan o kitaptı.
Çok sevdiğim bir kitaptır, bazı ufak sıkıntılar olsa da yapı olarak en sevdiklerimden denebilir. Sık sık tekrardan okurum. Beni uzak diyarlara sürükler, kendi çocukluğum gelir gözümün önüne. Rahmetli anneannem bana Çalıkuşu mahlasını takmasaydı belki de hiç okumayacaktım bu kitabı. Teşekkür…devamıÇok sevdiğim bir kitaptır, bazı ufak sıkıntılar olsa da yapı olarak en sevdiklerimden denebilir. Sık sık tekrardan okurum. Beni uzak diyarlara sürükler, kendi çocukluğum gelir gözümün önüne. Rahmetli anneannem bana Çalıkuşu mahlasını takmasaydı belki de hiç okumayacaktım bu kitabı. Teşekkür ederim anneanne. 💫
Ayfer isimli bir kitap okumuştum uzun zaman önce, aklıma düştü belki tekrar okurum diye her yerde aradım ama bulamadım. Yazarını da hatırlamıyorum, deli olacağım. Çok güzel kitaptı...
Kitabı yarım yamalak okumuştum şimdi ikinci kez şans vererek okudum ama beklentilerimi hiçbir şekilde karşılamadı. Ben sevmedim ve önerir miyim? Hayır. Bir kere çok bunaltıyor, insanlar genç kanlara şans vermeli evet ama bu kadarı da abartı. Çalıntı aşk cümleleri, garip…devamıKitabı yarım yamalak okumuştum şimdi ikinci kez şans vererek okudum ama beklentilerimi hiçbir şekilde karşılamadı. Ben sevmedim ve önerir miyim? Hayır. Bir kere çok bunaltıyor, insanlar genç kanlara şans vermeli evet ama bu kadarı da abartı. Çalıntı aşk cümleleri, garip özlü sözler falan... insanın okuma hevesini kırıyor.
Taşa vuruyor sertçe ruhunu, gözlerinde kan var oldukça buğulu. Sisli bir geceye dağılan izmaritin ağır kokusu, uçuyor hayaletler ellerinde su dolu bardaklar ve hepsi buzlu. Şişkin karna saplanmış bir bıçak, baba görüyor musun kızın yine tutsak. Ağlıyor fenerlerin altında üç…devamıTaşa vuruyor sertçe ruhunu, gözlerinde kan var oldukça buğulu.
Sisli bir geceye dağılan izmaritin ağır kokusu, uçuyor hayaletler ellerinde su dolu bardaklar ve hepsi buzlu.
Şişkin karna saplanmış bir bıçak, baba görüyor musun kızın yine tutsak.
Ağlıyor fenerlerin altında üç başa burukça bakarak, terse düşmüş kara gözler
Taş mı o yere kurdeşen olup dökülenler.
Baba, baba bak bana görüyor musun?
Ruhum hayalete dönmüş, elinde sopası donmuş halimi izliyor.
Ah, ne zavallı.
Beyza Ulaşlı
Umudun pençesine düşen bir siyah tüy, kızıl kadının saçlarına da düşmüştü. Ellerini cebine sokan ve karanlık sayılan loş sokağı sakince arşınlayan kadın bunun farkında değildi. Zihninde dönüp duran şarkıya odaklanmış, üstüne vuran turuncu ışığın sebep olduğu gölgesine gülümsüyordu. Onu izleyen…devamıUmudun pençesine düşen bir siyah tüy, kızıl kadının saçlarına da düşmüştü. Ellerini cebine sokan ve karanlık sayılan loş sokağı sakince arşınlayan kadın bunun farkında değildi. Zihninde dönüp duran şarkıya odaklanmış, üstüne vuran turuncu ışığın sebep olduğu gölgesine gülümsüyordu. Onu izleyen adamdan habersizdi. Genç adam, kızıl kadının uçları beyaza boyalı saçlarına bakarken derin bir iç çekti. Tilki bakışlı kadının dehşeti kalbine kabul ettiğini bilmiyordu. Umut bir iblis kılığında vesvese vermek için sokulmuştu genç adamın koynuna. Kulağına fısıldıyordu imkansızı ve kadın sadece sokağı bitirmeye bakıyordu. Gökte toplanan melekler acı acı kanat çırparken bir yandan da kadının farkında olmadığı şanssızlığına ağlıyorlardı. Şeytan kenarda elinde bir kere ısırdığı elmasıyla yılanlarının başını okşuyordu. Gökkuşağı dahi bulutlara gömülürken genç adam kadının peşine düşmüştü çoktan. Gecenin melodisi sessiz notalarıyla dolanıyordu etrafta. Çınlıyordu gökte bir çan, takıntı olup vuruyordu kalplerde aşkın yalan oyunu. Ve korku ve dehşet ve panik dört dönüyordu kalbin odalarında. Yüreğin çatısına işaret bırakıyordu kimse farkında değildi bunun oysa. Kadın yolun sonuna geldiğinde peşinden gelen adama duyduğu endişeyi belli etmeme derdindeydi. Adam sadece kadına sarılmak istiyordu ama bilmiyordu kadın çok korkuyordu. Şeytan cebine sakladığı narıyla boynuzlarına dokundu usulca. İki ruha sinsi yılanlarını musallat ederken, şeytandan gelen akrepler görünmüyordu lakin ısırıyordu onları o an. Hisler karmaşa içinde göğe kadar ulaşan çığlıklar. Kadın dehşetle adama bakıyordu, melekler kendinden geçene kadar ağlarken.