"Her şeye olan güvenimi kaybettim. Herkesten şüpheleniyordum. Dünyanın işleyişindeki tüm umut, sempati ya da neşe kavramlarına sonsuza kadar yabancılaştım. Bu gerçekten hayatımda belirleyici bir andı. Sanki kafam yarılıp açıldı ve o andan itibaren insanlarla kurduğum herhangi bir etkileşim, o yaranın…devamı"Her şeye olan güvenimi kaybettim. Herkesten şüpheleniyordum. Dünyanın işleyişindeki tüm umut, sempati ya da neşe kavramlarına sonsuza kadar yabancılaştım. Bu gerçekten hayatımda belirleyici bir andı. Sanki kafam yarılıp açıldı ve o andan itibaren insanlarla kurduğum herhangi bir etkileşim, o yaranın acımasına neden oldu."
"İnsan hayatı karşılıklı olarak kandırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu."
"Tüm kadınlar aklımı karıştırıyordu. Hayatlarını sürdürürlerken akıllarından neler geçtiğini anlamaya çalışmak, bir solucanın düşüncelerini okumaya çalışmaktan daha karmaşık, daha zahmetli ve daha rahatsız ediciydi."
"Kendimin bile şaşıracağı kadar melankolik ve kasvetli resimler ortaya çıkarmıştım. Fakat bu, benim kalbimin en derinliklerinde saklamaya çalıştığım şeylerin suretiydi. Önden bakıldığında gülüyor ve insanları güldürüyor olsa da aslında böylesine melankolik bir kalbi barındırıyordum."
"Tüm hayatımı vicdanım tarafından rahatsız edilerek yaşadım ama aynı zamanda vicdanım sadık bir yoldaş oldu - onunla kasvetimizde oynaşırken her zaman yanımda duran sadık bir eş gibi."
"'Yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden uçar.' Çoğu insan hep yanlış anlıyor. Bu erkeğin parası bittiğinde kadının ondan ayrıldığı anlamına gelmez. Şu demek: Bir adamın parası bittiğinde... kalbini kaybeder, değersizdir. O kadar zayıflar ki gülemez bile, garip bir aşağılık kompleksine kapılır, çaresiz kalır ve kadını kendinden uzaklaştıran o adam olur. Bu noktada yarı delirir ve uzaklaşana kadar itmeye, itmeye ve itmeye başlar."
"Ah, insanlar birbirleri hakkında en temel şeyleri bile bilmiyorlar. Birbirlerini zerre anlamadan en iyi arkadaş olduklarını sanıyorlar. Yaptıkları hatayı asla anlamadan sürdürüyorlar yaşamlarını ve aralarından biri ölünce ardından konuşma yaparken ağlıyorlar."
"Nereye gidersem görürüm eşsiz kudreti.
Her diyardaki ve her insandaki
İnsaniyetin aynılığını keşfederim.
Bir ben miyim aykırı, bu dünyadaki?"
"Değişimin, tehlikenin ve güçlüklerin altından zihinsel çokyönlülükle kalkılması görmezden geldiğimiz bir doğa yasasıdır. Çevresiyle tam bir uyum sağlamış bir hayvan, kusursuz bir düzenektir. Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekâya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı…devamı"Değişimin, tehlikenin ve güçlüklerin altından zihinsel çokyönlülükle kalkılması görmezden geldiğimiz bir doğa yasasıdır. Çevresiyle tam bir uyum sağlamış bir hayvan, kusursuz bir düzenektir. Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekâya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zekâ da olmaz. Ancak çok çeşitli gereksinimleri ve tehlikeleri gidermek zorunda kalan hayvanlar zekâdan yararlanırlar."
"İnsan, insan kardeşlerinin sırtından geçinerek rahat rahat yaşamanın ve safa sürmenin tadını çıkarmış, gereksinimi kendine şiar ve bahane edinmiş, zamanı gelince de o gereksinim kendi başına dert olmuştu."
"Güç gereksinimden doğar; güvenlik güçsüzlüğü önemli kılar."
"Ölümüm, onun sandığı gibi ağır ağır, doğaya, sürüncemeye bırakılmış bir ölüm olmayacaktı. Hayır, ölümüm büyük bir coşku ve heyecan içinde gerçekleşecekti. Ölmeden önce yaşayacaktım."
"Onun hayatını mahvetmeye çalışmıyordum, kendiminki düzelsin diye uğraşıyordum." "Bırakabileceğin zaman bırakmak istemezsin, bırakmak istediğin zamansa bırakamazsın." "Dünyada en üzücü şeylerden biri, bir zamanlar birbirinin her şeyini bilen iki insanın birbirine yabancı davranmasıdır." "Bir zamanlar Dany ve Candy yaşardı. O yaz…devamı"Onun hayatını mahvetmeye çalışmıyordum, kendiminki düzelsin diye uğraşıyordum."
"Bırakabileceğin zaman bırakmak istemezsin, bırakmak istediğin zamansa bırakamazsın."
"Dünyada en üzücü şeylerden biri, bir zamanlar birbirinin her şeyini bilen iki insanın birbirine yabancı davranmasıdır."
"Bir zamanlar Dany ve Candy yaşardı. O yaz çok sıcaktı. Balmumu, ağaçların içinde eriyordu. Balkonlara tırmanırdı. Kız için her yere tırmanır, her şeyi yapardı. Benim Danny'im... Binlerce kuş, en küçük kuşlar bile kızın saçlarını süslerdi. Her şey altındandı... Bir gece yatak tutkuyla alev aldı. Çok yakışıklıydı ve çok iyi bir hırsızdı. Güneş ışığı ve çikolata ile beslendik. Sınırsız haz ile dolu öğleden sonraydı. Dany bir şeytandır... Candy kayboldu...Bu sefer senin gibi yapmak istiyorum. Hayatıma çok hızlı bir şekilde girdin ve bunu çok sevdim. Kendi neşemizin çamurunda yuvarlandık. Ama sonra kopukluklar başladı. Sanki Dünya tersine dönmüştü. Yabancılara teslim oldum. İşimiz bu. Bunun peşindeyiz. İçimde sen varken ölecek gibiyim. Bir daha asla uyuyamayacağım. Asla uyumayacak havuzdaki canavar... Kedilere ve tavuklara havlamak köpeklerin doğasında var. Baktığım her yerde seni görüyorum... Bazen senden nefret ediyorum. Lanet olsun çok komiksin Dan! Sen bana cehennemi yaşattın. Bir şeytansın. Yaşadıklarımıza inanamıyorum. Beni kullandın. Çok zayıfsın Danny! Ciddi olamazsın Danny çok korkuyorum! Çok korkuyorum. Maviliğin anası... Fırtına meleği... Söyledin, söz verdin. Gökyüzünü gösterdin. Olaylar bu kadar ciddileşirken neredeydin? Yatağın yanında çiçek dolu bir vazo. Kafanı kırdım yatağın arkasından ama bebeğim sabah öldü. Ona isim koymuştuk. Adı Thomas'tı. Zavallı küçük tanrı... Kalbi davul gibi atıyordu.
🎶 Lana Del Rey | Heroin
Yahudi Soykırımını konu alan, izlediğim en etkileyici filmlerden biri olabilir. Zaten hem bu konunun işlenip hem de kimsenin etkilenmeyeceği bir film ortaya koymak büyük yeteneksizlik ister galiba. Film, gerçek bir hikâyeyi konu ediniyor ve Szpilman adlı bir piyanistin hayatını gözler…devamıYahudi Soykırımını konu alan, izlediğim en etkileyici filmlerden biri olabilir. Zaten hem bu konunun işlenip hem de kimsenin etkilenmeyeceği bir film ortaya koymak büyük yeteneksizlik ister galiba.
Film, gerçek bir hikâyeyi konu ediniyor ve Szpilman adlı bir piyanistin hayatını gözler önüne seriyor. Filmin yönetmeni, mümkün olduğunca gerçek hikâyeye sadık kalmış ve bizzat soykırımı yaşamış biri olarak, film boyunca çocukluk anılarından ilham alarak, onları yaşatmaya çalışmış. Yani soykırımı yaşayan bir çocuğun gözünden izliyoruz olan biteni.. Filmi bu seviyeye çıkaran esas şeyin bu olduğu düşüncesindeyim.
Film 2.5 saat. Benim gibi ekran başında uzun süre kalamıyorsanız 3/4 günde bitecek bir film. Bu 3/4 gün boyunca her gece rüyamda, istisnasız Türklerin soykırıma uğradığını ve benim savaşmak için ordular kurduğumu gördüm. Psikolojimin bozulduğunu düşünmeyin sakın, benim rüyalarımdan şimdiye kadar kaç film çıkardı. İlerde senaristliğe de atılırız belki ama daha görülecek çok rüya var.
"Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz." "Özgür bir kalbin var, onu takip edecek kadar cesaretin olsun." "Ünvanınız size, ülkemizin tahtında hak iddia etme hakkını verebilir ancak insanlar, ünvanları değil cesareti takip eder." "Evet savaşırsanız ölebilirsiniz. Kaçarsanız biraz daha…devamı"Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz."
"Özgür bir kalbin var, onu takip edecek kadar cesaretin olsun."
"Ünvanınız size, ülkemizin tahtında hak iddia etme hakkını verebilir ancak insanlar, ünvanları değil cesareti takip eder."
"Evet savaşırsanız ölebilirsiniz. Kaçarsanız biraz daha yaşayabilirsiniz. Ama bundan sonra yatağınızda ölümü beklerken, o yaşadığınız günleri bu günle değiştirmeyi hayal edeceksiniz. Bu fırsatı düşleyeceksiniz ve bu günlere dönüp şunu söylemek isteyeceksiniz. Hayatlarımızı alabilirler! Ama özgürlüğümüzü asla elimizden alamazlar!"
"Bir gün istediğini almanın önemli olan şey olmadığını anlayacaksın. Önemli olan elindekilerin kıymetini bilebilmektir. Hayat nadiren beklediğin şekilde gerçekleşir. Mutlu olmak istiyorsan buna hazır ol. " "Ama 'denedim' demek zorundayım yoksa hayatım boyunca pişman olacağım." "İçten içe çürümek, bunun seni…devamı"Bir gün istediğini almanın önemli olan şey olmadığını anlayacaksın. Önemli olan elindekilerin kıymetini bilebilmektir. Hayat nadiren beklediğin şekilde gerçekleşir. Mutlu olmak istiyorsan buna hazır ol. "
"Ama 'denedim' demek zorundayım yoksa hayatım boyunca pişman olacağım."
"İçten içe çürümek, bunun seni yiyip bitirmesi korkunç bir histir. O acıyı çok iyi bilirim. Bunu hissediyorum. Ne zaman imkanları altın tepside sunulmuş birini görsem böyle hissediyorum. Çünkü açıkçası ben iyi biri değilim."
"Öylece yok olup gideceklerini bildiğin hâlde, duygularına nasıl güvenebilirsin ki?" "Sana seni seviyorum dediğimde artan bir egon değil de atan bir kalbin olsaydı eğer; her şey farklı olabilirdi." "Bence erkekler, kadınlardan çok daha romantik. Biz evlendiğimizde, sadece tek bir kadına…devamı"Öylece yok olup gideceklerini bildiğin hâlde, duygularına nasıl güvenebilirsin ki?"
"Sana seni seviyorum dediğimde artan bir egon değil de atan bir kalbin olsaydı eğer; her şey farklı olabilirdi."
"Bence erkekler, kadınlardan çok daha romantik. Biz evlendiğimizde, sadece tek bir kadına bağlı oluyoruz. Kayıtsız şartsız. Biriyle tanışıyoruz, "Eğer onunla evlenmezsem, aptalın tekiyim, o harika biri" diyoruz. Ama kadınlar, ihtimaller arasından en iyisini seçiyorlar. Evlenirlerken daima, acaba iyi bir işi var mı diye bakıyorlar. Hayatları boyunca durmadan beyaz atlı prenslerini arıyorlar."
"Aşık olduğun insanın, aşkına değer olduğundan emin olmalısın."
"Belki de bırakmalıyım, düşünmeyi bırakmalıyım. Ama yapamıyorum."
🎶 Penny and the Quarters | You and Me
"Ah uzaktan nazik görünen aşk Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!" "Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, Yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı, Başın döndü mü öbür yana döndür başını, Başkasının güçsüzlüğüyle iyileşir umutsuz keder, Gözlerine yeni bir zehir…devamı"Ah uzaktan nazik görünen aşk
Nasıl da acımasız ve kaba denendiğinde!"
"Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını,
Yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı,
Başın döndü mü öbür yana döndür başını,
Başkasının güçsüzlüğüyle iyileşir umutsuz keder,
Gözlerine yeni bir zehir bul ki
Yok etsin ötekinin zehrini."
"Ama sevgi güç verir, zamansa imkân
Büyük engellerde bulur büyük hazzı insan."
"Şiddetle başlayan hazlar şiddetle son bulurlar,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.
En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
Aynı tat isteği, iştahı köreltir.
Onun için ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin,
Hedefe hızlı giden yavaş kadar geç varır."