Acılı bakışları severim Bilirim çünkü gerçek olduklarını Yalancıktan çırpınmaz insanlar, Taklit edilemez şiddetli bir sancı Gözler donuklaşır bir kez ölümdür bu İmkansızdır sahte olması Alındaki ter damlalarının Gerçek ıstırabın yol açtığı.
Şiirden sonra en sevdiğim yazın türü his yüklü mektuplar olmuştur hep... Orhan Veli'nin Nahit hanıma mektupları mesela. Arif Nihat Asya'nın Sevgi mektupları sonra. Sabahattin Ali'nin Canım Aliye Ruhum Filiz'i... O katıksız aşk terennümleri... Kafka'nın babasına sitemleri, yalnızlığıyla dolu mektupları... Van…devamıŞiirden sonra en sevdiğim yazın türü his yüklü mektuplar olmuştur hep...
Orhan Veli'nin Nahit hanıma mektupları mesela. Arif Nihat Asya'nın Sevgi mektupları sonra. Sabahattin Ali'nin Canım Aliye Ruhum Filiz'i... O katıksız aşk terennümleri... Kafka'nın babasına sitemleri, yalnızlığıyla dolu mektupları...
Van Gogh'un mektuplarını'da çok severek okudum... Gönlümü bıraktığım bir pasajını'da paylaşmak isterim,
"Elden geldiği kadar çok sevmeliyiz, çünkü asıl güç sevgidedir, çok seven adam büyük işler görür, büyük işler görebilecek güçtedir ve sevgiyle yapılmış iş iyi yapılmış iştir."
İşte yaşamın reçetesi bu Dedi annem Aldı beni kollarına gözyaşlarım akarken Her yıl bahçene Ektiğin çiçekleri düşün Sana öğretecekler ki İnsanlar da Çiçek açmak için Solmak Köklenmek Ve büyümek Zorunda.
Henüz vakit varken, Gülüm Paris yanıp yıkılmadan Henüz vakit varken, Gülüm Yüreğim dalındayken henüz Ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara Öpmeliyim ağzından Sonra dönüp Notrdam'a Çiçeğini seyretmeliyiz onun Birden bana sarılmalısın, Gülüm Korkudan, hayretten,…devamıHenüz vakit varken, Gülüm
Paris yanıp yıkılmadan
Henüz vakit varken, Gülüm
Yüreğim dalındayken henüz
Ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımı'nda dayayıp seni duvara
Öpmeliyim ağzından
Sonra dönüp Notrdam'a
Çiçeğini seyretmeliyiz onun
Birden bana sarılmalısın, Gülüm
Korkudan, hayretten, sevinçten
Ve de sessiz sessiz ağlamalısın
Yıldızlar da çiselemeli
İncecikten bir yağmurla karışarak.
"Sevmek tehlikelidir." "Biliyorum bunu. Daha önce birini sevdim. Sevmek uyuşturucu almak gibidir. Başlangıçta kendini iyi hissedersin, bütünüyle verirsin. Ertesi gün, daha fazlasını istersin. Henüz zehirlenmemiş, o duygudan hoşlanmışsındır ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın. Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki…devamı"Sevmek tehlikelidir."
"Biliyorum bunu. Daha önce birini sevdim. Sevmek uyuşturucu almak gibidir. Başlangıçta kendini iyi hissedersin, bütünüyle verirsin. Ertesi gün, daha fazlasını istersin. Henüz zehirlenmemiş, o duygudan hoşlanmışsındır ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın. Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki üç saat boyunca unutursun.
Ama, yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin. Böylece, onu üç saat düşünüp iki dakika unutmaya başlarsın. Yakınında değilse, bağımlılarının uyuşturucu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin. Uyuşturucu bağımlılarının, gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları, kendilerini aşağıladıkları gibi, aşk için her şeyi yapmaya sen de hazırsındır."
Sevgili Dost, Şimdi kibritini çak ve bana insanların birbirlerinin acılarından nasıl zevk alabildiklerini anlat. Diyelim bunu anlatamadın, o zaman yanı başlarında kendilerine ihtiyaç duyan birine karşı gösterdikleri kayıtsızlığı açıkla. Bunu da mı açıklayamadın, o halde Goethe'nin, Genç Werther'in Acıları'nda sorduğu…devamıSevgili Dost,
Şimdi kibritini çak ve bana insanların birbirlerinin acılarından nasıl zevk alabildiklerini anlat. Diyelim bunu anlatamadın, o zaman yanı başlarında kendilerine ihtiyaç duyan birine karşı gösterdikleri kayıtsızlığı açıkla. Bunu da mı açıklayamadın, o halde Goethe'nin, Genç Werther'in Acıları'nda sorduğu şu soruyu cevapla:
" Nasıl oluyor da insanı mutlu eden bir şey, aynı anda onun felaketinin de kaynağı oluyor !"
(Moro romantico) Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarımla, ellerinizle ? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu, Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
Her gün biraz daha gidiyorsun ne tuhaf... Bunu yapıyorsun, kirli bir bezle silerken yüzümü, Hiç kuşkulanmıyorsun; aşkın geldiği gibi gideceğinden, Buruşmuş kağıtlar, kırıntılar bırakarak, Arkana da bakarak, Bense zaman geçtikçe anneme benziyorum. Anılar mezarlığına dönmeyi seviyorsun, Vicdanın özü anılar olamaz,…devamıHer gün biraz daha gidiyorsun ne tuhaf...
Bunu yapıyorsun, kirli bir bezle silerken yüzümü,
Hiç kuşkulanmıyorsun; aşkın geldiği gibi gideceğinden,
Buruşmuş kağıtlar, kırıntılar bırakarak,
Arkana da bakarak,
Bense zaman geçtikçe anneme benziyorum.
Anılar mezarlığına dönmeyi seviyorsun,
Vicdanın özü anılar olamaz,
Çünkü bizim anıları yeniden yaratma gücümüz var.
Ne çok sevmek istiyor insan Birini denizi geçerken mavi, Birini yaz gibi düşlerken kuytu İkindiyi uzatan o aşktan gövdeyi, Birini kopkoyu bir şiire batmışken Ve birini sanki onu sevmek için Dünyaya gelmiş gibi yalnızca Hem de çok ve kendinden de…devamıNe çok sevmek istiyor insan
Birini denizi geçerken mavi,
Birini yaz gibi düşlerken kuytu
İkindiyi uzatan o aşktan gövdeyi,
Birini kopkoyu bir şiire batmışken
Ve birini sanki onu sevmek için
Dünyaya gelmiş gibi yalnızca
Hem de çok ve kendinden de çok
Ona inanır gibi sevmek ve şöyle demek:
Aşk kendine de inandırırmış insanı meğer!
Yabancı bir ülke gibi özlerken birini,
Hiç bilmediğin bir şehirde hiç olmamış birini,
Hep olmuş hep varmış gibi sevme isteği,
Bazen de korkuyla ya saklıyorsa diye
Kanatlarını uçmak için günün birinde
Bisikletiyle göğe çıkacakmış gibi o peri
Ve birini değil sessizce, teni, ruhu
Kendi bile duymadan sevmeyi, ki böylesine
Yalnızca bir şiirde rastlanır belki...
Ve ne çok yazmak istiyor insan
Birini o okusun diye değil ama
Birini kimse öyle güzel beklemez diye
Göz dolusu özler ve gönül dolusu güler
Ve sesine bakıp bakıp da birini
Yeniden bulmuş gibi seviyor insan
Harflerin gülüştüğünü sesinde duymuş
Gibi her harfini ayrı sevmeyi,
Hep ilk kezmiş gibi yeniden,
Ve ayrılık gözden, ruhtan, tenden,
Üzümle yıkanmış sesinden uzağa düşmekmiş en çok,
Çünkü nereye gitse bağına dönermiş
Ve sesinde toplanırmış her ayrılıktan
Sonra döndüğü o siyah üzümler gibi insan!
Kalbe gelen her şey sensin Senden her şey hemen kalbe geliyor Gözlerime bakıyorsun duyuyorum Bakışların hemen kalbe geliyor Bir kuşu dinliyorsun yedi renk Sessizliğin hemen kalbe geliyor Beni mi düşünüyorsun küsümseyerek İnce fikrin hemen kalbe geliyor Senden bir pul olsa…devamıKalbe gelen her şey sensin
Senden her şey hemen kalbe geliyor
Gözlerime bakıyorsun duyuyorum
Bakışların hemen kalbe geliyor
Bir kuşu dinliyorsun yedi renk
Sessizliğin hemen kalbe geliyor
Beni mi düşünüyorsun küsümseyerek
İnce fikrin hemen kalbe geliyor
Senden bir pul olsa ne güzel
Mektubun hemen kalbe geliyor
Adın, gülüşün, harflerin kalbe geliyor
Kalbe gelen her şey senden...